Duygudurumunuzu Takip Eden Bileklik: Zenta

Bir araştırma tasarım laboratuvarı akıl ve bedenimizi aynı noktada buluşturan bir bileklik yaptığını duyurdu. Giyilebilir teknolojiye yeni bir soluk getirmeyi amaçlayan bu yeni bileklik adımlarımızı ya da kaç kalori yaktığımızı ölçmekten ziyade yaşam tarzı dengemizi düzene sokmaya çalışıyor.  Ve fiziksel aktivelerimiz ile ilgilenmek yaptığı işlerden sadece bir tanesi.

Zenta ile tanışın. Zenta duygusal dengemizi kontrol eden dünyanın ilk akıllı bilekliği olma yolunda.

Peki Zenta duygu durumumuzu nasıl ölçüyor?

Stres ve stresin psikolojik tetikleyenlerini ölçerek bizlere ne zaman ve neden mutlu olduğumuzu daha iyi anlamamız konusunda yardımcı olmaya çalışan Zenta aynı zamanda stres ve depresyonu engelleyici bir özelliğe de sahip.  Duygu değişimlerimizi takip ederek kendimizi duygusal anlamda kötü hissettiğimiz zamanları bize göstererek adeta bizi uyarmaya çalışıyor.

Daha önce Zenta’ya benzer bir ürün geliştirilmemişti, ancak Zenta’nın duygu sensörleri de hala tam anlamıyla tutarlı sonuçlar vermiyor ancak ürünü geliştiren şirket Vineya’ya göre sensörleri buna rağmen Appple Watch’dan daha kesin ve tasarım bakımından da oldukça üstün.

Unisex_Zenta_x3rtno

Bileklik aynı zamanda kalp atışı, kandaki oksijen oranı ve elektrodermal aktiviteleri ölçebiliyor, telefonunuz ile bilgi paylaşımı yapabiliyor. Makine öğrenme algoritması ile bilekliğiniz aynı zamanda stres aktivitenizi, mutluluğunuzu ve üretkenlik seviyenizi kolay ve sezgisel olarak gösterebiliyor.

Ancak hepimizin kendi duygularına verdiği tepkinin yoğunluğu da birbirinden farklı. Bu nedenle bilekliğin fazlaca sübjektif unsurlarla ilgilenmesi gerekiyor.

Bu nedenle ilk etapta kullanıcılar başlangıç testinden geçirilerek bir referans noktası oluşturuyor.  Toplanan verilere kişinin profili oluşturuluyor. Bilekliğiniz sizinle ilgili duygusal birkaç ipucu noktası yakalıyor.

Zenta şimdilerde hayatımızda olan bilekliklere baktığımız zaman gelecekten gelmiş gibi görünse de sağlık alanında kullanılacak giyilebilir teknolojilerinde yeni bir devir açacak gibi görünüyor. Ocak 2017’de tamamen hazır olmayı planlayan şirket, duygu teknolojisi ve duygu takibinin geleceğe yön vereceğini söylüyor.

Kate_Smiling_App_m9eksx

Reklam ve pazarlama açısından da düşünürsek zaten duygularımız satın alma kararımızı etkileyen en büyük tetikleyici olduğu için belki de çok uzak olmayan bir gelecekte duygu durum verilerimiz bilekliklerimiz tarafından paylaşılacak ve kişiselleştirilmiş reklamlarda yeni bir devir açılacak kim bilir?

Ne zaman ne koşullarda mutlu olduğumuzu bizle paylaşacak olan Zenta, hayat keşmekeşinde yorulan bizlere acaba mutluluğu da bazen ertelediğimiz gerçeğini hatırlatır mı dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Yapay Zeka İnsanoğlunu Ne Zaman Yenecek?

İş dünyasında bu sıralar en çok tartışılan konulardan biri robotların ve yapay zekanın hayatımıza tam olarak ne zaman entegre olacağı. Kimilerine göre bu entegrasyon kısa bir süre içerisinde gerçekleşecekken, kimileri ise yapay zekanın hiçbir zaman insanlar kadar özel olamayacağını savunuyor. İşte tam da bu noktada Oxford ve Yale üniversitelerinin araştırmacıları, robotların tam olarak ne zaman insanoğlundan işleri devralabileceğini tespit eden bir rapor yayımladı.

Hemen aşağıda bulunan görseldeki tarihler, Oxford ve Yale Üniversiteleri’ndeki araştırmacıların tahminlerine göre yapay zekanın insanoğlunu alt edeceği tarihler. Örneğin 2026 yılında robotlar, tırları kullanabilecek, (Hazır tırlar ile ilgili konu açılmışken Volvo’nun bu yıl yaptığı sürücüsüz çöp kamyonunu da hatırlatalım.) veya 2029 yılında, en iyi 40 pop şarkısı yapay zeka tarafından yazılacak.

Araştırmanın sonuçları, 352 AI (Yapay Zeka) uzmanına yöneltilen sorulardan alınan yanıtlar ışığında ortaya çıktı. Araştırmacılar, ilk 10 yıl içerisinde daha mekanik işlerin (Örneğin, dil çevirisi, lise makalesi gibi) robotlar tarafından yapılacağını söylerken, daha komplex ve yaratıcılık barındıran işler ise (Örneğin NY Times’ta En çok satan kitabı yazmak gibi) 2051’den itibaren robotlar tarafından yapılabilir hale gelecek.

Yapay zekanın nasıl bir noktaya geleceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak yapılan araştırmalar bu konunun önümüzdeki 100 yıla damga vuracağını kanıtlar nitelikte.

Bu arada önümüzdeki 100 yıl demişken, Yapay Zeka konusundaki açıklamalarının tüm dünyada pür dikkat dinlendiği Stephen Hawking’in, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin yeni ‘Yapay Zeka Araştırma Merkezi‘nin açılışındaki gelecek öngörüleri ile  sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

Stephen Hawking
Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz.
Yapay zeka yaratmanın potansiyel faydaları oldukça fazla. Bu yeni teknoloji devriminin ortaya koyacağı araçlar sayesinde, endüstrileşmenin doğaya verdiği zararı onarabileceğiz. Aynı şekilde hastalıklar ve yoksulluğun sonunu getirmeyi de amaçlayabileceğiz. Hayatımızın her alanı dönüşüm geçirecek. Kısacası yapay zeka yaratmak medeniyet tarihinin en büyük olayı olarak kayıtlara geçebilir. Ancak risklerin önüne nasıl geçeceğimizi öğrenmezsek medeniyet tarihinin son olayı da olabilir. Yapay zeka faydanın yanı sıra tehlikeleri de beraberinde getirecek. Güçlü otonom silahlar ya da bir grubun, sayıca kendilerinden daha çok olan bir kitleyi tahakküm altına alabileceği yeni yollar gibi.
Biyolojik bir beyin ve bir bilgisayarın yapabilecekleri arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bilgisayarlar —kağıt üzerinde- insan zekasını taklit edebilir ve insan zekasının önüne geçebilir. Yapay zeka kendi iradesini geliştirebilir. Bizimkiyle çatışma içinde olan bir irade.

Hawking ve Cambridge Üniversitesi’nin araştırmacılarına katılıyor musunuz, yoksa yapay zeka fazla mı abartılıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Uber’den “Gerçek Zamanlı Kimlik Tespiti” Özelliği

Uber, teknolojisini geliştirmeye ve sürücülerle yolcuların güvenliğini artıran yeni özellikler eklemeye devam ediyor. Gerçek Zamanlı Kimlik Tespiti özelliği, araç içerisindeki sürücünün uygulamaya kayıtlı sürücüyle aynı kişi olduğundan emin olmak için sürücülerin çevrimiçi olmadan önce, kendi fotoğraflarını çekmelerini zorunlu kılıyor. Bu özellik, sürücü hesaplarının yanlış kullanılmasının önüne geçiyor ve doğru kişinin direksiyonda olmasını sağlamak için uygulamaya ek bir güvenlik katmanı daha eklemiş oluyor.

Uber ayrıca sürücülerin ve yolcuların iletişim kurma yollarını geliştirecek bir başka özellik olan anonim telefon numarası özelliğini de uygulamasına dahil ettiğini duyurdu. Yolcular ve sürücüler birbiriyle iletişim kurduğunda her iki telefon numarası da gizleniyor.
Uber Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı “Uber uygulamasının özelliklerini geliştirmek için yapılan yenilikçi projeler hiçbir zaman bitmiyor. Uber’i Türkiye’de kullanan yolcuların ve sürücülerin memnuniyetini artırmaya yönelik yeni özellikler ekleyerek teknolojimizi geliştirmeye devam ediyoruz.” dedi.


Uber Türkiye’de tüm kullanıcıları için, yolculuk öncesinde, sırasında ve sonrasında hem daha kaliteli hem de daha güvenli ulaşım deneyimleri sunmayı hedefliyor. Aynı zamanda sürücülerin ve yolcuların kişisel bilgilerini koruyarak birbirleri ile iletişim kurabilmelerini de sağlıyor.

Halihazırda sisteme kaydolabilmek için temiz sabıka kaydına sahip olmak zorunda olan Uber sürücüleri, eğitim ve sınav sürecini tamamladıktan sonra yolculuk yapmaya başlayabiliyor. Uber platformunu kullanan yolcular bir sürücü ile eşleştiğinde, sürücünün ismini, fotoğrafını, puanını; aracın modelini ve plakasını sürücü bilgileri ekranında görebiliyor.
Yolculuk sırasında kullanıcılar arzu ederse “Yolculuğu Paylaş” butonuna dokunarak yakınlarıyla yolculuk bilgilerini eş zamanlı olarak paylaşabiliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link