24 Haziran Seçimlerinin Sosyal Medya Ayağı

Sosyal medya sadece sosyal hayatımızı etkileyen bir eğlence aracı olmaktan çıkalı çok olmuştu. Özellikle yeni neslin haber alma kaynağı olarak kullandığı sosyal medya ve internet artık Türkiye’de ve dünyada siyaset için de önemli bir mecra haline geldi. Önümüzdeki 24 Haziran seçimleri için de sosyal medya bir hayli önem teşkil ediyor.

Yakın zamanda patlak veren “Cambridge Analytica” skandalı ile 50 milyona yakın Facebook kullancısının bilgileri izinsiz olarak alınıp ABD seçimleri için kullanışmıştı. Bunun haricinde Rusya’nın yine aynı seçimlere Facebook üzerinden müdahale ettiği de konuşulmuştu.

Türkiye’ye bakacak olursak önümüzde 24 Haziran seçimleri var ve hem partiler hem de Cumhurbaşkanı adayları dur durak bilmeden kendilerini ifade etmek, oy toplamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Parti başkanları ve Cumhurbaşkanı adayları meydanlarda halkı konuşarak ikna etmeye çalışırken bir yandan da sosyal medyada ve internette ilginç reklam kampanyalarına imza atılıyor.

Sosyal medyayı en aktif kullanan kesim gençler ve 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak 59 milyon seçmenin 1 milyon 500 bininin gençlerden oluştuğunu göz önünde bulundurmak gerekli.

Örneğin İYİ Parti Google reklamlarıyla ilginç bir kampanyaya kurguladı. Belli anahtar kelimelerle Google’da arama yaptığınızda, karşınıza ilk olarak İYİ Parti’nin Google reklamları çıkıyordu. Bu anahtar kelimelerden biri “gençler”. Google arama motorunda “gençler” kelimesini arattığınızda sizi karşılayan İYİ Parti reklamında, “Hükümetin Unuttuğu Yaş Aralığı” ve “Artık Yalnız Değilsiniz” sloganları ön plana çıkarken bu Google reklamının alt metninde ise “İYİ Parti İktidarında Mutlu Olacağına Kesin Gözüyle Bakılacak Kişiler” şeklinde bir ifade yer alıyordu. İYİ Parti bu çalışmayla sosyal medyada epey konuşuldu ve genç seçmene ulaşmayı başardı.

İYİ Parti’nin bu hamlesinin ardından MHP de bir hamle yaptı. Google’da “İyi Parti” kelimesine reklam veren MHP, arama yapan kullanıcıları “Ülkücülük MHP’de Olur | Başbuğ Alparslan Türkeş” sözleri ile kendi web sitesine yönlendirdi.

Google reklamlarının dışında YouTube da seçimler için oldukça aktif olarak kullanılıyor. Cumhurbaşkanı adaylarının mitinglerini Türkiye’nin dört bir yanından canlı olarak YouTube üzerinden izleyebiliyoruz ve YouTube canlı yayın platformunda izleyiciler konuşma kısmında düşüncelerini aktarabiliyorlar.

Twitter’ın en çok kullanıldığı ülke olmamız nedeniyle elbette seçimin kalbi de en hızlı orada atıyor. Twitter için Cumhurbaşkanı adayları, partiler ve seçmenin birbirlerine en yakın olduğu sosyal medya platformu Twitter. 2011 seçimlerinde Twitter’ın önemini keşfeden siyasi partiler bu mecrayı boş bırakmak istemiyor. Örneğin; HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş,Twitter üzerinden 24 Haziran seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Demirtaş aralarında gazetecilerin de olduğu kullanıcıların sorularını yanıtlamıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

24 Haziran’ı Aratmayacak Okul Başkanlığı Seçim Kampanyası

Yakın dönemde atlattığımız 24 Haziran seçim kampanyalarını hatırlarsınız. Bu sene seçim kampanyaları eskiye nazaran daha eğlenceli ve daha çok gençlere yönelikti. Sosyal medyada yapılan reklamlar, televizyonda karşımıza çıkan ‘Z kuşağı’ reklamları, birçoğumuzun dikkatini çekmiştir.

24 Haziran seçimine çok az bir süre kala, partiler seçim kampanyalarını iyice hızlandırmıştı. İyi Parti’nin Google’a ilginç anahtar kelimelerle verdikleri reklamlar oldukça konuşulmuş ve dikkat çekmişti. Sizlerle bu yazımızı daha önceden paylaşmıştık, yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

24 Haziran’daki genel seçimlerde ilk defa 1 milyon 585 bin yeni seçmenin oy kullanacağı biliniyordu. Bu seçmen grubuna hitap etmek isteyen CHP, oyun, internet ve dijitalleşmeyi odağa aldığı yeni bir video yayınlamıştı. Video, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ya arkadaşlar, ben istemez miyim download hızları artsın, adil kullanım kotası kalksın kelimeleri ile başlıyor ve gençlerin kullandığı yeni terimler ile devam etmektedir. Sizlerle bu yazımızı geçtiğimiz aylarda paylaşmıştık. 

Adeta 24 Haziran seçim kampanyalarını aratmayacak bir çalışma da okul başkanlığı seçimi için gençlerden geldi.

Bir öğrencinin okul başkanlığı seçiminde yaptığı kampanyalar ile sosyal medyayı sallıyor. Birçok yemek mekanıyla, kitap evleriyle anlaşan seçim adayı okul başkanlığını kazanmak konusunda oldukça hırslı gözüküyor.

Okul başkanlık seçiminde aday olan Şevval, pekçok farklı yer ile anlaşarak ve sosyal medyayı kullanarak kendisi için resmen bir pr kampanyası başlatmış. Kazanmak konusunda neredeyse siyasi bir parti gibi çalışan Şevval’in bir de kendisini aratmayan bir rakibi de var.

 

Rakibi Muharrem’de Şevval gibi birçok farklı mekanla anlaşarak okul başkanlığı seçiminde iddialı olduğunu kanıtladı. Sosyal medyada oldukça konuşulan bu rekabetin nasıl sonuçlanacağı Türkiye’nin birçok yerinden merakla bekleniyor.

Peki ya siz bu çalışmayı nasıl buldunuz? Sizce geleceğin politikacıları umut vadediyor mu?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

IKEA Raporu: “İnsanlar, Kendilerini Evlerinde Hissetmiyorlar”

  • IKEA’nın 22 farklı pazarda 22 bin kişinin katılımıyla hazırladığı Evde Yaşam Raporu 2018’e göre, pek çok insan evdeyken kendini evde gibi hissetmiyor.
  • Rapor, bir kişide ev hissiyatının oluşabilmesi için beş ihtiyacın karşılanması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu ihtiyaçlar; mahremiyet, konfor, sahiplik, güvenlik ve aidiyet hissi.
  • Rapora göre, ABD’de yaşayan insanların %39’u evlerindeyken aidiyet hissini yaşayamıyor.
  • İlgili Yazı: IKEA, Şık Olanın Pahalı Olmadığını Yeni Reklamlarıyla Kanıtlıyor

Ev, bir insanın kendini en huzurlu hissetmesi gereken yerdir. Ev, bir nevi insanın güvenli kalesidir. Ancak İsveçli mobilya üreticisi IKEA’nın son olarak yaptığı araştırmalardan biri, pek çok insanın evlerindeyken bu hissi tam olarak yaşayamadığını ortaya koyuyor. Design Taxi’nin yayımladığı habere göre, IKEA geçtiğimiz günlerde “Evde Yaşam Raporu”nun 2018 edisyonunu yayımladı ve bu rapora göre, insanların kafasındaki ideal ev tasviri, yıllar içerisinde önemli ölçüde değişime uğradı. Bununla birlikte bu araştırma, 22 farklı pazarda yer alan yaklaşık 22 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

IKEA’nın Evde Yaşam Raporu, bir kişide ev hissiyatının oluşabilmesi için beş ihtiyacın karşılanması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu ihtiyaçlar; mahremiyet, konfor, sahiplik, güvenlik ve aidiyet hissi. Ve bu araştırma şunu gösteriyor ki, ABD’de yaşayan insanların çoğu, ev hissinin yaşanabilmesi için gereken bu beş temel unsura sahip değil. Rapora göre, ABD’de yaşayan insanların %39’u evlerindeyken aidiyet hissini yaşayamıyor.

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

IKEA’nın makro anlayışlar lideri Maria Jonsson’un belirttiğine göre, şirket, bazı insanların evlerinden uzaktayken daha fazla evde hissetmelerinin nedenini bilmek istiyor. Bununla birlikte Maria Jonsson, bu raporun, yakalanması zor olan ev hissini meydana getiren şeyin kalbine ulaşmayı ve o istenilen ev huzurunu yaşayabilmek için bu duyguyu nasıl daha kolay yakalayabileceğimizi bulmayı hedefliyor.

Bu araştırmada şirket, insanların özellikle mahremiyet hasreti çektikleri sonucuna ulaştı. Araştırmaya göre, bu konudaki bir sonraki en önemli faktör ise konfor. Ayrıca raporda, “Evde istediğimiz ya da aradığımız şey çoğu kez ruh halimize bağlı olarak değişebilir.” deniyor. Bununla birlikte raporun bir bölümünde şu ifadelere yer verildi:

“Örneğin aile ile vakit geçirmek istemek farklı şeyler anlamına gelebilir. Bazen özel bir anı paylaşmak için mümkün olduğu kadar çok bir araya gelirsiniz. Diğer zamanlarda yakınlık istersiniz, ancak yine de farklı ekranlar ve aktiviteler için izin verirsiniz. Daha sonra tekrar, bazı günler sadece kendi başınıza boylu boyunca uzanmak istersiniz.”

Bunların yanı sıra insanlar, çocuk sahibi olan ya da oda arkadaşıyla bir mekan paylaşan kişiler için de geçerli olan sahipliği ve güvenliği de elde etmek istiyorlar. Ev hissiyatı için önemli olan bir sonraki unsur ise aidiyet hissidir; bir topluluk hissi meydana getirmek, bir arada var olmak ve insanları bir araya getirmek için bir yer. Bu zamana kadar çok sayıda etken, evde hissetme şeklimizi etkiledi. Dört kişiden birinin evden çalıştığı ifade edilirken, insanların dörtte biri ise evlerini Airbnb gibi platformlarda para kazanmak için dönüştürüyor.

İnsanların kendilerini evlerinde hissedememelerinin en büyük nedenlerinden biri de yüksek ev fiyatları. Son dönemde ev fiyatları aşırı derecede arttı ve bu da birçok insanı communal bir yaşam alanında yaşamaya zorladı. IKEA’nın araştırmasına göre, yaşadığı evde bir ya da birden fazla ev arkadaşıyla birlikte yaşayan kişilerin oranı %33. Sonuç olarak bu da insanların %32’sinin biraz yalnız vakit geçirebilmek için kendilerini evden dışarı atmalarına neden oluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link