Günlük Hayatınızda Sizi ‘Rahatsız Ederken’ Başarıya Götürebilecek Etkiler-2 0

Geçtiğimiz gün yapması zorlu olsa da sizi başarıya taşıyacak bir kaç rahatsız edici şeyden bahsetmiştik. İlk yazımızda iltifatları ve övgüleri kabul etmekten ve topluluk önünde konuşma ile ilgili küçük tavsiyeler vermiştik bu yazımızda da kaldığımız yerden devam ediyoruz.

aid54683-728px-Wake-Up-Early-Step-2-Version-2

Erken Uyanmaya Alışın

Modern yaşamın temposuna ayak uydurmaya çalışmak oldukça yorucu, muhtemelen sizde sabahları ekstra bir kaç dakika daha uyumak için elinden geleni yapanlardansınız. Aslında bakarsanız enerjiniz, bir şeye odaklanma beceriniz ve zihinsel kapasiteniz sabah saatlerinde en yüksek noktada olur ve bu becerileriniz de aslında günün ilerleyen vakitlerinde gittikçe azalma eğilimindedir.

Belki de günün içinde yaşayabileceğin olası kaoslar daha başlamadan, kahvaltıdan önceki zamanın avantajını elde etmelisin. Ve zaten çoğu insan için erken uyanmak öğrenilmiş bir davranıştır.

Birincisi, karar verebilecek kadar bilincinin yerinde olduğundan emin olmalısın. Çalar saatini ya da telefon alarmını yastığının hemen yanına koymak, uykunuzdan uyanıp, o sersemlemiş halinizden çıkmanızla neredeyse birebir bağlı bir durum. Hala rüyalar aleminde gezinirken, akıllı ve doğru kararlar vermeyi bekleyemezsin öyle değil mi? Buna ek olarak, zamanla erken uyanmak aslında zevkli bir deneyime dönüşecektir. Eğer sıcacık yatağından doğruca duşa gitme düşüncesi sana zor geliyor ya da koşu bandı sana dik bir yokuş gibi görünüyorsa, o zaman bunu yapma. Bunu yerine sen de yatağından salonundaki konforlu sandalyene geçiş yap ve birazcık da olsa belki bir dergi karıştır ve bir şeyler oku kahveni yudumlarken. Demeye çalıştığım aslında sabahları koşu bandında mısın yoksa sandalye mi, ne yaptığın önemli değil, önemli olan şey aslında senin zamanını üretken ve verimli bir şekilde geçirebilmen.

Ciddi Geribildirimler Verin

Ciddi geribildirim almaktan daha kötü olan şey ise onu veren taraf olmaktır. Müdürsün ya da arkadaş hiç fark etmez, geribildirim her zaman birisinin daha iyi olabilmesine yardım etmek için bir fırsattır. Öyleyse bunu boşa harcama. Bilmeliyiz ki iyi koçlar mutlaka geribildirimlerini doğrudan verirler. Geribildirimin etkisini hafifletmeye çalışma ve dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Eğer böyle yaparsan sen belki daha iyi hissedebilirsin ama bu sefer de onların kafalarının karışmasına neden olabilirsin.

Eğer direkt olarak geribildirim vermekten zorlanıyorsan, belki de bunun için bir yol izlemeli sonrasında detaylardan bahsederek kendini açıklamalısın, Örneğin; Melis, yaptığın şey işe yaramıyor, hadi bunun neden işe yaramadığını ayrıntılı olarak konuşalım.

Buna ek olarak, eğer somut örnekler ile desteklenirse, geribildirim aslında her zaman yapıcıdır. Eğer birilerine kötü davranışlarının olduğunu söylerseniz, bu onların kendilerini düzeltmeleri için yardımcı olmaz, eğer ki kötü bir davranış gördüğünüzde ve bu davranışların üst üste gelip ne kadar zararlı bir hale dönüşebileceğinizi açıklamanız daha yararlı ve geçerli bir yol olabilir. Sonuçta, nasıl geliştirebileceğini bilmek, neyi geliştirebileceğini bilmek kadar önemlidir. Geribildirim alan kişi, konuşmanın sonunda kendini değişebilecek kadar güçlü ve kararlı hissetmeli, morali bozuk bir şekilde değil.

url

Geribildirimleri Ciddiye Alın

Alınmadan, arkanı dönmeden eleştiri duymayı ve sırtlamayı öğrenmek, belki de kariyerinin en önemli başarısı olacak, işin sonunda bir şeyler kötü gitse bile bu önemli değil, senin kazanımın ondan büyük olacak. Ciddi geribildirimi bir kopya kağıdı gibi düşünebilirsin, müdürün ya da arkadaşların tarafından sana verilen geribildirimler aslında sana bir kestirme yol öğretmeleri gibidir ve bu da günün sonunda senin işinde daha iyi olmana yardımcı olacaktır.

Ama bazen, bütün iyi niyetlere rağmen, geribildirim almak bir mücadeleye dönüşebilir. Kendini koruma dürtülerin seni ele geçirebilir ve bu yüzden sende birden kendini savunma hatta belki de karşındakini dinlememeyi tercih edebilirsin. Fakat ciddi geribildirim almanın senin kariyerin için ne kadar yararlı ve önemli olduğunu fark ettiğin zaman, sanki iltifat alıyormuşsun gibi hissedeceksin. O zaman karşındakini sözünü kesmeden sonuna kadar dinle, hatta belki birkaç not olabilirsin. Hatta doğru anlayıp anlamadığın noktasında emin olmak için, karşındakine soru bile sorabilirsin.

exercise-ped-illustration_h

 

Egzersiz Yapın

Egzersiz yapmak sadece sağlığınız için faydalı değildir, egzersiz yapmak ve zihinsel kapasite arasında koparılamaz bir bağ olduğu artık inkar edilemez bir gerçektir.

Eğer egzersiz yapmayı seviyorsan tamam da sevmiyorsan ve aynı zamanda egzersiz yapmak istiyorsan sana yardımcı olacak birkaç önerim var ;

Kendine bir sebep bul

Belki 3 çocuğun var, belki kilo vermek istiyorsun, belki de köpeğin seninle oyun oynamak istiyordur ve belki de egzersiz yapman için yalnız olman gerekiyordur. Belki egzersiz yapmak kafanı boşaltmana yardımcı oluyor ya da daha iyi karar almana yardımcı oluyordur. Nedenin ne olduğu fark etmez, sadece kendine onun gerçek olduğuna inanabileceğin bir neden bul ve bunu kullan.

Buna zaman ayır.

Egzersiz yapmak senin için tartışmaya kapalı, mutlaka yaptığın günlük bir ritüele dönüşmeli, kısaca ona zaman ayır.

Kendi tarzını belirle

Egzersiz alternatifleri arasında sana en kolay gelebilecek olan en az nefret ettiğin formatta olandır, yani eğer kalabalık spor salonları sana iyi gelmiyor, kendini rahat hissetmeni engelliyorsa o zaman sende dışarı çık ve kendi başına koş ya da egzersizini evde yap. Yani kendini en rahat hissedeceğin tarzı belirle ve o yolda ilerle.

Egzersizinle başa çık

Egzersizinde sevmediğin kısımlara da odaklan ve onları yapmaya ve kendini bunun gerekli olduğuna dair ikna etmeye çalış, Du Bois ’in nasihatindeki gibi kendine hoşlanmayacağın şeyleri yaptığın zaman, kendi ruhuna karşı üstünlük sağlamış olursun.

h/t: hubspot

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Porsche’den Yüzleri Gülümseten Müşteri Memnuniyeti 0

1983 yılında otomotiv sektörünün devi olan Porsche firması teknik donanıma sahip bir otomobille satışa çıkar.

Müşterilerinin her türlü yorum, şikayet ve fikirlerini önemseyen Porsche yönetimi, aracın piyasaya sürülmesinden 2 ay sonra ilginç bir şikayet mektubu alır. Müşterinin şikayeti ise şudur:

“Adım Danny Troatman. New Jersey’de yaşıyorum. Eşim ve çocuklarımla her akşam film seyretmeden önce şehir merkezinde bulunan markete dondurma almaya gidiyorum. Bir ay önce aldığım Porsche marka arabamla tabii ki…

Fakat ne ilginçtir, ne zaman çikolatalı veya meyveli dondurma alıp arabama dönsem, araç çalışmıyor. Oysa vanilyalı aldığım zaman aracım rahatlıkla çalışıyor.

Bunun birkaç kere denedim ve her seferinde aynı sonucu aldım. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler”

Bu olay Türkiye’de yaşansa ne olurdu diye düşünüyoruz tabi ki. Muhtemelen mektubunuzu dalga geçmek amacıyla yazıldığını düşünüp ilgilenmezlerdi.

Porsche firması ise düşünülenin tam tersine, müşterinin oturduğu bölgeye bir mühendis gönderiyor ve sorunun sebebini öğreninceye kadar mühendisinin orada kalmasını sağlıyor.

Bu durumun ardından mühendis New Jersey’e varıyor ve Bay Troatman ile iletişime geçiyor.

O akşamdan itibaren her akşam mühendis ve Bay Troatman dondurma almak üzere markete gidiyorlar. Gerçekten de çikolatalı ve meyveli dondurma alınca araba çalışmıyor ama vanilyalı aldığı zaman araç sorun çıkarmadan çalışıyor.

Başlangıçta mühendis bu durum karşısında şaşırıyor fakat bilimsellikten uzaklaşmamaya çalışıyor. Yaklaşık bir ay geçiyor ve Bay Troatman ile her gün markete giden mühendis, sonunda olayı çözüyor.

Yeni model Porsche arabalarda kullanılan soğutma sistemi, araç durdurulduktan hemen sonra devreye giriyor ve motor belirli bir ısıya düşene kadar motoru kilitliyor. Markette en çok satılan dondurma ise vanilyalı.

Bundan dolayı vanilyalı dondurma tezgahı önünde sürekli sıra oluyor. Bay Troatman sıraya girip dondurmasını alana kadar geçen süre,motorun soğuması için yeterli oluyor. Fakat çikolatalı veya meyveli dondurma tezgahı önünde sıra olmadığı için dondurmayı hemen alıp aracına geri dönüyor. Motor ise kilitli olduğu için araç çalışmıyor.

Mühendis,raporunu yönetime sunuyor ve piyasadaki araçlar geri toplanıp, gerekli ayarlamalar yapılıyor, müşterilere yeni haliyle teslim ediliyor.

Pazarlama Oyunları: Markalar İçin Game of Thrones’ten İlham Verici Pazarlama Dersleri 0

Kılıçlar çekildi, bayraklar asıldı ve uzun zamandır beklenen kış sonunda geldi. Günümüz pazarlama dünyası da en az, taht oyunlarının menşei Westeros kadar rekabet içeriyor ve bu yarışta da herkesin gözü biraz daha fazlasında.

Rekabet, her alanda korkutucudur. Bu süreçte her zaman birilerinin daha hızlı ve iyi davranarak, tüm gücü ele geçirmesi riski vardır. Ancak rekabet yarışında yalnız olan Targaryen ya da imtiyazlı bir Lannister olmak fark etmeksizin, doğru teknoloji ve performansa dayalı pazarlama stratejiler ile her işletme başarılı bir imparatorluğa dönüşme şansı yakalayabilir. Bu noktada pazarlamacıların oyunu kurallarına göre oynayabilmek için, Game of Thrones’ten çıkaracağı birtakım dersler var. Uyaralım, Game of Thrones ve pazarlama dünyasına ilişkin bu analojiler bir miktar spoiler içerebilir!

Kış geliyor – Sürekli stratejiler ile rekabete her zaman hazır ol

Bir imparatorluk kurmanın birincil kuralı; evini terk etmektir. Günümüz iş dünyasında; hedeflenilen alanı iyi tanımak, yenilikçi teknolojilere hükmetmek ve dijital dünyaya uyum sağlayan stratejiler belirlemek gerekiyor. İşletmeler de Stark hanesinin “Kış geliyor” mottosuna dayandırdıkları devamlı stratejileri gibi, uzun vadeli ve sürdürülebilir rekabet sağlayacak üstünlükler yaratmalılar. Bunun için pazarlamacıların, sürdürülebilir rekabet avantajı yaratacak kadar değerli bilgiler elde etmeleri gerekiyor.

Başarılı olabilmek için uyum sağla

Albert Camus’un “Yabancı” adlı kitabında belirttiği gibi; “Nihayetinde, insanın alışamayacağı bir düşünce yoktur”. Adaptasyon, doğal seleksiyonda başarılı olmuş her organizmayı evrimsel olarak daha uyumlu hale getiren yetenektir. Bu doğrultuda markaların, “leydi” olarak başladığı yarışa suikastçı olarak devam eden Arya Stark’ın adaptasyon yeteneklerinden öğrenecekleri pek çok şey var diyebiliriz. Sonuçta, tüm işletmelerin pazarlama serüveni de küçük bir hedef kitle ile başlar ve ardından son trendleri takip ederek tüketicinin nabzı tutuldukça hedef kitle, faaliyet alanları ve buna bağlı veritabanları genişler.

Amacını belirle ve ona sadık kal

Kuzeyin Kralı Jon Snow, hiçbir şey bilmiyor olabilir! Ancak amaçlarını ve buna bağlı değerlerini çok iyi biliyor. İşletmeler de pazarlama amaçlarını iyi belirlemeli ve ne olursa olsun tüm stratejilerini bu amaçların yarattığı değerler etrafında toplamalı.

Nicelik değil niteliğe önem ver

Tıpkı Dorne Prensi Oberyn’nin dediği gibi; “Büyüklük önemli değildir. Önemli olan, zamanı geldiğinde ruhunuzu ne kadar ortaya koyduğunuzdur”. Günümüz dünyasında pazarlamacılar, yarattığı içeriklerden çok, sayılarla ilgilenme handikapına kapılıyorlar. Bugünün pazarlama dünyasında, konvansiyonel medya araçlarında reklam verecek kadar büyük bütçelere sahip olmanıza ya da dünyaca ünlü PR ajansları ile çalışmanıza gerek yok. Markaların asıl odaklanması gereken; bilgi yığının oluşturduğu kakafoniden sıyrılacak bir içerik yaratmak.

Müşterilerin sadakatini kazan

Tüm pazarlamacıların hayali; tıpkı ejderhaların annesi Daenerys için gözünü kırpmadan Westeros’a hareket eden “Lekesizler” ordusu gibi sadık bir müşteri kitlesi oluşturmaktır. Markalar başlarda küçük bir hedef kitleye hitap etse de Daenerys gibi yılmadan mücadele ederek, sadık müşterilerini ödüllendirmeli, bağlılıklarını artırmalı ve yavaş ancak emin adımlarla kendi “Lekesizler” ordusunu yaratmalı.

Bilgi her şeydir, ona sahip ol

Köle olarak başladığı hayatına hırsız olarak devam eden ancak bilgi hırsızlığının en değerli marifet olduğunu fark ederek krallığın konseyinde bile kendine yer edinen Lord Varys, bilginin önemi noktasında markalara ilham verecek en güçlü karakter. Markaların müşterilerini çok iyi tanıyarak, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmaları için bilgiyi çok iyi kullanmaları gerekiyor. Günümüzde bilgi en büyük güç ve onu nasıl kullandığınız çok önemli. Öyle ya, sonu konseyde de bitebilir zindanda da!

Risk almaktan korkma

Mücadeleyi kazanmak için Mad King’i sırtından bıçaklayan ya da Dorne’yi fetheden Jamie Lannister gibi, yeri geldiğinde güvenli suları terk ederek elini taşın altına koymak gerekiyor. İşletmeler de benzer şekilde davranarak, bazı zamanlarda basmakalıp stratejilerini terk ederek, farklı stratejiler için risk almalı.

Müttefikleri seçerken hedef odaklı davran

Rekabet ortadan kalktığında, motivasyonu yok edecek bir tembelliğe bürünmek en büyük handikaptır. Tıpkı Game of Thrones’te olduğu gibi, gerçek dünyada da başarılı olabilmek için güçlü müttefiklere ihtiyaç var. İşletmeler de satıcıları, teknoloji sağlayıcıları, danışmanları veya diğer paydaşlarını seçerken stratejik hareket etmeli. Tüm bu nedenlerle modern işletmeler, birçok teknoloji sağlayıcı ile çok stratejili ortaklıklar kuruyorlar. Birden fazla anlaşma yapmak ve bir çok alternatif yaratmak her zaman daha iyi sonuçlar getirir.

Kusurlarını kabul et

Yalnızca Jon Snow, hayatta ikinci bir şans kazanır. Potansiyel müşteriler, hedef kitleden düştüğünde veya dijital kampanyalar iyi optimize edilmediğinde, her zaman daha hızlı ve akıllıca davranan rakipler olacaktır. Bu doğrultuda markalar; birden fazla strateji belirleyerek, zayıf noktalarını sübvanse edip yarışta sağ kalmaya çalışmalı.

Günümüzde, rekabet üstünlüğü sağlayacak stratejileri belirlemek en az demir tahta oturmak kadar zor. Tüm bunların sonucunda işletmelerin başarılı olabilmek için; her duruma uygun stratejilerle her an savaş alanındaymışçasına sabırla mücadele etmesi ve en önemlisi de hata yapmaktan korkmaması gerekiyor. George R. R. Martin’in de dediği gibi; ne de olsa her uçuş alçalmakla başlar!

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link