Tüketici Gözünde Online Alışverişe Detaylı Bakış!

Online alışveriş, muhteviyatında rahatlık olan bünyeler için biçilmiş bir kaftan olduğundan, dünyada da Türkiye’de de yükselişi şaşırtıcı değil.

Tembelliğe ve Avantaja Teşneyiz !

Online alışverişin, tam olarak çalışma mekanizmasına hakim olmayan tüketiciler, kendi mitosları üzerinden bu alışveriş formunu değerlendirmektedir: “Uygun Fiyat, Çeşitlilik ve Kapıya Gelme”.

Zamanın değeri, kısıtlılığı nedeniyle çeşidi, iş yerine, evine isteyen tüketiciler, “avm kirası ödemediği, eleman çalıştırmadığı için ucuz” olduğuna inandığı, kaliteli ürünlerin satıldığı platformların tadını çıkarıyor. Bunun yanı sıra sürekli bu avantajın kendisine daha fazla fırsatla dönmesi gerektiğini, hediye çeklerine, en kaliteli servise, hizmete sahip olması gerektiğine inanıyor.

Muhteviyatına hakim olduğu ürün gamlarında bu fiyat ve ulaşılabilirlik konusunda büyük bir zevkle, aklını ve zekasını överek anılarını paylaşan tüketiciler, aynı rasyoneller çerçevesinde sunulan belli kategorilerden ise tereddütle bahsetmektedir.

Kozmetik, ayakkabı, elektronik ürünler, tereddütle alınan veya asla alınmayan ürün gruplarıdır.

online

Pazarda Algısal Kutuplaşmalar Mevcut

Tek sorun, büyüyen pazardan daha fazla pay kapmak için ne yapılacağını çözmektedir. Sitelerin konumlandırmaları ve algıları da giderek tüketici zihninde oturmaya ve hatta belli kutuplaşmalara neden olmaya başlamış gözüküyor. Erkekler için, “Kadın kadın / bol dantelli“  dedikleri siteler mevcutken, kadınlar için de “ erkeklere göre, soğuk ve renksiz” diye tabir ettikleri site gruplandırmaları mevcuttur. Bu gruplamalar, siteler içerisindeki erkek/kadın oranlarını, ses ve sepet büyüklüklerini ciddi oranda etkilemektedir. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, erkekler, uzak durdukları “kadın kadın/bol dantelli” sitelerin içeriğinden, kimisinin adından dahi haberdar değillerdir. Kendi dünyalarına, çeşit ve kategori beklentilerine uygun sitelerde alışverişlerine devam etmektedirler. Kadınlar, erkeklere göre daha fazla sosyal varlıklar olduklarından, “erkeksi” sitelerden haberdar ancak nadiren bu siteleri alışveriş için tercih etmektedirler.

Online-Shopping-Habits

Tüm dünyada pazarı incelediğimizde aşağı yukarı çıkan tüketici beklentileri de benzerlik göstermektedir. UPS’in geçen sene yaptığı araştırmalar, Türkiye pazarı ile de benzerlik oluşturuyor.

Çıkarımlar şöyle:

  • Asya dışında, pazardaki tatmin olumlu düzeydedir.
  • Asya ve Türkiye’nin daha duygusal ve daha kişiselleştirilmiş avantaj beklentiler içinde olması şaşırtıcı değil.
  • Satış sonrası hizmetlerde hala gidilecek çok yol var.
  • Kargo ödemesi hala tüketiciler için bir bariyer.
  • Global anlamda tüketiciler, sanal ve konvansiyonel alışveriş deneyimleri arasında bir geçiş talep etmektedir.

Sınırsız Seçenek Beklentisi…

Internet ve sanal dünya « sınırları olmayan» bir alandır tüketici nezdinde, bu nedenle alışveriş platformu sunanlardan da aynı sınırsız çeşit ve avantajları talep etmektedirler.  Popüler ve mass ürünlerin yanı sıra, daha niş, daha özel, kolay bulunmayan ürünlere, avantajlı imkanlarla ulaşma talebi bir mağazadan çok sanal alışveriş sitelerinden beklenmektedir.

Chris Anderson tarafından 2004 yılında ortaya atılan Long Tail Theory’ye göre online alışverişi incelediğimizde, Türk online alışverişçilerinin aslında beklentisinin: “ Sanal AVM” olduğunu söyleyebiliriz.

Kanal Yöneticilerine Öneriler:

  • Kargonun, ödemenin içine yedirildiği opsiyonlar, tam ödeme sayfasına geldiğinde duran tüketiciler için bir çözüm yolu olabilir.
  • Mağaza içerisinden- online’a oradan mobile ödemelere giden, kombine bir sistem heyecanla karşılanacaktır.
  • Kombinasyon alternatifleri, önerilerin çoğalması, tek parça alınan ürünlere, farklı kombin önerileri, sepet rakamını yükseltecektir.
  • Facebook, Instagram reklamlarında, tüketici segmentlerinin yaşam biçimlerine uygun kırılımlarda, daha özelleştirilmiş kombinasyon ve ürün önerisi alternatiflerinin yaygınlaştırılması.
  • Mağazada seçim yapıp, online alabilme imkanı, ayakkabı, parfüm gibi çekinerek alınan kategorilerde satışı destekleyecektir.

Bu yazı konuk yazarımız ‘Esra Baykal’ tarafından kaleme alınmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Esra Baykal; İtalyan Filolojisi, Marmara Üniversitesi MBA mezunu, moderatör ve marka stratejistidir. Leo Burnett, Pars McCANN Erickson gibi uluslararası reklam ajanslarının yanı sıra yerel pek çok reklam ajansı, digital ajans ve kurumsal firmada marka stratejisti ve danışman olarak görev almıştır. 2012 yılından beri sahibi olduğu iletişim ve pazarlama danışmanlığı firması olan GAME KUDRA’da, ölümsüz ve zamana kafa tutan markalar yaratmak için çalışmaktadır. Game Kudra, sadece Türkiye'de değil, Arnavutluk, Azerbaycan ve Rusya'da da tüketici iç görülerine ve pazar bilgilerine hakimdir.

Bir Cevap Yazın

Ramazan’da Sahura Kalkıp Online Alışveriş Yapıyoruz!

Teknoloji odaklı e-ticaret sitesi incehesap.com, Ramazan ayındaki alışveriş davranışlarının analizini ortaya koydu. incehesap.com’un verilerine göre, sahur vaktinin içinde yer aldığı 23.00 ile 04.00 saatleri arasında satış trafiğinde ciddi bir hareketlilik gözlemlenirken, kullanıcılar en çok alışverişi mobil cihazlar yardımıyla yapıyor.

Online alışveriş eğilimlerini yakından izleyen teknoloji odaklı e-ticaret sitesi incehesap.com’un verilerine göre, Ramazan’da internet üzerinden yapılan alışverişlerde patlama yaşanıyor. Ramazan dönemlerine ilişkin alışveriş alışkanlıklarını takip eden incehesap.com’un Kurucu Ortağı Nurettin Erzen, bu yıl 15 Mayıs ile 15 Haziran arasını kapsayan süreçte, e-ticarette yüzde 20’yi bulan artış yaşanacağını belirtiyor.

2016 ve 2017’nin yanı sıra bu yılki Ramazan ayının ilk haftasına ilişkin alışveriş alışkanlıklarının analizini aktaran Erzen, “özellikle oruç tutan kullanıcılar, yaklaşık 17 saati bulan sahur ile iftar arasındaki süreyi mümkün olduğunca dışarıda geçirmek istemiyor ve ihtiyaçlarını e-ticaret siteleri üzerinden karşılıyor. Son 3 yılda, Ramazan aylarında oluşturan sipariş sayılarını bir önceki aylar ile karşılaştırdığımızda yüzde 15 ile 20 arasında bir artış olduğunu gördük. Bu yıl Ramazan’ın ilk haftasında da benzer bir tablo ile karşılaştık. Bu yükselişin ay boyunca devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.

En çok alışveriş sahur saatlerinde, erkekler tarafından yapılıyor

Satış trafiğine dair verilere de değinen Nurettin Erzen, “Ramazan’dan önceki ve sonraki aylarda, en yoğun sipariş oluşturulan saatlerin 10.00 – 16.00 ve 19.00 – 22.00 olduğunu, Ramazan’da ise bunun tamamen değişerek 23.00 ile 04.00 saatleri arasına taşındığını gözlemledik. Online alışveriş için sahur saatlerini tercih eden müşterilerin yüzde 81 gibi büyük bir kısmını erkek kullanıcıların oluşturması ise dikkatimizi çeken başka bir nokta oldu” diye konuştu.

Mobil alışverişte yüzde 25 artış

Bahsi geçen dönemde mobil satışların payının arttığını da kaydeden Erzen, “Ramazan ayının ilk haftasından itibaren mobil cihazlar aracılığı ile yapılan alışverişlerde yaklaşık yüzde 25 artışın olduğunu kaydettik. Ramazan öncesi dönemde incehesap.com üzerinden oluşturulan siparişlerin yüzde 48,48’i mobil kanallar yardımı ile yapılırken, Ramazan ayında ise bu oran yüzde 59,84’ü buldu” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye’deki İçecek Sektörüne Genel Bir Bakış

Türkiye’deki içecek sektörünün geneline bakmadan önce içecek tüketiminin tarihine biraz değinmek istiyorum. İçecek tüketme davranışı, dünyada canlı hayatının başladığı döneme kadar gidebilecek ve fizyolojik olarak oluşmuş davranışlardan biridir. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisine göre, fizyolojik ihtiyaçlar insanların gidermesi gereken ve en önemli ihtiyaç kademesinde bulunan ihtiyaçlardır.

İçecek tarihinin başlangıcının 17. yüzyıla kadar gittiği söylenebilir. 1676 yılında Fransa’nın Paris şehrinde üretilen De Lemonades isimli içecek su dışında tüketicilere sunulan ilk ürünlerden olmuştur. 1767 yılında karbondioksitin içeceklere dahil edilmesi ile “gazlı içecek’’ olarak anılacak yeni bir ürün grubu oluşmuştur. 1830 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde Coca-Cola’nın ve 1898 yılında Pepsi’nin faaliyete başlaması ile ilk modern içecek markaları oluşmuştur. Amerika Birleşik Devletlerinde oluşan bu iki markanın ulusal büyüme ve genişleme göstermesi ile birlikte içecek sektörünün oluşmaya başladığı söylenebilir. Ulusal pazarda olgunluk aşamasına gelen sektörle birlikte 1977 yılında Coca-Cola’nın Hindistan pazarına açılması ile içecek sektörünün uluslararası alanda en önemli açılımı gerçekleşmiştir. Günümüzde yüzlerce içecek markası ulusal ve uluslararası pazarlarda operasyonlarını sürdürmektedir.

Alkolsüz içecekler beş ürün kategorisi içinde değerlendirilir:
• Çay ve Kahve,
• Gazlı İçecekler,
• Enerji İçeceği,
• Süt/Meyve/Bitki İçerikli İçecekler,
• Su/Zenginleştirilmiş Su/Sporcu İçecekleri.

Türkiye’de içecek üretimi ve ürünlerin pazarlanması cumhuriyetin kuruluş yıllarına kadar gitmektedir. Gazoz üretimi ile başlayan ilk ürünler ve bu ürünlerin oluşturulması, doldurulması, şişelenmesi gibi faaliyetlerin yapıldığı atölyeler içecek üretiminin ülke sınırlarındaki ilk oluşumlarıdır. 1962 ve 1964 yıllarında Pepsi Cola ve Coca Cola’nın Türkiye’de satışa çıkması ile modern anlamda içecek sektörünün oluşumundan söz edilebilir. Bu markaların en önemli özelliği, her zaman güçlü dağıtım kanallarına sahip olma hedefinden ileri gelir. Dağıtım kanalı, her işletme ve marka için her zaman en önemli konulardan biridir. Yapılan pazarlama kampanyalarının etkisi ne kadar iyi olursa olsun tüketici ürünü satın almaya gittiğinde ürünü bulamıyorsa yapılan kampanya büyük ihtimalle başarısız olacaktır.

Yukarıda verdiğim kategorilere göre Türkiye’deki içecek sektörünü genel hatları ile açıklamaya çalışacağım:

Çay ve Kahve:

Türkiye, kişi başı yıllık çay tüketiminde dünyada birinci sıradadır. Bu istatistik belki de “milli” içecek konusuna nokta koyuyor. Türk tüketicisi bir yılda ortalama 3.15 kilogram çay tüketiyor. Bu da günlük ortalama 240 milyon bardak çay tüketiminin gerçekleştiğini gösteriyor. Nüfusun 80 milyona yaklaştığı düşünüldüğünde, pazar büyüklüğünü anlamak kolaylaşabilir. Özel işletmelerin çay sektörüne girişi 1984 yılında başladı. 1990 yılında Lipton’un pazarda yer alması ile dökme çay ürünleri dışında, farklı ürün karmaları oluşturuldu (poşet çay, demlik paket vb.) Türkiye’deki üretimin, tüketimi karşılayabilecek noktada olması, sektör içindeki rekabeti artırıyor. Türk tüketicisi, geleneksel çayı talep etmeyi sürdürüyor ve siyah çay tüketmeye devam ediyor. Çay ihracatı ise henüz istenen noktada görülmüyor (%2.3).

Kahve ve kahve tüketimi Türkiye’deki güncel konulardan biri. Geleneksel Türk kahvesinin ülkemizde yarattığı kahve tüketim altyapısı ile birlikte dünyadaki kahve tüketim trendini takip eden bir tüketici ve hizmet sektörü oluşumundan söz edilebilir. 2015-2016 döneminde Türkiye’de kişi başı ortalama 920 gram kahve tüketildi. Türkiye, kahve sektöründe büyüyen bir pazar olarak değerlendiriliyor. Özellikle 1.,2., ve 3. nesil kahve kategorilerinin meydana gelmesi ülke içinde genel kabul gören bir kahve tüketimi oluşturdu. 1. nesilde, sıcak suya karıştırılarak tüketilen tek kullanımlık paket kahve ürünleri bulunuyor. Bir paket kahvenin yaklaşık 25-50 kuruştan satılıyor olması, ulaşılabilirliğin ve hazırlanmasının kolay olması, ürünün “sosyal ve genç” kişiliğe oturtulması ile başta genç nüfus olmak üzere, yaygın bir tüketim sağlandı. 2. nesil kahveciler, zincir kahve mağazalarının oluşumu ile meydana geldi. Bu nesilde birçok yerli ve yabancı kahve zinciri bulunuyor. Bu mağazalar yerinde tüketim yapılan veya evde kahve tüketimini teşvik eden mağazalardan oluşuyor. 3. nesil kahve ise “nitelikli kahve” tüketiminin yapıldığı ve tüketicinin dilediği kahve çekirdeğini istediği yöntemle demlenmesini talep edebildiği mağazalar olarak karşımıza çıktı.

Gazlı İçecekler:

Gazlı içecekler sektörü, içecek sektörü dendiğinde akla ilk gelen kategorilerden biridir. Türkiye’deki içecek tüketiminin yaklaşık %37’si bu sektörde gerçekleşmektedir. Türkiye’deki genç nüfusun potansiyel tüketici anlamında işletmelerin hedefinde olduğu söylenebilir. Buna karşılık, nüfusa oranlandığında gazlı içecek tüketimi diğer ülkelere göre ortalamanın altında kalıyor. Türkiye’de yıllık kişi başı gazlı içecek tüketimi 170 kutu/şişe olarak tespit edildi. Tüketimin en çok yapıldığı ülkelerden ABD’de ise bu rakam 750 kutu/şişe olarak belirlendi. Türkiye’nin yıllık gazlı içecek tüketimi yaklaşık 3.4 milyar litre olarak karşımıza çıkıyor. TOBB verilerine göre Türkiye’deki gazlı içecek tüketimi son yıllarda azalırken, sanayi kuruluşları bu açığı ihracat yaparak kapatmaya çalışıyor. Dünya’da şekersiz gazlı içeceklere yönelik talepte artış yaşanmaya başladı. Şeker tüketimine yönelik oluşan bu hassasiyet, sektörde ürün inovasyonunu daha önemli hale getirebilir. Türkiye’de şekersiz gazlı içecek tüketimi, toplam gazlı içecek tüketiminin henüz %10’undan azını oluşturuyor. Buna karşılık gelecekte bu oranın değişebileceği söylenebilir.

Enerji İçeceği:

Tüm sektörler arasında en genç sektör olan enerji içecekleri sektörü, dünyada henüz 20 yıllık bir geçmişe sahip. 2000’li yılların başında Red Bull’un Türkiye’de satışa sunulması ile sektörün başladığı söylenebilir. Dünya’da ve Türkiye’de gelişme evresinde bulunan sektör, periyodik olarak tüketimi artan sektörlerden biridir. Türkiye’de yıllık ortalama 40 milyon kutu enerji içeceği tüketiliyor. Tüketimin büyük kısmını 18-34 yaş arası nüfusun yaptığı söylenebilir. Bedeni ve zihni canlandıran, odaklanmayı artıran ürün vaadi ile enerji içecekleri genel olarak öğrenciler, şoförler, çalışanlar ve sporcuları hedefliyor. Sektörde faaliyet gösteren birçok marka olmasına rağmen bunların sektörde kalış süresi kısa olarak değerlendiriliyor. Sektördeki en büyük 3 marka, hem sektörü var etmeyi sürdürüyor hem de sektörden en yüksek kazancı sağlıyor. Etkinlik pazarlaması sıklıkla uygulanıyor ve marka deneyimleri tüketiciyle paylaşılıyor.

Süt/Meyve/Bitki İçerikli İçecekler:

 

 

 

 

 

 

Türkiye’de özellikle meyve suyu tüketimi artarak devam ediyor. Yılda ortalama 1.3 milyar litre meyve suyu ürünü tüketiliyor. Kişi başına yılda ortalama 9 litre tüketim yapılıyor. Küresel anlamda meyve suyu sektörü gerilerken, Türkiye’deki tüketim artışı %7 civarında görülüyor. Türkiye süt üretiminde Avrupa’nın en büyük 10 üreticisinden biri iken, Avrupa ülkelerinin dörtte biri kadar süt ürünü tüketiyor. Bitki ve meyve çayları ise genellikle poşet çaylar şeklinde tüketilirken yıllık tüketim 900 milyon poşet civarında görülüyor. Ayran tüketimi ise yaklaşık 627 bin litre.

Su/Zenginleştirilmiş Su/Sporcu İçecekleri:

Pazarı ele almadan önce sporcu içeceği ve enerji içeceği arasındaki ürün farkının kısaca açıklanması yerinde olacaktır. Bu iki içecek alanı, ürün vaadi ve ürün içeriği olarak birbirinden ayrılmaktadır. Sporcu içecekleri, performans esnası ve sonrasında kaybedilen vitamin, mineral, elektrolit, su, şeker gibi maddelerin yeniden kazanılmasını vaat eder. Sporcu içecekleri izotonik maddeler ve elektrolit içermesi nedeniyle enerji içeceklerinden ürün içeriği olarak ayrılır. Sporcu içecekleri pazarı henüz gelişme aşamasındadır. Türkiye’de paketlenmiş su tüketimi artmaktadır. Yılda ortalama 4.6 milyar litre paketlenmiş su tüketilmektedir. Soda tüketimi ise yaklaşık 4 milyar şişe civarında seyretmektedir.

Türkiye’de içecek sektörü, genel olarak büyüme aşamasında görülebilir. Potansiyel tüketicinin fazla olması, sektörde yer alan veya almayı düşünen her girişimcinin dikkate aldığı verilerden biri olarak dikkat çekiyor. Potansiyel tüketiciyi, aktif tüketici haline getirmenin yolu ise verimli pazarlama yapabilmekten geçiyor. Çin, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerde tüketim artışına paralel akademik çalışmalar artıyor. Sektörü merak edenlerin, bu ülkelerdeki tüketim ve pazarlamayı inceleyen akademik makaleleri değerlendirmelerini tavsiye ederim.

Kaynakça:

  • http://www.milliyet.com.tr/turk-cay-sektoru-ic-pazar-ihtiyacini-rize-yerelhaber-2201457/
  • http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=25738&tipi=38&sube=0
  • http://www.iha.com.tr/haber-turkiyede-kahve-sektoru-buyumeyi-surduruyor-613337/
  • https://www.statista.com/statistics/507950/global-per-capita-tea-consumption-by-country/
  • http://haber.tobb.org.tr/ekonomikforum/2016/265/068_071.pdf
  • https://www.eritela.com/enerji-icecekleri-sektorunun-yapisal-analizi/
  • http://www.hurriyet.com.tr/turkiyede-posetli-bitki-ve-meyve-caylari-tuket-40418167
  • https://www.dunya.com/ekonomi/2015039te-maden-suyu-tuketimi-artti-haberi-303769

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link