Yaşar Soylu: “Anahtar Performans Göstergeleri Tek Başına Anlamlı Değildir”

Evidea.com Finansal Kontrolör Uzmanı Yaşar Soylu ile e-ticaret sektöründe varolan  Key Performance Indicator (Anahtar Performans Göstergesi) hakkında konuştuk.

Tuğçe Esenkar: Evidea.com bulunduğu sektörde önde gelen e-ticaret firmalarından birisi. Gelişmeye devam eden bu firmanın KPI’larını nasıl belirliyorsunuz?

Yaşar Soylu: Firma olarak KPI’lara çok önem veriyoruz.  KPI nedir sorusunu yanıtlamakla başlamak daha doğru olacaktır. Tüm performans göstergeleridir diyebiliriz. Önem vermemizin sebebi ise firma olarak performansımızı takip etmeyi, geliştirmeyi ve aynı zamanda firmanın büyümesini hedefliyoruz.

T.E: KPI’larınızı tüm departmanlarınıza yönelik tek tek mi yoksa genel olarak mı belirliyorsunuz?

Y.S: Sadece departman bazlı değil firmamızın genel KPI’ları olarak düşünebiliriz. Satış, karlılık firmanın bütünü ilgilendiren KPI’lardır. Bunun dışında departman bazlı KPI’larımız da mevcut. Örneğin finansal kısımda vergiler öncesi kar ve karlılık, lojistik kısımda stok devir hızı, aşırı stok, stok kaybı, müşteri hizmetlerinde çağrı süresi, çağrı sayısı, bekletme süresi gibi farklı bir çok KPI mevcut.

evidea-250

T.E: Evidea.com KPI’larının sayısı hakkında tahmini bir rakam verebilir misiniz?

Y.S: Tabiki. Evidea.com olarak yaklaşık 300’e yakın KPI mevcut. Bunlar sınıflandırma olarak departman bazlı olabileceği gibi, genel veya genelden özele doğru da olabilir.

T.E: Satış herkesin dikkat ettiği, öncelik verdiği KPI’lardan bir tanesi. Evidea.com için de bu durum geçerli mi?

Y.S: Sizin de dediğiniz gibi bu KPI hem offlineda hem de onlineda en önemli KPI’lardan bir tanesidir.  Satış KPI’yı müşteri sayısı, sipariş ve sepet ortalamasının bir birleşimidir. Bu değişkenler ise kendi içerisinde ayrıca bir KPI’dır. Başta da belirttiğim gibi firmamızın performansını takip etmek, geliştirmek başlıca hedeflerimiz arasında olduğundan satış KPI’nın önemi bizim için de büyüktür.

T.E: Satış, stok, müşteri hizmetleri ve daha bir çok KPI’dan bahsettiniz. Merak ettiğim bir diğer husus ise sadece e-ticaret özelinde de KPI’larınız mevcut mu?

Y.S: Benim evidea.com‘un bulunduğu sektöre yakın bir sektörde 3,5 yıl kadar bir tecrübem oldu. Orada incelediğimiz KPI’ların %90-95’i benzer veya birbirine uyarlanabilir KPI’lar. Ama sadece e-ticarete özel KPI’lar da mevcut. Bounce rate (bir sayfa görüntüleyip ayrılan ziyaretçiler) veya gelen ziyaretçinin ortalama kaç sayfa gezdiği e-ticaret KPI’larına verebileceğimiz örneklerdir.

T.E: Bulunduğunuz sektörün offline kısmında da görev aldığınızı söylediniz. KPI’lar açısından yaşadığınız zorluklardan bahseder misiniz?

Y.S:  Online tarafta sizin de tahmin edebileceğiniz gibi veri aktarımı çok daha hızlı oluyor. Offlineda ise bir müşterinin mağaza içerisinde geçirilen sürenin tespiti için müşterinin mağaza içerisinde takip edilmesi gerekir. Bunu sadece bir müşteri ile yapmanız da yeterli değildir. 500-600 kere mağaza içerisinde müşteri takip edilmelidir ki tutarlı sonuçlara ulaşılabilsin. E-ticaret sektöründe ise verilerin çok çeşitli, detaylı olması daha çok ve kolay ölçümleme yapılmasına olanak sağlamaktadır..

T.E: Anlattıklarınızdan yola çıkarak KPI’ları önem sırasına koymak hatalı bir davranış mı olur?

Y.S: Birine firmanızın en önemli KPI nedir diye sorsanız büyük çoğunluğu satış veya ciro diyecektir. Belki satış iyi gidiyordur, ciro yüksektir ama karlılık ne kadar olduğunu da sormak gerekir? Amaç firmaya para kazandırmaksa satış KPI’nın bu noktada tek başına çok da anlamı olmuyor. Bir başkası en önemli KPI olarak karlılığı belirtebilir. Firma kar ediyordur ancak satışlar veya müşteri sayısı artmıyordur. Aynı şekilde burada da tek başına karlılık KPI’yı yeterli değildir. Özet olarak hiç bir KPI tek başına anlamlı değildir. Bir bütündür, birbirlerini destekler niteliktedir.

T.E: KPI’larınızın belirlediğiniz hedeften düşük veya yüksek olması durumunda ne gibi aksiyonlar alıyorsunuz?

Y.S: Normal şartlarda hedeften iyi olması gibi bir durumun olmaması gerekir. Her sektörde olduğu gibi e-ticarette de devamlı bir gelişim beklenir. Hızla gelişen bu alanda daha iyi olabilmemiz için hedeflerimizi devamlı revize etmemiz gerekiyor.

T.E: KPI analizi konusunda nasıl bir aksiyon alıyorsunuz?

Y.S: KPI’ları günlük, haftalık, aylık ve yıllık analizini inceliyoruz. Finansal veriler, site üzerindeki veriler, lojistik verileri, müşteri hizmetleri verileri tek bir havuzda toplanıyor ve bu ham veri işlenerek bir takım sonuçlara ulaşılıyor.

T.E: Son olarak BKM verilerine göre e-ticaret sektöründe bu sene %35,3’lük bir büyüme gerçekleşti. Siz bu rakamı nasıl yorumluyorsunuz? 

Y.S: E-ticaret sektöründe devamlı spekülasyonlar oluyor. Rocket Internet’in Türkiye pazarından çıkması, bazı firmaların kapanması sonucu e-ticaret balon mu soruları soruluyor. Burada herhangi bir iş fikrinin katma değer sağlaması hem firmaya hem müşteriye fayda sağlayacaktır. Pazar büyümeye devam ediyor. Müşteriler online alışverişe eğilimli. Hal böyleyken e-ticaret sektörü de büyümeye devam edecektir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Üniversitesi Pazarlama Yüksek Lisans öğrencisidir. Dijital pazarlama, e-ticaret, web analizi ilgi alanlarıdır. Halihazırda Türk menşeili ilk web analiz programlarını geliştiren firmada pazarlama ve iletişim uzmanı olarak çalışmaktadır. Yanından ayırmadığı yan flüdü ise vazgeçilmez tutkusudur.

Bir Cevap Yazın

C2c Nedir, Nerelerde Kullanılır?

C2c Nedir ve Nerelerde Kullanılır?

Consumer to Consumer Tüketiciden Tüketiciye, B2B (Firmadan firmaya), B2C (Firmadan tüketiciye), pazarlama stratejilerinden sonra dijital çağa ayak uyduran C2C (tüketiciden tüketiciye) pazarlama stratejisi bugünün ve geleceğin yeni trendi arasında yer alacak gibi gözüküyor.

B2B; “Business to Business” kelimesinin kısaltması olan B2B şirketler arası ticaret, pazarlama ve satış çalışmalarına verilen kısa isimdir. Şirketler de B2B olarak daha çok yeni nesil iş metotlarından bahsedilmektedir.

B2B dijital pazarlamanın işletmeler için avantajlarına göz atalım;

B2B pazaryerleri ile alıcı ve satıcılar biraraya gelerek alım satım işlemlerinin maliyetlerini düşürmektedirler.

Üretim, stok ve işletme maliyetlerini düşüren B2B entegrasyonları ile rakiplerine avantaj sağlamaktadırlar.

Düşük stok maliyeti ve yüksek karlılık elde etmek için bu üretim ve stok sistemlerini dijital pazarlama ile birleştirmektedirler.

B2B pazarlama geleneksel pazarlama metodlarına göre daha başarılı sonuçlar vermektedir.

B2B ve içerik pazarlaması kullanımı adlı yazımızı daha önce sizlerle paylaşmıştık.

B2C: Firmadan son kullanıcıya yani tüketiciye yönelik e-ticaret olarak adlandırılır. Tüm IdeaSoft kullanıcısı e-ticaret siteleri birer B2C e-ticaret sitesidir. B2C e-ticaret modelinde firmalar ürünlerini ve hizmetlerini kendi sanal mağazalarında veya bir çok firma’nın ürünlerini satışa sunduğu alışveriş portallarında satışa sunabilirler. Tüketiciler ise aradıkları ürünleri bu e-ticaret siteleri üzerinden bularak online alışveriş süreçlerini online veya offline tamamlayabilirler. Günümüzde B2C e-ticaret modeli tüm perakendeciler için önem taşımaktadır. Amazon B2C pazarlamanın en güzel örneklerinden biridir.

B2c e-ticaretin sağladığı avantajlara bakacak olursak;

  • Yılın 365 günü, günün 24 saati sipariş alabilme olanağı
  • Kendi yerel pazarınızla yetinmeyip, başka kentlerdeki ve yurtdışındaki pazarlara da açılabilme, rekabet gücü elde edebilme şansı.
  • Büyük firmaların sahip olduğu ihracat olanaklarından küçük firmaların da yararlanabilme şansı.
  • Müşteri yönünden alışverişte zaman, mekan gibi zorunlulukların ortadan kalkması. Ayrıca alışveriş sürecinin uzamadan kolayca tamamlanması.

C2c Nedir?

C2c’nin ingilizce açılımı (Consumer to Consumer) anlamına gelmektedir. Tüketiciden tüketiciye yapılan e-ticaret’in kısaltılmış global anlamıdır. Tüketicilerin birbirleriyle yaptıkları online alışverişi ifade etmektedir. Online platformda tüketiciler bir araya gelerek ürün ve hizmetlerini sergilerler. Burada alıcı ve satıcılar tüketicilerdir ve birbirlerinin ürünlerini online ve offline olarak satın alma imkanına sahiptirler.

C2c  hangi alanlarda kullanılır?

C2c’nin oluşuma bakıldığında ürünlerini satmak isteyen tüketiciler bir e-pazaryeri ile anlaşırlar. Alıcı üye olduğu e-pazaryerinde beğendiği ürünleri GET sistemi ile satın alır. E-ticaret’in yapıldığı e ticaret sitesi bir aracı konumundadır. Alım veya satımda herhengi bir içerik girmek, bilgilendirme yapmak vb. işlemde bulunmazlar, bu işlemleri c2c e-ticaret sitesi kullanıcıları (tüketiciler) gerçekleştirirler.

B2C e-ticaret modeli ile C2C e-ticaret modeli arasındaki farklar nedir?

  • C2C e-ticaret modelinde tüketiciler arasında ve aynı anda tedarikçilerle tüketiciler arasında meydana gelen ticaretin sanal ortama geçmiş halidir.
  • B2C e-ticaret şeklinde ise sadece tedarikçiler ve tüketiciler arasında meydana gelen bir sanal ticaret söz konusudur. Bu e-ticaret şekli komisyon usülü gelir elde etmeye dayanmaktadır.
  • B2C e-ticarette ise site sahiplerin ürünleri tedarikçilerden temin eder ve kullanıcılar site üzerinden almış oldukları ürünlerden dolayı site yöneticilerinden ilgili faturalarını talep ederler.
  • C2C e-ticarette ise site sahipleri aracı konumundadır.

Peki C2c sitelerinden nasıl para kazanılır?

C2c e-ticaret siteleri’nden birden fazla yöntemle para kazanılabilir, bunlar; sanal mağaza üyelik ücretleri, ürün satışlarından komisyon, reklam ve doping ücretleridir. C2C (Tüketiciden tüketiciye) e-ticaret modeline bu  işlemler örnek verilebilir; Kullanılmış veya yeni bir eşyamızı satmak, arabamızı,ya da evimizi  başka birine satmak veya başka birinden araba, ev satın almak, en bilindik C2c örnekleri e-bay, gittigidiyor.com ve sahibinden.com’dur. Ayrıca son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz ve sosyal medya reklamı oldukça yayılan Dolap.com’dur.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon’un Türkiye’ye Gelmesine Sevinmemizin 4 Nedeni

Birçoğumuz, Amazon’un doğrudan Türkiye’de hizmet vermeye başlayacağı günü iple çekiyorduk. Söylentiler, ABD’li şirketin mart ayı sonu itibarıyla Türkiye’deki faaliyetlerine başlayacağına işaret ediyordu. Bugün sonunda Amazon Türkiye’ye resmen girdi.

Amazon’un Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayacağının haberi ilk olarak ortaya çıktığında, halihazırda Amazon müşterisi olan Türkiye’de birçok kişi, bu habere çok sevindi ve sabırsızlıkla Amazon’un Türkiye pazarına gireceği günü beklemeye başladı. Peki, insanların bu habere bu kadar çok sevinmesinin sebebi neydi? Amazon’un Türkiye’de hizmet verecek olmasının online alışveriş kullanıcıları açısından avantajları neler? Amazon kullanıcısı olanlar zaten bu soruların cevaplarını biliyorlar, ancak konuya uzak olanlar için Amazon’un Türkiye’deki kullanıcılarına sağlayacağı başlıca avantajları sıralayalım istedik.

Uygun Fiyat

Bu zamana kadar kur farkı ve Türkiye’deki vergi uygulamaları nedeniyle Amazon’dan alışveriş yapmak cazip olsa da, Amazon hizmet verdiği ülkeler açısından bakıldığında da en uygun fiyatları sunan online alışveriş sitelerinin başında geliyor. Doğal olarak bu durumun Türkiye’de de geçerli olacağını tahmin ediyoruz.

Amazon Türkiye, bekleneceği üzere pazar lideri olmayı hedefleyecektir ve bu hedefine doğru ilerken en büyük kozu ise fiyat avantajı olacaktır. Üstelik Amazon’un uygun fiyatlar sunması, pazardaki rekabeti artıracak ve diğer e-ticaret sitelerini de daha düşük fiyatlar sunmaya ve avantajlı kampanyalar yapmaya yöneltecektir.

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Geçtiğimiz günlerde, Amazon’un Türkiye’deki lojistik işleri için Aras Kargo ile görüştüğü bilgisini Aras Kargo Genel Müdürü Hikmet Bulduk bizzat kendisi paylaşmıştı. Bununla birlikte şirketin, lojistik şirketlerini tamamen devreden çıkartarak lojistik işini tamamen kendisinin yapmayı planladığına dair bir iddia uzun bir süredir ortalıklarda dolanıyor. Zaten e-ticaret şirketi, halihazırda bazı sipariş teslimatlarını kendisi gerçekleştiriyor.

İlk etapta olmasa da, ilerleyen dönemlerde şirketin yurt dışında sunduğu teslimat hizmetini Türkiye’de de sunması oldukça olası bir durum. Bu gerçekleştiği takdirde, Türkiye’deki birçok kişinin muzdarip olduğu kargo şirketlerinden kurtulur ve hızlı ve sorunsuz bir şekilde online alışveriş yapmanın keyfine varabiliriz. Bu arada Türkiye’de mevcut olarak Hepsiburada’nın “Hepsiexpress” adında kendi teslimat hizmeti bulunduğunu da belirtelim.

Müşteri Memnuniyeti

Amazon’un nispeten hızlı bir şekilde bir dünya devi haline gelmesinin en önemli nedenlerinden biri, hiç şüphesiz fazlasıyla önem verdiği müşteri memnuniyeti. Şirketin müşteri memnuniyetine ne kadar önem verdiğiyle ilgili bir örnek vermek gerekirse; Amazon’un, ürün teslimatında ya da üründe bir problem çıkması halinde, kullanıcıyı fazla uğraştırmadan para iadesi yaptığına dair birkaç tanıdığımın yaşadıkları olayı anlattıklarını hatırlıyorum.

Düşünün ki, aldığınız ürün yurt dışından geliyor ve ürünü kolay bir şekilde iade edip fazla beklemeden paranızı geri alabiliyorsunuz. Türkiye’de faaliyet gösteren online alışveriş sitelerinden yapılan alışverişlerde, birçok kullanıcının ürün iadesinde problem yaşadığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Zaman zaman ürünü iade etmek için oldukça uğraşmanız ya da ürünü iade ettikten sonra paranızı geri alabilmek için baya bir beklemeniz gerekebiliyor.

Tabii ki, müşteri memnuniyeti çok daha kapsamlı bir kavram. Ancak Türkiye’de müşteri memnuniyetiyle ilgili olarak en çok sıkıntı yaşanılan konulardan biri olduğu için ürün iadesi üzerinden bu konuya değindim. Amazon’un müşteri memnuniyeti konusunda da ülkedeki standartları yükseltmesi en büyük temennilerimizden biri. Gerçi şahsen bununla ilgili şüphelerim yok değil, ancak şirketin bütün dünyada sağladığı müşteri memnuniyetini Türkiye’de devam ettireceğini ümit ediyoruz.

Yurt Dışından Alışveriş Kolaylığı

Özellikle geçtiğimiz yıllarda, kur bu kadar yüksek değilken elektronik cihazların yurt dışı fiyatları, bariz bir şekilde Türkiye’deki fiyatlarından çok daha ucuzdu. Son dönemde kurun iyice yükselmesiyle bu aradaki fark da iyice kapandı. Üstelik yurt dışı alışverişlerinde gümrük vergisi sınırının iyice düşürülmesi ve KDV eklenmesi de yurt dışından ürün satın almayı artık eskisi kadar cazip hale getirmiyor.

Ancak bu zamana kadar Türkiye’deki birçok insan, kaliteli ürünlerde en uygun fiyatları sunması nedeniyle Amazon’dan alışveriş yapmayı tercih ediyordu. Amazon’un Türkiye pazarına girmesinden ve yukarıda belirttiğim sebeplerden ötürü, muhtemelen Amazon’un yurt dışı sitelerinden alışveriş yapan Türk kullanıcıların sayısında azalma olacaktır. Yine de yurt dışı alışveriş bir neden ötürü cazibesini kaybetmeyecek: ürün çeşitliliği.

Her ne kadar Amazon, Türkiye pazarına girmiş olsa da, ABD ya da İngiltere’deki kadar bir ürün çeşitliliği olmayacaktır. Aradıkları spesifik bir ürünü Amazon Türkiye’de bulamayan kullanıcılar da Amazon’un yurt dışı sitelerinden alışveriş yapmaya yönelecektir. İşte bu gibi durumlarda Amazon, Türkiye’deki kullanıcılarına daha düşük fiyatlarla alışveriş yapma imkanı sunabilir. Örneğin, lojistik bedelini düşürebilir ya da duruma göre hiç almayabilir. Siparişleri daha kısa sürede teslim edebilir. Hatta bir ihtimal, Amazon’dan yapılan yurt dışı alışverişlerindeki gümrük vergisinin daha düşük oranda kullanıcılara yansıtılması gibi bir durum bile söz konusu olabilir.

Pazarlamasyon’un Youtube kanalında 2017’nin Eylül ayında Amazon’un Türkiye’ye gelişini konuşmuştuk. Merak edenler için video aşağıdadır, keyifli seyirler…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link