Dünyanın En Küçük Portfolyosu

Yaratıcılık her yerde farklıyı görebilmeyi gerektirir. Londra’da yaşayan bir grafiker olan Michael William Lester da kendi portfolyosunu fakrlı bir şekilde hazırlayarak, yaratıcılığın ne kadar önemli ve ses getirebilecek ufuklara ulaşabileceğini bir kez daha kanıtladı.

Hazırladığı portfolyosu, sıradan portfolyoların biraz dışında kalıyor. Bu portfolyonun farklı bir portfolyo oluşunu sağlayan nokta ise küçük olması. Yani aslında dünyanın en küçük portfolyosu oluşu da diyebiliriz. Freelance olarak çalışan Lester’ın hazırladığı bu portfolyo, sıradanın dışında olmanın yaratıcılığın doğasında oluşunu gösteriyor. Zamanında çok ses getiren ve Amerikan büyük otomobil pazarında tüm bilinenleri alt üst eden Volkswagen Beetle‘ın ‘Think small’ reklamı gibi yaratıcılık dünyasına etki edebilecek potansiyeli mevcut.

Bu portfolyosu 24 mm genişliğe ve 19 mm yüksekliğe sahip olan Lester, AdFreak ile görüşmesinde; “En iyi fikirlerin bir post-it’e sığabildiklerini söylediler, ben de bunu bir adım öteye taşıyıp en küçüğün ne kadar çok şey ifade edebileceğini görmek istedim.” demiş. Bu çalışma bir yandan düşüncelerin ve yeteneklerin ne kadar kompakt yani öz olabileceğini gösteriyor.

1

2

3

4

5

6

7

9

10

11

12

13

 

 

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

İstediğiniz Yere Götürebildiğiniz Portatif Ev

Bazı insanlar, özellikle şehirden uzak, doğayla iç içe olan yerlerde kamp yapmaya bayılırlar. Ancak kamp yapmanın belirli riskleri vardır. Hava koşulları sizi zorlayabilir ya da güvenlik açısından sıkıntı yaşayabilirsiniz. MUJI Hut ise kamp yapmak isteyenler için daha iyi bir seçenek sunuyor.

MUJI Hut, geleneksel Japon tasarımından ilham alınarak istenilen yere taşınabilecek şekilde tasarlanmış bir portatif ev. Bu portatif ev, tasarımcısı tarafından şu şekilde tanımlanıyor:

Onu dağlara yerleştirin, bir okyanus yakınına ya da bir bahçeye. O, sizi tamamen yeni bir hayata davet ederek çabucak çevredekilerle uyum sağlar. Bir eve ya da bir yazlığa sahip olmak kadar heyecan verici değil, ama seyahat etmek kadar basit de değil.

MUJI Hut isimli bu portatif ve mikro ev, aslında ilk olarak geçtiğimiz nisan ayında duyuruldu. Ancak o zaman, sadece no-logo markası ve WOULD isimli Japon şirketinin birlikte yürüttükleri özel bir projede kullanılmak üzere tasarlanmıştı. Şimdi ise MUJI Hut, genel olarak satışa açıldı.

Küçük ama ferah olarak tanımlanan bu portatif evler, internet sitesinde belirtildiğine göre 9,1 metrekare büyüklüğünde bir iç kısma sahip. Bununla birlikte evin bir de verandası bulunuyor ve bu veranda ise 3,1 metrekarelik bir alana sahip. Bunların yanı sıra MUJI’nin internet sitesinde evlerin iskeletlerinin, dış duvarlarının, iç duvarlarının ve zeminlerinin yapımında kullanılan malzemelere kadar birçok detay yer alıyor.

Bu portatif evlerin satış fiyatı ise 3 milyon Japon yeni, yani yaklaşık olarak 103.000 TL. Bununla birlikte inşaat izni gibi şeyler nedeniyle ekstra masrafların oluşabileceği de belirtiliyor. MUJI Hut, şimdilik sadece Tokyo’nun da aralarında bulunduğu Japonya’nın 8 farklı bölgesinde inşa edilebiliyor. İnternet sitesinde belirtilene göre henüz Japonya dışı için bir satış planı yok.

Tesla Şimdi De Irkçılıkla Suçlanıyor

Elon Musk Tesla

Geçen haftaki Türkiye ziyaretiyle ülkemizin gündemini belirleyen Elon Musk, ciddi bir sorunla karşı karşıya. Musk’ın önderliğinde ürettiği elektrikli otomobiller sayesinde, bizi geleceğin arabalarıyla tanıştıran Tesla, siyahi çalışanlara ırkçılık yapmakla suçlanıyor.

Olay, Tesla’nın California’daki fabrikasında çalışan Marcus Vaughn’ın açtığı davayla su yüzüne çıktı. Vaughn, Tesla yöneticilerinin siyahi çalışanlara ırkçı söylemler kullandığını ve bunun sistemli bir şekilde yapıldığını öne sürerek hukuk mücadelesi başlattı.

Tesla logo
Marcus Vaughn’ın açtığı dava, Tesla’nın ayrımcılıkla ilgili ilk vukuatı değil.

Ne var ki Tesla’da ırkçılıkla ilgili ilk iddia bu değil. Zira benzer nedenle Tesla’da çalışan üç siyahi kişi daha dava açmıştı. Bu üç davada ise şirket, cinsiyetçi mobbing ve eşcinselleri aşağılamayla suçlandı. Vaughn’un ırkçılık üzerine açtığı bu dava ise işin münferit bir olay olmadığına dair şüpheleri güçlendirecek gibi görünüyor. Mağdur, dava dilekçesinde kendisine, İngilizcede siyahiler için kullanılan ve çok ağır bir hakaret olarak kabul edilen “nigga” ifadesinin kullanıldığını belirtti.

Tesla çalışanı, fabrika yöneticilerinin bu hakareti sıkça kullandığını söyleyerek, teknolojik üretim açısından dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan firmanın, yönetici kademesinin siyahi haklar mücadelesi öncesindeki ABD zihniyetinde olduğunu vurguladı. Irkçı tacizlerin sürekliliğini gördüğünde durumu Elon Musk’a yazılı bir şekilde ileterek şikayetini bildirdiğini de söyleyen Vaughn, sonraki süreçte işten atılmış.

Tesla's black employees
Owen Diaz ve oğlu da Tesla’yı ırkçılıkla suçlayıp şirkete dava açan kişiler arasında bulunuyor. İkili, şirkette siyahilerin aşağılandığını ve sürekli ırkçı hakaretlere maruz kaldıklarını söylüyor.

Tesla ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Elon Musk tarafından şirket çalışanlarına gönderilen e-postada ise “Büyük bir pislik olmamak için tarihsel açıdan az temsil edilmiş bir grubun parçası olmayı anlamaya çalışın. Bazen böyle şeyler istemeden de olsa yapılıyor ve bu durumda özür dilemelisiniz. Eğer birisi adalet yoluyla sarsılıyorsa içtenlikle özür dilemek, böyle durumlarda da duyarlı olmak ve özürleri kabul etmek gerekir” sözleri yer aldı.

Dünyada inovasyonun ve teknolojik gelişimin öncülüğünü yapan sayılı şirketlerden olsanız da kurumsal kültürünüzü çağın gereklerine göre konumlandıramazsanız ve yönetici kadronuzu çağ dışı kalmış, dar kafalı insanlardan oluşturursanız, bir olayla bütün imajınız dağıtılabilir. Tam da bu yüzden, Tesla’nın birden fazla sistematik ayrımcılıkla suçlanmasının, hiçbir şekilde istisnai bir durum olmadığını düşünüyorum.

Kaldı ki atılan işçiyi yeniden kadroya almayı hâlâ düşünmeyen Elon Musk’ı da bu konuda samimiyetsiz buluyorum. Bana kalırsa, Elon Musk’ın olaya ilişkin verdiği demeçte kurduğu “Derisi kalın olunmalı ve dilenen özür kabul edilmeli” cümlesi, yere göğe sığdırılamayan bir kişinin zekâsından önce, etik ve insani değerlerine bakılması gerektiği gerçeğinin bir kez daha yüzümüze vurulmasından başka bir şey değil. Demek ki Musk’a göre ırkçılık gibi dünyanın en aşağılık suçlarından biri de bir özürle geçiştirilebilir bir durum hâline gelebiliyor. Ten renginden dolayı aşağılanan bir çalışanın hakkını araması, basit ve gereksiz bir girişim gibi görülebiliyor.

Elon Musk
Elon Musk, davayı bir özürle geçiştirmeye çalışıyor.

Hatırlayacağınız üzere Dove ve Nivea, bazı reklam çalışmaları nedeniyle yakın geçmişte ırkçılık ile suçlanmıştı. Fakat bu durumun Tesla’da sistemli bir şekilde ve yönetim kademesi tarafından uygulanması, konunun iş dünyasındaki boyutunun düşünülenden daha büyük olduğunu gösteriyor.

Ne dersiniz? Yeraltı tünelleri ve hyperloop’lar ile hayatımızı kolaylaştırmaya, elektrikli arabalarla yakıttan tasarruf edip havayı kirletmemeye çalışırken veya Mars’ta koloni kurmayı düşünürken kimliklerin örselenmesine, ırkçılığa ve her türlü ayrımcılığa sessiz mi kalmalıyız? Bunun bedeli bu mu olmalı?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday