Startup: Sunay Şener’le Saha Operasyonlarına Odaklanan Girişimi Ekmob Üzerine…

Startup’lar ülkemizde ekonomik gelişim için oldukça önemli. Biz de artık hem girişimcilik ekosistemine bir katkı sunmak hem de ülkemizde önemli adımlar atan startup’ları sizlere tanıtmak amacıyla yeni bir köşe ayırdık. Köşemizin ilk konuğu ise şirketlerin saha operasyonlarını daha verimli hale getirmek için kurulmuş Ekmob. Ekmob kurucusu Sunay Şener ile sizi baş başa bırakıyoruz :)

Halil İşgüzar: Merhaba öncelikle size tanıyarak başlayabilir miyiz?

Sunay Şener: Merhaba, Adım Sunay ŞENER. İşletme alanında lisans eğitimimi tamamladıktan sonra kurumsal şirketlerde B2B ve İş geliştirme operasyonları yönettim. kısa süreli e-ticaret danışmanlığı ve ajans tecrübesinden sonra da mobilin ilk yılları diye lanse edilen dönemde bir mobil yazılım şirketinde kurucu ortak olarak görev yaptım. Sonrasında kendi ajansım MobilKoloniyi ve paralelinde ise şu anki startup’ım Ekmob’u kurdum.

H: Bildiğimiz gibi her girişim bir ihtiyaçtan doğuyor. Sizler de saha operasyonlarını daha verimli hale getirmek amacıyla yola çıktınız. Peki bu ihtiyacı tespit etmenizin altında yatan hikaye nedir?

S: Kariyer hayatımda edindiğim tecrübe Ekmob ürününü inşaa etmemi sağladı diyebilirim. B2B ve İş geliştirme yaptığım dönemlerde saha ekiplerini yakından tanıma ve saha ekiplerinin yönetim süreçlerindeki zorlukları gözlemleme fırsatı yakaladım. Bu dönemde sahadaki ekipten hızlıca bilgi alma, sahadaki ekibe bilgi aktarma, ekibi kontrol etme, anlık konumları ve bayileri gerçekten ziyaret edip etmedikleri, sahaya atanan görevlerin takip edilmesi, personelin takviminin performanslı yönetilmesi, sipariş – tahsilat gibi birçok iş sürecinin dağınık olması, buna bağlı olarak raporların geç düzenlenmesi ve  datanın dağınık farklı donanım ve yazılımlarda tutulması  süreci inanılmaz zor bir hale getirmekteydi. Ayrıca ekibi yöneticiler nezdinde görünür kılma gibi sorunlara çözüm üretmeye çalışıyorduk. Mobil tarafında hizmet verdiğim dönemde ise mobil iş uygulamalarının şirket içi iş süreçlerinde direkt performans artışına birebir etki ettiğini gözlemledim. Özellikle bu yıllarda şirket içi çalışanlar için geliştirdiğimiz uygulamalar ile ihtiyaçları çok daha iyi analiz etme şansım oldu. Ekmob da aslında edindiğim bilgi ve birikimin sonucu olarak ortaya çıktı diyebilirim.

H: Lanse edileli çok uzun bir zaman olmadı ancak sanıyorum ki güzel bir ilgi var uygulamaya. Girişiminizin şimdiye kadar olan istatistiklerini öğrenebilir miyiz?

S: Evet dediğiniz gibi beklediğimizin çok üstünde bir ilgi ile karşılaştık. Şöyle ki biz yola çıkarken FMCG, Perakende ve Retail sektörlerinden Plasiyer, Merch ve saha pazarlama ekipleri için ürünümüzü geliştirmiştik. Fakat geldiğimiz noktada sektör bazlı değil sahada görev yapan saha pazarlama, saha satış, plasiyer, saha servis, saha aktivasyon, saha satış gibi ekiplere hizmet veren bir çözüm haline geldik. Bugün geldiğimiz noktada finans, perakende, sağlık gibi birbirinden farklı sektörlerde müşterilerimiz var. Tabi bunun altında geliştirdiğimiz dinamik ve kolay uyum sağlayabilen alt yapının da faydası olduğunu söyleyebilirim. Ekmob şu anda ortalama her ay bünyesine 3 yeni müşteri katarak büyümeye devam ediyor.

ekmobH: Sektör bazlı bakacak olursak uygulamayı daha çok hangi sektörler kullanıyor ve uygulamayı kullanmaya başlayan işletmeler için nasıl bir fark oluştuğunu söyleyebiliriz?

S: Ekmob sektör bazlı değil de daha çok sahada ekipleri olup onları yönetmek ve devamlı olarak iletişimde olmak isteyen firmalar tarafından kullanılıyor.

Firmaların son dönemde en büyük şikayetleri arasında mobil iş gücünü doğru yönetememek olduğunu gözlemliyoruz. Saha temsilcilerinin sahada her an görünebilir olmasını sağlayacak her türlü araç yöneticileri için paha biçilmezdir. Yöneticiler, sahada neler olduğuna şeffaf bir şekilde hakim olabilirse, çalışanlarını daha efektif yönetebilirler.  Ekmob’un yarattığı en büyük fark sahadaki ekipleri görünür kılmak. Yani siz tek bir ekrana baktığınızda ekibinizin anlık olarak konumu, takvimi, görevleri, yaptığı ve yapacağı ziyaretleri ve ziyaretlerin tüm sonuçlarını anlık olarak raporlanmış bir şekilde görebilir ve sahaya performans arttırıcı anlık hamleler yapabilirsiniz.

Bir diğer taraftan Ekmob saha ekipleri tarafından da kolay kullanılabilir arayüzü ve ihtiyaçları olan tüm çözümleri tek bir uygulamada bulabildikleri için tercih edilen bir uygulama haline geldi. Kullanılan uygulama sayesinde müşteri ve saha temsilcisi arasında ya da takım çalışanları arasında yaşanan iletişim problemlerini en aza indirgedi. Tutulan sağlam veri kaynağı sayesinde hatanın ya da sorunun nereden kaynaklandığı anında görüntülenebilir oldu.

Araştırmalar saha çalışanlarının zamanlarının en az %13’ünü bir yerden başka bir yere gitmek için harcadığını gösteriyor. Bu zaman eğer doğru kullanılmaz ise aylar içinde yüzlerce saatin kaybolmasına sebep olacaktır. Bu sebeple kullandıkları rotanın iyi belirlenmiş olmasına, ziyaret edilecek firmanın doğru seçilmesine, ziyaretlerin hedef ve performans bazlı olmasına dikkat edilmelidir. Ekmob sayesinde saha ekipleri takvimlerini, rotalarını ve görevlerini akıllı bir şekilde planlayabilmekte buna bağlı olarak satış ve tahsilat dönüş hızını arttırabilmektedir. Önemli faydalardan bir diğeri de; saha ekiplerinin evrak işlerini hafifletmesidir. Bu kazanılan zaman dilimi satış odaklı faaliyetlerle değerlendirilebilir. Saha ekibinin fazladan bir ziyaret veya fazladan bir görevin yerine getirilmesinin sağlanılması olarak kullanılabilir hale gelmektedir.

Araştırmalar saha satış temsilcilerinin yaptıkları işlerden sorumlu tutulduğunda, müşteri ilişkilerinin daha kuvvetlendiğini gösteriyor.

H: Bildiğiniz gibi bu sene de mobilin yılı ☺ Mobil platformlar üzerine iş yapan bir ekip olarak bu alanda çalışmanın ve teknoloji geliştirmenin özellikle ülkemizde ne gibi eksileri ve artıları var sizce?

S: Aslında bizce artık mobilin yılı diye bir kavram kalmadı. Artık interneti en fazla mobil cihazlardan tüketiyor en fazla donanım yatırımını yine mobil cihazlara yapıyoruz. Bizce bundan sonraki süreçte tüm faaliyet alanlarımızda mobil öncelikli düşünmeliyiz. Mobile First kavramı dünyaya yön veren birçok marka tarafından en önemli ve öncelikli gündem maddesi haline gelmiş durumda. Sektörler mobil platformlara göre tekrar yorumlanıyor. Bugün unicorn şirketlerin hayatımıza soktukları yeni deneyimler hep mobil sayesinde oldu.

Bu çerçevede baktığımız zaman ise hala gidilecek çok fazla yol ve fırsat olduğunuz düşünüyoruz.  Firmalar özellikle yeni teknolojilere çok hızlı şekilde adapte oluyor ve yatırım yapıyorlar. Fakat maalesef aynı oranda yeni teknolojide yazılım üreten yazılım firmasına rastlayamıyoruz. IDC‘nin Türkiye’de bir marka ile birlikte yaptığı mobility araştırmasında Kobilerin %94’nün önümüzdeki iki yıl içinde mobil iş stratejisi planladıklarını fakat mobil iş uygulama çözümlerinde yeterli derecede çözüm bulamadıklarını görüyoruz.

H: Son olarak Ekmob için kısa ve uzun vadeli hedeflerinizi paylaşabilir misiniz?

S: Ekmob şu anda Türk Telekom Pilot programına seçilen 6 startup’tan birisi.  2015 yılında da Webrazzi Arena’da en iyi 12 startup’tan biri olarak seçilmişti. Önümüzdeki kısa dönemde agresif bir şekilde büyümeyi hedefliyoruz. Her ay ortalama bünyemize 3 yeni firma ekliyoruz. Sonrasında ise her startup gibi akıllı para yani doğru bir yatırım arayışında olacağız. Uzun dönemde ise local pazarda akla gelen ilk oyuncu olmak ve sonrasında ise MENA ve Avrupa bölgesine açılmak olarak hedefliyoruz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı - Pazarlama da örgütlenmektir!

Bir Cevap Yazın

Siz Hangi Ressamın Portresine Benziyor Olabilirsiniz?

Şu hayatta hepimize dünyanın bir köşesinde benzeyen birileri vardır. Peki, size benzeyen birisi şu anda bir müzenin duvarında bir portre olabilir mi? Ee neden olmasın ki?

Google Arts & Culture uygulaması kişilere selfieleri aracılığı ile hangi sanat eseri ile ne kadar benzediğini gösteren bir sistem geliştirdi. Uygulama tarafından, Google Arts & Culture platformunda var olan müzelerdeki sanat koleksiyonları ile kullanıcının selfiesini eşleştiren bir deney olarak açıklanan bu yenilik geçtiğimiz hafta hem IOS hem de Google Play listelerinde 1. Sıraya yerleşti.

‘Bilgisayarla görme’ teknolojisine dayanan bu sistem basit olarak bilgisayarlar için yüz tanıma teknolojisi olarak açıklanabilir. Bu teknoloji sayesinde uygulamayı indiren ve bu deneye katılmak isteyen kullanıcının selfiesi sisteme yükleniyor, haritalandırılıyor ve kendi geniş veri tabanındaki diğer görseller ile benzer noktaları bulunuyor. Böylelikle selfie, dünya çapındaki birçok sanat müzesinde yer alan klasik sanat eserleri ile otomatik olarak eşleştiriyor.

Sanata karşı özel bir ilginiz varsa, sanat eserlerinin hikayesini takip etmeyi seviyorsanız ancak çok iç içe değilseniz böyle bir uygulamayı deneyerek hangi sanatçının fırçasının yarattığı bir hikayeye daha yakınsınız öğrenmek için can atarken belki de eşleştiğiniz eser ile bir bağ kurar ve ressamı, eseri, dönemi araştırırken buluverirsiniz kendinizi. Belki daha önce hiç haberiniz olmayan bir ressamın, araştırmadığınız için hiç öğrenemeyeceğiniz bir eserinden haberdar olursunuz ve bir anda o eser sizin için oldukça anlamlı hale gelir.

Bu açıdan baktığımız zaman uygulamanın sanat eserleri ile selfieleri eşleştirme deneyi sadece eğlenceli olmaktan öte, kişiyi araştırmaya ve sanat ile o bağlantıyı küçük bir seviyede de olsa kurmasını sağlaması bakımından ‘zekice’ olarak değerlendirilebilir.

Uygulamanın bu özelliği şimdilik sadece ABD’de kullanılıyor ancak bir anda dünya çapında bu kadar popüler olması, özelliğin diğer ülkelere de yayılmasını sağlayacak gibi görünüyor.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon’dan İlk Kasasız Market

Amazon kasasız ilk marketin açılışını bugün gerçekleştirecek; bu yeni alışveriş deneyimi perakende satış dünyasını derinden etkileyeceğe benziyor.

ABD’nin Seattle kentinde açılacak olan Amazon Go isimli market, kamera ve sensörler aracılığıyla müşterilerin raflardan ne aldığını takip edecek. Müşteriler, Amazon Go isimli akıllı telefon uygulamasını tarattıkları turnikeden geçerek alışverişe başlayacaklar. Raftan aldığı bir ürün müşterinin sanal sepetine eklenecek, geri koyduğundaysa sepetten kaldırılacak. Alışverişini tamamlayan müşteri kasada vakit kaybetmeden mağazadan çıkabilecek; ödeme Amazon uygulamasına tanımlı kredi kartından çekilip, fatura kesilecek.

Amazon Go, 2016 yılı Aralık ayında deneme amaçlı olarak açılmıştı; test aşamasında olan dükkandan yalnızca Amazon çalışanları alışveriş yapabiliyordu. Amazon Go Genel Müdür Yardımcısı Gianna Puerini yaptığı açıklamada, dört yıllık bir çalışmanın sonucunda gelen test aşamasından çok memnun kaldıklarını belirtti.

Amazon, bundan başka bir Amazon Go dükkanı açacağını henüz duyurmuş değil ve geçtiğimiz yıl 13.7 milyar dolara satın aldığı süpermarket zinciri Whole Foods marketlerinde de bu teknolojiyi kullanıma sokacağı düşünülmüyor. Ancak Amazon’un, ABD genelinde bu dükkânlardan yüzlercesini açmaya başlaması halinde diğer hipermarket zincirleri için “büyük tehdit” olacağı konuşuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link