Amazon, HBO ve Netflix Yüzüklerin Efendisi’ni Dizi Yapmak İçin Yarışıyor

İzlemekten çok keyif aldığınız filmler için keşke hiç bitmese dediğiniz olmuştur. Böyle zamanlarda aradan biraz süre geçmesini bekler, yeniden izleriz. Ve evet bu durum Yüzüklerin Efendisi için de geçerli. Ama üzülmeyin ortalıklarda Yüzüklerin Efendisi’nin dizi olacağına dair bir dedikodu dolaşıyor!

Hollywood’u etkisi altına alan bu dedikodu, efsanevi yazar J.R.R. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi adlı eserinin haklarını elinde bulunduran Warner Bros ile Amazon’un Yüzüklerin Efendisi’ni bir dizi projesi olarak tekrar yayına sokmak için anlaştığı yönünde. Hatta anlaşma toplantılarına Amazon’un CEO’su Jeff Bezos’un da katıldığı söyleniyor.

Sadece Amazon değil, HBO ve Netflix’ de romanın haklarını satın almak için neredeyse 300 milyon dolara yakın bir meblağı gözden çıkarmayı planlıyor. Tabii bu iddiaların hiçbirisi henüz Warner Bros tarafından doğrulanmış olmasa da şimdiden heyecan yaratmaya başladı.

Projenin sezon başı prodüksiyon maliyeti 100-150 milyon dolar arası olacağı ve bu maliyetle Game of Thrones’un maliyetini de geçerek gelmiş geçmiş en pahalı dizi olacağı da söylentiler arasında.

Romanının ya da filminin yerini tutar mı bilmiyoruz ama yeniden Orta Dünya’ya adım atabilme ihtimali bile oldukça heyecan verici görünüyor, siz ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Okurken Değil Gezerken Keşfedeceğiniz Başarının Küçük Sırları

  • Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı sorusuna alternatif cevap “ikisi de” olabilirdi.
  • Okurken değil gezerken kendimize neler katabileceğimizi, liderlik yönümüzü ve empati kurmayı nasıl keşfedebileceğimizi beraber öğrenebiliriz.

Hepimiz bir kez “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun geçtiği bir konuşmaya dahil olmuşuzdur. Hepimizin bu soruya farklı cevapları olabilir, bana göre ise bu sorunun cevabı bir dilemma. İkisini beraber yürütebildiğimiz bir senaryoda başarılı olacağımız ise kesin.

Bugüne kadar başarılı olmak için okunması gereken videolar, takip edilmesi gereken yazarlar gibi birçok içerikle karşılaştık. Ama bu sefer başarının sırrını bir gezgin düşüncesinde aramaya başlıyoruz.  Gezerek kendimize ne katabilir, bakış açımızı nasıl geliştiririz’in cevabını arıyoruz.

Her gezinizde yeni şeyler öğrenirsiniz.

Çünkü aslında “yapılan her seyahat kendi içimize seyahattir.” Diyor Danny Kate. Haklı da aslında. Yeni kültürler, yeni insanlar, yiyecekler, kokular, yaşam tarzlarını gezerken çok kolay ve eğlenceli bir şekilde keşfederiz, gördüklerimizden, tanıştığımız kişilerden, yiyeceklerden bile ilham alabiliriz, aklımıza yeni fikirler gelir belki “neden biz de yapmayalım ki” dediğiniz bir şeyler bulursunuz.

Temiz bir zihin ile yeniden başlarsınız.

Hayattaki amacınızı ve kendinizi biraz kaybolmuş hissettiğinizde kendinize yeni bir amaç bulma adımı atıyor olursunuz ve belki gezerken fark etmezsiniz ama eve kafanız sıfırlanmış olarak dönersiniz.

Daha dinamik düşünmeye başlarsınız.

Tabii ki kitaplardan, videolardan ya da istediğiniz kaynaktan istediğiniz şeyi kolayca öğrenebilirsiniz ama öğrenmek istediğiniz şeyi deneyimlemek size bazı noktaları daha farklı yorumlama avantajı verir. Çünkü başkalarının gözünden değil, kendi gözünüzden görerek yorumlamaya başlarsınız olayları da bazı düşüncelerinizi de. Daha dinamik düşünmeye başlarsınız. Çünkü deneyimlerinizin o meselede sadece bilgili olmaktan ziyade empati kurma kabiliyetinizi de geliştirmiştir ki hem bilgi hem de empati sahibi olabilmek liderlik için aranan özelliklerdendir.

Networkünüz genişler, genişler..

Problem çözmek için dinamik düşünmek, empati ve bilgi sahibi olarak liderlik kabiliyetinizi geliştirmekle beraber işinizi geliştirip farklı seviyelere ulaştıracak networkünüzü de seyahat sayesinde geliştirebilirsiniz. Çünkü sadece insanlar için değil, işimiz için de fırsatlar konfor alanının dışında var oluyor.

Havaalanında uçuşunuzu beklerken ya da bilmediğiniz bir şehrin restoranındayken tanıştığınız birilerinden ufkunuzu açacak şeyler öğrenebilir, yaptığınız işi anlatıp beraber yeni fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Daha iyisi..

Günün sonunda seyahat perspektifimizi genişletir, düşünme şeklimize empatiyi daha çok dahil eder, yeni şeyler denemek yeni fırsatlara açık olma konusunda bizleri cesaretlendirir ki başarı içimizde bunları keşfetmekle başlayan bir süreçtir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Apple TV Uygulaması ile Video Abonelikleri Satmayı Planlıyor

  • Apple, App Store’dan tek tek indirilen uygulamalar aracılığıyla abone olmalarını istemekten ziyade, belirli video hizmetlerine doğrudan video uygulamasına abonelik satmaya başlamayı planlıyor.
  • Apple 2021 yılına kadar bu hizmetten yılda 50 milyar dolarlık bir gelir elde etmeyi bekliyor.
  • Şirketin hizmet satışları geçen yılın son çeyreğinde yüzde 31’e yükselmiş ve rekor 9,2 milyar dolara ulaşmıştı.
  • İlgili yazı; Apple’ın iPhone Satışları Düşmesine Rağmen Şirket Gelir Rekoru Kırdı

Dün sizlere dünyanın her yerindeki sahiplenme anlayışının değişmeye başladığından ve yerini kiralama veya üyelik alma anlayışına bıraktığından bahsetmiştik. Bu sistemi en çok kullanan sektör otomotiv iken Apple’ın da üyelik sistemine geçmeyi düşünen markalardan birisi olduğunu öğrendik.

Bu, süreci basitleştirecek ve Apple’ın TV uygulamasını Apple TV, iPhone ve iPad’lerde destekleyecek ve kullanıcıların içerik bulması, izlemesi ve satın alması için merkezi bir yer haline getirecektir. Ayrıca, Apple’ın 2021 yılına kadar yılda 50 milyar dolarlık bir gelir elde etmeyi beklediği hizmet işini artırmaya devam etmesinin bir başka yolu da olacaktır.
Şu anki şartlarda Apple HBO, Netflix gibi diğer kanallara gönderimi kendi uygulaması üzerinden yapsa da müşterilerini farklı bir kanala yönlendirmiş oluyor. Ancak bu sistemi kurabilirse üçüncü bir kanal söz konusu olmadan bu akışı kendi uygulamaları içinde sağlayabilir.
Apple bu uygulamaya önümüzdeki sene geçmeyi planladığını söyledi. IPhone satışlarındaki yavaşlama ile birlikte, Apple artık finansal sonuçlarını artırmak için Apple Müzik ve iCloud depolama ve içerik abonelikleri gibi hizmetleri değerlendiriyor. Apple, iTunes sayesinde film ve TV şovlarının en büyük satıcılarından birisi ancak çevrimiçi satış potansiyelini gözardı etmiş durumdaydı.
Apple, TV uygulamasının Amazon’un kanallar programıyla yaptığı gibi, müşterilerin HBO, Starz ve Showtime ile Amazon Prime Video için abonelik eklemelerine izin vererek konumlandırabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link