Çin’de İnsansız, Sadece Yapay Zeka ile Çalışan Polis Merkezi Kuruldu

Yapay zeka ile ilgili her geçen gün yaşanan gelişmelere bir yenisi Çin’den ekleniyor.

Büyük şehirlerinden birisi olan Wuhan’a yapay zeka destekli bir polis merkezi açarak yapay zeka ile devlet etkileşimini en üst seviyede yaşayan ülke oldu.

7/24 tüm halka açık olması planlanan yapay zeka destekli polis merkezinin, gelişmiş yüz tanıma teknolojisi ve simülatörler yardımı ile araç kayıt, sürücü ehliyeti gibi genelde uzun süren işlemleri kolaylaştırması planlanıyor.

İnsanları kendi yüzlerini kimlik olarak kullanabileceği bir sistem geliştirilen polis merkezinde hiç bir insan çalışmadığı ve yapılan hizmete özel cihazlar geliştirildiği için normalde uzun ve sıkıcı süren işlemlerin daha az hata ile daha kısa sürece yapılması bekleniyor.

Unmanned AI Police Station to Open in Wuhan

Hizmetleri kullanmak isteyen vatandaşların yapay zeka destekli polis merkezine gittiklerinde herhangi bir uygulama indirmeleri ya da bir sisteme kayıt olmaları da gerekmeyecek. Görüntü tanıma sistemi ile gereken tüm bilgilere ulaşılabilecek. Yani Wuhan halkı böylelikle hafta sonu ya da günün istediği saatinde belgelere ihtiyaç duymadan kayıtlarını yenileyebiliyor olacak.

Tabii böylesine hayatı kolaylaştıran bir sisteme geçilmesi de ülkenin diğer şehirleri tarafından kendi şehirlerine de böyle bir polis merkezi kurulması yönünde taleplere neden olacak gibi görünüyor.

Bir açıdan bakıldığında da robotların insanların işlerini elinden alması açısından da değerlendirilebilecek bu olay hakkında ne düşünüyorsunuz, ülkemizde de böyle bir hizmet olsa severek kullanır mıydınız?

30 Kasım 2017’de pazarlama ve  iş dünyasında yapay zeka kullanımını konuşacağımız Marketing Meetup etkinliğimize kaydınızı buradan gerçekleştirebilirsiniz. Yapay zekanın dünü, bugünü ve yarınını öğrenmek istiyorsanız Marketing Meetup tam size göre bir etkinlik.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Çılgın Gıdalar: Gelecekte Ne Yiyeceğiz?

Dünyada hızla artan nüfus yoğunluğuna karşılık azalan doğal kaynaklara alternatifler geliştirilmeye başlandı. Geleceğin dünyasında geleneksel beslenme alışkanlıklarımızda devrim yapacak yüksek protein içeren böcekler, farklı meyve ve sebzelerin sentezlendiği genetiği değiştirilmiş gıdalar (GMO), müzikle yetiştirildiğinde tadı değişen besinler, laboratuvar ortamında üretilmiş et ve deniz ürünleri, çiğnenebilir kahve gibi yeni nesil gıdalar geliştiriliyor. Bunların yanı sıra doğada kendi kendine kaybolan gıda ambalajları, yiyecekleri detaylı analiz eden tayfölçüm cihazları , DNA temelli diyet programları sunan uygulamalar ve evde kendi balınızı yetiştirebileceğiniz dijital arı kovanı gibi inovatif ürünler de geleceğin gıda sektörüne dair konuşulanlar arasında.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Peki gelecekte yiyeceğimiz bazıları tuhaf tasarımlara sahip olan bu çılgın gıdalar neler?

Algler

Algler (su yosunları) bünyesinde yüksek miktarda Omega – 3, 6, 9 yağ asitleri barındırır, sütten 26 kat daha fazla kalsiyum oranına sahiptir ve besin değerleri açısından da oldukça zengindir. Bir gün içinde ağırlıklarının 3 – 4 katına çıkabilen algler, günümüzde daha çok biyoyakıt kullanımına yönelik araştırmalara konu oluyor. Tasarımcı ve mucit Michael Burton ve Michiko Nitta, gelecekte insanların özel bir maske takarak kendi nefesleri ile kendi alglerini yetiştirmelerini öneriyorlar. Hatta bu konuda Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nde gerçekleştirdikleri performans gösterisinde, bir opera sanatçısının nefesiyle alglerin büyümesine yakıt sağlamasını sergilediler.

3 Boyutlu Yazıcılarla Hazırlanan “Yaşayan” Gıdalar

Günümüzde 3 boyutlu yazıcılarla yapılmayan pek bir şey kalmadı neredeyse. Plastik ya da metal objeler, yapay organlar, kıyafetler hatta dünyanın 3d yazıcı ile tek seferde inşa edilmiş evi derken yiyecek üretiminde de kullanılır hale geldiler. Her ne kadar Star Trek filmindeki gibi tek bir komutla istediğimiz yiyeceği hazırlamaları henüz mümkün olmasa da, Alman tasarımcı Chloe Rutzerfeld özel bir 3d yazıcı ile yenilebilir toprak ve çeşitli tohumları bir araya getirerek ekolojik sisteme katkı sağlayan bu konsept fikriyle ödüller kazandı. Yazıcıdan alınan hamur bazlı gıdaya ekilen tohumlar birkaç gün içerisinde büyüyerek yepyeni bir lezzetin kapılarını açıyor. Ürün şu anda Ar – Ge aşamasında.

Yenilebilir Su Şişeleri

Londra merkezli Skipping Rock Labs adlı teknoloji girişiminin icat ettiği yenilebilir su baloncukları, hem şişeleme maliyeti açısından daha ucuz hem de doğada 400 yılda ancak toprağa karışabilen pet şişelerin yerine geçerek ekosisteme katkı sağlamayı amaçlıyor. Deniz yosunu özlerinden üretilen bu baloncukların içi çeşitli sıvılarla doldurulabiliyor ve aromalı ya da renkli olarak da üretilebiliyor. Çeşitli etkinliklerde yer alarak yatırımcıların ilgisini çeken yenilebilir su Ooho!, tüketilmediği takdirde 4 ila 6 hafta içerisinde geri dönüşümü de sağlanabiliyor. Yakın gelecekte on yüz milyon baloncuk yuttum diyebilecek miyiz merak ediyorum doğrusu. Ürünle ilgili Ted konuşmasını buradan izleyebilirsiniz.

Hap ve Tabletler

Tekno – ütopyanist geleceğin dünyasının yer aldığı 1960’ların popüler çizgi filmi Jetgiller’i hatırlarsınız. Mutfak masasında toplanan aile yemek makinesinden pizza, kızarmış tavuk, hamburger ve tatlı gibi yiyecekleri seçtiklerinde tablet / hap şeklinde servis ediliyordu. Günümüzde tüm vitamin ve mineralleri tek bir tablete sığdırabilen uzmanlar, neden hala öğünlerimizi bize Willy Wonka gibi  tek bir hap şeklinde sunamıyorlar? Bilimadamları bu soruyu yeterli kalori almamız için mutlaka yiyecekleri sindirmemiz gerektiğini söyleyerek yanıtlıyorlar. Her ne kadar bir çok insan haplarla beslenme fikrine beslenme ritüelleri gereği lezzet ve keyif kültürü açısından karşı çıksa da, bu fikre sıcak bakıp merakla bekleyenler de yok değil. Kim bilir bakarsınız yakın gelecekte biz de Jetgiller gibi hap döner yiyebiliriz.

Geleceğin gıda sektörüne dair ayrıntılı bilgilere ulaşmak isterseniz FutureFood2050 sitesini ziyaret edebilirsiniz. Günümüz gıda sektörüne daha farklı bir bakış açısı kazanmak için de eğer hala izlemediyseniz 2009 Amerikan yapımı belgesel olan Gıda Limited’i seyretmenizi öneririm. Unutmayın ki, ne yerseniz o olursunuz!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Google’dan Duyunca Yerinizde Duramayacağınız Yapay Zeka Platformu

Teknolojinin her gün yeni bir adım attığı ve hızla geliştiği şu dönemde makine öğrenmesi ve yapar zekayla pek çok önemli adım atıldı. Yapay zeka teknolojisi şu anda resimlerdeki nesneleri tespit etmek, otomobilleri sürücüsüz sürmek gibi pek çok farklı iş için kullanılıyor. Ancak Google bu sefer yapay zekanın eğlenmek ve dans etmek için kullanıldığı bir platformu kullanıma sundu: Move Mirror.

Move Mirror yapay zekanın daha eğlenceli şeyler için de kullanılabileceğinden yola çıkılarak tasarlanmış bir uygulama. Kameranızı açıyor ve uygulamanın karşısında dans ediyorsunuz ve Google sizi, sizinle beraber aynı hareketleri yapan insanlarla eşleştiriyor.

Esas olarak eğlence amaçlı tasarlanan Move Mirror, aslında Google’ın görsel hafızaya ilişkin yazılımlarını test ettiği deneysel bir program. 17 farklı vücut parçasına ayrılan veriler, cinsiyet boy veya vücut tipi verileri içermiyor ve ayrıca görüntülerinizi kaydetmiyor.

Kendi blogunda Move Mirror’u tanıtan Google platformu için; “Bu deneyi yapmak için, anahtar vücut eklemlerinin nerede olduğunu belirleyerek görüntülerde ve videolarda insan figürlerini algılayabilen bir model olan PoseNet’i kullandık. Move Mirror, 80.000’den fazla görüntüyü algılayarak en iyi eşleşmeyi bulabilir” diyor. 

XBox gibi oyun konsolları da insanların yaptığı hareketleri algılayarak oyunlarıyla eşleştirebiliyordu ancak bu platformun farkı bu hareketlerin sensörler değil yapay zeka ile algılanması.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?