Yılbaşı Öncesinde E-ticaret Müşterilerini Mutlu Etmenin Yolları

Bir yılı daha devirirken tek dileğimiz, 2018’in, içinde bulunduğumuz yıldan daha iyi bir sene olması. Sağlık, mutluluk, barış ve başarı getirmesini umduğumuz yeni bir yıl yaklaşırken, yılbaşı alışverişi için zaman bulamayanlar veya mağazadan mağazaya telaşla koşmak istemeyenler için en ideal çözüm yine internetten alışveriş yapmak. Peki, yeni yıl hediyeleri için ellerini ovuşturan e-ticaret ekipleri, yapılan alışverişlerin sürdürülebilirliği konusunda kendilerinden ne kadar emin?

Kuşkusuz ki özel günler yaklaştıkça, internetten yapılan alışverişlerin hacmi de her yıl daha fazla artıyor. Birçok arkadaşına veya yakınına yeni yıl hediyesi almak isteyen müşteriler, fiziksel mağazada zaman harcamanın stresini yaşamadan, birkaç tıkla siparişini verip ürünleri ayağına getirmenin rahatlığını tercih ediyor. Peki bu durum, internetten alışveriş yapmanın tamamen stressiz bir süreç olduğu anlamına mı geliyor?

e-commerce

Clicktale’in araştırmasının buna cevabı “Hayır”. Araştırmaya göre yılbaşı alışverişi yapanların yüzde 27’si, e-ticaret sitelerinde dolaşırken, en az fiziksel mağazadaki kadar stres yaşadığını belirtmiş. Bu stresin arkasında, sayfa yüklenme süresinden aranan ürüne ulaşırken yolunu şaşırmaya, hatta sözde müşterinin arama yapmasına yardım etmeye çalışan sinir bozucu pop-up içeriklere varıncaya kadar, henüz açıklığa kavuşturulmamış pek çok unsur olabilir.

Fakat çevrimiçi dünyadaki perakendeciler artık, kolayca halledilebilen bu tür teknik sorunların yanı sıra, e-ticaret müşterilerinin arama sırasındaki ruh hâlini de göze almalı. Nitekim bir e-ticaret sitesi ne kadar iyi yönlendirme yapmış olursa olsun; yılbaşından 1-2 gün önce sevgilisine, ailesine veya arkadaşına en uygun hediyeyi almak için panikle cihaz başına geçen kullanıcının bile olumlu bir alışveriş deneyimi yaşaması için gereken önlemleri almak zorunda.

Christmas shopping

Bu ruh hâli meselesi size tuhaf gelse de internetten alışveriş deneyimi bu yönde evriliyor. E-ticaret oluşumları, kullanıcıların stres yaşamadan alışveriş yapması için müşteri davranışlarını inceliyor ve duygu durumlarını göz önüne almaya çalışıyor. Deneyim Analitiği (Experience Analytics) kullanan perakendeciler, müşterilerin dijital beden dilini anlamaya başlıyor ve yılbaşı alışveriş telaşı gibi ilk bakışta göze çarpmayan ama e-ticaret deneyiminin kalitesini düşürebilecek olası birçok riski sınırlıyor.

Tam da bu noktaya gelmişken, e-ticaret sitelerinin nasıl olup da müşterilerinin alışveriş paniği yaşamadığına emin olabileceğine dair üç ince ayrıntıya birlikte bakalım mı?

1-Öfke kaynaklı tıklamalar

Ziyaret ettiği e-ticaret sitesinde aradığı ürünü bir türlü bulamayan kullanıcılar, sinirlerini dışa vurmak için bilgisayar faresine defalarca tıklayabilirler. Öte yandan, sayfa yüklenme süresi uzun olan veya kullanıcının verdiği komut üzerine istenen sonucu vermeyen e-ticaret siteleri de aynı öfke nöbetine maruz kalabilir. Bu tepkiyi ölçmek ve genel tık sayısından ayrıştırmak isteyen e-ticaret siteleri ise tık takibi ve oturum tekrarı ölçme teknikleri sayesinde, internet sitesinin müşterileri öfkelendiren bölümlerini tespit edebiliyor ve ilgili sekmeleri veya alanları sonraki ziyaretçiler için düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyor.

Yılbaşı alışverişi telaşına kapılan kullanıcılar için e-ticaret siteleri büyük kolaylık sağlıyor.

2-Site içi yanlış yönlendirmeler

Deneyim Analitiği ile elde edilen veriler, bilgisayar faresi hareketlerine ve ziyaretçi davranışlarına dayalı olarak tanımlanıyor. Bu değerlendirmeler, sabırsız ve bir sayfaya ulaşmaya çalışırken yolunu şaşırmış birçok e-ticaret müşterisine sorun yaşatan en büyük sıkıntılardan birinin de yanlış yönlendirmeler olduğunu ortaya koyuyor.
Yılbaşı alışverişi için bilgisayarının ya da mobil cihazının başına geçen pek çok kişi de bu sorunun kurbanı olmaktan ne yazık ki kurtulamıyor. Doğal olarak bu ziyaretçiler de söz konusu siteyi terk ediyor.

Deneyim Analitiği’nin çok sayıda müşterinin yanlış yönlendirilmiş davranışlar sergilediğini göstermesi hâlinde bu durum, site içinde dolaşımdan başlayıp ziyaretçinin çıkmasına kadar geçen sürede, e-ticaret sitesinin yeterince açık bir yönlendirme yapamadığının kanıtı olarak kabul ediliyor. Elbette bu sorunun doğurduğu en tehlikeli sonuçlar müşterinin siteye karşı sadakatini kaybetmesi, sepete atılma noktasına gelmiş alışverişlerin ödeme aşamasına gelmeden yarıda kalması ve e-ticaret sitesinin muhtemelen hatrı sayılır bir rakam tutacak yeni yıl alışverişinden de umudu kesmesi olarak ortaya çıkıyor.

Experience Analytics

3-Müşterileri keşfetmek

Ziyaretçilerini yanlış yönlendiren bir e-ticaret sitesi, aynı zamanda müşterilerinin site içinde nereye gittiğini ve tam olarak ne istediklerini de bilemez. “Kâşif” olarak tanımlanan bazı ziyaretçiler ise ulaşmak istedikleri ürüne veya sayfaya yönlenmek, ürün karşılaştırması yapmak satın alma veya kararı almak yerine; tıpkı cadde üstündeki bir mağazada öylesine gezinir gibi sitede amaçsızca dolaşır. Bu tür ziyaretçiler alışveriş yapmaya yatkın olduklarından satışçılar için güzel birer açık hedef konumunda olsalar da bunu fırsata çevirecek temel unsur, e-ticaret sitesinin bu kitleyi müşteriye dönüştürme yeteneğidir.

Yılbaşı yaklaştıkça e-ticaret mağazaları, müşteriler olası hediyeler için dolaşırken söz konusu kitlenin büyük trafik yaratacağı yönünde beklentilere girer. İşte tam da bu aşamada, bu ziyaretçilerin çoğunu yakalamak isteyen çevrimiçi mağazalar, öne çıkaracağı doğru içeriklerle potansiyel müşterilerin satın alma yolculuğunu kolaylaştırabilir ve onları satın alma yönünde harekete geçirebilir. Teklifler, indirimler ve promosyonlar, bu “kâşifleri” gerçek müşterilere dönüştürmekte oldukça işe yarar.

e-commerce experience
Her ne kadar fiziksel mağaza deneyimine oranla çok daha kolay ve hızlı bir alışveriş deneyimi sunsa da e-ticaret sitelerindeki bazı ihmaller ve sorunlar, müşterileri çileden çıkarabiliyor.

Unutmayın ki 2017’nin son beş gününe girdiğimiz bugün bile, e-ticaret sitelerinde müthiş bir panikle hediye arayan sayısız potansiye müşteri bulunuyor. Fakat aynı kişiler, ikide bir karşılaştıkları pop-up’lar ve aldıkları hatırlatma amaçlı e-postalar nedeniyle daha da öfkeleniyor. Bu yüzden en doğru çözüm hem e-ticaret deneyimini iyileştirmek hem de onların kolayca ve stressiz bir şekilde alışveriş yapmalarını sağlamak olarak öne çıkıyor.

Zaten e-ticaretin fiziksel mağaza deneyimine oranla cazibesini sürdürmenin yolu da bu uygulamaları mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirmekten geçiyor. İşte bu yüzden, Deneyim Analitiği (Experience Analytics) ve benzeri uygulamalar yoluyla müşteri verilerini bütünleşik bir şekilde kullanan, akıllı yönlendirme yapabilen tasarımlara sahip e-ticaret siteleri, öfkeli ziyaretçileri önce olası, sonra da gerçek müşterilere dönüştürme konusunda rakiplerinden çok daha önde başlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

E-Ticaretin 9 Günlük Tatilden Beklentisi 1 Milyar TL

Kurban Bayramı tatilinin hafta sonlarıyla birleşmesi turizmde hareketliliğe yol açarken, e-ticaret sektörü 9 günlük tatilden 1 milyar TL ciro hedefliyor.

500’e yakın sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com’un verilerine göre, arife günkü yarım günlük mesainin de tatile eklenmesiyle otel konaklaması, yurt içi ve yurt dışı turlar, uçak ve otobüs biletlerinin online satışlarında büyük yoğunluk yaşanıyor.

Avantajix.com Kurucu Ortağı Güçlü Kayral, normal dönemlerde Kurban Bayramı’nda 500-600 bin kişinin otel konaklaması yaptığını anımsatarak, şunları söyledi:

“Tatil 9 güne çıkınca, bu sayının 1 milyona ulaşması bekleniyor. Şimdiden birçok otel ve seyahat acentası yüzde 100 doluluğa ulaştı. Ayrıca bu uzun tatilde yaklaşık 7-8 milyon kişi memleketlerine gidecek, arkadaş ya da akrabalarının evinde, yazlıklarında tatil yapacaklar. İstanbul, Ankara gibi büyük iller boşalacak dersek yalan olmaz. Turizmde yaşanan büyük hareketlilik online alışverişlere de yansıyor. Sektör, 9 günlük tatilde 1 milyar TL ciro hedefliyor. “

Ucuz tatil için öneriler

Kayral, otellerin doluluk oranının yükselmesinden dolayı fiyatların artacağına dikkat çekerek, uygun fiyatlı tatil için şu önerilerde bulundu:

Tatilinizi online satın alın: Tatil rezervasyonunu online siteler üzerinden yapın. İnternette her şeyi rahatlıkla inceleyip, tüm detayları okumak ve gerekiyorsa aynı otele pek çok farklı siteden ulaşmak mümkün. Bilgi her şey demek. Ne kadar bilgili olursanız o kadar ucuza konaklama imkanına sahip olmak sizin elinizde.

Fırsat sitelerini takip edin: Akdeniz ve Ege’de büyük turizm acentaları ile çalışan otellerde yer bulunamayabilir veya dönem dönem fiyatları tavan yapabilir; ama hala aynı lokasyonda -veya hiç aklınızda olmayan ama duyunca ilginizi çekecek lokasyonlarda- boş yatağı olan küçük işletmelerde uygun fiyatlı yer bulmak mümkün. Bunların çoğu da fırsat sitelerini kullanıyor. Şu sıralar fırsat sitelerini yakından takip edin, fırsatları kaçırmayın.

Para iadeli alışveriş sitelerini kullanın: Son yıllarda Avantajix.com gibi para iadeli alışveriş siteleri online alışverişin olmazsa olmazı haline geldi. Tatil satın alacağınız siteye bu siteler üzerinden gitmeniz, ekstra nakit para kazanma imkanı sağlayacaktır. Kazanacağınız nakit parayla tatilinizi uzatma ya da bir üst sınıf otelde tatil yapma olanağı bulabilirsiniz.

Ulaşım dahil seçeneklerini tercih edin: Tatile havayolu ile gitmek zorundaysanız, ulaşım dahil seçeneklerini mutlaka tercih edin. Şu sıra bayram tatili günlerindeki uçak bileti fiyatları tavan yapmış durumda. Seyahat acentaları önceden anlaşma yaptıklarından çok ucuz fiyat verebiliyorlar. Aynı otele bir başka acenta daha düşük fiyat verse de muhtemel ulaşım masraflarınızı da hesaplayarak, tercihinizi otel+ulaşım toplam rakamı üzerinden yapın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Online Market Alışverişi Pazarı, 4 Yılda 100 Milyar Dolara Ulaşabilir

  • Araştırma şirketi Nielsen, 2022 yılına kadar online market alışverişi pazarının büyüklüğünün 100 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor.
  • Nielsen’in yaptığı araştırmaya göre, son üç ay içerisinde baby boomers jenerasyonu tüketicilerin %44’ü, X jenerasyonu tüketicilerin %55’i ve Y jenerasyonu tüketicilerin ise %61’i en az bir paketlenmiş tüketim ürününü online olarak satın aldı.
  • Tüketici Teknolojisi Derneği’nin yaptığı yeni bir araştırmaya göre, ABD’deki tüketicilerin %60’ı mobil cihazlar aracılığıyla alışveriş yapıyor.
  • Uzmanlara göre, online alışverişin yükselişiyle birlikte gıda perakendecilerinin yüzleşeceği en büyük sorun tedarik zinciri olacak.
  • İlgili Yazı: E-Ticaretin Geleceğine Damga Vuracak 7 Teknoloji ve Strateji

Online alışveriş, birçok sektörde geleneksel mağazacılığın güç kaybetmesine neden oldu. Ancak market alışverişinin bugüne dek bu kapsamın dışında kaldığını söyleyebiliriz. Yine de uluslararası araştırma şirketi Nielsen‘e göre, önümüzdeki dört yıl içinde bu tablo tamamen değişecek. Nielsen, 2022 yılına kadar online market alışverişi pazarının büyüklüğünün 100 milyar dolara ulaşacağını alışveriş yapanların %70’inin o zamana kadar en azından ara sıra online olarak market alışverişi yapacağını tahmin ediyor. Nielsen’in yaptığı araştırmaya göre, son üç ay içerisinde baby boomers jenerasyonu tüketicilerin %44’ü, en az bir paketlenmiş tüketim ürününü online olarak satın aldığını ifade etti. Bu oran X jenerasyonunda %55, Y jenerasyonunda ise %61 idi.

Food Dive’ın bu konuyla ilgili olarak yayımladığı yazıya göre, uzmanlar, online alışveriş yapan kişilerin çok sayıda seçeneğe sahip olduklarını ve cazip olmayan veya verimsiz bir e-ticaret deneyimini tolere etmeyeceklerini belirtiyorlar. Bununla birlikte online alışveriş yapan kişiler, sunulan ürünlerin kalitesine güvenebileceklerini de bilmek istiyorlar. Nielsen şirketinde perakende ve ticari stratejiden sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Laurie Raines, bununla ilgili olarak “Güven, değer ve deneyim; masa destekleridir. Müşteriler bunlardan herhangi biriyle ilgili sorun yaşarlarsa, online olmayacaklardır.” diyor.

Mobil Entegrasyonu ve Veri ve Tahmine Dayalı Stok Yönetimi

Aynı zamanda Raines, mobil teknolojinin entegrasyonunun önemine de dikkat çekiyor. Pek çok perakendeci; liste oluşturucuları, dijital kuponları ve diğer işlevleri mobil uygulamalarına eklese de, nispeten pek azı online alışverişe olanak sağlamıştır. Tüketici Teknolojisi Derneği (Consumer Technology Association) tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, bu kaçırılmış bir fırsat. Araştırmaya göre, ABD’deki tüketicilerin %60’ı mobil cihazlar aracılığıyla alışveriş yaparken %67’si ise ek bilgi bulmak için telefonlarını kullanıyor.

Perakende ve paketlenmiş tüketim ürünleri danışmanlık firması olan The Dialogic Group’un CEO’su ve yönetim kurulu başkanı Thom Blischok ve diğer uzmanlara göre, online alışverişin yükselişiyle birlikte gıda perakendecilerinin yüzleşeceği en büyük sorun tedarik zinciri olacak. Sadece mağazaya gelen müşteriler için ürün stoklayan perakende şirketleri, artık online talebi de göz önünde bulundurmak zorunda kalacaklar. Bu süreç iyi yönetilmediği takdirde, marketler kısa süreliğine de olsa ciddi bir stok sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilirler.

Stok yönetimi sorununun üstesinden gelmek için gıda perakendecilerinin öncelikle daha iyi veri ve tahmin için yatırım yapması gerekiyor. Thom Blischok’un belirttiğine göre, kendisinin görüştüğü birçok şirket lideri, yanlış verileri topladıklarından şikayet ederken diğerleri de verilerini yönetmek için etkili bir sürece sahip olmadıklarını itiraf etti. Öte yandan tahmin etme, perakendecilerin oldukça yetenekli olduğu bir konudur. Ancak çoğu kez birlikte çalışmayan çoklu sistemler kullanırlar. Nielsen ABD Başkanı Chris Morley de bununla ilgili olarak “Tahmin, genellikle depolarda gerçekten iyidir; ancak bir araya getirilmeleri gerekir.” diyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link