Örnekler Bazında Ülkemizdeki Bütünleşik Pazarlama İletişimi Algısı

Bir filmi, müzikali, albümü beklemek her insanda büyük ölçüde heyecan yapabilir. Yeni bir telefonun çıkışı üzerine ise satış mağazaları önünde uyku tulumunuzu alıp beklemeyi bir alışkanlık haline getirmiş bile olabilirsiniz. Ama hiçbir heyecan yok ki bir ‘gamer’ ın bir oyunun çıkışını beklemesi kadar tutku dolu olsun. Oyunda diğerlerinde olmayan bir ‘şey’ var. Oyun karakteri oyun süresi boyunca belki 10 saat belki 20 saat karakterinizle bütünleşiyor, kendinizi unutup, o karakter şekline bürünüyorsunuz. Bu noktada biraz da ‘masa üstü FRP’ ye girmek de belki nostaljik ve bilgi verici olabilir. Hala bazı sosyal çevrelerce oynanan masaüstü FRP’leri zamanında biz de üniversite klüplerinde oynardık. 20’li zarlar, o heyecan, oyunu anlatanın hikayesi ile birlikte kafanızda o anı şekillendirmeniz ve bunu arkadaşlarınızla birlikte yapmanız paha biçilemez bir deneyimdi. Oyunun gerçekliğine kendinizi kaptırmanız bilgisayar / konsol kadar olması yada olmaması kendi hayal gücünüzle sınırlıydı. Sabahlara kadar bu masalardan kalkmadığımı biliyorum.

Diablo-3-Hardcore

Gelelim bütünleşik pazarlama hikayemize. En son oyunun üzerinden 12 sene geçmiş olmasının ve bence gelmiş geçmiş en büyük RPG oyunu olması dolayısı ile Diablo 3’ün ‘erken sipariş’ sistemine Türkiye’nin önde gelen teknoloji parekende zincirlerinden birinin online sitesinden istekte bulundum. Gönderileceği günün heyecanı bir çocuk gibi beni ‘şen’ bir insan yaptı. Koskoca adam etrafta gülücükler saçarak dolaşarak, herkese ‘Diablo siparişi verdiniz mi?’ diye bir de ayaklı tanıtım personeli olarak, bir sürü arkadaşın da bu siteden ‘ön sipariş’ vermesine ön ayak oldum.

‘O’ gün geldi çattı, bir sürü markette oyun yerini aldı ve çok geçmeden de Türkiye’ye giriş yapan oyun raflardan tükeniverdi. Ben tabi rahat, kargomun gelmesini bekliyordum. Arkadaşlar da öyle. Aradan birkaç gün geçmesi ile birlikte, sitenin sipariş sistemine bakıldığında ‘depo’da ibaresi ile kargolanmak için beklediğini gördüm ve bir hışımla telefona sarılarak, siparişimin neden kargo için bekletildiğini sordum. En kısa sürede kargoya verileceği bilgisi ile aradan birkaç gün daha geçti. Yine baktığımda ‘depo’da ibaresini görünce film senaryosunu çözdüm. Bu güzide site, deposunda olmayan ürünü ‘depo’da gösteriyor ve bu yüzden de bir türlü kargoya veremiyordu, olmayan bir şey nasıl kargolansın ki? Bol bol siparişi alırken herhangi bir sakınca görmeyen site, ürün bitince elimizde kalmadı da diyemiyordu. Gidip bir teknoloji marketten almak için de artık çok ‘geçti’. Ben ve arkadaşlarım, milletin level atlayıp oyunu bitirmelerini izleyerek, oyunun bir dahaki partisinin elimize geçmesi için tam iki hafta beklemek durumunda kaldık. Blizzard ise kendi bayilerini korumak için bildiğin kutulu mutulu, cicili bicili Diablo 3 paketini 40€’ya satarken, sitesinde 60€ gibi bir bedelden soft copy’sini satıyordu. İki hafta daha beklemektense 20€ fazla vererek ürünü aldım. Arkadaşlardan ise KOCAMAN bir özür dilemek zorunda kaldım.

22

Hemen aklıma gelen buna benzer bir diğer bütünleşik pazarlama fiyaskosunu ele alalım. Bol bol e-mail marketing gibi diğer dijital ve geleneksel pazarlama yöntemleri ile anneler günü / sevgililer günü gibi herkesçe özel olan günler için pompalanan ‘çiçek gönderme’ isteği ile ilgili her sene lojistik imkanlar elvermese de sipariş kabul edilmekte. Ben de bu furyaya geçen sene uymak istedim, anneler gününde sevgili anneciğime yine Türkiye’nin önde gelen çiçek gönderme üzerine kurulu bir e-ticaret sitesinden erken saatlerde verdiğim sipariş yerine ulaşmamakla birlikte, müşteri hizmetleri de kilit duruma geçti. Çiçek gitmemiş para kartımdan kesilmiş ve bu durum benim kötü hissetmeme yol açmış. Kriz yönetimi konusunda zayıf kalsalar da sonradan gönül almak için hem parayı iade edip, hem de aynı tutarda çiçeği hediye ettiler. Ama annemin o gün o çiçeği alınca yaşayacağı sevinci asla telafi edemediler. Böylelikle bir şey daha öğrenilmiş oldu: herkesçe malum özel günlerde dijital sitelerden çiçek siparişi verilmemeli. Zaman zaman bunu bireysel olarak öğrenen arkadaşlara rastlıyorum da, ‘aaa keşke bana sorsaydınız’ diyorum. Geçen sevgililer gününde bir çok arkadaş yine aynı ‘sinir’ harbi durumunu yaşadılar. Bu işin uzun vadede çözülemeyeceğini böylelikle öğrenmiş olduk.

E-Ticaret sitelerine öneriler:

  1. Kriz durumunda net izahat vererek müşteriyi ‘tamamen’ kaybetmemeyi sağlayın.
  2. Lojistik veya herhangi bir operasyonel süreç ile ilgili kısıtlarınızı iyi analiz edin, pazarlama yolu ile çektiğiniz dikkat sonradan ‘küfür eden müşterilere’ dönüşmesin. Operasyonel kısıtlarınıza ulaşıldığı anda artık sipariş alamayacağınızı ve üzgün olduğunuzu belirtmek, siparişi alıp sözünüzü tutmamaktan daha iyidir.
  3. Kriz durumları için hareket planı oluşturun ve kriz yönetimini iyi öğrenin. Kriz durumunda yapılacak en kötü şey hiçbir cevap verememektir.

Pazarlama, müşteri odaklı olmadığı müddetçe sinirli müşterilerden geriye başka bir şey bırakmamış olabilir. Bu yüzden tüm süreçlerinizi adam akıllı gözden geçirmedikçe müşteri kaybı kaçınılmazdır. Çok iyi pazarlama ve CRM departmanlarına sahip olmak, çok iyi müşteri ilişkileri yönetimi yapmak manasına gelmez. Diğer tüm departmanlarınızı ve çalışanlarınızı, müşteri ilişkileri yönetimi konusunda bilgilendirin ve süreçlerinizi de müşteri memnuniyetine göre alacağınız feedback’ler ile her daim geliştirin, yenilikler yapın.

Unutmadan God of War: Ascention’ı dört gözle bekliyoruz ama herhangi bir siteden ‘ön’ sipariş vermedik…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

E-Ticaret 2018’de %40 Büyüme Hedefliyor

Avantajix.com Kurucu Ortağı Güçlü Kayral; “Black Friday, 11.11 Bekarlar Günü, Siber Pazartesi gibi global indirim kampanyaları, Türkiye’de e-ticarete milyonlarca yeni müşteri kazandırdı” dedi.

Gençlerin ve çalışan kadınların yoğun ilgisiyle her yıl rekorlar kıran e-ticaret sektörü, 2018 yılında da yüzde 40 büyüme hedefliyor.

400’ü aşkın sanal mağazadan alışveriş yapan herkese nakit para ödeyen Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, 2017 rakamları henüz açıklanmasa da Türkiye’nin e-ticaret hacminin 40 milyar lirayı aşmasının öngörüldüğünü belirtti.

Dijital pazar büyüklüğünün, her yıl nisan ayında Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği’nce (TÜBİSAD) açıklanan araştırma ile kamuoyuyla paylaşıldığını aktaran Kayral, şunları söyledi:

“Elimizde bir de banka ya da kredi kartıyla internetten yapılan harcamalara ilişkin veriler var. İnternetten ödenen vergiler, okul harçları gibi e-ticaret dışındaki harcamaları da kapsasa da büyüme oranı açısından TÜBİSAD’la neredeyse aynı sonuçları veriyor. 2015 ve 2016’da internetten kartlı harcamaların miktarı %32 ve %23 oranında artarken, TÜBİSAD’ın araştırmasında da e-ticaret pazarının aynı yıllarda yüzde 31 ve yüzde 24 oranlarında büyüdüğünü görüyoruz. Yani bankaların rakamları ile neredeyse aynı. 2017’de banka ve kredi kartı ile yapılan harcamalar yaklaşık %35 arttı. TÜBİSAD araştırmasında 2016’da 30,8 milyar TL olan e-ticaret pazar büyüklüğü, büyük ihtimalle aynı oranda artacak ve 40 milyar lirayı aşacaktır.”

İndirim günlerinde müşteri sayısında patlama

Black Friday, 11.11 Bekarlar Günü, Cyber Monday (Siber Pazartesi) gibi global özel indirim günlerinde online alışverişe yoğun ilgi olduğunun altını çizen Kayral, şöyle devam etti:

“Bu özel günlerde tüm dünyada alışveriş çılgınlığı yaşanıyor. Dünya çapında gerçekleştirilen kampanyalar Türkiye’de de karşılık bulmaya başladı. 2017’de online satışların  %500 arttığı indirim günleri oldu. Milyonu aşkın kişi, bu indirim günlerinde ilk kez internetten alışveriş yaparak e-ticaretle tanıştı. E-ticaretin kolaylığını ve avantajlarını gören bu yeni kitlelerin kazandıracağı ivmeyle 2018’de e-ticaret pazarı %40’a yakın büyüyecektir. Özellikle çalışan kadınlar ve gençlerin alışveriş alışkanlıklarında dijital alışveriş lehine önemli bir değişim yaşanıyor. Günün 24 saati, dünyanın her yerinden alışveriş yapabiliyorlar. Çarşı, pazar gezmek yerine aradığı ürünün en uygun fiyatlısını birkaç saniye içinde karşılaştırma sitelerinde bulabiliyor; tatilini ve katılacağı etkinlikleri, fırsat sitelerini kullanarak çok ucuza getirebiliyor; ayrıca tüm bu alışverişlerini de Avantajix.com gibi alışveriş yaptıkça para veren siteler üzerinden geçerek ekstra kazançlar sağlıyorlar”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon’un Paketlemeyi Kolaylaştırmak İçin Yaptığı 3 Değişiklik

Business Insider’ın yaptığı habere göre Amazon, 2016 yılında bir milyardan fazla paket gönderdi. Henüz net rakamlar belli olmasa da 2017 yılında ise çok daha fazla paketin gönderildiği tahmin ediliyor. Durum böyle olunca da e-ticaret devi, paketleme işini kolaylaştırmak için sipariş kutularını daha verimli hale getirmek amacıyla yeni yollar aramaya başladı.

Amazon’un yıllardan beri eleştirildiği konulardan biri, küçük ürünleri bile büyük kutulara koyarak göndermesiydi. Online perakende şirketi de bu konudaki rahatsızlığı biraz olsun azaltmak için bazı değişiklikler yaptı. The Wall Street Journal’in yaptığı habere göre şirket, bu yıl içinde bazı küçük ürünleri baloncuklu posta zarflarında göndermeye başladı ve bu değişiklik, sürekli olarak Amazon’dan alışveriş yapan kullanıcılar tarafından farkedildi.

Bununla birlikte yine The Wall Street Journal’in paylaştığı bilgiye göre Amazon, sevkiyat algoritmasını da değiştirdi. Şu anda şirket, hangi ürünlerin birlikte paketlenebileceği ve hangi boy kutuya sığabilecekleri konusunda kararlar vermek için değerlendirmeleri ve müşteri geri bildirimlerini incelemek gibi şeyler yapabilen makine öğreniminden yararlanıyor.

ABD merkezli e-ticaret şirketinin paketleme işini daha verimli hale getirmek için yaptığı bir başka yenilik ise ürünleri orijinal kutularında göndermeye başlaması oldu. Bu şekilde israf minimuma indiriliyor ve ürünlerin daha büyük kutularda gönderilme gereksinimi ortadan kalkıyor.

Amazon’da müşteri-paketleme yöneticisi olarak görev yapan Brent Nelson ise The Wall Street Journal’a konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Neredeyse evrensel olarak, fiziksel perakende için tasarlanmış paketler, pahalı ve gereksiz sevkiyat özellikleriyle birlikte büyük boyutludur.” dedi.

Amazon yaptığı bu hamlelerle, hem kendi hem de müşterileri için daha verimli bir paketleme sistemine geçiş yapmış gibi görünüyor. Bu şekilde şirket, hem paketleme işlemlerini kolaylaştırmış ve maliyetleri düşürmüş oluyor hem de daha fazla müşteri memnuniyeti sağlıyor.

Bu arada e-ticaret tarafını daha da güçlendirmek isteyen ve bu konuda sürekli yeni girişimlerde bulunan Amazon, daha önce de teslimatları daha verimli hale getirmek için Amazon Key isimli bir sistem duyurmuştu. Bu sistem ile evde hiç kimse yokken teslimat görevlilerinin paketleri bırakabilmesi için evlere girebilmesine imkan tanınıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link