Öngörülemez ve Kaçınılamaz İK Davranışları


Efendim, şimdiye değin 10+ yıldan fazla sürede, 50+ projede ve buna mukabil bir çok şirkette çalıştım. Sürekli olarak da yurt içinde ve dışında yeni iş ilişkileri kurar, şirket sahiplerinin fikirlerine önem veririm. Sizlere bu konudaki bir kaç deneyimimi aktarmak istiyorum. Bu yazımda şirket IK’larının ve IK şirketlerinin davranışlarına değineceğim.

Başlamadan evvel

Ebru hanım, nasılsınız ? Dost meclislerinde daima “çok kitap okurum” vurgusu yapıyorsunuz ama Google’ın Nikolay Vasilyeviç Gogol tarafından icat(!) edildiğini söyleyebilecek kadar ilginçsiniz. Evet adam kendi soyadını vermiş, bizde olsa özbıngıllıoğulları olur. Ebru hanım, sayenizde Kişisel Gelişim rafları, bilgisayar raflarının on katı büyüdü. Sabahtan akşama döndüre döndüre aynı şeyleri anlatan “Kişisel Gelişim Kitapları” size istediğinizi verdi mi ? Nasıl, gelişti mi kişiseliniz ?

Selin sen hiç öyle bakma! Hele sen hiç konuşma kuzucuğum. Yahu Einstein mezardan çıksa gelse, kendini gerizekalı hisseder senin yanında… Bir insan, olağan bir konuşma içerisinde bu kadar çok “quantum” der mi ya?! Kuantum biliş, kuantum düşünüş, kuantum diyet… Yeter be kardeşim, henüz yaşarken, Werner Heisenberg bu kadar kuantum demedi ya! Hayır Ebru hanım, Breaking Bad değil konumuz, o adamdan bahsetmiyorum. Ya git! Ağzını yaya yaya “Say my name!” diyor bir de yaa…

Erwin Schrödinger böyle olacağını bilseydi, o kediciği hiç böyle bir şeye alet eder miydi ? Belki de etti. Belki de etmedi? Belki ikisi birden… Selin gözlerindeki o ışıktan anladım, sen delirticen beni… Çık dışarı n’olursun!

Gelelim esas konuya, pek çok açıklamam elbette var ancak bütüne odaklandığımda, tutarlı bir açıdan, şu davranışları anlayamıyorum.

Yüzyüze görüşelim

face to face

Yahu güzel insan, senin ile benim aramda 30 km fark var. Yahu 2 kilometre olsa ne olur, İstanbul trafiğinde o 2 saatlik yolculuk demek. Ben senin ayağına kadar geleceğim de ne olacak ? Bak ben şu savunmaları bizzat deneyimledim; “ofisimizi bi gör”, “yaa şimdi bizim ofis deniz manzaralı olduğu için”, “gel bir bak bakalım beğenecek misin”, “adaylarımızla yüzyüze görüşmeyi tercih ediyoruz”… Sen ofisi üzerime mi yapacaksın arkadaşım ? Beni yönetim kadrosuna mı dahil edeceksin ? “Zaten bu müdürü ömründe 2 kere göreceksin, bu fırsatı kaçırma” mı demek istiyorsun anlamıyorum, nedir yani ?! “Görüşmeyi skype üzerinden yapalım mı ?” diye soracak olursan cevaplar da hazır, “Şirket politikalarımızda böyle bir şey mevcut değil.” Yek yea! Yahu işe henüz alıp almayacağın bile belli değil, belki ben seni ya da sen beni beğenmeyeceksin, ne diye kalkıp geliyorum senin yanına ? Sen niye zaman kaybediyorsun ayrıca ? Bak Skype’tan ilk görüşmeni yap, ondan sonra “hala istiyorsan” çağır ayağına… Yahu ben Amsterdam’daki firma ile skype görüşmesi yapabiliyorum ama burada Kadıköy’deki adam, gelmem için ısrar ediyor. Ne şimdi bu ? Kadıköy’de çekmiyor mu ?

Ücret beklentiniz

ucret

Ne şimdi bu ? Yahu beni çağırıyorsun, gel diyorsun, tamam anladım. Şimdi sen benim isteyebileceğim ücreti verebilecek misin ? IK firmaları için soruyorum, verebilecek mi o ücreti, beni önereceğin şirket ? “Salary Range” sorulduğunda cevap hazır; “telefonda/görüşme öncesinde bu tarz bilgiler veremiyoruz”. Yahu şirketin adını da vermiyorsun ? Böbrek mafyası mısın ben nereden bileyim yahu ? Tamamen risk üzerinden işlem yapmaya çalışıyorlar. Yahu desene 2 ila 5 bin arasında, deneyime göre bir ücret söz konusu diye… Ucuza mı kapatmaya çalışıyorsun elemanı ? Bu sözüm IK firmalarına… IK Firmalarının genel çalışma prensibi; 10 ya da 12 aylık brüt ya da net ücretin yüzde 15 ya da 5’i arasındaki bir rakamın, çalışanın bir yıl çalışması ya da deneme süresini tamamlaması ile aracı kuruma ödenmesi şeklindedir. Sen şirketin tarafını tutuyorsun çünkü böyle bir disiplinden geldin, bir süre sonra sıkıldın ve kendi şirketini kurdun. Anlıyorum ama güzel kardeşim, kafan hiç mi çalışmıyor yahu ? “Ticari ağız” yapacaksın bana şimdi, “en ucuz teklifin kazanma olasılığı” diyeceksin, “o işler öyle olmuyor usta” diyeceksin… Ebruu!! Gel… Al Ebru’ya anlat. O sever böyle kendini kandırmayı…

Şirket hakkında bilgi veremiyoruz yalnız

yatirimci-iliskileri

CIA kesin talimat verdi. Bunu yapamayız. Hem belki bizden sonra çat diye gidip sen başvuru yapıcan ? O zaman biz para da isteyemeyiz ?! Yahu güzel kardeşim, senin şirketle anlaşman yok mu ? Sen bu elemanın CV’sini bu adamlara yollamayacak mısın ? Zaten o süreçten sonra yaklaşık 1 yıl o adam işe her girdiğinde sen para talep edebileceksin, yasal olarak sen tanıştırdın sayılacak zaten… Derdin ne..? Yuh! Sen bilmiyor muydun bunun böyle olduğunu?

Ukala, iş bilmez ve samimiyetsiz tavırlar

sıkılmak

Biz yıllardır IK işindeyiz! Yahu sen, şirketin, çalışanlarına görünen yüzüsün. İzin kağıdı istemesinler diye soğuk olmanı anlarım, senden korkmasınlar diye sevecen olmanı anlarım, sürekli güzel olmaya çalışmanı ya da doğal olmak için hiç makyaj yapmamanı da anlarım AMA şu ojelerini ya çıkar ya da düzelt ne olursun ya! Yarısı yenmiş, yarısı çıkmış… Sizi içerde kırbaçlıyorlar mı ? Korkutuyorsun beni bak! Bir de bu haline bakmadan “yalnız bu normal giyiminiz mi ? İşte de mi böyle giyiniyorsunuz yani ? sakal filan…” diyorsun ya, imkanım olsa ağzına kürekle vuracağım da, işte…

Bir de akıl verir bunlar “Berkant Bey, iş görüşmesine geliyorsunuz, takım elbise, temiz yüz olmadan şansınız pek yok, bizden size tavsiye olsun, bir dahaki sefere dikkat ediniz”. Bacım ben evden çıktığımda üzerimde takım elbisem vardı, sinek kaydı traş olmuştum ama bu dağ başına gelebilmek için 3 aylık yolu yürümem gerekti. O sırada soyuldum. Yoldan geçen kervanlar halime acıdı bu elbiseleri verdi. Sakal da soğuk gecelerde sıcak tutsun diye ama zaten yolda çıktı, kesecek bir şey de bulamadım. Buraya da zaten ısınmak ve son bir teşekkür için geldim. Yeni bir hayat kurdum. Ruh eşimi buldum sizin sayenizde… 2 çocuğum 3 tane de kaplumbağam var. Şurada az ilerdeki mağaralarda yaşıyoruz. Allah sizden razı olsun.

Neyi, nereye alıyor bilmeyenler

job_interview

“Ama buraya baktığımda sizin işletme mezunu olduğunuzu görüyorum..?” Ne diyim şimdi ben sana ? Ne demeliyim ? Ne dememi bekliyorsun ya ! Bir keresinde görüşmelerimden birinde, ismi bende kalsın, işinde gerçekten çok iyi ve bilgili bir beyfendiyle, ahanda böyle bir IK’cı geldi. Biz o bilen ağabey ile konuşurken IK’cı “ama buraya baktığımda, 5 yıllık tecrübeniz olduğunu görüyorum, oysa bize 8 yıl demiştiniz” deyince; o teknik ağabeyin, o IK’cıya “Sen ne diyorsun, değişik!” der gibi bir bakışı vardı… Görmeniz lazım…

Cinayet soruşturması havaları

working-with-you-300x317

Yurt dışı görüşmesinde dahi başıma geldi bu. “Üniversite 4 yıllık, siz 6 yılda bitirmişsiniz, üstelik Computer Science değil. Neden böyle ?”. Hadi anlat… “Military Service”den başla, dönee dönee anlat. Adamın, Military Service dediğinde değişen oturuşuna bir bak. Sanki bir yerlerinde 6 kilo patlayıcı var. Bir bak ya… ScreenShot al hatta, birlikte bakıp güleriz sonra…

Para kazanmamız lazım’cılar

para_kazandiran_is_fikirleri

İlanda “Frontend Developer arıyoruz” diyor, ben “Backend Developer”ım diyorum, “ama isteseniz yazarsınız di mi?” diye soru geliyor. Yahu istemekse mesele, uygun çalışma ve motivasyonla, roket de yapabilirim. Hadi beni NASA’ya öner…

Biz sizi arayacağız’cılar

is

Aramayacaklar kardeşim. Bu yaşıma geldim, neredeyse hiç denk gelmedim. Yurt dışında herkes üşenmeden arıyor ya da mail atıyor “kriterlerimize uygun değilsiniz” diye ama yurt içinde, ı-ıh… Yahu eskiden sorardım; “kesin olarak geri bildirim yapıyor musunuz” diye… O dönemler daha gencim, hemen inanıyorum “evet, elbette… Biz kesinlikle dönüş yapıyoruz” diyenlere ama öğrendim. Sıkıntı şu ama; yahu olumsuz olunca aramıyorsun, sen aradığında “hangi firma” dememe şaşırıyorsun. Güzel kardeşim, tek başvuru yapıp bekleme dönemi eskide kaldı. O işte ekmek yok.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar,
Saygılar, Hürmetler,
BA

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Johnson & Johnson’a Kanser Gerekçesiyle 4.7 Milyar Dolarlık Dava

Amerika’nın kozmetik şirketlerinden olan Johnson & Johnson vücut bakım kremlerinin kansere yol açtığı iddiasıyla açılan davayı kaybetti. Missouri eyaletinin St. Louis kentindeki mahkemenin jürisi tarafından suçlu bulunan Johnson & Johnson  4,7 milyar dolar tutarında ceza ve tazminat ödeyecek.

Şirket, yumurtalık kanserine yakalanan 22 kadın tarafından mahkemeye verilmişti. Şikayetçi olan kadınlar Johnson & Johnson’ın “Baby Powder” marka pudraların kullanımıyla kullanımından sonra hastalandıkları iddiasıyla davayı açmış ve şirketin ürünün yan etkilerini gizlemekle suçlamışlardı. Davacıların avukatı Mark Lanier, J&J’nin 40 yıldır kanıtları örtbas ettiğini savundu. Davacılardan altısı kanser nedeniyle hayatını kaybetti.

Karar Temyize Götürülecek

Johnson & Johnson ST. Louis mahkemesinin kararını temyize götüreceğini duyurdu.

Özel şirketler daha öncesinde de jüri tarafından suçlu bulunmuş ve bazı yüksek cezalar temyiz edilerek geri alınmıştı. Diğer davalar ise bir üst mahkemede karara bağlanmayı bekliyor. Magnezyum silikat içeren talk pudrasının kansere yol açtığı gerekçesiyle şirket hakkında binlerce dava açılmıştı. Söz konusu vücut bakımı ürünlerinde asbest bulunduğu da iddia ediliyor. Johnson & Johnson şirketi iddiaları kabullenmiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul ve Çevresinde Yaşayan Beyaz Yakalılar İçin 6 Hafta Sonu Önerisi

Yaz geldi, havalar çok güzel ve bugün cuma… Tam tatil zamanı ancak çalışanlar bütün yazlarını tatilde geçiremediklerinden bu güzel havalarda çalışmak durumunda kalıyorlar. Tatilden döndükten sonra veya tatile gitmeyi beklerken hafta sonlarınızı son derece keyifli geçirerek hafta ortasının yorgunluğunu üzerinizden atabilir, yeni yerler keşfedebilir ve sevdiklerinizle güzel vakit geçirebilirsiniz. İstanbul ve çevresinde yaşayanlar için 6 güzel, farklı öneriyi özellikle çok çalışan, çok yorulan beyaz yakalılar için derledik ama fırsatını bulan herkesin en az birini denemesini tavsiye ediyoruz. Hazırsanız başlayalım…

1- Düzce Melen Çayı’nda Rafting

Eğlenceli, adrenalin dolu bir şeyler yapmak ve kafa dağıtmak istiyorsanız rafting sizin için uygun şey olabilir. Düzce Melen Çayı İstanbul’a yaklaşık 150 km yani 2.5-3 saatlik bir uzaklıkta. Hafta sonu günübirlik rahatlıkla gidilebileceğiniz ve çok güzel vakit geçirebileceğiniz bir yer.

Rafting vucudunuzun çok fazla adrenalin salgılayacağı bir su sporudur. Yediden yetmişe herkes rafting yapabilir. Rafting herhangi bir teknik bilgi ve beceri gerektirmez. Takımların başındaki rehberlerin tavsiyelerine uyarak rahatlıkla rafting yapabilir ve çok keyifli vakit geçirebilirsiniz.

2- Fener-Balat Kültürel ve Tarihi Gezisi

Balat son dönemlerde oldukça popüler olan semtlerden birisi. O kadar tarihi ve o kadar güzel bir yer ki ben buna değeri sonradan anlaşıldı demek istiyorum… Karaköy’e benzetilse de çok daha ayrı bir dokusu var.

Gelelim Balat’ta yapabileceklerinize. Balat’ın sadece sokaklarını gezmek, renkli ve cumbalı evleri görmek bile insana güzel bir his veriyor ancak bunun yanında gezilecek pek çok tarihi yapı da mevcut. Yukarıdaki görselde gördüğünüz Fener Rum Lisesi İstanbul’da pek karşılaşamayacağınız mimari bir yapıya sahip. Haliç köprüsünden geçerken bile dikkat çeken rengi ise özellikle gün batımında çok güzel oluyor. Bunun yanında dünyanın ilk demirden kilisesi olan Bulgar Ortadoks Sveti Stefan Kilisesi’ni de görmeden geçmeyin…

3- Edirne’de Kahvaltı ve Akşam Yemeği

Edirne genelde ciğeriyle anılır ve çok da lezzetli bir yaprak ciğeri vardır. Ancak Meriç Nehri kıyısında bulunan yeşillik içindeki restoranların kahvaltıları da çok güzel ve kalitesine göre bütçeleri gayet uygun. Tıka basa doyabileceğiniz güzel bir kahvaltı ettikten sonra Meriç Nehri kıyısında doyasıya yürüyebilir, kahvenizi içebilirsiniz. Edirne’nin şehir merkezini, çarşısını, kafelerini, Selimiye Camii’ni gezdikten sonra da ciğer yemeden dönmezsiniz tabii. Ciğer sevmiyorsanız alternatif olarak İstanbul’a geri dönerken Tekirdağ’da köfte de yiyebilirsiniz, size kalmış…

4- Rumeli Hisarı, Bebek’te Yürüyüş, Kanlıca’da Yoğurt…

İstanbul’un en güzel, en özel tarafı kuşkusuz Boğaz’ı… Hafta sonu bir gününüzü tamamen boğazda geçirmek, İstanbul’u yeniden sevmeniz ve önünüzdeki haftanın hafta içi yoğunluğuna katlanmanız için güzel bir bahane olabilir.

Rumeli Hisarı’nı görmediyseniz merdivenleri çok dik olsa da mutlaka en tepesine kadar çıkın ve İstanbul’a oradan bir bakın. Çok güzel hissedeceğinize eminim. Rumeli Hisarı ziyaretiniz bittikten sonra sahilde güzel bir yürüyüş hem spor olur hem de tertemiz bir boğaz havası alarak kendinizi şımartabilirsiniz.

Kanlıca’nın yoğurdu meşhurdur yemediyseniz bile mutlaka duymuşsunuzdur. Avrupa Yakası kıyılarında yürüşünüzü tamamladıktan sonra Emirgan’dan kalkan küçük Kanlıca motorlarına binerek Kanlıca’ya harika bir deniz yolculuğu gerçekleştirebilirsiniz.

5- Çatalca’da Yamaç Paraşütü

Çatalca’nın az bilinen köyü Ormanlı, İstanbul yakınlarında yamaç paraşütü yapılabilen tek adres. Ormanlı, İstanbul’dan 70 km uzakta. Çatalca’nın 43 köyünden biri. Ormanlı’nın Karadeniz sahili, dört mevsim tam poyraz alıyor ve hava sıcak olsa da hep esiyor.

Biraz adrenalin arıyorsanız ve yamaç paraşütüne de meraklıysanız günübirlik buraya da gidebilirsiniz.

6- Galata’da Sanat Seansı

Resim veya heykel yapmayı daha önce hiç denemediyseniz bile gidip deneyebileceğiniz bazı yerler mevcut. Bu yerleri keşfederek birilerine hediye edebileceğiniz veya evinize götürebileceğiniz sanat eserleri icra etmeniz de gayet mümkün. Hazır böyle bir etkinlik içine girmişken çıkışında Galata ve çevresinde güzel bri sergi bulup gitmenin de tadından yenmez…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link