Eğitimde Dijital Etkiler

Türkiye’deki eğitim kültürünün eksikliği üzerine hepimizin anlatıp tartışacağı uzun cümleler her zaman var oldu. Sanırım daha uzunca bir süre de var olmaya devam edecek…

Tabi bizdeki bu tartışmanın tersi etkisinde, sektörün değişimi ve gelişimi ile birlikte var olan değişim furyası her alanda olduğu gibi dünyada eğitimin de yeniden yapılaşması konusunu göz önüne getirdi aslında. Yani dijital eğitim…

2010 yılında dünyada dijital yayın satışı yüzde 1,5 civarında iken, bugün bu oran yüzde 20 seviyelerine ulaşmış durumda. 2016 yılına gelene kadar ise bu oranın yüzde 35’lere artacağı konusu göz önünde bulunduruluyor. Hal böyle olunca, her alanda olduğu gibi eğitimde de dijitalleşme çabalarının büyüklüğü yadsınamaz bir hal alıyor.

Yakın zamanda fark etmişsinizdir belki; Google eğitim alanında önemli bir uygulamayı hayata geçirdi. Google for Education platformu tarafından hayata geçirilen Google Classroom, öğretmenler için öğrencilerini daha kolay takip edebileceği bir yönetim sistemi olarak tanımlanıyor. (Unutmadan belirtelim sistem Türkiye için de artık aktif ! )

Yani dünyada dijital eğitim, yanlızca e-öğrenme metotlarının ya da sosyal katılımların oldukça üzerinde yatırımlar ve projelere doğru ilerliyor.

Türkiye’de maalesef birçok eğitim alanında uygulanmayan yöntemler ve anlayışlar olarak devam eden dijital anlayış için, bugün dünyada kullanım oranı %47’lerde. 2020 yılına gelindiğinde ise, bu oranın %98 seviyelerine ulaşacağı sanılıyor. Aynı zamanda birçok yayın kuruluşu da aslında gelecek altyapısını bu yöne aktarmaya odaklı bir gelişim sürdürüyor.

Eğitim alanındaki bu devrime ayak uydurabilme oranlarımız, pek iç açıcı olmamakla birlikte, şu an biraz zaman çizelgesine sunulmuş konumda beklemede.

Umarım çevrenizde bilincinde öğretim üyeleri var ve giderek artıyordur. :)

Aşağıdaki örnek ise, dijital eğitimin dünyadaki durumu için, çok yeni olmasa da sanırım biraz daha detaylı inceleyebileceğiniz bir infografik olabilir:

state-of-digital-education

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

1 Comment

  1. MEF Üniversitesi’ni incelemenizi öneririm. Özellikle de efsanevi eski İTÜ Rektörü ve şimdi MEF Üniversitesi’nin Rektörü olan Muhammed Şahin’in ve Eski Bilkent Üniversitesi İşletme Dekanı daha sonra Özyeğin Üniversitesi’ni kuran ve şu anda MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Erhan Erkut’un konuşmalarını YouTube üzerinden dinlemenizi de öneririm :)

Bir Cevap Yazın

Yiyeceğinizi Küflü Gibi Göstererek Çalınmasını Önleyen Öğle Yemeği Poşeti

Bir ürünün yaratıcı olmasının yanı sıra, bir ihtiyacı karşılaması, başka bir deyişle kullanışlı olması da bir hayli önemlidir. Bir ihtiyaca yönelik olarak tasarlanan yaratıcı ürünlerle sık sık karşılaşıyoruz ve o ürünlerden biri de “hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetleri” adı verilen bir ürün.

Business Insider’ın yaptığı habere göre, “the.” isimli tasarım şirketi tarafından tasarlanan hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetlerinin üzerinde küfe benzeyen yeşil renkli lekeler bulunuyor ve bu ürün, sahip olduğu bu özellik sayesinde sandviçinizin ya da atıştırmalık yiyeceğinizin çalınmasını önlemek için onu küflü gibi gösteriyor. Bununla birlikte küflü bir görünüme sahip olan bu özel naylon poşetler, yavaş bir şekilde buhar da üretiyor.

Bu bir hayli ilginç ve yaratıcı olan ürünün satışa sunulduğu Perpetual Kid isimli internet sitesinde, bu ürün ile ilgili olarak şu yorumu paylaşmış:

“Bugüne kadar yapılmış en zekice ürün. Binamızda, topluluk buzdolaplarından diğer insanların yemeklerini çaldığı için “The Hamburgler” (burgler, İngilizce’de hırsız anlamına geliyor) olarak adlandırılan bir adam var. Bunları kullandığımdan beri, öğle yemeğim kesinlikle güvende kaldı.”

Hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetleri ilgili yapılan yorumlar genel olarak olumlu olmakla birlikte, bazı kişiler de buzdolabında bu poşetin içinde yer alan yiyeceğin, başka bir kişi tarafından bozuk sanılarak çöpe atılma ihtimalinin bulunduğuna ve bunun, ürünün tek olumsuz yönü olduğuna dikkat çekmişler.

Son olarak hırsızlığı önleyici öğle yemeği poşetlerinin 25’li paketler halinde satıldığını ve bir pakedin satış fiyatının 4 dolar olduğunu da belirtelim. Kullanıcı yorumlarına bakılırsa, iş yerinde ya da okulda meçhul bir şekilde kaybolan yiyeceklere bir son veren bu ürün oldukça kullanışlı görünüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Alibaba ve Ford Ortaklığıyla Hizmete Açılan Araç Satış Otomatı

Geçtiğimiz sene Autobahn Motors isimli bir şirket, Singapur’da otomatik satış makinesi tarzında 15 katlı bir otomobil galerisi açmıştı. Benzer tarzda bir araç satış otomatı, geçtiğimiz günlerde Çin’de Alibaba ve Ford iş birliğiyle hizmete sunuldu. The Verge’ün yaptığı habere göre, geçtiğimiz yıl yeni teknolojik fırsatlar üzerinde birlikte çalışma konusunda anlaşma yapan iki şirket, bu doğrultuda Çin’in Guangzhou şehrinde bu araç satış otomatını kullanıma sundu.

Potansiyel müşterilerin kolay bir şekilde Ford marka otomobillerle test sürüşü yapabilmelerine olanak sağlayan bu otomatik satış makinesi, Alibaba’nın Tmall isimli uygulaması aracılığıyla hizmet veriyor. Kullanıcılar, bu mobil uygulama aracılığıyla ilgilendikleri otomobil modelini seçiyor, dijital olarak bir miktar teminat ücreti yatırıyor, aracı alış zamanını planlıyor ve son olarak test sürüşü için aracı teslim almaya gittiklerinde araç satış otomatının kendilerini tanıyabilmesi için bir selfie çekiyorlar.

Bunların yanı sıra bu test sürüşü imkanı, kredi notu 700 ya da üzerinde olan kişilere ücretsiz olarak sunuluyor. Alibaba’nın e-posta aracılığıyla The Verge’e bildirdiğine göre, kredi notu bu sınırın altında olan kişiler ise test sürüşü yapabilmek için belirli bir miktar ücret ödemek zorunda kalıyorlar.

Kullanıcılar, otomatik araç satış makinesinin yanına geldiklerinde kimliklerini doğruluyorlar ve sonrasında kullanıcının istediği otomobil çok katlı yapıdan aşağı indiriliyor. Alibaba, otomattan aracı teslim alma işleminin 10 dakikadan fazla sürmediğini ifade ediyor. İşin güzel yanı, kullanıcılar, aracı tam üç gün boyunca test edebiliyorlar.

Autoblog’un geçtiğimiz yılın sonunda bu konuyla ilgili olarak paylaştığı habere göre, e-ticaret devi Alibaba, aracın ücretinin %10’una tekabül eden bir ödeme ve kendisine bağlı şirketlerin sunduğu finansman hizmetleri aracılığıyla anında araç satın almaya imkan tanıyan kiosk’ları Çin çeşitli yerlerinde kullanıma sunmayı planlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link