İsimleri, Tarihleri, Önemli Olayları Hatırlamanızı Kolaylaştıracak Hafıza Sırları

Toronto Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, sizin için önemsiz olan bazı şeyleri unutmanın sizi daha zeki ve daha iyi bir karar alıcı yapabileceği yönünde. Ya peki çok önemli bir sunumun ortasında bir sonraki cümlenizi unutursanız?

Gelin hep beraber böyle durumlarda önemli günleri, tarihleri ya da olayları unutmamanız için yapmanız gereken birkaç küçük öneriye göz atalım;

İsimleri sürekli unutuyorsanız;

İki kez üst üste hafıza şampiyonu olan Ron White, birisiyle tanıştığınız zaman genelde “Hakkımda ne düşünüyor” ya da “Hakkında ne düşünmeliyim” den ziyade ismini düşünmeye odaklanmamızı öneriyor. Hatta o ismi unutmamak için hafızanızda ismi bir görselle ilişkilendirmek daha fazla işinize yarayacaktır.

Bunlar işe yaramıyorsa Name Shark isimli telefon uygulaması ile isim ve fotoğrafları telefonunuzda eşleştirebilir hatta kendinize isim quizleri bile yapabilirsiniz.

Önemli tarih ya da olayları unutuyorsanız;

Yeni Zelanda Hafıza Vakfını kuran Allison Lamont, bir yeri hatırlamak istediğinizde o yeri görselleştirmenizi öneriyor. Yani oraya nasıl gittiğiniz, gittiğinizde neler gördüğünüz, kimlerle bir araya geldiğiniz gibi bilgileri hafızanızda detaylandırmanın işinize yarayacağını belirtiyor.

Ama eğer bu yöntem işinize yaramıyorsa Countdown isimli telefon uygulaması size önemli olayları hatırlatma, o olaya hazırlanmak için kaç gününüz ya da saatiniz kaldığı gibi bilgiler konusunda yardımcı olmaya hazır.

Söylemek üzere olduğunuz şeyi unutuyorsanız;

Bir konuşma hazırlamak üzereyseniz evdeki mobilyalarınız belki de ne büyük yardımcınız olabilir. Nasıl mı? Evdeki mobilyalarınızı hatırlama noktaları olarak kullanabilirsiniz Örneğin mutfak saatiniz satış rakamlarınızı temsil edebilir, kumbaranız da satış hedeflerinizi hatırlatmak konusunda yardımcı olabilir.

Bu işe yaramıyorsa Speech Buddy isimli telefon uygulamasına konuşmanızı yükleyerek, ne kadar iyi hatırladığınıza dair kendinize mini testler uygulayabilirsiniz.

Sizin bizlerle paylaşmak istediğiniz hafıza önerileri var mı?

h/t: Fast Company

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Ayakta Çalışmanız İçin 8 Neden

Çoğumuz iş yerlerinde bütün gün oturuyoruz. Oturarak çalışmayla ilgili olumsuz şeyleri elbet duymuşsunuzdur ancak oturarak çalışmanın neden sağlıksız olduğunu ayrıntılarıyla bilmiyor olabilirsiniz. Bizler de sizler için ayakta çalışmanın faydalarını ve oturarak çalışmanın zararlarını araştırdık. Umarız ki yazımız sağlınız ve iş kaliteniz için faydalı bir yazı olur… Okuyacaklarınıza hazırsanız başlayım:

  1. Öncelikle eğer masa başı bir işiniz varsa bu gününüzün yaklaşık 9-10 saatini oturarak geçirdiğiniz anlamına gelir. Ve maalesef günde 6 saatten fazla oturuyorsanız (ki masa başında çalışıyorsanız muhtemelen oturuyorsunuz) bu yaşam sürenizi günde 3 saatten az oturan birisine göre oldukça kısaltan bir etkendir.
  2. “Ben oturarak çalışıyorum ancak çok sağlıklı besleniyorum ve mutlaka spor yapıyorum” diyor olabilirsiniz ancak bunun sağlığınıza etkisi çok az olacaktır. Her gün bir saat egzersiz yapsanız bile bu sizin neredeyse 10 saatinizi oturarak geçirdiğinizi ne yazık ki değiştirmiyor…
  3. Araştırmalara göre günün çoğunda oturmak kalp krizi riskini sigara içen bir kişinin kalp krizi geçirme seviyesine kadar yükseltir. Zaten oturarak uzun süre çalışmak sigaradan sonraki en büyük sağlık tehlikesi olarak gösteriliyor.
  4.  Oturarak çalışmak selülit oluşumu gibi estetik bozukluklar, omurga ağrıları gibi ortopedik bozuklukların yanı sıra obezite, diyabet ve hatta kalın bağırsak kanseri gibi tehlikeli rahatsızlıklara da yol açabilir.
  5. Hep oturmanın zararlarından bahsettik biraz da yürümenin ya da ayakta çalışmanın faydalarından bahsedelim ki ayağa kalkmak için motivasyonunuz çoğalsın. Yürümek beyin hücrelerinin birbiri ile bağlantıya geçmesine yardımcı olur. Nöronlar arasındaki iletişimi ve beyin sağlığını iyileştirmek adına yürümenin önemini kesinlikle küçümsememek gerekir. Yani yürüyerek yaptığınız işlerde yaratıcılığı ve verimliliği yakalamanız çok daha kolaydır.
  6. Yürümenin yaratıcılığa ve verimliliğe faydası yeni keşfedilmiş bir şey değil zira Steve Jobs’un katıldığı toplantılarda hep ayakta veya dolaşır halde olduğunu biliyoruz. Ernest Hemingway, Vladimir Nabokov, Virginia Woolf, Lewis Caroll gibi pek çok yazar da eserlerini genelde ayakta yazarak üretti.
  7. Özellikle bir fikir düşündüğünüz zamanlarda bazen istemsiz ayağa kalkıp volta atmaya başlıyorsanız demek ki siz de hareket halindeyken beyninizin daha iyi çalıştığını fark edenlerdensiniz. Ayakta veya hareket halinde daha iyi düşünüyor olmamızın sebebini evrimle ilişkilendiren bir teori bile var. Teori diyor ki; İnsanlar avcılık toplayıcılık dönemlerinden itibaren özellikle tehlikede olduğu anlarda hep kaçma, hareket etme eylemi gösteriyorlar. Ve böyle durumlarda kendilerini korumak için bir şeyler düşünmeleri ve bulmaları gerekiyor. İnsan beyni de hareket halindeyken kendini kurtarmaya ya da hızlı düşünmeye programlandığı için hala bu sebeple hareket halindeyken beynimiz daha iyi çalışıyor.

  8. Oturarak çalışmanın neredeyse sigara tüketimi kadar kötü olduğunu bilen Google, General Electric ve Porsche gibi bazı şirketler çalışanlarına ayakta çalışma seçeneği koymuşlar. Güney California merkezli “Rebel Desk” firması ise özellikle Silikon Vadisi çalışanlarının ilgisini çekebilecek bir çalışma masası tasarlayarak çalışanların yürüme bandı üzerinde yürürken aynı zamanda çalışabilmelerini sağlamış.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Japonya’da Bir İşçi Öğlen Yemeğine 3 Dakika Erken Çıktığı İçin Cezalandırıldı

Japonya’nın disiplinli ve özellikle iş yaşamında ne kadar başarılı olduğunu biliyoruz. Ancak bu kez bu katı disiplin bir çalışanın normal saatinden 3 dakika önce yemeğe çıkması nedeniyle cezalandırılmasının ardından sorgulandı.

Japonya’nın batısındaki Kobe kentinde 64 yaşında bir çalışanın 7 haftalık bir periyotta 26 kez öğlen molasına 3 dakika erken çıktığı tespit edildiği için azarlandı ve cezalandırıldı.

Bürodaki üst düzey yetkililer daha sonra televizyonda yayınlanan bir basın toplantısı düzenlediler, burada insanların davranışlarını “üzüntü verici” olarak tanımladılar ve özür dilediler. Büro sözcüsü AFP’ye şunları söyledi: “Öğle yemeği molası öğlen 12’den 1’e kadar. Moladan önce masasını terk etti. ” Büroya göre bu kişi çalışanların işlerine konsantre olmalarını gerektiren bir yasayı ihlal etmişti. 

Sosyal medya kullanıcıları yalnızca haftada bir kere masasını erken terk ettiğini Twitter üzerinden belirtti. Diğer çalışanlar aynı şeyin sigara içenler için de geçerli olup olmadığını merak ederken; “Mecliste uyuyan siyasetçiler? O halde onların da kovulması gerekir.” şeklinde Tweet atan bir kişi de oldu.

Anladığımız kadarıyla Kobe şehri bu konuda katı çünkü benzer bir kabahatten ötürü başka şirkette bir çalışanı 55 saatten uzun bir süredir ofiste bulunmadığı gerekçesiyle askıya almışlar…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link