Perakendenin Yüzde 10’u Online Olarak Gerçekleşiyor

Dünya genelinde yapılan araştırmada gerçekleşen perakende satışlarının yüzde 10’unun online olarak yapıldığı tespit edildi.

2017 yılı e-ticaret ile uğraşanlar için oldukça iyi sonuçlar verdi. Dünya genelinde gerçekleştirilen bir araştırmada online perakende satışların geleneksel satışlara oranla 4 kat daha hızlı artış göstereceği ve 2,3 trilyon dolara ulaşacağı belirtildi. Türkiye’de ise online işlemlerin toplam perakende satışları içerisindeki payı yüzde 4 seviyesine yaklaşıyor.

Ülkemizdeki online perakende ticaret hacmi 2017 yılı sonunda 17,5 milyar liraya ulaşacak. Her geçen günde bu rakamın katlanarak artması bekleniyor. Özellikle orta sınıfın bilgisayar ve internet kullanımını arttırması nedeni ile e-ticaretin geleneksel ticarete oranla daha hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor.

E-Marketer araştırma şirketi tarafından hazırlanan raporda küresel bazda 2016-2021 yıllarına ait küresel perakende satış tahminde doların diğer para birimleri karşısından beklenenin üzerinde değer kazanması nedeni ile revize edildi. Raporda küresel perakende satışların bu yıl yüzde 5,8 artış göstererek 22,73 trilyon dolara ulaşacağı ifade edilirken, online perakende satışların ise yıl sonunda toplamda yüzde 23,2 sıçrama gerçekleştirerek 2,3 trilyon dolar seviyesine gelmesini beklediklerini açıkladı.

Dünyanın perakende ve üretim merkezi Çin e-ticaret alanındaki başarısı ile de dikkatleri üzerine çekiyor. 2017 yılı sonunda Çin tarafından gerçekleştirilecek toplam sınır ötesi e-ticaret satışlarının toplamının 100 milyar doları geçeceği belirtilirdi.

E-ticarette en büyük platformu Amazon oluşturuyor. En büyük rakibi Alibaba, Çin’in yanında Güneydoğu Asya, Hindistan ve birçok pazarda dijital alışveriş platformuna sahip.

Küresel e-ticarette aslan payını bu yıl Çin ve ABD alacak. İki ülkede toplam e-ticaret hacminin 1.58 trilyon doları bulacağı tahmin edilirken, bu rakam tüm e-ticaretin yüzde 69.1’ine denk geliyor. Çin’de sadece sınır ötesi e-ticaret satışların 2017’de 100 milyar doları geçmesi bekleniyor. Çin’de sınır ötesi alışverişlerinde kişi başına yıllık 882 dolar harcanacak.

Asya Pasifik e-ticaretin en hızlı gelişim gösterdiği bölgelerden. Bu yıl bölgede perakende satış hacminin 10 trilyon dolara dayanacağı tahmin ediliyor. Bölgedeki perakende satışların yüzde 14.7’sini 1.36 trilyon dolarla online alışverişler oluşturacak. Söz konusu rakam 2021’de 3 trilyon dolara tırmanacak.

Türkiye’de 2013’ten bu yana yüzde 34 büyüdü

TÜBİSAD ve ETİD’in birlikte yaptığı bir çalışmaya göre artan internet penetrasyonu ve akıllı telefon kullanımı 2016’da Türkiye e-ticaret pazarını 30.8 milyar TL büyüklüğe çıkardı. Bunun perakende harcamalar kısmı 17.5 milyar TL düzeyinde… 2013’ten itibaren Türkiye’de perakende online satışlar yüzde 34 büyüyerek 7.3 milyar TL’den 17.5 milyar TL’ye yükseldi. Ancak Türkiye’de online perakende satışların toplam içindeki payı birçok ülkenin gerisinde. Euromonitor’un verilerine göre, e-ticaretin toplam perakende içindeki payı geçtiğimiz yıl yüzde 3.4 seviyesine yükseldi. Çin’de bu oran yüzde 17.1, İngiltere’de yüzde 14.9, ABD’de yüzde 10.5 düzeyine ulaştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Coca Cola Plastik İsrafına Savaş Açtı

recycle

Dünyanın en çok satan alkolsüz içeceği Coca Cola, 2030 yılı itibarıyla plastik ambalajlarının en az yarısını toplayıp geri dönüştürmüş olmayı hedefliyor. İçecek sektörünün dev markası aldığı bu karar, şirketlerin dünyanın ambalaj atığı sorununu çözme adına sorumluluk taşıdığını da kabul ettiği yönünde yorumlandı.

Bu hedef, markanın yeni sürdürülebilirlik stratejisi ve ambalajların yüzde yüzünü geri dönüştürülebilir hâle getirmeyi amaçlayan uzun vadeli yatırımı olan World Without Waste’in (İsrafsız Bir Dünya) odak noktası olarak belirlendi.

plastik

Coca Cola CEO’su James Quincey’e göre bu gelişme, küresel ölçekteki plastik savurganlığının azaltılmasında gıda ve içecek şirketlerinin rolünü göstermesi açısından büyük önem taşıyor ve Coca Cola, İsrafsız Bir Dünya stratejisi sayesinde gezegenimize yatırım yaparak plastik ambalaj atığı sorununu tarihe gömmek istiyor.

Şirketin bu yöndeki çabalarının yeni olmadığını da hatırlatalım. Nitekim marka, geçen yıl Birleşik Krallık’ta başlattığı pazarlama kampanyası kapsamında tüketicileri geri dönüştürülebilir plastik ambalajlar kullanmaya teşvik etmişti. Şirket bu sürecin bir sonraki adımı olarak, pazarlamaya ayrılan bütçesinin bir kısmını ve yetenek havuzunu yerel topluluklar, endüstriyel ortaklar ve tüketicilerle birlikte çalışarak bir geri dönüşüm kültürü oluşturmak için harcamayı amaçlıyor.

“Şişeler ve içecek kutuları gezegenimize zarar vermemeli, çöpsüz bir dünya mümkün.” Diyen Quincey, şirketlerin bu konuda öncülük etmesi gerektiğini düşünüyor. Dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin gezegenimizin geleceğini önemsediğini ve aynı ideali şirketlerin de paylaşması gerektiğini düşündüğünü kaydeden CEO, bu kararı alırken Coca Cola’nın da tam olarak bu kaynaktan beslendiğini ve diğer şirketleri de bu yolculuğa dahil etmek istediklerini söylüyor.

Her ne kadar kendi sektöründe dünyanın en büyüğü olan Coca Cola’nın bu kararı alması, küresel çapta yeşil politikaların uygulanması açısından çok önemli olsa da, yüzde yüz geri dönüştürülebilir ambalajlar kullanacağının sözünü veren McDonalds ile Evian’ın, bunu ilk dillendiren gıda ve içecek markaları olduğunu da not edelim. Daha önce Pret A Manger’nin, Wagamama ve Costa’nın plastik pipetler kullanmayı durduracağını duyurduğunu da hatırlatmakta fayda var.

Gittikçe uzayan bu listeye dört gün önce katılan Waitrose ise kendi markasını taşıyan ürünleri siyah plastik içinde satmayacağının sözünü verdi. Dahası marka, geri dönüşüm sürecinde kullanılan lazer ışınlarının rengi tam ayırt edememesi nedeniyle geri dönüştürülmesi oldukça zor olan siyah plastiğin kullanımını, meyve ve sebze ürünleri kategorisinde yüzde 65 oranında azaltmayı da başardı.

Bu kayda değer başarıyı yorumlayan Waitrose yetkilisi Tor Harris, plastik kullanımını azaltmayı öncelikli bir konu olarak gördüklerinin altını çizdikten sonra, kullandıkları ambalajların büyük bir çoğunluğunun 2025 yılı itibarıyla geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir ve biyolojik olarak tamamen gübre hâline gelebilen özellikte olacağını taahhüt ettiklerine dikkat çekti. Harris, siyah plastik kullanmaktan vazgeçmelerini de bu yönde atılmış büyük bir adım olarak gördüğünü vurguladı.

Tıpkı canlılar gibi gezegenimizin, hatta evrenimizin bile belli bir ömrü var. İklim değişiklikleri, küresel ısınma, hava kirliliği ile tarım ve hayvancılıkta ciddi oranda düşen verimlilik sonucunda, son yıllarda tüketicilerde sürdürülebilirlik ve çevre bilincinin arttığı da bir gerçek. Hâl böyleyken tüketicilerin tükettiği ürünleri satan markaların da en azından etik kaygılarla olmasa bile ticari endişelerle, bu duruma duyarsız kalması pek düşünülemez. Ne diyelim? Umarız bu listeye daha fazla şirket adını ekler ve geleceği daha öngörülebilir bir gezegende yaşamanın güvenini hissederiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Alışverişte Söylenen ve Klişe Haline Gelmiş 5 Yalan

İnsan, yalan söyleyen bir varlıktır. Bunu kimse inkar edemez. Ve yalan söylemenin ilk kuralı, herhalde klişelerden kaçınmaktır. Ancak perakende alışveriş yaparken hepimiz en azından bir defa da olsa bazı klişe yalanlara maruz kalmışızdır. Bazı esnafımızın küçük düşünerek müşteriyi kaçırmamak adına söylediği bu yalanlar yıllar boyunca o kadar çok kullanılmıştır ki, artık birer kalıp haline gelmişlerdir. Şimdi perakende alışverişte en sık kullanılan ve kalıplaşmış bu yalanları bir hatırlayalım.

Sana … TL’ye Bırakırım

Evet, bu aslında sürekli kullanılan genel bir tabir. Ancak bazı esnaf abilerimiz, bu lafı bir adım daha ileri götürüp “Senden başkasına bu fiyata bırakmam.” bile diyorlar. Bu cümleyi duyunca insanın aklından şu soruyu sormak geçiyor: Abicim, ben senin babanın oğlum muyum da bana böyle bir güzellik yapıyorsun?

Aynısını Ben Kendim Kullanıyorum

Satıcıların, müşteriyi ürünün kaliteli olduğuna ikna etmek için kullandığı en büyük yalanların başında gelir. İlla ki bu konuda samimi olan satıcılar da vardır, ancak bu cümlenin kullanıldığı birçok durumda bunun bir yalan olduğunu bilmek için müneccim olmaya gerek yok.

Yıkayınca Çeker / Giydikçe Esner

Herhangi bir giyim mağazasında satın almak istediğiniz bir kıyafetin size uygun bedeni değil de bir büyük veya bir küçük bedeni mevcut olduğunda, satış elemanından çok yüksek ihtimalle bu cümlelerden birisini duyabilirsiniz. Bir kıyafetin yıkayınca çekmesi mümkün olsa da, bu durumda kıyafetin yapıldığı kumaşın türü ve kıyafetin yıkanma ve kurutma şartları etkilidir. Ancak satış elemanları, o kıyafeti müşteriye satabilmek amacıyla alakalı alakasız birçok kıyafet için bu klişe yalana başvurabilmektedir.

“Yıkayınca çeker.” yalanının bir başka değişik versiyonu da “Giydikçe esner.” yalanıdır. Aynı “Yıkayınca çeker.” klişesinde olduğu gibi, bunun da doğru payı olmakla birlikte, bunda da yukarıda belirttiğimiz şartlar büyük önem taşımaktadır ve bu cümle de asıl kullanılması gereken durumların dışında sıklıkla kullanılmaktadır.

Zararına Satıyorum / Daha Aşağısı Kurtarmaz

“Pazarlık sünnettir.” derler. Herhalde bu sözden dolayı, bizim insanımız da genel olarak pazarlık yapmayı çok sever. Her ne kadar mağaza zincirleri nedeniyle kendi dükkanının sahibi olan esnafların sayısının her geçen gün azalmasından ötürü pazarlık kültürü yavaş yavaş yok olsa da, hala birçok kişi fırsatını bulduğunda pazarlık girişiminde bulunmaktan çekinmiyor. Bu tip durumlarda ise pazarlıktan hazzetmeyen esnaf abilerimizin bir savunma taktiği olarak kullandığı klasik cümleler devreye giriyor:

  • “Kardeşim, inan zararına satıyoruz zaten bu malları.”
  • “Daha aşağısı kurtarmaz.”
  • “Bana gelişi bu kadar.”

O Fiyata Bulursan Ben Bir Kamyon Alırım

Bazen o sırada paranızın olmaması vb. nedenlerden ötürü bir ürünü satın alamazsınız. Daha sonra ise satın almak istediğiniz o ürünü bir dükkanda görürsünüz, ancak fiyatı daha pahalıdır. Bunu dükkan sahibine söylediğinizde ise şu klişe cümleyi ya da türevlerini duyma ihtimaliniz çok yüksektir: “O fiyata bulursan ben bir kamyon alırım.” Bu listede yer alan diğer klişe yalanlara nazaran, çok daha bariz bir yalandır ve son derece gereksizdir. Abicim ürünü gözümle görmüşüm zaten, neyin ısrarı bu?

Bonus: “Bunu dokuyan çocuk kör oldu.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link





Migros’un katkı ve destekleri ile
Türkiye’deki perakende sektörünü ele alıyoruz