Paris, Fosil Yakıt ile Çalışan Otomobillerden Resmen Vazgeçiyor

Paris’teki yetkililer önümüzdeki 13 yılda, fosil yakıt ile çalışan arabaların trafikten kademeli bir şekilde çekilmesini planladıklarını duyurdu. Böylece, 2030 yılındaki Paris trafiğinde elektrikli olanlar dışında bir otomobile rastlanmayacak. Bu düzenleme, 2040 yılında ise Fransa’nın bütününde tamamlanacak.

France Info’ya verdiği demeçte uygulamayı yorumlayan Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Christophe Najdovski, düzenlemeyi “sera gazı salımını azaltacak uzun vadeli bir strateji” olarak yorumladı. Ulaşımın sera gazı üretiminde başı çeken nedenlerden biri olduğunu belirten Najdovski bu gelişmeyi, Paris’in 2030 itibarıyla “yanmalı motorla veya fosil yakıtlarla çalışan araçları bırakma” planının bir parçası olarak gördüğünü belirtti.

Yeşiller Grubu üyesi Christophe Najdovski

Dizel motorlu araçların, ev sahibi olacağı 2024 Olimpiyat Oyunları’na dek kademeli olarak yasaklandığı Paris’teki yetkililer, sadece elektrikli araçlardan oluşan bir trafik düzeninin bir yasak değil, geçiş dönemi olarak yorumlanması gerektiğinin altını çiziyorlar. Bununla birlikte, düzenlemeye uymayacak sürücülerin karşılaşacakları cezaların neler olabileceğini henüz açıklamış değiller.

Dünyayı bir bütün olarak etkileyen fosil yakıt yayılımından elbette Fransa da etkileniyor. Başkent Paris ise hava kirliliği konusunda ülkenin en çok etkilenen şehirlerinden. Kentteki yetkililer hâlihazırda, zaman zaman yoğun bir şekilde yaşanan hava kirliliği nedeniyle geçici benzinli ve dizel motorlu araç yasakları da uyguluyor.

Paris’te 2030 itibarıyla yalnızca elektrikli araçların kullanılabilecek olması, ülkenin fosil yakıt kullanımının azaltılması adına aldığı birçok önlemden yalnızca biri. Hatta Fransa, 2040 itibarıyla yalnızca benzin ve dizel motorlu otomobilleri trafikten çekmekle yetinmeyip ülke çapındaki fosil yakıt üretimini sıfırlamak istiyor.

2030’a kadar yanmalı motorları yasaklayacağını açıklayan Almanya, 2040’a gelindiğinde elektrikle çalışmayan araçları tamamen bırakılmış olacağını açıklayan Birleşik Krallık, 13 yıl sonra ülkede satılacak bütün yeni otomobillerin elektrikli olacağını öngören Hindistan ve fosil yakıtla çalışan otomobillerin ne zaman tamamen piyasadan silineceğine dair gelecek senaryoları hazırlayan Çin’i düşündüğümüzde, Fransa’nın bu konuda daha fazla geç kalmak istememesi gayet anlaşılır bir hareket sayılmalı.

Nissan’ın elektrikli otomobil modeli Leaf

Dünyanın en çok sera gazı salımı yapan ülkelerinden ABD’de ise henüz bu konuda net bir gidişatın olmadığı görülüyor. Hatırlayacağımız üzere ülke, Donald Trump’ın başkan olmasıyla Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmişti. Yine de California eyaleti yetkililerinin geçen ay, elektrikli olmayan taşıtların kullanımını yasaklamanın eyaletin iklim değişikliğiyle ilgili hedeflerine ulaşmasında etkili olup olmayacağına dair yaptığı incelemeler, bu yönde atılmış kayda değer bir adım sayılabilir.

Şu bir gerçek ki benzin ve dizel motorla çalışan taşıtların artık sayılı günleri kaldı. Birçok hükümet, elektrikli taşıtlar dönemine geçiş hakkında aktif yaklaşımlar sergiliyor. Bu yeni düzende, hangi otomobil üreticilerinin değişime uyum sağlayıp ayakta kalabileceği ve hangilerinin bir lider olarak ortaya çıkacağı ise hâlâ merak konusu. Nissan’ın Tesla‘ya rakip olarak görücüye çıkardığı Leaf, bu alanda sıkı bir rekabet olacağının göstergelerinden biri.

Akıllı telefon çağına direnemeyip daha baştan havlu atan Nokia gibi, elektrik çağındaki rekabette olmayacak otomobil markaları da olacak mı? Bekleyip göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden, 2015’te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü’nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi’ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya’ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

GM’den Araç Sürerken Alışveriş Yapmaya İmkan Tanıyan Platform

Business Insider’ın yaptığı habere göre ABD’li otomobil üreticisi General Motors, sürücülerin araç sürerken alışveriş yapmalarına olanak sağlayan bir platform kullanıma sundu. Şirketin internet sitesinde yer alan bilgilere göre Marketplace (Pazar Yeri) isimli bu platform, uyumlu özelliklere sahip olan 2017 model ve daha yeni olan bütün Buick, Cadillac, Chevrolet ve GMC araçlarında kullanılabilir olacak.

Sürücüler, aracın kontrol paneli üzerinden Marketplace platformuna erişebilecekler ve bu platform aracılığıyla yemek satın alabilecek, en yakın benzin istasyonunu bulabilecek, General Motors ürün ve hizmetlerinde indirim elde edebilecek ve park yeri, restoran, otel ve diğer hizmetler için rezervasyon yaptırabilecekler.

Bu platformda insanların ürün ya da hizmetlerini satın alabilecekleri çok önemli markalar yer alıyor. Dunkin’ Donuts, IHOP, TGI Fridays, Priceline, Shell ve ExxonMobil bu markalardan bazıları. Bununla birlikte General Motors, önümüzdeki yıl Starbucks‘ı da bu platform yer alan markalar arasına katmayı amaçlıyor.

Dört Ayrı General Motors Markası Tek Bir Karede

Global bağlantılı müşteri deneyimi alanın General Motors başkan yardımcısı olan Santiago Chamorro ise şirketin yeni alışveriş platformuyla ilgili olarak, birçok perakendeci ve tüketici markası için gün içinde bir tüketiciye erişilemeyen tek zamanın evden işe ve işten eve gidiş zamanları olduğunu ve bu alışveriş platformunun markalara, sürücülerle ve yolcularla daha güvenli bir şekilde etkileşime geçme imkanı tanıdığını ifade etti.

General Motors’un Marketplace alışveriş platformu, sürücüler tarafından sürüş sırasında kullanılabiliyor olsa da General Motors, bu platformu sürücülerin dikkatini dağıtacak eylemleri en az indirecek şekilde tasarladı.

Bu arada, gündemde General Motors ile alakalı oldukça dikkat çeken bir haber var. Geçtiğimiz temmuz ayında, Fransız otomobil üreticileri Peugeot ve Citroen‘in sahibi olan PSA Group, General Motors bünyesinde bulunan Alman otomobil üreticisi Opel‘i satın almıştı. Şimdi ise PSA Group, kandırıldığını iddia ederek Opel’i satın alırken ödediği paranın yaklaşık olarak yarısını geri istiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul’da iTaksi Dönemi Başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Akıllı Ulaşım Sistemlerini Tüm Toplu Ulaşım Araçlarını Kapsayacak Şekilde Yaygınlaştırmak” olarak belirlenen stratejik hedefi çerçevesinde İTAKSİ Taksi taşımacılığının, toplu ulaşım sistemiyle entegrasyonunu sağlayacak adımlarından biri hizmete alınıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “Akıllı Şehir” konseptine milli yazılımla yeni bir vizyon getiren “İTAKSİ” projesi, zamandan ve yakıttan tasarruf sağlayacak.

İBB Başkanı Uysal: “iTaksi uygulaması tamamıyla yerli ve milli bir yazılım. İlk defa ticari taksilerde hayata geçirilecek bu sistem sayesinde taksici esnafıyla müşteriler daha kolay ve pratik bir şekilde buluşacak.Bu sistemle taksici esnafımız fazla yakıt harcamadan, trafiği fazla meşgul etmeden müşterinin ayağına rahatlıkla gidecek. Taksi ihtiyacı olan vatandaşlarımız da teknoloji sayesinde çok zorlanmadan en yakınındaki taksiye ulaşacak” dedi.

İSTANBUL (AA) – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Mevlüt Uysal, tamamıyla yerli ve milli bir yazılım olan iTaksi uygulamasıyla taksici esnafı ile müşterilerin daha kolay ve pratik bir şekilde buluşacağını kaydetti.

İstanbul Kongre Merkezindeki “Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftası” kapsamındaki organizasyona katılan Uysal, burada iTaksi uygulamasını tanıttı.

İstanbul’daki mevcut taksileri ve taksici esnafını teknolojiyle buluşturmak için gayret gösterdiklerini anlatan Uysal, uygulamanın 2 yıllık çalışmanın ürünü olduğunu belirterek, “Tabii bütün dünya şu anda hiçbir aracı olmayan çok geniş bir araba ağı, sistemi olan Uber’i çok konuşuyor. Ancak baktığımızda bu sistemin bizim açımızdan sıkıntıları var. İstanbul’da yıllardır oluşmuş mevcut taksici esnafı, bunların yıllardır emek vererek oluşturdukları bir ağ ve ticari taksi plakasının bir değeri var. Uber her şeyi alt üst eden bir yapı. ‘Madem teknoloji bu kadar gelişiyor, insanların hayatını kolaylaştırıyor, o zaman teknolojiyi kullanılırken faydalı hale getirelim’ dedik.” diye konuştu.

İBB olarak İstanbul Taksiciler Odası ile mevcut sistemi daha iyi işler hale nasıl getirebileceklerini görüştüklerini de belirten Uysal, “Burada iki önemli husus var. Taksilerin sokakta daha az gezerek müşteriye ulaşması ve müşterinin daha kolay bir sistem üzerinden taksiye ulaşması. Bu en önemli şey. İki taraf da güvenli bir ortam istiyor. Şu anda İstanbul’da iTaksi uygulamamız bunların tamamını çözmüş olacak.” dedi.

Taksicilerin sisteme üye olmak için araçlarında belirli standartların olması gerektiğini ifade eden Uysal, sistemle taksicilerin fazla yakıt harcamadan, trafiği fazla meşgul etmeden müşteriye, taksi ihtiyacı olan vatandaşların da teknoloji sayesinde zorlanmadan en yakınındaki taksiye ulaşacağını söyledi.

Sistemle trafiğin biraz rahatlayacağını, İBB’nin en büyük kazancının bu olacağını dile getiren Başkan Uysal, şöyle devam etti:

“Uygulamanın işletim sistemi İBB tarafından hazırlandı. Nakit, kredi kartı ve İstanbulkart ile ödeme imkanı sunulacak. Güvenlik açısından da taksi içinde kamerası var. Sistem üzerinde şoförle ilgili bütün bilgilerin kayıtlı olması ve teknolojik desteklerin araç içinde var olması önemli. Yine müşterinin de kim olduğunun görülebilmesi adına sisteme kayıtlı olması, sistemin de devamlı denetlenebilir olması, müşteriyle taksiyi hızlı buluşturduğu kadar iki tarafın karşılıklı güven ortamında buluşmasını sağlıyor. İsteyen her taksici kolaylıkla sisteme dahil olabilecek. Şu anda kadar 4 bin civarındaki taksiye iTaksi uygulaması kapsamında teknolojik sistem yerleştirildi. Yani sistem işlemeye başlamadan 4 bin taksicimiz kayıt olmuş vaziyette. Devamında İstanbul’daki vatandaşlarımız, İBB’nin başka uygulamalarında olduğu gibi akıllı telefonlarına iTaksi uygulamasını da indirip kullanabilirler. Vatandaşlarımız şu anda klasik ticari taksilerimiz, Turkuaz Taksi ve biraz daha lüks segment dediğimiz Siyah Taksi’den hangisini isterse çağırabilecek.”

Sistemin hayata geçirilmesinde İBB’nin maddi olarak çok küçük bir kazancının olacağını sadece komisyon olarak 5 lira gibi bir para alınacağını hatırlatan Uysal, iki ay boyunca üye olmak isteyen kişilerden herhangi bir ücret alınmayacağını vurguladı.

“iTaksi uygulamasının dışında herhangi bir sisteme üye olunmayacak ve başta türlü yolcu alınmayacak” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Uysal, taksici esnafının eski usulle işine devam edebileceğini bildirdi.

iTaksi’nin yerli ve milli bir yazılım olduğunu sözlerine ekleyen Uysal, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Yahya Uğur ve TİM Başkanı Mehmet Ekşi ile birlikte bir taksiye binerek uygulamayı denedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link