Profesyoneller “E-Ticareti Seviyorum” Dedi!

E-ticaret sektörünün ödeme sistemleri alanındaki çözüm ortağı PayU Türkiye e-ticaretin faydalarını kullanıcılara aktarmak amacıyla yaklaşık bir ay sürecek yeni bir kampanya başlattı:

“E-ticareti Seviyorum”

Sanal POS çözümleri, gelişmiş sahtecilik (fraud) önleme filtreleri, 7 gün 24 saat hizmet veren uzman sahtecilik izleme ekibi ve daha birçok servisle e-ticaret sektörünün güvenilir iş ortakları arasında yer alan PayU Türkiye, e-ticaretin gelişimi adına önemli bir iletişim çalışmasını hayata geçiriyor.

“E-ticareti seviyorum” adlı kampanya, sektörde faaliyet gösteren e-ticaret profesyonellerinin ve Türkiye’deki internet kullanıcılarının e-ticaretle ilgili görüş ve yorumlarını www.e-ticaretiseviyorum.com  adresinde kamuoyuyla paylaşıyor. İnsanların e-ticareti sevme nedenlerini bu web sitesinde derleyen PayU Türkiye, ayrıca e-ticaret sektörünü geliştirebilecek bazı ipuçlarını da ziyaretçilerle paylaşıyor. Bu sayede Türkiye’deki internet kullanıcılarının e-ticareti tercih etme nedenlerine ve kullanıcı deneyimlerine ışık tutarken, aynı zamanda e-ticaretin güçlü yönlerini ve tüketici dostu uygulamaların avantajlarını daha fazla ön plana çıkarmayı amaçlıyor.

Bugüne kadar halkla ilişkiler ve reklam şirketlerinde çalışan internet kullanıcılarının ve önde gelen e-ticaret markalarının temsilcilerinin fikirlerini alan PayU Türkiye, şimdiden e-ticaretin artılarını ortaya çıkarmış durumda. Ürün çeşitliliği, zaman tasarrufu ve trafik sıkıntısına girmeden alışveriş imkanı, internet kullanıcılarının yaygın olarak e-ticareti tercih etme nedenlerinden bazıları. Site yöneticilerinin yorumlarında ise, e-ticaret için ön plana çıkan özellikler arasında e-ticaretin dinamik, yeniliklere açık ve küresel potansiyele sahip olması yer alıyor.

E-ticareti seviyorum çünkü:

– “Sadece dakikalar içinde onlarca ürünü satabiliyor, müşterilerin kapısına kadar gidiyor ve her gün yüzbinlerce kişiye dokunabiliyoruz.” Mehmet Çelikol, Media Markt E-ticaret Direktörü

– “Bu sektörde her şey çok dinamik ve yaptığınız iş hiçbir zaman rutine bağlanmıyor.” Nedim Paltura, Tatilsepeti.com Yönetici Ortak

– “Avustralya’daki bir müşterimizin düğününe kıyafet yetiştirebiliyor, derdini çözebiliyoruz.” Sami Güzel, Modanisa, CEO

– “Mağaza mağaza dolaşmadan, alacağım ürün için gerekli bütün araştırmayı ve karşılaştırmayı yapabiliyorum.” Buğra Özden, Dijital Reklam Ajansı Müşteri İlişkileri Yöneticisi

“Mağazalarda bulamadığım birçok ürünü e-ticaret sitelerinde bulabiliyorum.” Gülcan Dede, Ev Hanımı

“Tek tıkla tüm ürünlere ulaşabiliyor ve dilediğim ürünü yorulmadan satın alabiliyorum.”Ozan Doğan, Üniversite Öğrencisi

“Ölçümleyebiliyorum.”  Sevan Acemoğlu, Dijital Reklam Ajansı Web Analisti

“Yorulmadan istediğim her şey kapıma geliyor, alışverişe fazla vakit harcayamadığım için e-ticaret ile istediğime hemen ulaşıyorum ve ihtiyaç duyduğum ürünleri tüm model ve renkleriyle bir tıkla kapımda bulabiliyorum.”Nazlı Öksüzoğlu, E-ticaret Satınalma Grup Müdürü

PayU Türkiye Ülke Direktörü Emre Güzer; “E-ticaretin tek faydasının ‘uygun fiyatlı ürünlerin sağlanması’ olduğuna dair hatalı bir algı oluşmuş durumda ülkemizde. Biz bu yaklaşımın Türkiye e-ticaret pazarına zarar verdiğini düşünüyoruz. Oysa bildiğiniz gibi e-ticaretin tüketicilerin hayatına kattığı birçok değer var” dedi.

Proje ile ilgili bilgi aldığımız  PayU Türkiye Pazarlama Müdürü Ozan Tatar ise kampanyanın amacını ve hedefini şöyle dile getirdi:

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]

“PayU Türkiye olarak sektörü olumsuz yönde etkilediğini düşündüğümüz bu algıyı bir nebze olsun olumlu yönde değiştirme amacıyla ‘E-ticareti Seviyorum‘ iletişim kampanyasını başlattık. E-ticaretin ayrıcalıklarını, avantajlarını; kullanıcıların ve e-ticaret yöneticilerinin samimi düşünceleri aracılığıyla vurgulayarak daha çok kişiyi e-ticarete çekmek ve e-ticarete yönelik algıyı farklı bir noktaya taşımak istiyoruz. Sektörün daha sağlıklı büyümesi için bu ve benzeri iletişim çalışmalarına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.

PayU olarak biz ekosistemin sadece bir parçasıyız. Türkiye’de e-ticaretin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi için birçok paydaşa; şirketler, üniversiteler, ilköğretim okulları ve liseler, diğer eğitim kurumları, ajanslar, meslek örgütleri gibi; görev düşüyor. Biz PayU olarak üzerimize düşeni her zaman yapacağız. “E-ticareti Seviyorum İletişim Çalışması” da aslında bu bakış açımızın ve çabamızın bir ürünü.”

[/colored_box]

Siz de e-ticareti neden sevdiğinizi paylaşmak ve paylaşılan görüşleri okumak istiyorsanız aşağıdaki adresi ziyaret edebilirsiniz:

www.e-ticaretiseviyorum.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Editörü

Bir Cevap Yazın

Amazon Yeni Bir Mağaza Konsepti ile Perakendede Yeni Bir Trend Başlatmayı Hedefliyor

  • Amazon, bugün yaptığı bir açıklamayla, yeni mağazasını yeni bir konseptte açacağını duyurdu.
  • ABD’li şirketin 2004 yılında 6,92 milyar dolar olan yıllık net geliri, 2017 sonunda 177,87 milyar dolara ulaşmış durumda.
  • E-ticaret şirketi, 2017 yılında yıllık net kar miktarını bir önceki yıla göre %28 oranında artırdı.
  • Amazon’un özellikle son dönemde yaptığı hamleler, şirketin perakende alışveriş sektörünü tam anlamıyla egemenliği altına almak istediğine işaret ediyor.
  • İlgili Yazı: Perakende Devi Amazon’un Rakamlarla Tarihi Başarısı

Amazon, bugün  yaptığı bir açıklamayla, yeni mağazasını yeni bir konseptte açacağını duyurdu. “Amazon 4-star” ismiyle açılacak yeni mağaza, Amazon’un sitesinde satılan trend ve en yüksek puan almış ürünlerin satışını gerçekleştirecek. Ayrıca, sitede en yüksek puan almış satıcıların da ürünleri mağazada satılacak.

Amazon, hızlı gelir büyümesini sürdürmek için fiziki mağazaları anahtar olarak görüyor. Şirket, bu yıl ABD’de online satışların yüzde 49,1’ine sahip olacak ancak bu rakam, tüm perakende ekosisteminin sadece yüzde 4,9’u ediyor. Bu durum dolayısıyla, şirket stratejisini online kanallardan ziyade offline kanallara entegre etmeye çalışıyor. “Amazon 4-star”ın arkasında yatan içgörü tamamen buradan kaynaklı.

Haftanın 7 günü hizmette olacak mağazanın ilk lokasyonu New York’ta bulunan ünlü SoHo bölgesi olacak. “Amazon 4-Star”da cihazlar, mutfak eşyaları, oyuncaklar, kitaplar ve oyunlar yer alacak. Tüm ürünler, Amazon’da tüketicilerin dört yıldız ve üstü puan aldıkları, çok satan veya yeni ve trend olan ürünler olacak.

Bu arada Amazon, geçtiğimiz hafta Bloomberg’de çıkan habere göre önümüzdeki birkaç yıl içinde 3000’den fazla yeni AmazonGo lokasyonu açmayı planlıyor. Gelişmeler oldukça sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Müşteri Deneyimi Neden Şansa Bırakılmaz?

Ürün-fiyat-kalite zincirinin son halkası deneyim ve günümüzde şirketler ancak müşterilerine daha iyi bir deneyim sunarak farklılaşabilirler. Bu yazıda müşteri deneyiminin neden önemli olduğunun, odaklanılması durumunda getirilerinin neler olacağının, odaklanılmaması durumunda ise nelere mal olabileceğinin üzerinde duracağım.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar, dolayısıyla müşteriler ve beklentileri de değişti. Artık her türlü bilgiye sadece saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Bu hıza alışan müşteriler attıkları her adımda aynı hızı bekler hale geldiler. Şirketler de teknolojiyi kullanarak bu beklentiye cevap vermeye çalışıyorlar. Teknolojinin etkisi ve hızın artmasıyla birlikte mesafeler giderek kısalmaya başladı. Dünya hızla küresel bir köy olma yolunda ilerliyor, her geçen gün sınırlar biraz daha silikleşiyor. Şirketler küreselleşme stratejileriyle ve dijitalleşmenin desteğiyle hizmet sundukları ülke sayısını sürekli arttırıyorlar. Bunun bir sonucu olarak yerel marketlerde faaliyet gösteren orta ölçekli şirketler global markalarla rekabet içine girmeye başladılar.

CMO’ların %81’inin Ajandasında Müşteriyi Elde Tutmak Var

Rekabetin yoğun olduğu ortamlarda yeni müşteri kazanmak ve mevcut müşterileri elde tutmak çok daha kritik hale geldi. Aberdeen Grup’un 2015 yılında yaptığı bir araştırmaya göre Pazarlama Genel Müdür Yardımcılarının %81’inin ajandasında mevcut müşterileri elde tutmak var. Yaşatılan en ufak bir kötü deneyimde müşteriler hizmet aldıkları şirketleri bırakmaya daha meyilli. Bunun bir nedeni de çok fazla seçeneklerinin olması.

Müşteri deneyimi ile ilgili yapılan birçok araştırma var. En göze çarpan sonuçları aşağıdaki şekilde toparlayabiliriz:

  • Müşterilerin %86’sı daha iyi bir deneyim için daha fazla ödemeyi göze alıyor. (Right Now)
  • Kullandığı ürün ya da aldığı hizmetten çok memnun bir müşteri bu deneyimini 4 ila 6 kişi ile paylaşır. (White House Office of Consumer Affair)
  • Şirketlerin %80’i çok iyi bir müşteri deneyimi sunduğunu söylüyor. Müşterilerin ise sadece %8’i onlarla aynı fikirde. (Bain&Company)
  • ‘Çok iyi’ bir müşteri deneyimi %86, ‘Çok kötü’ bir müşteri deneyimi %13 oranında müşterileri tekrar satın almaya iter. (Temkin Grup)
  • Kötü bir müşteri deneyimi yaşayan müşterilerin %89’u rakip firmaya gidiyor. (Right Now)
  • Memnun kalmayan müşterilerin %98’i şikayet etmez, sadece bırakıp gider. (1Financial Training services.)
  • Kullandığı ürün ya da aldığı hizmetten memnun olmayan bir müşteri bu deneyimi 9 ila 15 kişi ile paylaşır. Bu müterilerin yaklaşık %13’ünün ise deneyimini paylaştığı kişi sayısı 20’den fazla olmaktadır. (White House Office of Consumer Affair)

Mutsuz Müşteriler Sadece 20 Kişiye mi Ulaşır?

Her ne kadar mutsuz müşterilerin 9 ila 15 kişiyle olumsuz deneyimini paylaştığı söylense de özellikle sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle bu sayı artık çok daha fazla. Kötü deneyim yaşayan bir müşteri sosyal medyada binlere, bazen milyonlara ulaşabiliyor. Bunun en güzel örneklerinden biri Dave Carroll’ın United Airlines ile yaşadığı deneyim.

Dave 3500 dolar değerindeki Taylor marka gitarı ile Halifax’ten Nebraska’ya yolculuğa çıkar. Uçaktayken bagajların nasıl taşındığında şahit olur. İçinde gitarının da bulunduğu bagajlar görevliler tarafından birbirlerine atılmakta, birçoğu bu esnada yere düşmektedir. Chicago aktarmasında indiğinde bu olayı 3 farklı görevliye anlatır ama kimse onu umursamaz. Nebraska’ya vardığında ise gitarının kırıldığını görür. Yetkililere ulaşmak ister ama sürekli hatalarının olmadığını, şikayetine ilişkin kimsenin bir şey yapamayacağını dinler. Sonraki 9 ay boyunca farklı yollarla şirket yetkililerine ulaşıp hatalarını telafi etmelerini ister fakat başaramaz. Sonunda müzisyen olarak bi şarkı yazarak yaşadıklarını anlatmak ister ve yazdığı şarkıya bir de klip çekerek Youtube’a koyar.

“United Breaks Guitars (United Gitarları Kırar)” şarkısı bir anda fenomen olur; ilk 24 saatte 150 bin, ilk hafta sonunda ise tam 2 milyon kez izlenir. Birçok haber kanalında çıkar. Konuyla ilgili açıklama yapan ve Dave’den özür dileyen havayolu şirketi için artık çok geçtir. Dave’in hikayesi şimdiye kadar sadece youtube’da 16 milyon kez izlendi ve bir çok üniversitede vaka analizi olarak paylaşılmaya devam ediyor.

Siz Tasarlamasanız da Müşteriler Deneyimi Yaşıyor

Bu örnekten de yola çıkarsak, kötü bir deneyimin sadece 20 kişiye ulaştığını pek söyleyemeyiz. Müşteri Deneyimi üzerine odaklanılmadığında çok kötü sonuçlar doğurabilir, yıllarca oluşturmak için adım adım uğraşılan marka imajını bir anda yerle bir edebilir. Müşteri Deneyimine kaynak, zaman, enerji ayırmamak tabii ki bir tercih, fakat şirketler bu konuya odaklansalar da odaklanmasalar da müşteriler onlarla bir deneyim yaşamaya devam edecek. Belirlenmeyen, ölçülmeyen, kontrol edilmeyen deneyimler ise daha iyi hale getirilemez. Daha iyi bir deneyim için öncelikle müşterilerin yaşadıkları yolculuklar belirlenmelidir. Her bir yolculukta müşterilerin şirkete dokunduğu kanallar iyi tespit edilmeli, o kanallarda hangi duyguların yaşatıldığı açığa çıkarılmalıdır. Belirlenen müşteri deneyimi yolculukları düzenli olarak ölçülmeli ve gelişim alanlarıyla birlikte sürekli takip edilmelidir. Dave’in örneğinde olduğu gibi mutsuz müşterilerle karşılaşıldığında ise iyi bir hizmet telafisi stratejisi ile onların gönüllerini almak gerekiyor. Tüm bunları yapabilmek içinse tabii ki ilk olarak odaklanılması gereken konular şirket kültürü ve çalışan deneyimi. Bu konulardaki detaylı bilgi için daha önceki yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?