Elektrikli Şarj İstasyonları Cephesinde Neler Oluyor?

Son dönemde oldukça sık gündeme gelen elektrikli otomobiller ve hibrit otomobillerin güç kaynağı sağlayıcısı elektrikli şarj dolum cihazları piyasasında her geçen gün yeni bir şeyler oluyor.

İlk elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın ardından pek çok marka elektrikli otomobil üretmeye başladığını duyurmuştu. Audi, Tesla’nın X model otomobiline rakip olarak e-tron Sportback isimli aracını tanıtmıştı. Mercedes ise 2020’ye kadar en az 50 tane elektrikli otomobil çeşidi üretmek istediğini ve elektrikli araç üretimini hızlandırdıklarını açıklamıştı. 

Otomobiller konusunda rekabet zaten kızışmıştı ancak şarj istasyonları cephesi de oldukça hareketli. Hollandalı akaryakıt şirketi Shell yeni yatırımlarıyla gündeme geldi. Geçtiğimiz aylarda, 30 bin şarj noktasına sahip olan NewMotion’ı satın almıştı. Daha sonrasında BMW, Daimler, Ford ve Volkswagen’in ortak girişimi olan şirket Lonity ile anlaştı. Lonity, Avrupa’daki elektrikli otomobiller için elektrik şarj istasyonları inşa ediyor. Bu adımların ardından Shell, Avrupa çapında 80 yüksek güçlü şarj istasyonu kuracağını duyurdu.

Performansı 350 kW’ye çıkabilen dolum şarjları 5 ila 8 dakikada elektrikli araçları şarj edebilecek. Bu şarj istasyonları için hedefte henüz Türkiye yok. İstasyonlar, Belçika, İngiltere, Fransa, Hollanda, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya ve Slovenya’da inşa edilecek.

Petrol Ofisi de benzer bir yenilikle e-POwer istasyonlarını Türkiye’de devreye soktu. Geleceğin altyapısını bugünden hazırlayarak bu kapsamda hizmet verecek e-POwer’lardan ilki, Gebze’de açıldı. Üstelik cihazlar tamamen Türkiye’de üretildi. Osmangazi Köprüsü girişinde yer alan Oksijen 03 Dinlenme Tesisleri’ndeki Petrol Ofisi istasyonunda gerçekleştirilen açılış törenine, Petrol Ofisi CEO’su Selim Şiper’in yanı sıra Petrol Ofisi yönetimi de katıldı.

Elektrikli otomobillerin günümüzdeki en büyük sorunlarından biri de hiç şüphesiz, menzillerinin kısıtlı olması. Menzillerindeki kısıtlılık, şarj sorunu ile birleşince de doğal olarak elektrikli araçların şehirlerarası ulaşımda kullanılması mümkün olmuyordu. Bu önemli soruna çözüm getiren Petrol Ofisi, bu araçların yoğun kullanımı öngörülen karayollarında belirli aralıklarla e-POwer’ları devreye sokarak bu önemli engeli ortadan kaldırmayı hedefliyor. Böylece e-POwer’lar, adeta şehir içlerinde sıkışıp kalmış elektrikli araçları, şehirlerarası yollara çıkabilmesine olanak tanıyarak, bir anlamda onları özgürleştiriyor.

Yakın bir zamanda yerli petrol dağıtım şirketi Aytemiz  tarafından da hızlı elektrik şarj istasyonu kullanıma açıldı. Firma yetkilileri, yakın zamanda şarj istasyonlarının sayısını yediye çıkaracaklarını aktarmıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Amazon’dan Bahçe İşlerinizi Kolaylaştıracak Dijital Bahçe Uygulaması Geliyor

Amazon, yetiştirdiğiniz bitkilerin fotoğraflarını çekip atabileceğiniz ve size bitkilerle ilgili öneride bulunabilecek bir sistemin patentini aldı. Sürdürülebilirlik açısından da oldukça önemli olabilecek bu hizmet bitkilerle ilgili bildiği her şeyi size aktarıyor.

Şirket bu sistemle algoritmaları ve görüntü tanıma yazılımını kullanarak öneriler yapabiliyor. Kendi yetiştirdiği sebzelerle yemek pişirmek istediği için Seattle’da bahçeli bir eve taşınan Evelyn’i örnek olarak gösteriyor. Evelyn bahçesindeki sebzeleri nasıl tanıyacağını ve pişireceğini bilmiyor. Bahçe servisi bu gibi durumlarda kişilere hizmet vererek yetiştirme ve pişirme hizmetleri sağlayacak. 

Örneğin bahçe sistemi, Evelyn’in bahçesinde nane, domates ve salatalık buluyor. (Bahsedilen sebzeler bilindik sebzeler ancak nasıl kullanılacağı bilinmeyen bitkiler için çok daha faydalı bir sistemden söz ediyoruz.) Bulduğu malzemeler ile bir Yunan Salatası tarifi verebiliyor ve böylece Evelyn Amazon’dan salata için gerekli olan diğer beyaz peynir ve zeytinyağı gibi malzemeleri de alabiliyor ve Amazon baştan sona bir hizmet sağlamış oluyor. 

Hizmetin çok daha ilginç kısmı, bahçede büyüyen engeller olduğunu (örneğin bahçenin bir bölümünü gölgeleyen bir ağaç) tanımlayabilmesi ve bu koşullar altında iyi sonuçlar veren bitkiler için tavsiyelerde bulunması. Yani sistem size eğer bahçenizde büyük ağaç varsa bu ağacın gölgesinde zencefil yetiştirebileceğiniz gibi detay bilgileri bile verebilecek!

Coğrafi olarak konumunuza erişebilen hizmet size bahçenizde yetişme potansiyeli en çok ve en az olan bitkileri de gösterebilecek. Yetiştirmek istediğiniz bitkileri bahçenizin neresinde konumlandırmanız gerektiğiyle ilgili bir sanal bahçe uygulaması da sistemin içerisinde olacak. Bunun dışında bahçenizdeki bitkileri ne sıklıkta sulamanız gerektiği gibi detaylarla da size yardımcı olabilecek.

Amazon Whoole Foods’u satın aldığından beri sitede yiyeceğe çok daha fazla yer verirken bu yiyecekleri pazarlamak için de değişik yöntemler uygulamaya çalışıyor. Bu hizmetin ne zaman kullanılmaya başlanacağı ise henüz bilinmiyor.

Emekli olup Güney’e yerleşme hayallerine su serpen bu sistem ile kim kendi meyve ve sebzesini yetiştirmek istemez ki?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Teflonun Giysi Materyaline Dönüşme Hikayesi

Gore-Tex icat edilmeden önce insanları sert havalardan koruyan pek çok farklı kumaş türü vardı fakat her birinin kendine göre bir handikapı bulunuyordu. Vinil kumaş teri içerde tutuyordu; mumlanmış pamuksa taşıması güçlük veren, ağır bir kumaştı. Eskimoların giydikleri kabanlar soğuğa karşı çok etkiliydi fakat bir problem vardı; bu ürünler fok bağırsağından yapılıyordu ve haliyle bu, toplu üretim için uygun bir malzeme değildi. Bununla birlikte Bob Gore; su geçirmez, rüzgarı yalıtan ve nefes alabilen kumaş olarak bilinen Gore-Tex’i ürettiğinde aklında bu saydığımız outdoor giyim malzemelerinden daha iyisini yapmak gibi bir plan yoktu.

Eskimoların giydiği, kurutulmuş fok bağırsağından yapılan kaban

1960’ların sonunda, babasının Teflon fabrikasında çalışıyorken, daha etkili kullanabilmek için plastiğin nasıl esnetilebileceği üzerinde çalışmalar yapıyordu. Denemelerinden birinde, ısınmış PTFE’yi (Teflon bu bileşiğin markayla özdeşleşmiş adıdır, Selpak gibi) , yavaşça germek yerine birden çekerek uzattığında içine hava gözeneklerinin dolduğunu gördü. Bununla birlikte şunu da keşfetti: Uzatılmış teflonun içinde beliren gözeneklerin su buharı molekülünden 700 kat daha büyüktü, ve bir su damlacığındansa 20.000 kat daha küçüktü. Gore hemen şu sonuca vardı, eğer PTFE’den bir kumaş üretirseniz ter buharını dışarıya atarken, yağmur damlalarını dışarıda tutabilirdiniz.

 

İlk Gore-Tex ceket 1977 yılında Seattle’daki Early Winters isimli küçük bir şirket tarafından üretilip, “muhtemelen giyeceğiniz en becerikli giysi” sloganıyla piyasaya sürüldü. PTFE o zamandan bu yana, çok daha “becerikli” olduğunu kanıtlamış olmalı ki günümüzde uzay kıyafetlerinin üretiminden, tıpta kalp deliklerini kapatmak için kullanılan kalp yamasının yapımına dek çok geniş bir alanda fayda sağlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link