Bu New Yorklu Sokak Sanatçısı Sıradan Nesneleri Muhteşem Sanat Eserlerine Dönüştürüyor

Kanalizasyon kapakları, bisiklet park noktaları, duvarlar, binalardan fırlayan borular… New York’ta yaşayan sokak sanatçısı Tom Bob, insanların her gün önünden geçip de fark etmediği kamusal alana ait tüm bu alelade şeyleri, renkli ve muzip birer sanat eserine dönüştürüyor.

Buradaki before/after fotoğrafları, kamusal alanın sanatçının enstalasyonlarıyla nasıl bir değişim geçirdiğini gözler önüne seriyor.

 

Sanatçının New York ve Massachusetts sokaklarını süsleyen işlerinde, sıkıcı şehir altyapısının gerçeküstü ve eğlenceli sanat eserleri halini aldığını görebilmek mümkün; sokak sanatçısı Tom Bob yaratıcılık ve hayal gücünün, akla gelebilecek her şeyi bir sanat eserine dönüştürebileceğini ispat ediyor.

Sanatçının işleri, kendine ait olmayan mülke zarar verdiği için teknik olarak “vandalizm” tanımına uyuyor; lakin buna zarar vermek denir mi, bu biraz tartışmalı bir konu.

 

Sanatçının işleri gün itibarıyla yaklaşık 65 bin takipçisi olan @tombobnyc hesabından takip edilebilir. Dünyayı daha renkli hale getirmek için yeteneklerini kullanan başka bir sanatçının illüstrasyonlarını daha önce  sizlerle paylaşmıştık. Modern dünyaya bakış açınızı değiştirecek illüstrasyonlara buradan ulaşabilirsiniz. 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

“Sosyal Ağlar Çökerse” Düşüncesiyle Ortaya Çıkan Kurgusal Fotoğraflar

Hiç Facebook, Instagram ve Twitter gibi sosyal ağların hepsinin birden bir çöküş yaşadığını hayal etmiş miydiniz? En azından yakın gelecekte bu şirketlerin hepsinin birden çökmesi pek gerçekçi bir yaklaşım olmasa da, Andrei Lacatusu isimli grafik sanatçısı bu durumu hayal etti ve bunun sonucunda son derece etkileyici bir çalışma ortaya çıkardı.

Andrei Lacatusu, “Sosyal Çöküş” adlı çalışması kapsamında günümüzün büyük sosyal ağlarının çöküşünü, adeta terkedilmiş şehirlerde yer alan eski tabelalar aracılığıyla betimledi. Grafik sanatçısının tasarladığı kurgusal fotoğraflarda sosyal medya devlerinin eskimiş ve paslanmış tabelaları yer alıyor ve bu kurgusal fotoğraflar son derece gerçekçi görünmesi nedeniyle insanda hayranlık uyandırıyor. Bununla birlikte Andrei Lacatusu’nun fotoğraflarda tabelalarına yer verdiği şirketler arasında Facebook, Instagram, Twitter, Google, Tinder ve Pinterest yer alıyor.

Business Insider’ın yaptığı haber göre grafik sanatçısı Andrei Lacatusu, Romanya’nın başkenti Bükreş’te yaşıyor ve Carioca Studio isimli şirkette CGI (bilgisayarda oluşturulmuş görüntü) sanatçısı olarak çalışıyor. Kendisi, bu şahane çalışmayı Adobe Photoshop ve üç boyutlu render’lama programları olan 3ds Max ve V-Ray kullanarak ortaya çıkarmış. Son derece gerçekçi gözüken bu kurgusal fotoğraflar ise kendisinin işinde ne kadar başarılı olduğunu gözler önüne seriyor.

Andrei Lacatusu’nun ortaya çıkarttığı bu şahane kurgusal fotoğrafların tamamını aşağıda bulabilirsiniz. Bununla birlikte grafik sanatçısının diğer görsel çalışmalarını merak ediyorsanız, kendisinin dikkat çekici tasarımlarının yer aldığı Behance sayfasına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Basitlikten İlhamla WeTransfer’in Ortaya Çıkma Hikayesi

“Odaklanma ve basitlik benim mantralarımdan biridir. Basit olan, karmaşık olandan çok daha zor olabilir. Basitleştirmeyi başarabilmek için düşüncelerinizi arındırabilmeniz onun için de çok çalışmanız gerekir. Ancak kesinlikle buna değer, çünkü sonunda bunu bir kez başardığınızda önünüzde hiçbir engel kalmayacaktır.”

Steve Jobs

***

Steve Jobs’ın Apple’ının, Cupertino’daki küçük ofisinden çıkıp dünyanın en çok kar eden şirketi olmasında tasarıma, teknolojiye ve kişiselleştirmeye verdikleri önemin rolü büyüktü elbet ama kuruldukları günden bugüne hiç taviz vermedikleri bir konu onları dünya çapında üne kavuşturdu; basitlik. İşte bu yüzden yukarıdaki söz ile başlamak istedim.

Nalden

Şimdi gelelim asıl konumuza. Size biraz Nalden’den bahsetmek istiyorum. Kendisi Wetransfer’in kurucusu. Asıl ismi Ronald Hans ancak o kendini Nalden; yani dijital yerli olarak tanımlıyor. 2008 yılında Nalden’in babası kendisine bir bot alıyor ve fotoğraflarını oğlu ile paylaşmak istiyor. Ancak ortada bir sorun var. Fotoğrafların boyutu yaklaşık 6 megabyte ve o yıllarda bu boyutlar oldukça büyük.

Babası bir web sitesi yardımı ile göndermeye çalışıyor. Ancak bu hizmeti sağlayan websitelerinin arayüzleri o kadar kullanışsız ve reklam tabalı ki, bir türlü o sitelerden de gönderim sağlanamıyor. Nalden da bu alanda birçok websitesi olmasına rağmen hiçbirinin son kullanıcıyı düşünmediğini ve uğraştırdığını fark ediyor. Çünkü girdiği websitelerin tamamında popuplar, sağa sola yerleştirilmiş bannerlar ve kullanıcıların kafalarını karıştıran mesajlar bulunuyor.

Wetransfer’in Arayüzü

Bunun üzerine Nalden, hiçbir reklamın olmadığı, sadece dosya göndermeye yarayan minik bir alanın olduğu bir site tasarlıyor. Öyle ki, bu siteyi ilk görenler masaüstü arkaplanı sanıyorlar. Nalden, siteye gelen kullanıcının birkaç saniye içerisinde, süper kolay bir şekilde dosya gönderip alabilmesine olanak tanıyor. Öyle ki, sitede ne bir banner alanı ne de bir içerik alanı var. Sitedeki tek alan; dosya gönderim alanı.

Basit bir içgörü ile doğan Wetransfer, kurulduğu andan itibaren çok yüksek bir ivme ile büyüyor.  2017 itibari ile 40 milyon aktif kullanıcıya, 100 milyondan fazla dosya alışverişine sahip. Şu anda dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 1000 sitesinden biri. Bir dosya gönderim platformu için inanılmaz bir rakamlar, öyle değil mi?

Uzun lafın kısası basitlik ve sadelik bugünün dünyasındaki kalabalıkta ön plana çıkabilmek için kullanılabilecek yegane araç. Çünkü insanların büyük bir kısmının kapasitesi, komplike bir şekilde verilen mesajı anlamakta yetersiz kalıyor. O yüzden tüm projelerin 6 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği şekilde tasarlanması gerekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link