Online Mağazanız için Müşterilerinizi Elde Tutma Stratejileri

Müşterinize bir değer yarattınız ve gelip sizin online mağazanızdan alışveriş yaptı. Bu harika! Şimdi sırada bunu nasıl sürekli hale getireceğimiz ile ilgili stratejiler var.  Yeni müşterilerinizi online mağazanıza çekmek tamamen farklı bir mesai. Gelin bizler bugün hep beraber var olan müşterilerinize de ne gibi bir değer yarattığınızla ilgili birkaç taktiğe göz atalım ne dersiniz?

Taktik Belirleyin

Her mağazaya muhteşem uyum sağlayacak tek bir taktik ne yazık ki yok. En başarılı uygulamalar sahip olduğunuz mağazaya özel düzenlenmiş olanlardır.  Örneğin; müşterilerinizi özel bir sadakat programına dahil edebilir, onlara sadakat kartı verebilir, kendinizi hatırlatan e-mailler atacağınız mail-list’inize dahil edebilirsiniz.

Temel nokta; var olan müşteriyi cezbedecek en önemli uygulama ödüllendirme sistemidir.  Bunu da kolaylıkla kişiye özel fırsatlar (indirim, hediye) oluşturarak yaratabilirsiniz.

Müşteri Hizmetlerinde Benzersiz Olun!

Deneyimden binlerce kez bahsettik.  Müşterinize sizden vazgeçemeyeceği deneyimler yaratmalı, sadece ürünü satana kadar değil , satış süreci sonrasında da güvenebilecekleri bir destek mekanizması oluşturarak, algılayacakları riski azaltmalısınız. Yaşayacakları olumsuz herhangi bir deneyim ya da çözülmeyen  şikayetlerini size bir müşteriden daha da fazlasına mal olabilir. Ağızdan ağıza iletişimin gücünü hafife almayın.

online marketing

Destek Sistemi

Her şirketin hayali, sadık ve uzun süreli müşterilere sahip olmaktır. Sahi bunu gerçekleştirmek için neler yapıyorsunuz? Destek sistemi yaratmak, özellikle satış sonrasında meydana gelebilecek problemlerin önüne geçmenizi sağlayacak, sizi mükemmel işleyen sisteminiz ile rakiplerinizden ayıracaktır.

Canlı Yardım ve  chatbotlar küçük problemlerin hızlı çözümü için yardımcınız olarak size büyük kolaylıklar sağlayabilir. Bununla beraber  satış sonrası destek biriminizin kusursuz işlediğinden de emin olmalısınız.

Hatırlatma Mailleri

E -mail pazarlamasını ürün satışı için kullanıyor olabilirsiniz ancak aslında hatırlatma görevini de oldukça başarılı bir şekilde hallediyorlar. Müşterilerinizin sizden en son alışveriş yaptığı tarihlere bakarak onlara kendinizi hatırlatmayı deneyebilirsiniz.

E-commerce

Kişiselleştirme

Tüm iletişim süreçlerinizde müşterinize ismi ile hitap etmek, ürün önerilerini müşterilerinize özel hale getirmek, ( çapraz satışlarda kişiye özel ürün seçenekleri ile Amazon bu konuda bir numaradır) günün sonunda müşterinizin sizden yeniden alışveriş yapma ihtimalini artırıken müşteri sadakatini de artıyor.

Sadakat & Ödül Programları

Yukarıda bahsettiğimiz yollarla beraber uygulandığında harika sonuçlara ulaşabileceğiniz yöntem sadakat ve ödül programları müşterilerinizi sizden tekrar alışveriş yapma konusunda cesaretlendirir.

Sadakat ve ödül programları sürekli gelişime açık ve tüm müşteri elde tutma stratejilerinizin tepesinde yer alır.

Başarı için tüm bu taktikleri kendi online mağazanıza göre düzenlemelisiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Sadakat Programlarında Geçmişten Günümüze Türkiye

Türkiye’ de Sadakat Programlarının temeli, Interlink Şirketler Grubu tarafından 1991 yılında atılmış bulunmakta. 1987 yılında %100 yerli sermaye olarak kurulan Interlink, ilk senelerinde Direkt Pazarlama yöntemiyle çoğunluğu elektronik olan ürünler satmaktaydı. Bu süreçte de Takse, TV Satış Kanalı, Kredi Kartı Taksitlendirme gibi Türkiye’ nin birçok kayda değer ilkini gerçekleştirdi. Bu ilklerden en önemlisi ise Sadakat Programları oldu. O zamanların büyük bankalarından olan Pamuk Bank’ ın Pamuk Para projesi, banka ve Interlink ortak çalışmasıyla hayata geçti. Şimdiki dijital sistemlerin aksine, o günün teknolojisiyle bütün imkanlar kullanılarak yapılan bu projede müşteriler, kredi kartı ekstrelerinin ekinde o ay yapmış oldukları harcamalarından kazandıkları puan miktarlarını görmekteydiler. Kendilerine dağıtılan basılı hediye kataloglarında da hangi hediyenin kaç puan olduğunu görüp, puanları istedikleri hediyenin puanına ulaştığında siparişlerini vermekteydiler. Bu siparişleri katalogların arkasında bulunan Hediye Talep Formlarını doldurup göndererek yapmaktaydılar. Hediyelerin seçilip kataloglara yerleştirilmesinden katalogların oluşturulup basılmasına, hediyelerin tedarik edilip gönderilmesinden ürün veya kargoda çıkan herhangi bir problemle ilgilenmeye kadar Pamuk Para projesinin tamamı Pamuk Bank – Interlink ortak çalışmasıyla yönetilmekteydi. 

Pamuk Para projesinin katkılarını gören diğer bankalar da hemen bu işe girmek istediler. O yıllarda aynı işleyiş içlerinde Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Akbank’ ın da olduğu 22 bankaya daha uygulandı ve Türkiye’ de Sadakat Programları gerçek anlamda ilk bankalar kanalıyla başlamış oldu. Takip eden yıllarda ise farklı sektörlerden firmaların, Puan Sisteminin bankalara yarattığı katma değeri görmesi çok uzun sürmedi. Bankalar kanalıyla onlar da bu sistemi uygulamak istediler ve Puan Sistemi onlara da açıldı. İşte o zaman, Türkiye’ de Sadakat Programları çığ gibi büyüdü. Puan Sistemi her sektörden çeşit çeşit firmaya uyarlandı ve gerek B2B, gerek B2C birçok markanın müşterisi (Bakkallar, Sigorta Acenteleri, Lastik Bayileri, Satış Temsilcileri, Son Tüketiciler, Boya Ustaları vb….) ilgili markalardan yaptıkları alımlar karşılığında puanlarını kazanıp hediyelerini sipariş etmeye başladılar ve bu müşterilerin marka sadakatleri arttı. 

Günümüzde büyük bir marka olmanın ilk kurallarından biri bir Sadakat Programı yürütüyor olmak. Bir marka ne kadar uzun yıllar bir Sadakat Programı yürütüyorsa o kadar fazla ve sağlıklı veriye sahip oluyor. Bu veriler Know – How ve Big Data konularında büyük avantajlar sağlamakta. Günümüzde markalar, hem kendi verilerinden yararlanarak, hem de ilgili kuruluşlardan yardımlar alarak yeni bir programa veya kampanyaya başlamadan onun başarılı olup olmayacağını görebilmekte. Tabii bunun için en başında iyi analizlerle bir yerden başlanması, sonrasında alınacak aksiyonlarda ise bu başlangıçtan yola çıkılması gerekmekte. İlk kampanyanızın başarılı olması tabii önemli ama başarısız olsa bile bir sonraki kurguyu ona göre değiştirmek önemli. 

Peki günümüzde Sadakat Programlarının geldiği son nokta nedir? Aslında Sadakat Programları temelinde bir oyundur. Belli kriterleri yerine getirir ve sondaki havuca ulaşırsınız. Bu havuca ulaşmak için aslında yıllarca kullanılmış tek kriter satın alma işlemiydi. Satın almanı gerçekleştir, puanını kazan ve hediyeni sipariş et. Daha sonralarda teknolojinin de gelişmesiyle araya başka kriterler girdi; İzle Kazan, Oyna Kazan, Kendini Göster Kazan vb. Bu aksiyonların hepsinin de genel adına “Gamificition (Oyunlaştırma) dendi. Oyunlaştırma, şu anda Sadakat Programlarının geldiği son nokta diyebiliriz. Burada kafalar biraz şöyle karışabilir; zaten Sadakat Programlarına temelde bir oyun demiştik, şimdi içindeki modüllere de mi oyun diyoruz? Ben buna aslında Sadakat Programları özünü buldu demek istiyorum. Artık firmalar diledikleri her kritere puan verebilir konumdalar. Buna en iyi örneklerden biri sigara içmeyi bırakan çalışanlarına puan kazandıran Vodafone diyebiliriz. Günümüzde sadece birkaç firma bu bahsettiğim teknolojilerin hepsine sahip, Oyunlaştırmalarla donatılmış portalları oluşturabilmekte. Dilerim ki zamanla eğitim videoları izletip, sorular çözdürüp, anketler doldurup, sosyal medyada paylaşımlar yaptırıp, oyunlar oynatıp puan dağıtılmasını sağlayabilen firma sayısı daha da artar ve Sadakat Programları sektörü artan rekabet sayesinde daha da büyür. Bunu ekonomi mezunu biri olarak gönülden söylediğimden emin olabilirsiniz.  

 

 

 

 

 

 

Bu kadar yaygın olması sebebiyle Türkiye’ de başarılı ticaretin altın kurallarından birinin Sadakat Programı uygulamak olduğunu söyleyebiliriz. Siz de firmanızda bir yenilik yapmak, varsa mevcut sisteminizi iyileştirmek veya son teknolojileri kullanarak Oyunlaştırma Dünyasına girmek istiyorsanız hemen doğru bir partnerle Sadakat Programı uygulamanızı başlatın derim. 

Bu yazı konuk yazarımız Can Taşçıoğlu tarafından yazılmıştır.

Can Taşçıoğlu hakkında:

1992 yılında doğan Can Taşcıoğlu eğitim hayatına Hisar Eğitim Vakfı’ yla başlayıp İstek Atanur Oğuz İlköğretim Okulu ve Lisesi ile devam etti. Lisede bir yaz Londra’ da bulunan Dulwich College’ da dil eğitimine katıldı. Üniversitede Koç’ un Ekonomi bölümünü %25 bursla kazandı. Üniversite yıllarında Koç Üniversitesi’ nin aktif kulüplerinden Pazarlama ve İşletme Kulübü gibi kulüplerinin köklü etkinliklerinde pek çok kez hem görev aldı, hem de katılımcı oldu ve kendini Pazarlama alanında geliştirdi. Gene Üniversite yıllarında Los Angeles’ da UCLA – Koç iş birliğiyle UCLA’ de seçmeli dersler aldı. Okuduğu dönemde MNG Kargo ve INTERLINK ŞİRKETLER GRUBU’ nda staj yaptı. Üniversiteden hemen sonra 1 yıllığına New York’ a yerleşti ve Manhattan Institute of Management’ ta Pazarlama alanında Setifika Programına katıldı. Aynı zamanda Venture X Yatırım Danışmanlığı firmasında staj yaptı. 

Türkiye’ ye döndükten sonra Sadakat Programlarında lider firma olan INTERLINK ŞİRKETLER GRUBU’ nun satış ekibinde Sistem Koordinatörlüğüne başladı. Günümüzde portföyünde AKBANK’ tan UNILEVER’ e, LUFTHANSA’ dan VODAFONE’ a birçok yerli ve çok uluslu firmanın farklı kanallarda Sadakat Programlarını yönetmekte. 

INTERLINK’ in Dijital Hediye Katalogu olan “Kurumsal B2C” ye eklettiği Sosyal Sorumluluk kategorisi sayesinde INTERLINK’ e Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği’ nden 12. Birleşmiş Milletler Global Hedefi olan “Sorumlu Tüketim ve Üretim” dalında ödül aldırdı. Sonrasında ise Loyalty Magazine Awards’ da aynı projeyle bireysel olarak “Sadakat Programlarında Kırk Yaşın Altında Otuz Kişi” den biri seçildi ve son derece prestijli olan bu etkinlikte Tower of London’ da ödülünü aldı. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

E-Ticaret Savaşları: Amazon vs Alibaba

  • Global e-ticaret sektöründe Amazon ve Alibaba kıyasıya bir rekabet içerisinde.
  • Amazon ABD’deki perakende pazarının sadece %3’ünü elinde bulundururken Alibaba ise Çin’deki perakende pazarının %11,18’ine hakim.
  • Alibaba Çin’deki bütün online alışverişin %80’ini elinde tutuyor. Ancak Çin’in 1 milyar 371 milyonluk nüfusunun sadece %53’ünün internet kullanıcısı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, Alibaba’nın kendi ülkesinde hala büyük bir büyüme potansiyeli barındırdığını söyleyebiliriz.
  • Amazon ve Alibaba’nın toplam piyasa değerleri Mart 2018 itibarıyla 1,1 trilyon doların üzerindeydi.
  • CB Insights’a göre, iki dev şirketin rekabetinde yeni girdikleri Hindistan, Avustralya ve Singapur pazarları çok büyük önem taşıyor.
  • İlgili Yazı: Kola Savaşları: Coca-Cola vs Pepsi

E-ticaret sektörü söz konusu olduğunda, global anlamda iki markanın ön plana çıktığını görüyoruz: Amazon ve Alibaba. Bu arada her ne kadar genel olarak Alibaba Çin’in en büyük e-ticaret şirketi olarak görülse de, JD isimli firmanın da azımsanmayacak büyüklükte olduğunu ve bazı kaynaklar tarafından Alibaba’dan daha büyük bir firma olarak gösterildiğini belirtelim. Ancak global pazardaki rekabete baktığımızda, Amazon ve Alibaba arasındaki rekabet genel anlamda daha çok dikkat çekiyor. Peki, bu rekabetteki son durum nedir?

Ecommerce-platforms.com tarafından hazırlanan ve 2017 yılının sonunda paylaşılan infografik iki şirket arasındaki rekabete ışık tutan önemli bilgiler barındırıyor. İnfografiğe göre 2013 yılında, Alibaba’nın internet sitesindeki satışlardan elde ettiği gelir 240 milyar dolardı ve bu rakam Amazon’un satış gelirlerini ikiye, eBay’in satış gelirlerini ise üçe katlıyordu. Ancak aradan geçen süre zarfında Amazon’un yaptığı atılımlarla hızlı bir şekilde büyümesi aradaki bu büyük farkın kapanmasını sağladı.

Bununla birlikte infografikteki verilere göre, o dönem için Amazon’un piyasa diğeri 427 milyar dolar iken Alibaba’nın piyasa değeri ise 264,9 milyar dolardı. İki şirketin toplam çalışan sayılarına baktığımızda, burada da Amazon’un ciddi bir üstünlüğü olduğu göze çarpıyor. Zira Amazon’un toplam çalışan sayısı, Alibaba’nın toplam çalışan sayısının neredeyse 7 katı. Tam bir rakam vermek gerekirse, Amazon’un toplamda 341.400, Alibaba’nın ise 50.092 çalışanı bulunuyor.

Alibaba’nın 2012 – 2017 Yılları Arasındaki Tam Zamanlı Çalışan Sayısı

Bunların yanı sıra iki e-ticaret devinin faaliyet gösterdikleri ülkelerin sayısı da bir başka dikkat çekici bilgi. Belirtilene göre, Amazon dünya çapında 100’den fazla ülkeye teslimat yapıyor. Buna karşılık Alibaba’nın ise 200’den fazla ülkede tedarikçileri ve müşterileri bulunuyor.

Alibaba, Çin’de Hala Yüksek Bir Büyüme Potansiyeline Sahip

İki e-ticaret şirketinin arasındaki rekabete göz atarken ana vatanlarındaki performanslarına bakmamak olmaz. Amazon ABD’deki perakende pazarının sadece %3’ünü elinde bulundururken Alibaba’nın ise Çin’deki perakende pazarının %11,18’ine sahip olması dikkat çekiyor. Bununla birlikte Amazon, 2016 yılı içerisinde ABD’deki online satış artışının %53’ünü tek başına üstlendi. Ayrıca Amazon, 2016 yılı içerisinde Amerikanlar’ın online olarak harcadığı her bir doların 53 cent’ini kendi kasasına koydu.

Amazon ile ilgili bir başka önemli bilgi ise şirketin büyüme hızıyla ilgili. İnfografikte yer alan bilgiye göre, Amazon’un online satış hacmindeki büyüme, en büyük 8 perakende şirketinin online satış artışının birleşiminden 10 kat daha fazlaydı. Bunun yanı sıra Amazon, en büyük 8 perakende şirketinin toplamda gerçekleştirdiği online satıştan 6 kat daha fazla online satış gerçekleştirdi.

İki dev şirketin internet sitelerinin trafikleri söz konusu olduğunda burada da Amazon’un büyük bir üstünlüğü bulunuyor. Amazon’un aylık 2,2 milyar ziyaretçi sayısına karşılık, Alibaba’nın aylık 867,7 milyon ziyaretçisi bulunuyor. Aktif müşteri sayısında ise Alibaba’nın Amazon’a karşı bir üstünlüğü bulunuyor. Amazon’da 310 milyon müşteri hesabı bulunurken Alibaba’nın ortalama olarak aylık 493 milyon kullanıcısı bulunuyor ve bunların 443 milyonu bir satın alma gerçekleştiriyor.

Hem Amazon hem Alibaba’nın kendi ödeme sistemleri bulunuyor. Amazon’un ödeme sistemi “Amazon Pay” olarak isimlendirirken Alibaba’nın ödeme sisteminin ismi ise “Alipay“. Ancak bu alanda Alibaba’nın sahip olduğu kullanıcı sayısı, Amazon’un sahip olduğu kullanıcı sayısının yaklaşık olarak 12 katı. Amazon Pay’in toplamda 33 milyon kullanıcısı bulunurken Alipay’in ise toplamda 400 milyon kullanıcısı mevcut. Zaten Alipay sahip olduğu bu kullanıcı sayısıyla Çin’deki bir numaralı ödeme hizmeti konumunda.

Son olarak Amazon, ABD’de ilk kez online harcama yapan bütün tüketicileri kendi müşterisi yaparken Alibaba ise Çin’deki bütün online alışverişin %80’ini elinde tutuyor. Ancak Çin’in 1 milyar 371 milyonluk nüfusunun sadece %53’ünün -ki bu da yaklaşık olarak 731 milyona tekabül ediyor- internet kullanıcısı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, Alibaba’nın kendi ülkesinde hala büyük bir büyüme potansiyeli barındırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Amazon için ise benzer bir durumdan bahsetmek zor. Zira 321 milyonluk ABD nüfusunun 286 milyonu halihazırda internet kullanıcısı. Tabii ki Amazon da kendi ülkesi içerisinde hala bir büyüme potansiyeline sahip, ancak bu büyüme potansiyelinin Alibaba’nınkine kıyasla oldukça düşük olduğu kesin.

Amazon ve Alibaba’nın Yeni Savaş Alanları: Hindistan, Avusturalya ve Singapur

Özel şirketlere dair önemli verileri derleyen analiz platformu CB Insights’ın belirttiğine göre, dünyanın en büyük e-ticaret şirketleri olan Amazon ve Alibaba, Mart 2018 itibarıyla birlikte 1,1 trilyon doların üzerinde bir piyasa değerine sahipti. CB Insights’a göre, iki dev şirketin rekabetinde üç pazar çok büyük önem taşıyor: Hindistan, Avustralya ve Singapur.

Şu anda Kuzey Amerika ve Avrupa’yı hakimiyeti altında bulunduran Amazon, Hindistan pazarına agresif bir şekilde girmesinin yanı sıra, Avustralya ve Singapur’da da önemli hamleler yapıyor. Çin pazarını kontrol eden Alibaba ise Güneydoğu Asya’da stratejik ortaklık ağı oluşturdu ve çeşitli yatırımlar yaptı. Ancak daha da önemlisi Alibaba da aynı Amazon gibi Hindistan pazarında büyük oynuyor ve Avustralya’ya giriş yapıyor.

CB Insights’ın belirttiğine göre, e-ticaret devleri şu üç önemli trendden yararlanıyorlar:

  • Global finansal sistemler, dijital ve mobile doğru ilerliyor.
  • Küresel servet büyüyor.
  • İnternet penetrasyonu artıyor.

İki şirket, bu yeni fırsatlara farklı stratejilerle yaklaştılar. Genel olarak Amazon satın alma gerçekleştirirken Alibaba ise yatırım yapıyor. ABD ve Çin’in dışında, Alibaba, Amazon’dan iki kat fazla şirkette azınlık hissesine sahipken Amazon ise Alibaba’dan 5 kat daha fazla şirket satın aldı.

Amazon ve Alibaba’nın ABD ve Çin Dışında Yaptığı Azınlık Yatırımlarının Yıllara Göre Dağılımı
Amazon ve Alibaba’nın ABD ve Çin Dışında Satın Aldığı Şirketlerin Yıllara Göre Dağılımı

Şirketler farklı stratejiler izleseler de, ikisi de hakimiyetlerini dünya çapında daha geniş bir alana yayma derdinde. Amazon düşük fiyat, geniş ürün yelpazesi ve hızlı teslimat modelini dünyanın geri kalanına getirmek için yaklaşık olarak önümüzdeki on yıllık süre boyunca milyarlarca dolar harcayacak. Diğer tarafta Alibaba ise dünya çapındaki lojistik ağını genişletiyor ve dünyada e-ticaret pazarlarını birleştirmek için yan kuruluşları bir araya getiriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link