Sosyal Ağlarda Paylaşımın Psikolojisi – İnfografik 0

Pazarlamacıların son zamanlardaki en büyük silahı tabi ki sosyal medya. İnternet ve sosyal ağların gelişimi ile birlikte büyük bir güç haline gelen sosyal medyada paylaşılabilir içerik yaratmak günümüzün en kritik konularından. Ancak kaliteli ve paylaşılabilir bir içerik yaratırken kaçırılan noktalar, birçok pazarlamacıyı başarısızlığa sürükleyebiliyor. Paylaşılabilir içeriğin altın anahtarı, paylaşımı yapacakları iyi anlayabilmek.

Statpro tarafından hazırlanan infografik bu soruna ışık tutup, birçok pazarlamacının işine yarayacak ipuçları barındırıyor. İnfografikte ilk olarak paylaşımı yapacak hedef kitlenin özellikleri sıralanmış. İçeriğinizi paylaşacak kişiler 6 temel kriterde toplanıyor:

  1. Yenilikçiler – Bunlar daha yaratıcı ve popüler içeriklerle ilgilenirler.
  2. Kariyerist – Bunlar iş dünyası ile haşır neşir olan paylaşımcılardır ve genellikle LinkedIn üzerinden erişilebilirler.
  3. Başkalarını düşünen – Bunlar yardımsever, güvenilir, düşünceli, bağlıdırlar ve genellikle e-mail yardımı ile paylaşım gerçekleştirirler.
  4. Seçici – Bunlar dikkatli vedüşüncelidirler. Yararlı içerikleri sosyal ağlar ve e-mail yardımı ile paylaşırlar.
  5. Bumeranglar – Genellikle Twitter ve Facebook aracılığıyla geniş kitleye erişen paylaşımcılardır.
  6. Bağlayıcılar – Bunlar offline hayatlarını organize etmek için sosyal medyayı kullanan paylaşımcılardır.

Aslında hepimiz farklı nedenlerle paylaşım yapıyoruz. İnfografikteki bazı nedenler:

  • Facebook kullanıcılarının %25’i gizlilik özelliklerini umursamıyor.
  • Her geçen saniyede, LinkedIn iki yeni üye kazanıyor.
  • Twitter içeriklerinin %90’ı, %2’lik bir kullanıcı tarafından giriliyor.
  • Instagram 150 milyondan fazla kullanıcıya sahip.
  • Pinterest kullanıcılarının %50’si çocuk sahibi ve %80’i de bayan.

Daha detaylı bilgiler için:

 

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

2016’nın En Çok Paylaşılan Reklamları Belirlendi 1

2006 yılında kurulan ve 10 yılda Dünya çapında 20 farklı lokasyona yayılan Unruly, 2016 yılının en çok paylaşılan reklamlarını seçti. Liste, dünyanın her yerindeki video reklamlar arasından seçilen 10 farklı ülke reklamını içeriyor. Bu ülkeler ise; İngiltere, ABD, Danimarka, Mısır, Tayland, Bangladeş, Hindistan, Norveç, Filipinler ve Endonezya.

Unruly Global Başkan Yardımcısı Ian Forrester konu ile ilgili markaların dijital reklamcılığa verdikleri önemi ve dijital reklamların ulusal sınırları nasıl parçalayıp küresel bir boyuta ulaşabildiğini vurguladı.

En çok paylaşılan 20 reklam arasındaki ilk 10 reklam ise şöyle;

10. 7 Eleven Thailand: Teachers – 792,328 paylaşım

 

9. Cadbury’s Dairy Milk: Aliens – 852,895 paylaşım

8. Ariel: #sharetheload – 877,558 paylaşım

7. Doritos: Ultrasound – 893,465 paylaşım

6. Nike: The Switch – 969,650 paylaşım

5. OK Go & S7 Airlines: Upside Down and Inside Out – 1,240,842 paylaşım

 

4. Vodafone: Ramadan 2016 – 1,435,350 paylaşım

3. Shell: Best Day Of My Life | #makethefuture – 1,683,072 paylaşım

 

2. Channel 4: We Are The Superhumans – 1,851,533 paylaşım

Bu yıl reklamcılıkta sporun büyük yer kapladığı görülüyor. Channel 4, Euro 2016 Futbol Şampiyonası ve Super Bowl 50 reklamları ile 2.sırada kendisine yer buldu.

1. John Lewis – #BusterTheBoxer – 1,949,387 paylaşım

Reklam, aynı zamanda tüm zamanların en çok paylaşılan 5.Noel reklamı ve en çok paylaşlan John Lewis reklamı.

İlk 20’nin seçildiği listede, sizinle ilk 10 reklamı paylaştık. 20 videoluk listeyi incelediğimizde ise listede bir videonun ortalama çalışma süresi 2:49. Ayrıca listede yer alan diğer markalar arasında McDonald’s, Volkswagen ve Mentos da yer alıyor.

 

 

 

 

 

İyi İçerik Her Zaman Kazandırır mı? 0

Birçok alanda, insanların dikkatini herhangi bir yöne çekmek oldukça güçtür. Toplum açısından algı; her geçen gün daha iyi, daha güzel veya daha kaliteli gibi tanımlamaları eskisinden daha bilinçli bir yönelimle gerçekleştirme yolunda ilerliyor.

Hal böyle olunca sektörde her geçen gün içeriğe ve farklılığa erişebilme kavramı, öncesinden daha önemli bir konuma erişti. Gerek marka açısından, gerekse yazılı mecra bazında ‘iyi içerik’ kavramı ön plana çıktı.

İnsanlar artık sabit fikirlere dayalı yazıları okumaktan hoşnut değil. Gereksiz marjinallik de değil aradıkları. İçeriğin kalitesinin, birçok alanda okuyucuyu ya da marka bazında kullanıcıyı sarmak zorunda olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Peki ya ‘iyi fikir’ ya da ‘iyi içerik’ her zaman kesin bir dönüş getirir mi?

Bu sorunun cevabı aslında ne ‘evet’ ne de ‘hayır’

222190_10150170344199457_197177969456_6706827_324648_n

Eminim hepimizin geçmişten hatırladığı, an itibariyle sektördeki yerinde yeller esen, dönemin şahane ünlü markaları mevcuttur. Gelişimi bu kadar hızlı fakat olgunluk evresi bu kadar ters yönde etkilenen bir marka için, yukarıdaki soruya hangi cevabı verirdiniz?

Peki iyi içerik ne kadar süre bize dönüş getirir?

Sosyal medyada da işler aslında bu şekilde işliyor. Markanızın, çalışmanızın ya da herhangi bir yazınızın bir anda parlayıp getireceği başarının garantisi nedir? Elbette stratejilerle paralel, fakat belki de iyi içeriği yanlış zamanda sunmuşsunuzdur.

Araştırmalara göre atılan tweetlerin %80’i 30 gün içinde asla tekrardan atılmıyor. Peki ya sizin içeriğinizin de bu yüzdenin bir parçasını oluşturabileceğini hiç düşündünüz mü? Elbette bu oranın bu kadar yüksek olmasındaki en büyük etken, hem tembellikten kaynaklı geriye dönük içerik taraması yapmamamız, hem de twitter spami görüntüsünden bir hayli ürküyor olmamızdır.

Fakat tüm bu etkenlerin yanında, çoklu paylaşımların ya da aynı içeriği birden fazla kez paylaşıma sunmanın ilk yapılan paylaşım kadar etki getirebileceğini biliyor muydunuz?

multiple-social-sharing-600x105

Elbette bu konuda dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek koşuluyla:

Otomasyon ve Takvimler

Aslında bu işin en büyük engeli rutin iş yükü arasında geriye dönememek. Diğer bir deyişle içerik karmaşası ve aradığını bulamama. Çünkü iyi içeriğin yalnızca kendisi belirlidir, zamanı değil… Ve eğer siz belirleme kısmında hatalı iseniz, zamanı asla yakalayamayacaksınız demektir. Bu nedenle içerik takviminizi oldukça iyi takip ediyor olmalısınız.

Markalarda da durum aynı şekilde gerçekleşir. Bugün Retro marketing kavramı da aslında tam olarak iyi içeriğin ya da iyi ürünün tekrar zamanını değiştirmek koşuluyla gerçekleştirmekten başlar. Birçoğumuzun bildiği eski model ya da unutulmuş ürünlerin, bugüne uyarlanmasından bahsediyorum aslında.

migros

 

Kısmen Değiştirin

İçeriğinizin tamamı mı işe yaramaz, yoksa bir bölümü mü? Mesela başlığı ilgi çekmemiş olabilir mi, ya da markanız için slogan veya logo. İlk izlenim tüketici veya okuyucuda 7 saniyede gerçekleşiyor. Yani 7 saniyelik bir başarısızlık toplam görüşü yerle bir etmeye yeterli. Ufak bir değişiklik ise, çoğu zaman tüm içeriği kurtarabilir. Hal böyle olunca, bu işin değer yargısını sizler de tahmin edersiniz…

Paylaşım Sıklığına Dikkat!

Hepimiz sosyal medyada art arda paylaşılan, artık hepimizi sıkılma noktasında isyana taşıyan birçok içerikle karşılaşmışızdır. Bu işin en kritik noktası da aslında zaten bu. İyi içerik çıkarmaya çalışırken, bir anda insanlar sizin başka içerik çıkarmadığınız kanısına varabilir. Bu nedenle paylaşım sıklığınız kitlenin nabzını tutarken, aynı oranda kendinizin de nabzını tutmalı.

Bir reklam arasında dört kez üst üste ya da kısa bir arayla tekrar verilen reklamlara olan sevginiz nedir? İşte bu noktada bir süre sonra, tüketici için ne içerik kalıyor ne de yaratıcılık . Bu da hem markalar, hem de içerik için en büyük tehditlerin başını çekiyor.

Gerek kendi ürettiklerimiz adına, gerekse var olan veya yaratılabilecekler açısından; ‘iyi’ olanı görmenin çok da kolay olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Bu açıdan herhalde herkes gibi benim de temennim, bu gibi tavsiyeler veya çalışmalar ışığında, ‘iyi’ olanı bulmanın biraz daha ‘kolay’ olduğu dönemler yaşamak olabilir.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link