Nazi Almanyası’nın Suç Ortağı Olmuş Markalar

Nazi Almanyası’nı hepimiz dünya tarihine kara leke olarak geçmiş birçok uygulamasıyla hatırlıyoruz. Hitler’in arı ırk ideali, büyük Almanya ülküsü gibi düşünceler Nazilere masum insanları katlettirmiş, bu süreç Yahudi soykırımına dek uzanmıştır.

Peki Naziler bunları yaparken yalnız mıydı? Dünya ticaretine yön veren markalar bu süreçte nasıl bir tutum sergiledi?

Ticaret yapma ve para kazanma arzusuyla varlığını günümüzde hala sürdüren birçok marka o dönemde Nazilerle ticaretlerini kısıtlamamış aksine onlara sundukları teknolojik alt yapı ve maddi imkanlarla işlenen suçların bir nevi destekçisi oldular. Bu markaların hangileri olduğuna ve Nazilerle olan ilişkilerine şimdi biraz göz atalım.

BMW

Bugün otomobil piyasasında akla gelen ilk markalardan olan BMW aslında pek de masum temeller üzerine kurulmuş bir firma değil. BMW’nin kurucusu olan Günther Quandt Nazi Partisi üyelerinden. İkinci Dünya Savaşı döneminde fabrikalarında askeri teçzihat üreten BMW, fabrikalarında 50bin savaş tutuklusunu ve toplama kamplarında tutulan Yahudiler’i çalıştırmıştı.

FORD

Dönemin en büyük otomobil üreticilerinden biri olan Ford Nazi rejiminin en büyük destekçilerinden bir tanesiydi. Ford Nazi rejimine destek için Almanya’da elde ettiği gelirleri rejime bırakıyordu. Firmanın kurucusu Henry Ford Hitler’in bir doğum gününde 50bin dolarlık bir bağış bile yapmıştı. Almanya Devlet Nişanı’na layık görülen ilk yabancı olan Henry Ford, 1945’te emekliye ayrıldıktan sonra 1947’de 83 yaşında vefat etti.

Fransa Demir Yolları

Fransız Demir Yolları başkanının ‘Sonsuza Dek Tarihimizi Karalayacak Bir Leke’ olarak bahsettiği yıllarda şirket 80bin Yahudi’nin Almanya’daki toplanma kamplarına taşınmasını sağlamıştı.

VOLKSWAGEN-PORSCHE

Hitler iktidara geldikten sonra halkın arabasını üretmek için Ferdinand Porsche ile bir görüşme gerçekleştirir. Hitler Porsche’dan bir böcek gibi akıcı ve kullanışlı bir araba üretmesini istedi. Porsche bu görüşmenin ardından Beetle modelini üreterek Nazilerin günlük hayatta sıklıkla kullanmasını sağladı.

HUGO BOSS

Hugo Boss’ın Bir Görüntüsü

Hugo Ferdinand Boss sıradan bir terziydi. 33 yaşında kendi firmasını açtı. Kendi adını taşıyan ve 30 kişi çalıştıran bu küçük firmanın dünyaca ünlü bir moda devi haline geleceğini o günlerde kimse tahmin edemezdi.

1931 yılında büyük ekonomik krizin etkileri ağır bir şekilde hissedilirken firmanın kaderi, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin firmaya parti üniformalarını sipariş etmesiyle bir yol ayrımına girdi.

Firmanın kurucusu Hugo Ferdinand Boss aynı yıl Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’ne katıldı. Hugo Boss bu tarihte partinin paramiliter SS ve SA birlikleri ile Hitler Gençliği’nin üniformalarını dikmeye başladı. Firma 1938’den itibaren ordu üniformalarını da dikmeye başlayarak çok para kazandı. Sonrası, 2. dünya savaşının kaybedilmesi, çöküş ve yeniden doğuş.

COCA-COLA

1936 yılında Almanya yabancı markaların Almanya’ya ithalatının yasaklanmasının ardından Coca-Cola yetkilileri hemen harekete geçti. Rejimle anlaşma masasına oturan Coca-Cola yetkilileri, reklam çalışmalarında kola içen Nazi gençliğinin, gamalı haçın ve Führer’in kullanılması şartıyla ülkeye ihracat yapmaya devam etti. Bu durumdan birkaç yıl sonra ABD hükümeti şirketin Almanya’ya ihracat yapmasını durdurdu ama şirket bu durumun da bir açığını bularak Almanya pazarına Fanta ile giriş yapar. İşte bu durum, “Fantasie” kelimesinden gelen Fanta’nın doğmasına neden olur.

BAYER

Belki de tüm bu saydığımız markaların içinde, dönemin birinci derecede suçlusu olarak kabul edebileceğimiz marka Bayer. Bu durumun nedeni ise Nazilerin gaz odalarında kullandıkları Zyklon B gazının üreticisi IG Farben ile ortak çalışıyor olması. Aynı zamanda ‘Ölüm Meleği‘ olarak bilinen Nazi doktor Josef Mengele’nin insanlık suçu sayılan deneylerine de IG Farben yardım ediyordu.

Bayer’in ayrıca aspirinin gerçek mucidi olan Yahudi biliminsanı Arthur Eichengrun’un yerine Ari ırktan gelen Felix Hoffmann’ın ismini öne çıkardığı konuşuluyor.

Kaynak: avlaremoz.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu. Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon'da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

Ücretsiz Poşet Dönemi Sona Eriyor

Plastik poşetlerin ücretli olacağı uzun zamandır konuşulan bir durumdu. 1 Ocak 2018’de yürürlüğe girmesi beklenirken uygulama süresi 1 yıl uzatılan plastik poşetlerin ücretlendirilmesine yönelik düzenlemede takvim bir kez daha değişti. Ekim sonuna kadar yürürlüğe girmesi beklenen uygulama kapsamında poşet fiyatlarını bakanlık belirleyecek ve artık tüm alışverişlerde ücretsiz poşet dönemi sona ermiş olacak.

Uzun zamandan beri gündemde olan ve geçtiğimiz ocak ayında yürürlüğe girmesi beklenirken 1 yıl ertelenerek yürürlük tarihi 1 Ocak 2019 olarak değiştirilen plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulamasında sürpriz bir gelişme yaşandı ve poşetlerin ücretlendirilmesi tarihi erkene alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 100 günlük eylem planında plastik poşetlerin çevre koruma faaliyetleri kapsamında ücretlendirilmesi de yer aldı. Eylem planın açıklanmasıyla birlikte plastik poşetler için öngörülen takvim de erkene alınarak ücretlendirme işleminin ekim ayı sonuna kadar başlatılması bekleniyor.

Resmi Gazete’de Yayımlandı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, geçtiğimiz yılın Aralık ayında Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

Poşet Maliyetinden Kurtaracak

Yenişafak’ın haberine göre; Bir poşetin doğada yok olmasının yüz yılları bulduğu göz önünde bulundurulursa çevreye pozitif anlamda ciddi katkı sunacak olan uygulama başta marketler olmak üzere çok sayıda iş yerini de büyük bir poşet yükünden kurtarmış olacak.

2025’te Yüzde 40’ı Geçmeyecek

Yönetmelik çerçevesinde 15-50 mikron arasında kalınlıktaki torbaların ülke genelinde yıllık kişi başına kullanılan torba adedinin; 31 Aralık 2019’a kadar yüzde 90’ı, 31 Aralık 2025’den itibaren ise yüzde 40’ı aşmayacak şekilde kullanımının azaltılması yönünde çalışma yapılıyor.

Fiyatı Bakanlık Belirleyecek

3 ay içerinde yürürlüğe girmesi beklenen plastik torbalara ücret uygulamasında poşetlerin ücretleri sektör temsilcilerinin görüşleri de dikkate alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenecek. Söz konusu ücretin altında ise ücret tarifesi uygulanamayacak. Poşete ücret uygulaması yerel yönetimler ve bakanlık personeli tarafından denetlenecek.

Kaynak: Posta

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Verimli Çalışmanın Sırrı “Erteleme Molaları” Vermekte mi Gizli?

Hepimiz gün içinde mutlaka bir iki şeyi erteleriz. Öğrenciysek çalışmayı vize zamanına, çalışıyorsak projenin son gününe bırakırız. Her ne kadar ertelediğiniz anda anlık bir huzur hissetseniz de o büyüyerek huzursuzluk yumağına dönüşecektir.

Büyük huzursuzluklar yaşamamak için gelin hep beraber rutinimizi öyle fazla değiştirmeden bu sorunun üstesinden nasıl gelebileceğimize bakalım;

Stanford Üniversitesi profesörlerinden John Perry’nin “yapısal erteleme” fikri aslında yapılacaklar listemizde yer alan en önemsiz şeyleri en başta yaparak listeden küçük ama fazla fazla yer kaplayan işleri hallederek kendimizi işlerimizi zamanında bitirebileceğimiz konusunda motive etme prensibine dayanıyor.

Ancak bu metodun sizde işe yaramayacağını, ilk olarak büyük işleri halletmenin sizi daha rahatlatacağını düşünüyorsanız Charles Duhigg’in Big Think videosunda bahsettiği metod işinize yarayabilir. Yani öyle ki bazen çalışırken çok sıkılıp sosyal medya hesaplarınızı kontrol etme ihtiyacı hissedersiniz ancak işin tam ortasında telefonunuzu elinize almanız büyük bir dikkat dağınıklığına yol açar. Bundan kaçabilmek için bu tip aktivitelerinizi de planlayabilirsiniz.

Zamanınızı boşa harcıyormuş hissinden nefret ediyorsanız, üretkenliğinizin en düşük seviyede olduğunu bildiğiniz zamanları “ertelemek” için kullanabilirsiniz.

Eğer uzun bir vakti küçük işler ve ertelemeye ayırmanın size uygun olmadığını düşünüyorsanız “erteleme” zamanlarınızı güne yayabilirsiniz. Yani teknik olarak küçük “erteleme molaları” vererek iki işiniz arasında kendinize 10 dakika vererek istediğinizi yapabilir, sonrasında diğer işinizi halletmek için masanın başına geçebilirsiniz.

Evet yine bu işi erteliyorum sanırım hiç yapamayacağım hissine kapılmadan, çok bunaldığınız vakitleri 10 dakikalık “erteleme molaları” olarak düzenli bir şekilde kullanabilirsiniz. Böylelikle vaktinizin büyük bir kısmını “erteleme zamanı” olarak kullanmak yerine düzenli vereceğiniz molalarla daha organize çalışarak umduğunuzdan daha fazla işi bile bitirebilirsiniz.

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link