Steve Jobs’tan Jay Z ‘ye Okulu Yarım Bırakanlar: Nasıl Başarılı Oldular? 0

Bu yazı dizimizde okul eğitimini yarıda bırakan ancak bunun kişisel gelişim ve ‘farklı düşünmeye’ engel olmadığını gösteren bazı başarı hikayelerini mercek altına alacağız. Hem zaten kim dedi ki yaratıcı düşünme her zaman okul sıralarında gelir diye? Başarı hiç bir zaman vazgeçmemek ve yeni koşullarda en iyisini yapabilmekten gelir kanımca.

Bu yazının amacı evet şimdi hep beraber okulları bırakıyoruz değil tabi ki okulda aldığınız eğitimi tamamlarken kendinizi kreatif düşünceye ve yeni fikirlere de açmanız gerekliliğini birazda olsa hatırlatmaya çalışmak.

Gelin şimdi hep beraber o istisnalara bir göz atalım:


Bill-Gates

Bill Gates

Bill Gates üniversite eğitimi için 3 okula başvurmuş: Harvard, Princeton, and Yale. Ve tabi üçünden de kabul gelmiş.

Harvard’ı seçen Gates, yurt odasında arkadaşı Paul Allen ile “Micro-soft” adı altında bir ortaklık geliştirmek için uğraşırken, Albuquerque-New Mexico’da ilk dükkanlarını açık dünyanın ilk kişisel bilgisayarlarından birisi olan Altair Bilgisayarının üreticisi ve kendilerinin ilk müşterisi olan Micro Instrumentation and Telemetry Systems (MITS) için programlama dili olan Altair BASIC için çalışmaya başlamışlar. Gates , ilk etapta okul ve iş dengesini kurmaya çalışsa da bir süre sonra (CEO olduktan sonra) 3.sınıfta okulu bırakmaya karar vermiş.

Bu arada Gates 2007 yılında Harvard’dan bir Onur Doktorası almış.


maxresdefault

Steve Jobs

Evet Steve Jobs, bir çoğumuz okul bıraktığından haberdarız, adına kitaplar yazılan sinema filmleri yapılan bu adam aslında kendi hayatını kendi markasının motto’su ile özetliyor: ‘think different’

Ve böylelikle kalbini ve iç güdülerini dinleyen bu adam ders programında zorunlu olarak alması gereken dersleri sıkıcı bulduğu için Reed Üniversitesinde ki derslerini bırakarak gerçekten ilgilendiği derslere yöneldi, dans, Sheakspeare ve yazı sanatı. Özellikle kaligrafi derslerinin faydasını nasıl gördüğünü ise Stanford Üniversitesinde ki epik konuşmasında şöyle dillendirmişti:

Serif ve Sans-serif yazı karakterlerini farklı yazı kombinasyonlarında farklı boşlıkları ve bir tipografiyi nelerin harika bir biçime soktuğunu öğrendim… 10 yıl sınra ilk Macintosh bilgisayarı tasarlarken hepsi bana fayda sağladı ve tüm bu tasarımrı Mac’te kullandık.

Aynı zamanda o epik konuşmada Jobs okulu bırakma nedeni olarak ailesinin parası aslında kendine değer kattığını düşünmediği bir şeylere harcadığı için kötü hissetmesi olarak açıklamıştı.

Bazen hayatta aldığınız eğitimin size bir şekilde uymadığını hissedersiniz, tam da bu nokta da önemli olan aslında ne yapabileceğinize odaklanıp cesur davranmak ve risk almaktır. Hayatta risk almadan yaptığımız şeylerin size neler kattığını düşünün.

Steve Jobs’a gerçekten faydasını görmediğine inandığı bir eğitimi tamamlamak Dünyanın en değerli markası sayılan Apple’i yaratma fırsatını tanıdı.


oprah

Oprah Winfrey

Tam da Steve Jobs’dan 3 yıl sonra Stanford’da başka bir epik konuşma Oprah Winfrey tarafından yapıldı.

Tennessee State University ikinci sınıfta ve 19 yaşında Tv sektörüne nasıl girdiğini anlatıyordu Winfrey “ Saat 11’de sokağa çıkma yasağım varken akşam 10.00 haberlerini sunan tek TV sunucusu bendim. Cidden babam haberler 10.30’da bitiyor 11.oo’de evde olacaksın derdi.”

Okuluna devam ederken Winfrey ‘in TV kariyeri gelecek vaadediyordu.Bitirmesi için kalan tek bir dersi için uğraşan Winfrey okulu bırakmaya karar verdi ve 22 yaşında Baltimore’da haber sunmaya başladı.

Winfrey ‘nin Baltimore kararı ve sonrası parlayan yıldızı ona şimdi 3.1 milyar dolarlık bir servetin sahibi olmasını sağlarken okulunu bırakma kararıyla uzalaşamayan tek bir insan vardı o da babası.

O nedenle Oprah konuşmasında babasına da değinmiş ve şöyle demiş:

Babam bana iki ismimle seslendi: Oprah Gail ..mezun olmadan ne yapabileceğini bilmiyorum. Bende babama ‘ama baba bir talk show sunucusuyum’ dedim o da bana mezniyet derecen olmadan başka bir iş alıp alamayacağını bilmiyorum dedi”

Sonrasında 1987’de Winfrey kalan dersini vermek ve diplomasını almak için Tennessee State University ‘e geri döndü.


Jay Z Performs At O2 Arena In London

Jay Z

Jay Z genelde sanatçı kişiliği ile öne çıksa da aslında başarılı bir girişimci. Kendi kayıt şirketi Roc-A-Fella ve yetenek ajansı Roc Nation ve sonrasında kendi giyim markası Rocawear, ve sonrasında müzik yayın servisi Tidal’i tekrar açarak Jay Z yani Shawn Carter geniş bir girişimci kişisel tarihine sahip bir yetenek.

Bunların dışında Brooklyn’de büyüyen Jay Z lise eğitimini tamamlamadan okulu bırakmış. 2013’t bir röportajında uyuşturucu satmanın ona bütçeleme gibi bazı yetenekler kazandırdığını (ekstrem örnek) ifade eden Jay Z bir şekilde sonu ya hapishane ya da ölüm olan bu kapandan çıkması gerektiğini farketmiş.

Jay Z’nin çıkış stratejisi olan müzik endüstrisi ona 2015’te net 550 milyon dolar bir servet kazandırmış.

Etkileyici değil mi?

Başarı hikayeleri dinlemek her zaman çok güzeldir. Biz hikayelerin sonuna geldik, şimdi sıra sizin hikayenizde :)

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Bedava iPhone 8 İçin Koluna Dövme Yaptırdı 0

Apple markasının tüm dünyada sadık bir kullanıcı kitlesi olduğunu biliyoruz. Ancak marka, genellikle yüksek fiyat segmentinde ürünler ürettiği için herkesin bu ürünleri kolay bir şekilde satın alması mümkün olmuyor. Durum böyle olunca ABD’li bir kişi, Apple’ın son olarak piyasaya sürdüğü telefonlardan birini bedava almak için ilginç bir girişimde bulundu ve başarılı oldu.

Bildiğiniz gibi Apple, geçtiğimiz ay yeni telefonları iPhone 8 ve iPhone X‘i duyurdu. Markanın her yeni telefonunda olduğu gibi, insanlar tarafından yoğun ilgi gören iPhone 8’i almak isteyenlerden biri de ABD’nin Arizona eyaletinde yaşayan Philip Harrison idi. Ancak Harrison, ABD’deki satış fiyatı 699 dolar olan telefonu almak için para vermeye niyetli değildi.

T-Mobile’ın CEO’su John Legere’e Twitter üzerinden ulaşan Harrison, bir iPhone 8 karşılığında koluna T-Mobile dövmesi yaptırmayı ve ömür boyu bu dövmeyi taşımayı teklif etti. John Legere de bu ilginç teklifi kabul etti ve daha sonra Harrison, attığı bir tweet ile dövmeyi yaptırırken çektirdiği bir fotoğrafı ve dövmenin bitmiş halinin fotoğrafını paylaştı.

Bunun üzerine John Legere da “Güzel dövme!” şeklinde karşılık verdiği bir tweet ile T-Mobile destek ekibinin bilgilerini alarak kendisine iPhone 8’i ulaştıracağını belirtti.

Son olarak Philip Harrison da attığı bir tweet ile iPhone 8’i aldığını belirtti ve T-Mobile CEO’su John Legere’a her şey için teşekkür etti.

Harrison, niye iPhone 8 yerine daha üst seviye olan iPhone X’i istemediğine dair sorulan sorulara, iPhone 8’in kendisine daha mantıklı geldiği şeklinde cevap verdi.

Bu ilginç durum, insanların sevdikleri bir markanın ürününü bedava almak için ne kadar ileri gidebilecekleri sorusunu akıllara getiriyor. Mesela siz, bedava bir iPhone ya da başka bir üst seviye telefon için bu tarz bir girişimde bulunmayı düşünür müydünüz?

Paris, Fosil Yakıt ile Çalışan Otomobillerden Resmen Vazgeçiyor 0

Paris’teki yetkililer önümüzdeki 13 yılda, fosil yakıt ile çalışan arabaların trafikten kademeli bir şekilde çekilmesini planladıklarını duyurdu. Böylece, 2030 yılındaki Paris trafiğinde elektrikli olanlar dışında bir otomobile rastlanmayacak. Bu düzenleme, 2040 yılında ise Fransa’nın bütününde tamamlanacak.

France Info’ya verdiği demeçte uygulamayı yorumlayan Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Christophe Najdovski, düzenlemeyi “sera gazı salımını azaltacak uzun vadeli bir strateji” olarak yorumladı. Ulaşımın sera gazı üretiminde başı çeken nedenlerden biri olduğunu belirten Najdovski bu gelişmeyi, Paris’in 2030 itibarıyla “yanmalı motorla veya fosil yakıtlarla çalışan araçları bırakma” planının bir parçası olarak gördüğünü belirtti.

Yeşiller Grubu üyesi Christophe Najdovski

Dizel motorlu araçların, ev sahibi olacağı 2024 Olimpiyat Oyunları’na dek kademeli olarak yasaklandığı Paris’teki yetkililer, sadece elektrikli araçlardan oluşan bir trafik düzeninin bir yasak değil, geçiş dönemi olarak yorumlanması gerektiğinin altını çiziyorlar. Bununla birlikte, düzenlemeye uymayacak sürücülerin karşılaşacakları cezaların neler olabileceğini henüz açıklamış değiller.

Dünyayı bir bütün olarak etkileyen fosil yakıt yayılımından elbette Fransa da etkileniyor. Başkent Paris ise hava kirliliği konusunda ülkenin en çok etkilenen şehirlerinden. Kentteki yetkililer hâlihazırda, zaman zaman yoğun bir şekilde yaşanan hava kirliliği nedeniyle geçici benzinli ve dizel motorlu araç yasakları da uyguluyor.

Paris’te 2030 itibarıyla yalnızca elektrikli araçların kullanılabilecek olması, ülkenin fosil yakıt kullanımının azaltılması adına aldığı birçok önlemden yalnızca biri. Hatta Fransa, 2040 itibarıyla yalnızca benzin ve dizel motorlu otomobilleri trafikten çekmekle yetinmeyip ülke çapındaki fosil yakıt üretimini sıfırlamak istiyor.

2030’a kadar yanmalı motorları yasaklayacağını açıklayan Almanya, 2040’a gelindiğinde elektrikle çalışmayan araçları tamamen bırakılmış olacağını açıklayan Birleşik Krallık, 13 yıl sonra ülkede satılacak bütün yeni otomobillerin elektrikli olacağını öngören Hindistan ve fosil yakıtla çalışan otomobillerin ne zaman tamamen piyasadan silineceğine dair gelecek senaryoları hazırlayan Çin’i düşündüğümüzde, Fransa’nın bu konuda daha fazla geç kalmak istememesi gayet anlaşılır bir hareket sayılmalı.

Nissan’ın elektrikli otomobil modeli Leaf

Dünyanın en çok sera gazı salımı yapan ülkelerinden ABD’de ise henüz bu konuda net bir gidişatın olmadığı görülüyor. Hatırlayacağımız üzere ülke, Donald Trump’ın başkan olmasıyla Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmişti. Yine de California eyaleti yetkililerinin geçen ay, elektrikli olmayan taşıtların kullanımını yasaklamanın eyaletin iklim değişikliğiyle ilgili hedeflerine ulaşmasında etkili olup olmayacağına dair yaptığı incelemeler, bu yönde atılmış kayda değer bir adım sayılabilir.

Şu bir gerçek ki benzin ve dizel motorla çalışan taşıtların artık sayılı günleri kaldı. Birçok hükümet, elektrikli taşıtlar dönemine geçiş hakkında aktif yaklaşımlar sergiliyor. Bu yeni düzende, hangi otomobil üreticilerinin değişime uyum sağlayıp ayakta kalabileceği ve hangilerinin bir lider olarak ortaya çıkacağı ise hâlâ merak konusu. Nissan’ın Tesla‘ya rakip olarak görücüye çıkardığı Leaf, bu alanda sıkı bir rekabet olacağının göstergelerinden biri.

Akıllı telefon çağına direnemeyip daha baştan havlu atan Nokia gibi, elektrik çağındaki rekabette olmayacak otomobil markaları da olacak mı? Bekleyip göreceğiz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link