Çözüm: Değişimin Kendisi!

20 yıl öncesine kadar her şey çok daha sadeydi. Çeşit gittikçe arttı, arttı ve daha da arttı. Ta ki her şey birbirinin aynı olana, karmaşıklaşmaya başlayana kadar.

Ve şuan karşımızda duran karmaşanın getirdiği bazı sonuçlar var;

  1. Aynılaşmak
  2. Yüksek rekabet
  3. Nitelikli işsizlik
  4. “0” Karlılık

Peki çözüm nedir?

İnovasyon ve sürdürülebilir verimliliktir.

İnovasyon en basit haliyle; “Herkesin yaptığı iş ile ilgili, ben bu işi daha nasıl farklı yapabilirim” diye düşünmesidir. Bu düşünmeyi bir egzersiz olarak yapacağınızı varsayarsak; her gün 15 dakika bu egzersize ayırırsanız, bir müddet sona kaçınılmaz olarak her şeye daha yenilikçi bakmaya başlayacak ve çemberin dışına çıkmış olacaksınız.

Peki inovasyon neden bu kadar önemli?

Mesela bazı sebepleri inceleyelim;

1.İnternetin bütün piyasaları şeffaf hale getirmiş olması

2.Rekabetin aşırı artmış olması

3.Tüketicide ki yüksek değişim beklentisi

4.Ürün ömründe azalmalar olması

5.Tüketicilerin çok bilinçli olması

6.Hizmet ve üründe yüksek kalite beklentisi

7.Tüketicilerin marka sadakatinin hızlı değişime uğruyor olması

innovation-in-agile

İnovasyon için bir süreç söz konusudur. Her inovatif fikir bu süreci takip eder ve sonra ürüne dönüşür veya dönüşmez.

İnovasyon süreci 5 adımdan oluşur. Bunlara bir göz atalım;

1.Sorun   2.Fikir   3.AR-GE   4.Çözüm   5.Katma Değer

1.Adım: Sorunu tespit ettiğimiz aşamadır. Şirketin aynılaşmaya başladığı ve rekabet edememeye başladığı noktaların tespit edilip bu alanlara dönük inovasyon sürecinin başlatılmasıdır.

2.Adım: Belirlenen noktaya yönelik inovatif fikir geliştirme aşamasıdır. Bu aşamada dünyadan benzer veya aykırı örnekler alınarak bol miktarda inovatif fikir üretilmelidir.

3.Adım: Ortaya çıkan fikirlerin fizibilitasyonla elenerek; içerisinden hayata geçirilecek fikirlerin ayrıştırıldığı kısımdır.

4.Adım: Bu etapta ise artık güçlü fikirlerin ürün ve/veya hizmete dönüşeceği kısımdır. Üretim süreci de diyebileceğimiz bu adım, piyasaya sürülmeden önce üzerinde her türlü hazırlıkların yapıldığı aşamadır.

5.Adım: Son kısımda ise artık ürün ve/veya hizmet piyasaya girmiştir. Bu aşamadan sonra ürün piyasada ve rekabetin içerisindedir.

İnovasyon çok bilinmesine rağmen AR-GE ile birbirine çok karıştırılan iki kavramdır.

AR-GE parayı bilgiye dönüştürme sürecinin adı iken, inovasyon; bilgiyi paraya dönüştürme sürecidir.

AR-GE’de fikir geliştirme söz konusu iken, inovasyonda ise; bu fikrin pazara dönüşme ve müşterinin satın almasını sağlamak vardır.

 

Bu yazı konuk yazarımız Beyza Keskin tarafından kaleme alınmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Jeff Bezos’un Amazon’da Oluşturduğu 5 Önemli Şirket Değeri

  • Amazon’un dev bir şirket haline gelmesini sağlayan en önemli unsurlardan biri, Jeff Bezos’un oluşturduğu şirket değerleri.
  • 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.
  • Jeff Bezos: “İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.”
  • Jeff Bezos’un 1999 yılında kullandığı masa, cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bunun sembolü olarak günümüzde büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor.
  • İlgili Yazı: Amazon Kendi Perakende Krallığını Nasıl Kuruyor?

Amazon‘un e-ticarette nasıl bir devrim yarattığı ve bu alanda dünyanın en büyük birkaç şirketinden biri haline geldiği hepimizin malumu. Ancak Amazon’un nasıl bu kadar büyük bir şirket haline geldiğini konuşurken şirketin kurucusu Jeff Bezos‘un da hakkını teslim etmek gerekiyor. 1994 yılında kurduğu şirket, şu anda Jeff Bezos’un dünyanın en zengin insanlarından biri olmasını sağladı. Geçen sene açıklanan rakama göre, Jeff Bezos’un kişisel serveti 100 milyar doları aştı ve bu rakam, kendisini dünyanın en zengin insanları listesinin zirvesine yerleştirdi.

Tabii, Amazon’un böyle devasa bir şirket haline gelmesinin ardında Jeff Bezos’un oluşturduğu ve şirketin sıkı sıkıya bağlı olduğu değerler yer alıyor. Business Insider’ın paylaştığı yazıya göre, Amazon’un e-ticareti ve perakende sektörünü domine etmesini sağlayan şirket değerlerinden bazıları şu şekilde:

Müşteri Odaklı Olmak

ABD’deki CBS isimli televizyon kanalında yayımlanan “60 Minutes” isimli programa konuk olarak katılan Jeff Bezos’a hisse sahiplerinin memnuniyetini artırmak ve şirketi artan gitgide daha müşteri odaklı yapmaya odaklanmak amacıyla neden şirket karını feda etmeye istekli olduğu soruldu. Jeff Bezos’un cevabı ise şu şekildeydi:

Uzun vadede, müşterilerle ilgilenirseniz, onlar da hisse sahipleriyle ilgilenir.

Çoğu kuruluşun aksine, Amazon yatırımcılarından gelen hemen karlı olma haykırışlarını görmezden geldi ve bunun yerine şirketin uzun vadede dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline gelmesine yardımcı olan müşteri odaklı geliştirmelere yatırım yaptı.

Örneğin, 2014 yılında, şirketin kar etmediğini gösteren bir kazanç raporunun ardından Amazon’un hisse değerleri %10 oranında düştü. Fakat Amazon bu tablo karşısında kötümserleri dinlemek yerine, daha hızlı teslimat yapılmasını sağlayacak ek ikmal merkezleri inşa etme işine daha fazla para yatırdı. Sonuç olarak 2014 yılından beri, Amazon’un hisse senedi değerleri kabaca %285 oranında arttı.

İnovasyon Odaklı Olmak

Amazon’un 2004 yılında kurduğu Amazon Lab216, yüksek profilli tüketici elektroniği ürünleri tasarlayan bir araştırma ve geliştirme şirketi. Amazon Lab216, bu zamana kadar son derece yenilikçi birçok ürün geliştirdi. Amazon Echo, Kindle elektronik okuyucu, Amazon Fire TV ve Fire tablet bu ürünlerden bazıları.

E-ticaret devi, sürekli olarak müşteri deneyimini geliştirmek ve yeni pazarlara girmek için inovasyondan yararlanıyor. Amazon Web Services (AWS), şirketin yoğun inovasyon odağının bir başka örneği olarak gösterilebilir. Amazon Web Services, Netflix’in de dahil olduğu 100 binden fazla şirket ve CIA gibi birçok devlet kurumu için bir omurga sağlıyor.

Bunların yanı sıra Amazon, uzun bir süredir müşteri deneyimini geliştirmek ve maliyetleri düşürmek için önemli bir inovatif çözüm üzerinde çalışıyor: Drone ile teslimat. Amazon’u otonom teslimat drone’larının 2019 yılında faaliyete girmesi bekleniyor. Drone ile teslimat hizmeti başlandığında, Amazon müşterileri 2,26 kilograma kadar olan ürünleri (bütün Amazon ürünlerinin %86’sını oluşturuyor) 30 dakika içerisinde teslim alabilecekler.

Titiz Bir İşe Alım Süreci

Jeff Bezos teknolojik inovasyona inanıyor ve bunun bir sonucu olarak da şirketini yalnızca en iyi ve en yaratıcı zihinleri işe almaya teşvik ediyor. Amazon’un son derece titiz bir işe alım süreci bulunuyor. Bu da her yeni çalışanın, şirketin yıkıcı ürünler ve müşteri deneyimini geliştiren servisler geliştirme misyonunu ilerletme kapasitesine sahip olmasını garanti altına alıyor. Jeff Bezos, 1998 yılında hisse sahiplerine yazdığı mektupta, şirketin işe alım anlayışıyla ilgili olarak şunu ifade etmişti:

İşe alım yaklaşımımızdaki çıtayı en yüksek seviyeye getirmek, Amazon.com’un başarısının en önemli unsurlarından biri oldu ve olacak.

Doğru Şeylere Para Harcamak

1999 yılındaki bir röportaj sırasında, Bob Simon, Jeff Bezos’a masası hakkında bir soru yöneltti. Zira bu masa, aslında cıvata ile tutturulmuş ve bantlanmış dört cılız tahta ayaklı bir kapıydı. Bezos ise masanın, “müşteriler için önemli olan şeylere para harcamanın ve önemli olmayan şeylere para harcamamanın bir sembolü” olduğu yanıtını verdi.

Jeff Bezos Kapıdan Yapılmış Masasının Başında

Maliyet azaltma, bugün de Amazon’un şirket kültürünün önemli bir bileşeni olmaya devam ediyor. Hatta büyük tasarruf alanlarını belirleyebilen Amazon çalışanlarına “Kapı Masa Ödülü” veriliyor. Kapı Masa Ödülü, Amazon’un müşterilere daha rekabetçi fiyatlar sunmasına imkan tanıyacak yenilikçi maliyet tasarruflarının onaylanması anlamına geliyor.

Kararlı Bir İş Ahlakına Sahip Olmak

Jeff Bezos, Amazon’un her gün varlıksal bir savaşla mücadele ettiğini biliyor. Daha önce yaptığı bir röportajda, bu durumla ilgili olarak “Şirketler kısa yaşam sürelerine sahip ve Amazon bir gün parçalanacak.” demişti.

Jeff Bezos, iş ahlakını ödüllendiren bir şirket meydana getirdi. Aslında Amazon’un şirket kültürü, birçok çalışanın işlerinin ne kadar zor olduğu konusunda karışık eleştiriler aldı. Bazı çalışanlar için beklentiler makul değildi, diğerleri içinse zorlayıcı çevre, onları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etti.

Amazon, zorlu sorunların üstesinden gelmek için saatlerce çalışmaya istekli olan yenilikçi zihinleri ödüllendiren bir şirket kültürü geliştirerek rakipleri tarafından meydana getirilen aksamayı ortadan kaldırma konusunda artık daha yetenekli. Bu; zeka, müşteri memnuniyeti ve sıkı çalışmayı ödüllendiren bir şirket kültürüdür. İşte bu anlayış, Amazon’un sadece 23 sene içerisinde dev bir şirket haline gelmesini sağladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yapay Zeka İnsanoğlunu Ne Zaman Yenecek?

İş dünyasında bu sıralar en çok tartışılan konulardan biri robotların ve yapay zekanın hayatımıza tam olarak ne zaman entegre olacağı. Kimilerine göre bu entegrasyon kısa bir süre içerisinde gerçekleşecekken, kimileri ise yapay zekanın hiçbir zaman insanlar kadar özel olamayacağını savunuyor. İşte tam da bu noktada Oxford ve Yale üniversitelerinin araştırmacıları, robotların tam olarak ne zaman insanoğlundan işleri devralabileceğini tespit eden bir rapor yayımladı.

Hemen aşağıda bulunan görseldeki tarihler, Oxford ve Yale Üniversiteleri’ndeki araştırmacıların tahminlerine göre yapay zekanın insanoğlunu alt edeceği tarihler. Örneğin 2026 yılında robotlar, tırları kullanabilecek, (Hazır tırlar ile ilgili konu açılmışken Volvo’nun bu yıl yaptığı sürücüsüz çöp kamyonunu da hatırlatalım.) veya 2029 yılında, en iyi 40 pop şarkısı yapay zeka tarafından yazılacak.

Araştırmanın sonuçları, 352 AI (Yapay Zeka) uzmanına yöneltilen sorulardan alınan yanıtlar ışığında ortaya çıktı. Araştırmacılar, ilk 10 yıl içerisinde daha mekanik işlerin (Örneğin, dil çevirisi, lise makalesi gibi) robotlar tarafından yapılacağını söylerken, daha komplex ve yaratıcılık barındıran işler ise (Örneğin NY Times’ta En çok satan kitabı yazmak gibi) 2051’den itibaren robotlar tarafından yapılabilir hale gelecek.

Yapay zekanın nasıl bir noktaya geleceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak yapılan araştırmalar bu konunun önümüzdeki 100 yıla damga vuracağını kanıtlar nitelikte.

Bu arada önümüzdeki 100 yıl demişken, Yapay Zeka konusundaki açıklamalarının tüm dünyada pür dikkat dinlendiği Stephen Hawking’in, İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nin yeni ‘Yapay Zeka Araştırma Merkezi‘nin açılışındaki gelecek öngörüleri ile  sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

Stephen Hawking
Güçlü bir yapay zekanın yükselişi insanlığın başına gelen en iyi ya da en kötü şey olabilir. Hangisi olacağını bilmiyoruz.
Yapay zeka yaratmanın potansiyel faydaları oldukça fazla. Bu yeni teknoloji devriminin ortaya koyacağı araçlar sayesinde, endüstrileşmenin doğaya verdiği zararı onarabileceğiz. Aynı şekilde hastalıklar ve yoksulluğun sonunu getirmeyi de amaçlayabileceğiz. Hayatımızın her alanı dönüşüm geçirecek. Kısacası yapay zeka yaratmak medeniyet tarihinin en büyük olayı olarak kayıtlara geçebilir. Ancak risklerin önüne nasıl geçeceğimizi öğrenmezsek medeniyet tarihinin son olayı da olabilir. Yapay zeka faydanın yanı sıra tehlikeleri de beraberinde getirecek. Güçlü otonom silahlar ya da bir grubun, sayıca kendilerinden daha çok olan bir kitleyi tahakküm altına alabileceği yeni yollar gibi.
Biyolojik bir beyin ve bir bilgisayarın yapabilecekleri arasında büyük farklılıklar olduğunu düşünmüyorum. Dolayısıyla bilgisayarlar —kağıt üzerinde- insan zekasını taklit edebilir ve insan zekasının önüne geçebilir. Yapay zeka kendi iradesini geliştirebilir. Bizimkiyle çatışma içinde olan bir irade.

Hawking ve Cambridge Üniversitesi’nin araştırmacılarına katılıyor musunuz, yoksa yapay zeka fazla mı abartılıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link