İş Hayatının Tüm Stresinden Kurtulup 15 Dakikada Beyninize Reset Atacak İpuçları 0

Hiç bilgisayarınıza “reset” attığınız gibi beyninize de reset atmak istediniz mi? New York’un bağrından kopup sağlık ve yaşam koçu olmuş ünlü isimlerden Marissa Vicario, bunun sadece yapabileceğiniz bir şey değil, aslında gününüzün belli bir dilimini ayırmanız gereken bir durum olduğunu paylaşıyor.

“Eğer bir gişimciyseniz (ben buraya bir çalışan ya da basit bir ev hanımı bile olsanız diye ekleyeceğim), kendinize özen göstermeniz gerekiyor.” diyen Vicario şöyle devam ediyor; “eğer en iyiniz değilseniz, hizmet verdiğiniz ya da yanınızda çalıştığınız insanlar da en iyileri olmayacaklardır”.

Vicario, gününüzü iyileştirecek ve tabi ki beyninizi rahatlatıp işlerinize daha iyi odaklanmanızı sağlayacak 5 önemli ipucunu şöyle sıralıyor:

1.Yürüyüşe Çıkınyürüyüş pz

Otururken tüm vücudunuzun sistemleri dinlenme modundadır. Hareket etmek, vücudunuzun enerji üretmesini sağlayan mitokondrinizi uyandıracaktır. Her hafta çıkacağınız yürüyüşlerin önemine vurgu yapan Vicario, bu şekilde mitokondrinizi iki katına kadar çıkarabilirken, vücudunuzun enerji ihtiyacını da daha fazla enerji sağlayarak giderebilirsiniz. Temiz hava ve egzersiz kombinasyonu da beyninizin ihtiyacı olan kan akışını sağlayarak istediğiniz bir işe odaklanmanızı artıracaktır.

“Herhangi bir iş üzerinde sıkışıp kaldıysanız, biraz kalkıp yürümek size tamamıyla farklı bir bakış açısı kazandıracaktır.” diyor Vicario. Eğer dışarı çıkmanınız yoksa bu durumun sizi durdurmasına da izin vermeyin. Masanızda biraz esneme hareketleri yaparak mitokondrinize güzel bir günaydın diyebilirsiniz.

2.Bir Bardak Su İçinsu pz

Çoğu çalışan aç olmasa da susuz çalışmayı ilke edinmiştir. Son yapılan çalışmaların odaklandığı nokta ise, dehidrasyonun yani susuz kalmanın beyin fonksiyonlarında yavaşlık meydana getirmeye başladığı üzerine ciddi sonuçlar ortaya koymaktadır.

Eğer odaklanamıyorsanız, bir bardak suyun bir çiçeğe verdiği hayat gibi beyninize hayat vermesine olanak tanımalısınız. Suyun da tadının yavan olması durumundan da yakınmak yerine, birkaç parça limon ya da nane ile suyunuzu eğlenceli bir içeceğe dönüştürebileceğiniz de güzel bir ipucu olarak bir kenara not edilmeli.

3.Limon Esansı Kullanınlimon pz

Küçük bir kapta limon esansını masanızda bulundurmanızı özellikle öneriyor Vicario. Bunu arada sırada koklayarak ya da kıyafetinize sinmesini sağlayarak odak sorununuzu daha rahat aşabileceğini paylaşıyor.

Turunçgillerin veya baharat esanslarının da sinir sisteminizi uyararak, enerjik olmanızı sağladığına değinen Vicario, okaliptüs ve biberiyenin de aynı etkiye sahip olduğunu ve muadil olarak kullanabileceğinizi anlatıyor.

4.Sağlıklı Yiyecekler Tüketinyemek pz

Sağlıklı atıştırmalık ve yiyecekler kan şekerinizi dengelerken açlık hissinizi bastırmanız ve daha sağlıklı bir beyin fonksiyonu sahibi olmanıza olanak sağlar. Atıştırmalık olarak çerez ve kuru meyveyi masanızdan eksik etmeyin. Bunların yanı sıra sağlıklı atıştırmalık olarak da fıstık ezmeli bir tam tahıl ekmeğinden tostu da midenizi şenlendirmek için kullanabilirsiniz.

Atıştırmalıkların protein ve karbonhidrat bulundurma açısından zengin besinler olması, kan şekerinizi dengelemek için iyi bir strateji olacaktır. Şekerce yüksek olan besinlerin kan şekerinizi bir anda zıplatıp düşürmesi, enerjinizi düşürüp daha yorgun hissetmenize neden olacaktır. Bu nedenle bu tarz yiyeceklerden mümkün olduğunda uzak durmanız önem teşkil etmektedir.

5.Biraz Kestirinuyku pz

Eğer kendi işinizin patronuysanız, kestirmek için ajandanızda bir vakit ayarlayabilirsiniz. Ulusal Uyku Kurumu (Naitonal Sleep Foundation) tarafındna yapılan son araştırmalarda 20 dakikalık tatlı bir kestirme performansınızda gözle görülür bir artış sağlayacaktır. Araştırmalar bunun yaratıcılık ve iş becerinizde artış olacağını gösterse de daha fazla uyuklamaların da önerilmediğini özellikle belirtmek gerekiyor.

Eğer bu ayarı tutturamayıp 20 dakikadan fazla uyursanız da uyku sersemi bir halde kalkıp işleri daha da berbat edebilirsiniz. Eğer asıl sorun da sürekli ihtiyaç duymanız oluyorsa, çözümü geceleri biraz daha kaliteli uyumaya çalışarak bulabilirsiniz.

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Porsche’den Yüzleri Gülümseten Müşteri Memnuniyeti 0

1983 yılında otomotiv sektörünün devi olan Porsche firması teknik donanıma sahip bir otomobille satışa çıkar.

Müşterilerinin her türlü yorum, şikayet ve fikirlerini önemseyen Porsche yönetimi, aracın piyasaya sürülmesinden 2 ay sonra ilginç bir şikayet mektubu alır. Müşterinin şikayeti ise şudur:

“Adım Danny Troatman. New Jersey’de yaşıyorum. Eşim ve çocuklarımla her akşam film seyretmeden önce şehir merkezinde bulunan markete dondurma almaya gidiyorum. Bir ay önce aldığım Porsche marka arabamla tabii ki…

Fakat ne ilginçtir, ne zaman çikolatalı veya meyveli dondurma alıp arabama dönsem, araç çalışmıyor. Oysa vanilyalı aldığım zaman aracım rahatlıkla çalışıyor.

Bunun birkaç kere denedim ve her seferinde aynı sonucu aldım. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler”

Bu olay Türkiye’de yaşansa ne olurdu diye düşünüyoruz tabi ki. Muhtemelen mektubunuzu dalga geçmek amacıyla yazıldığını düşünüp ilgilenmezlerdi.

Porsche firması ise düşünülenin tam tersine, müşterinin oturduğu bölgeye bir mühendis gönderiyor ve sorunun sebebini öğreninceye kadar mühendisinin orada kalmasını sağlıyor.

Bu durumun ardından mühendis New Jersey’e varıyor ve Bay Troatman ile iletişime geçiyor.

O akşamdan itibaren her akşam mühendis ve Bay Troatman dondurma almak üzere markete gidiyorlar. Gerçekten de çikolatalı ve meyveli dondurma alınca araba çalışmıyor ama vanilyalı aldığı zaman araç sorun çıkarmadan çalışıyor.

Başlangıçta mühendis bu durum karşısında şaşırıyor fakat bilimsellikten uzaklaşmamaya çalışıyor. Yaklaşık bir ay geçiyor ve Bay Troatman ile her gün markete giden mühendis, sonunda olayı çözüyor.

Yeni model Porsche arabalarda kullanılan soğutma sistemi, araç durdurulduktan hemen sonra devreye giriyor ve motor belirli bir ısıya düşene kadar motoru kilitliyor. Markette en çok satılan dondurma ise vanilyalı.

Bundan dolayı vanilyalı dondurma tezgahı önünde sürekli sıra oluyor. Bay Troatman sıraya girip dondurmasını alana kadar geçen süre,motorun soğuması için yeterli oluyor. Fakat çikolatalı veya meyveli dondurma tezgahı önünde sıra olmadığı için dondurmayı hemen alıp aracına geri dönüyor. Motor ise kilitli olduğu için araç çalışmıyor.

Mühendis,raporunu yönetime sunuyor ve piyasadaki araçlar geri toplanıp, gerekli ayarlamalar yapılıyor, müşterilere yeni haliyle teslim ediliyor.

Pazarlama Oyunları: Markalar İçin Game of Thrones’ten İlham Verici Pazarlama Dersleri 0

Kılıçlar çekildi, bayraklar asıldı ve uzun zamandır beklenen kış sonunda geldi. Günümüz pazarlama dünyası da en az, taht oyunlarının menşei Westeros kadar rekabet içeriyor ve bu yarışta da herkesin gözü biraz daha fazlasında.

Rekabet, her alanda korkutucudur. Bu süreçte her zaman birilerinin daha hızlı ve iyi davranarak, tüm gücü ele geçirmesi riski vardır. Ancak rekabet yarışında yalnız olan Targaryen ya da imtiyazlı bir Lannister olmak fark etmeksizin, doğru teknoloji ve performansa dayalı pazarlama stratejiler ile her işletme başarılı bir imparatorluğa dönüşme şansı yakalayabilir. Bu noktada pazarlamacıların oyunu kurallarına göre oynayabilmek için, Game of Thrones’ten çıkaracağı birtakım dersler var. Uyaralım, Game of Thrones ve pazarlama dünyasına ilişkin bu analojiler bir miktar spoiler içerebilir!

Kış geliyor – Sürekli stratejiler ile rekabete her zaman hazır ol

Bir imparatorluk kurmanın birincil kuralı; evini terk etmektir. Günümüz iş dünyasında; hedeflenilen alanı iyi tanımak, yenilikçi teknolojilere hükmetmek ve dijital dünyaya uyum sağlayan stratejiler belirlemek gerekiyor. İşletmeler de Stark hanesinin “Kış geliyor” mottosuna dayandırdıkları devamlı stratejileri gibi, uzun vadeli ve sürdürülebilir rekabet sağlayacak üstünlükler yaratmalılar. Bunun için pazarlamacıların, sürdürülebilir rekabet avantajı yaratacak kadar değerli bilgiler elde etmeleri gerekiyor.

Başarılı olabilmek için uyum sağla

Albert Camus’un “Yabancı” adlı kitabında belirttiği gibi; “Nihayetinde, insanın alışamayacağı bir düşünce yoktur”. Adaptasyon, doğal seleksiyonda başarılı olmuş her organizmayı evrimsel olarak daha uyumlu hale getiren yetenektir. Bu doğrultuda markaların, “leydi” olarak başladığı yarışa suikastçı olarak devam eden Arya Stark’ın adaptasyon yeteneklerinden öğrenecekleri pek çok şey var diyebiliriz. Sonuçta, tüm işletmelerin pazarlama serüveni de küçük bir hedef kitle ile başlar ve ardından son trendleri takip ederek tüketicinin nabzı tutuldukça hedef kitle, faaliyet alanları ve buna bağlı veritabanları genişler.

Amacını belirle ve ona sadık kal

Kuzeyin Kralı Jon Snow, hiçbir şey bilmiyor olabilir! Ancak amaçlarını ve buna bağlı değerlerini çok iyi biliyor. İşletmeler de pazarlama amaçlarını iyi belirlemeli ve ne olursa olsun tüm stratejilerini bu amaçların yarattığı değerler etrafında toplamalı.

Nicelik değil niteliğe önem ver

Tıpkı Dorne Prensi Oberyn’nin dediği gibi; “Büyüklük önemli değildir. Önemli olan, zamanı geldiğinde ruhunuzu ne kadar ortaya koyduğunuzdur”. Günümüz dünyasında pazarlamacılar, yarattığı içeriklerden çok, sayılarla ilgilenme handikapına kapılıyorlar. Bugünün pazarlama dünyasında, konvansiyonel medya araçlarında reklam verecek kadar büyük bütçelere sahip olmanıza ya da dünyaca ünlü PR ajansları ile çalışmanıza gerek yok. Markaların asıl odaklanması gereken; bilgi yığının oluşturduğu kakafoniden sıyrılacak bir içerik yaratmak.

Müşterilerin sadakatini kazan

Tüm pazarlamacıların hayali; tıpkı ejderhaların annesi Daenerys için gözünü kırpmadan Westeros’a hareket eden “Lekesizler” ordusu gibi sadık bir müşteri kitlesi oluşturmaktır. Markalar başlarda küçük bir hedef kitleye hitap etse de Daenerys gibi yılmadan mücadele ederek, sadık müşterilerini ödüllendirmeli, bağlılıklarını artırmalı ve yavaş ancak emin adımlarla kendi “Lekesizler” ordusunu yaratmalı.

Bilgi her şeydir, ona sahip ol

Köle olarak başladığı hayatına hırsız olarak devam eden ancak bilgi hırsızlığının en değerli marifet olduğunu fark ederek krallığın konseyinde bile kendine yer edinen Lord Varys, bilginin önemi noktasında markalara ilham verecek en güçlü karakter. Markaların müşterilerini çok iyi tanıyarak, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaları için bilgiyi çok iyi kullanmaları gerekiyor. Günümüzde bilgi en büyük güç ve onu nasıl kullandığınız çok önemli. Öyle ya, sonu konseyde de bitebilir zindanda da!

Risk almaktan korkma

Mücadeleyi kazanmak için Mad King’i sırtından bıçaklayan ya da Dorne’yi fetheden Jamie Lannister gibi, yeri geldiğinde güvenli suları terk ederek elini taşın altına koymak gerekiyor. İşletmeler de benzer şekilde davranarak, bazı zamanlarda basmakalıp stratejilerini terk ederek, farklı stratejiler için risk almalı.

Müttefikleri seçerken hedef odaklı davran

Rekabet ortadan kalktığında, motivasyonu yok edecek bir tembelliğe bürünmek en büyük handikaptır. Tıpkı Game of Thrones’te olduğu gibi, gerçek dünyada da başarılı olabilmek için güçlü müttefiklere ihtiyaç var. İşletmeler de satıcıları, teknoloji sağlayıcıları, danışmanları veya diğer paydaşlarını seçerken stratejik hareket etmeli. Tüm bu nedenlerle modern işletmeler, birçok teknoloji sağlayıcı ile çok stratejili ortaklıklar kuruyorlar. Birden fazla anlaşma yapmak ve bir çok alternatif yaratmak her zaman daha iyi sonuçlar getirir.

Kusurlarını kabul et

Yalnızca Jon Snow, hayatta ikinci bir şans kazanır. Potansiyel müşteriler, hedef kitleden düştüğünde veya dijital kampanyalar iyi optimize edilmediğinde, her zaman daha hızlı ve akıllıca davranan rakipler olacaktır. Bu doğrultuda markalar; birden fazla strateji belirleyerek, zayıf noktalarını sübvanse edip yarışta sağ kalmaya çalışmalı.

Günümüzde, rekabet üstünlüğü sağlayacak stratejileri belirlemek en az demir tahta oturmak kadar zor. Tüm bunların sonucunda işletmelerin başarılı olabilmek için; her duruma uygun stratejilerle her an savaş alanındaymışçasına sabırla mücadele etmesi ve en önemlisi de hata yapmaktan korkmaması gerekiyor. George R. R. Martin’in de dediği gibi; ne de olsa her uçuş alçalmakla başlar!

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link