Bu Girişim Dünyanın Her Yerini Yeniden Adlandırıyor

What3words isimli bir girişim, dünyada bulunan her 8 metrekarelik alana yeni bir isim veriyor. Çok mu saçma geldi, aslında mantıklı sebeplere dayanıyor.

Londra merkezli şirket küresel adreslendirmede yeni bir boyutun habercisi. Aslında bir öfke sonucu doğmuş bir girişim what3words. CEO’su Chris Sheldrick uzun zamanlar müzik endüstrisinde emek vermiş, müzik grupları için rezervasyonlar ayarlayıp onları sahne adresleri göndermiş. Bu nedenle bir harfte bile yapılan yanlışın sizi şehrin bir ucundan diğer ucuna kadar gezdirebileceği gerçeğinin farkında.

Sorun şu ki şehirlerde yaşana kişilerin %50’sinin bir adresi yok. Özellikle gelişmemiş ülkelerde bu durum daha da karmaşık bir hal alıyor. Sheldrick “ adresler on yıllardan bu yana bizimle ama hepsi sıralama usulü ile oluşturulmuş. 2016’da bazen muğlak ya da yanlış olabilecek adresleri kullanmamıza gerek yok. Bunu yapmanın daha kolay bir yolu var.”  Diyerek işe koyulmuş ve arkadaşları ile beraber bir algoritma tasarlamış. Bu algoritma dünyada bulunan her 8 m2 lik bir alan için birbirleri ile alakalı 3 kelimenin kombinasyonunu yeni adres olarak öneriyor. Çatal-kaşık-bıçak  gibi.  Algoritmayı şirketleştiren firma bir de uygulama yayınlamış. Uygulama Google Maps destekli olarak 3 kelimelik adresleri kullanıyor, hem kullanması GPS’den daha kolay hem de sürekli değişen cadde ve sokak isimlerine sahip olduğumuzu düşünürsek bulunma konusunda bizim adreslerimizden daha isabetli.

w3w1

Geliştirmesi sadece 6 aylarını alan algoritmanın mükemmele ulaşması için çalışmalar Sheldrick ve arkadaşlarının bir yılını daha almış. Geliştirirken yaşadıkları en büyük sorun 250.000 kelimeyi içeren bir liste çıkarmak olmuş. Bunun için dil bilimcileri bile işe almışlar. Ayrıca uygulama üzerinden adres aradığınız zaman kelime benzerliği kaynaklı yanlış anlaşılmalar olmasın diye uygulamanın otomatik önerme özelliğini kullanabiliyorsunuz.

İlk etapta tüm 3’lü kelime kombinasyonları İngilizce olarak geliştirilse de şuanda 11 tane dil için çeviri işlemleri devam ediyor. Çeviriler nerede olursanız olun adresinizi kendi ana diliniz ile oluşturabilmeniz için yapılıyor.

What3words’ün gelecek planları arasında hükümet, şirket ve bireyler tarafından aktif olarak kullanılma amacı var ancak bu biraz vakit alacağa benziyor. Aynı zamanda sistem iş yerleri arasında özel bir eklenti sayesinde dağıtım sistemini daha etkin hale getirmek için de kullanılabilir.

Hatta şu anda uygulama Birleşmiş Milletler tarafından afetle mücadele için kullanılıyor, ayrıca Moğol merkez postanesi de sistemi kullanan diğer örnek.

What3words’ün en büyük faydası küresel anlamda yaratılacak bir adres referans sistemi olarak öngörülüyor. Şimdilerde şirket Audi ile ses tanıma sistemi ile söylediğiniz 3 kelimeyi algılarak sizi o adrese götürmeyi planlayan bir sistem üzerinde çalışıyor. Harika değil mi?

Siz ne dersiniz hepimiz 3 kelimeli adreslere sahip olsak eğlenceli olmaz mıydı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Yapay Zeka İnsanoğlunu Ne Zaman Yenecek?

İş dünyasında bu sıralar en çok tartışılan konulardan biri robotların ve yapay zekanın hayatımıza tam olarak ne zaman entegre olacağı. Kimilerine göre bu entegrasyon kısa bir süre içerisinde gerçekleşecekken, kimileri ise yapay zekanın hiçbir zaman insanlar kadar özel olamayacağını savunuyor. İşte tam da bu noktada Oxford ve Yale üniversitelerinin araştırmacıları, robotların tam olarak ne zaman insanoğlundan işleri devralabileceğini tespit eden bir rapor yayımladı.

Hemen aşağıda bulunan görseldeki tarihler, Oxford ve Yale Üniversiteleri’ndeki araştırmacıların tahminlerine göre yapay zekanın insanoğlunu alt edeceği tarihler. Örneğin 2026 yılında robotlar, tırları kullanabilecek, (Hazır tırlar ile ilgili konu açılmışken Volvo’nun bu yıl yaptığı sürücüsüz çöp kamyonunu da hatırlatalım.) veya 2029 yılında, en iyi 40 pop şarkısı yapay zeka tarafından yazılacak.

Araştırmanın sonuçları, 352 AI (Yapay Zeka) uzmanına yöneltilen sorulardan alınan yanıtlar ışığında ortaya çıktı. Araştırmacılar, ilk 10 yıl içerisinde daha mekanik işlerin (Örneğin, dil çevirisi, lise makalesi gibi) robotlar tarafından yapılacağını söylerken, daha komplex ve yaratıcılık barındıran işler ise (Örneğin NY Times’ta En çok satan kitabı yazmak gibi) 2051’den itibaren robotlar tarafından yapılabilir hale gelecek.

Yapay zekanın nasıl bir noktaya geleceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak yapılan araştırmalar bu konunun önümüzdeki 100 yıla damga vuracağını kanıtlar nitelikte.

Bu arada önümüzdeki 100 yıl demişken, Yapay Zeka konusundaki açıklamalarının tüm dünyada pür dikkat dinlendiği Stephen Hawking’in, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin yeni ‘Yapay Zeka Araştırma Merkezi‘nin açılışındaki gelecek öngörüleri ile  sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

Stephen Hawking
Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz.
Yapay zeka yaratmanın potansiyel faydaları oldukça fazla. Bu yeni teknoloji devriminin ortaya koyacağı araçlar sayesinde, endüstrileşmenin doğaya verdiği zararı onarabileceğiz. Aynı şekilde hastalıklar ve yoksulluğun sonunu getirmeyi de amaçlayabileceğiz. Hayatımızın her alanı dönüşüm geçirecek. Kısacası yapay zeka yaratmak medeniyet tarihinin en büyük olayı olarak kayıtlara geçebilir. Ancak risklerin önüne nasıl geçeceğimizi öğrenmezsek medeniyet tarihinin son olayı da olabilir. Yapay zeka faydanın yanı sıra tehlikeleri de beraberinde getirecek. Güçlü otonom silahlar ya da bir grubun, sayıca kendilerinden daha çok olan bir kitleyi tahakküm altına alabileceği yeni yollar gibi.
Biyolojik bir beyin ve bir bilgisayarın yapabilecekleri arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bilgisayarlar —kağıt üzerinde- insan zekasını taklit edebilir ve insan zekasının önüne geçebilir. Yapay zeka kendi iradesini geliştirebilir. Bizimkiyle çatışma içinde olan bir irade.

Hawking ve Cambridge Üniversitesi’nin araştırmacılarına katılıyor musunuz, yoksa yapay zeka fazla mı abartılıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Uber’den “Gerçek Zamanlı Kimlik Tespiti” Özelliği

Uber, teknolojisini geliştirmeye ve sürücülerle yolcuların güvenliğini artıran yeni özellikler eklemeye devam ediyor. Gerçek Zamanlı Kimlik Tespiti özelliği, araç içerisindeki sürücünün uygulamaya kayıtlı sürücüyle aynı kişi olduğundan emin olmak için sürücülerin çevrimiçi olmadan önce, kendi fotoğraflarını çekmelerini zorunlu kılıyor. Bu özellik, sürücü hesaplarının yanlış kullanılmasının önüne geçiyor ve doğru kişinin direksiyonda olmasını sağlamak için uygulamaya ek bir güvenlik katmanı daha eklemiş oluyor.

Uber ayrıca sürücülerin ve yolcuların iletişim kurma yollarını geliştirecek bir başka özellik olan anonim telefon numarası özelliğini de uygulamasına dahil ettiğini duyurdu. Yolcular ve sürücüler birbiriyle iletişim kurduğunda her iki telefon numarası da gizleniyor.
Uber Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı “Uber uygulamasının özelliklerini geliştirmek için yapılan yenilikçi projeler hiçbir zaman bitmiyor. Uber’i Türkiye’de kullanan yolcuların ve sürücülerin memnuniyetini artırmaya yönelik yeni özellikler ekleyerek teknolojimizi geliştirmeye devam ediyoruz.” dedi.


Uber Türkiye’de tüm kullanıcıları için, yolculuk öncesinde, sırasında ve sonrasında hem daha kaliteli hem de daha güvenli ulaşım deneyimleri sunmayı hedefliyor. Aynı zamanda sürücülerin ve yolcuların kişisel bilgilerini koruyarak birbirleri ile iletişim kurabilmelerini de sağlıyor.

Halihazırda sisteme kaydolabilmek için temiz sabıka kaydına sahip olmak zorunda olan Uber sürücüleri, eğitim ve sınav sürecini tamamladıktan sonra yolculuk yapmaya başlayabiliyor. Uber platformunu kullanan yolcular bir sürücü ile eşleştiğinde, sürücünün ismini, fotoğrafını, puanını; aracın modelini ve plakasını sürücü bilgileri ekranında görebiliyor.
Yolculuk sırasında kullanıcılar arzu ederse “Yolculuğu Paylaş” butonuna dokunarak yakınlarıyla yolculuk bilgilerini eş zamanlı olarak paylaşabiliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link