E-ticareti Kısa Zamanda Değiştirecek 3 Yapay Zeka Teknolojisi 0

E-ticaret sektörü, yapay zeka devrimiyle birlikte sürekli artan büyük veriyi daha verimli kullanma imkanına sahip oldu. Kişiselleştirilmiş yeniden hedefleme teknolojilerinin dünya çapında faaliyet gösteren markası RTB House, veri odaklı e-ticaret aktivitelerini çok kısa sürede dönüştürecek 3 yapay zeka teknolojisini açıklıyor.

E-ticaretin doğası gereği veri odaklı olduğunu dile getiren RTB House Türkiye Ülke Müdürü Okay Tuğ, “Pazarlama ve satış uzmanları, kişisel asistanlar, chatbot’lar, otomatize edilmiş satın alma süreçleri ve yeniden hedefleme sistemleri ile henüz yapay zeka (AI) teknolojilerinde buz dağının görünen kısmına şahit oldular. Özellikle derin öğrenme ile bir araya geldiğinde e-ticaret sektörü bambaşka bir seviyeye çıkacak” dedi ve ekledi:

“Geleceğin e-ticaretinde, günümüzde yalnızca hayal edilebilen, çok daha akıllı, daha fazla kendi kendine öğrenebilen alışveriş sistemleri yer alacak.”

  • Ürün arama – Görselleri algılayan algoritmalar

Eskiden kullanıcılar, bir videoda ya da gerçek hayatta beğenerek satın almak istediği bir ürünü nerede bulacağını bilemezdi. Bir süredir var olan görsel algılama teknolojisi, yapay zeka ile birleşerek gerçek gücünü ortaya koymaya başladı.

Yapay zeka temelli görsel algılama teknolojisi ile akıllı telefondan çekilen bir fotoğraf ya da alınan bir ekran görüntüsü ile ürün hakkında bilgi alarak nerede satıldığını bulmak mümkün hale geliyor.

  • Satın alma kararı – Teknoloji artık çok daha isabetli öneriler getiriyor

Kişiselleştirilmiş reklamlar son kararı vermeden önce kullanıcılara satın alacağı ürünü hatırlatıyordu ya da benzer bir ürünü karşısına çıkarıyordu. Günümüz pazarlamacıları için geçerliliğini koruyan bu yöntem, yerini insan beyni gibi çalışan derin öğrenme algoritmalarıyla kullanıcıların tutum, niyet ve genel halini algılayan yapay zekaya bırakıyor.

Toplanan devasa veri ve insan zekası gibi öğrenebilen ve davranan yapay zeka, e-ticaret sektöründe bambaşka bir deneyime doğru götürüyor. RTB House’un kendi reklamlarında gözlemlediğine göre, derin öğrenme algoritmaları kullanılan reklamlar yüzde 50 daha verimli sonuç ortaya çıkarıyor.

  • Tedarik – Algoritmalar satın almadan önce teslimata başlıyor

Bir müzik uygulamasında nasıl sizin sevebileceğiniz şarkılar karşısınıza geliyorsa yapay zeka bunu bir adım öteye taşıyarak satın alma kararınızda uyguluyor. Tıpkı Amazon’un önceden teslimat sisteminde olduğu gibi yapay zeka, henüz satın alma işlemi gerçekleşmeden önce kullanıcıların en yakınında bulunan dağıtım merkezine ürünü gönderiyor. Özellikle günlük yapılan alışverişlerde bu sistemin kullanılması e-ticarette teslimatı bir sonraki seviyeye çıkarıyor.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Dijitalde En Çok Arama Yapılan Gün ve Saatler 0

Yellow Pages, kullanıcıların dijital platformlardaki arama davranışlarını ortaya koydu. Yellow Pages verilerine göre; en çok aramayı Salı günü yapıyoruz.

Teknolojinin hızla hayatımıza girmesi ile birlikte günde ortalama olarak 5 saatimizi kişisel bilgisayarlar üzerinden, 2 saatimizi ise mobil cihazlar aracılığıyla internette harcıyoruz. Yani günün dörtte birini dijital olarak geçiriyoruz. Diğer bir yandan özellikle mobil cihazların kullanımın yaygınlaşması, internet üzerinden yaptığımız arama davranışlarını da etkiliyor. Günümüzde kullanıcılar yıl boyunca hastanelerden restoranlara, devlet dairelerinden eğlence mekanlarına kadar gidecekleri birçok yeri internet üzerinden arıyor ve araştırıyor.

En çok “Salı” günleri arama yapıyoruz

Verilere göre dijital platformlar üzerinden en çok arama Salı günleri yapılıyor. Salı gününü sırasıyla Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe takip ediyor. Diğer bir yandan en az arama ise Cumartesi ve Pazar günleri yapılıyor. Hafta sonunda kullanıcıların dijital dünyadan biraz uzak kalmayı tercih ettiğini söyleyebiliriz.

Sabah 10.00 öğleden sonra 15.00 en çok arama yapılan saatler

Arama verilerine göre en çok arama sabah 10.00 – 11.00 ile öğleden sonra 15.00 – 16.00 arasında yapılıyor. Saat 22.00’den sabah 04.00’e kadar ise neredeyse hiç arama yapmıyoruz.

Gün gün en çok aranan kategoriler

Pazartesi ve aramaların en çok yapıldığı Salı günlerinde en çok aranan kategori Hurda. Hurda’yı sırasıyla; gıda, tekstil, telekomünikasyon ve bilgisayar takip ediyor. Çarşamba ve Perşembe günleri ise en çok arama bilgisayar kategorisinde gerçekleşiyor. Çarşamba gününün öne çıkan aramalarında avukat, inşaat, matbaa, sürücü kursları da yer alırken Perşembe günlerinde otomotiv, emlak, mobilya en çok aranan diğer kategoriler.

Diğer bir yanan gıda kategorisinde en çok arama Cuma günü yapılıyor. Cuma günlerinde en çok arananlar arasında tekstil, otel, halı yıkama aramaları da var. Cumartesi günleri bilgisayar ve gıda, Pazar günleri ise kitabevi ve bilgisayar donanım kategorisindeki aramalar üst sıralarda yer alıyor.

Yazın en trend araması havuz kategorisinde

Yazın gelmesiyle birlikte havuz aramalarındaki artış da dikkat çekiyor. Temmuz ayı içerisinde aramaların en çok yapıldığı kategori “havuz”. Havuzların en çok arandığı iller arasında Kırıkkale, Bolu, Bilecik, Ankara, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Amasya, Isparta ve Edirne yer alıyor.

Aramaların %51’i kadınlar tarafından yapılıyor, en çok arama yapılan şehir İstanbul

Aramalara demografik olarak baktığımızda aralarındaki oran her ne kadar birbirine yakın olsa da kadın kullanıcıların erkek kullanıcılara göre daha çok arama yaptığı görülüyor. Kadınların %51’i, erkeklerin ise %49’u dijital platformlar üzerinden en çok aramayı yapıyor. Şehir bazında ise İstanbul ilk sırada yer alırken İstanbul’u sırasıyla Ankara, Denizli, Düzce ve İzmir takip ediyor.

Sanal Koridorlarda, Parasız Dolaşan Tüketicilere Ulaşma Yolları Nelerdir? 0

“Cryptocurrency” sektörü Temmuz ayı itibariyle inanılmaz bir yükselişe geçti. Bitcoin, Ethereum, SETLcoin ve diğerleri, alana giren yeni oyuncular, vahşi değer dalgalanmaları yaşadı. Gelecek bize “cashless/parasız” bir dünyanın çağrısını sunuyor.


Bugün Bitcoin devletler tarafından korunmaya alınmış, spekülasyonları dengede tutulan bir birimdir. Diğer sanal sikkelere oranla güvenliği daha fazla koruma altındadır ve çok da uzun olmayan bir vadede, diğerlerine oranla artısı net ölçümlenebilecek bir birimdir.

Ethereum, SETLcoin ve diğerleri bugün güvenlik açıkları bulunan, saldırıya uğrayan ve belli bir grubun elindeki birimlerdir. Dolayısıyla manipülasyona çok daha açıklardır.

 

 


Her ne kadar Türkiye’deki yatırım araçları hala “geleneksel” altın, döviz, gayrimenkul seviyesinde gezmeye devam etse de, hızlı adapte olan ülkem insanı için, oyun gibi başlayacak olan sanal para kullanımı, pek yakında bir yatırım değerine de dönüşecektir. Tıpkı 1637’de yaşanan, Hollanda’nın Lale Soğanı Çılgınlığı gibi…
2016 Google aramalarına baktığımızda “No More Cash” aramasının ilk 10’da yer aldığını görüyoruz. Dünyada yaşanan sosyal, ekonomik ve güvenlikle ilgili dalgalanmalar, sanal paraların yükselişine, elbette neden oldu. Dijital cüzdanlar, anında iptal edebildiğimiz kredi kartları, sanal kartlar, tehlikeli dünyaya karşı “kaynaklarımızı” korumanın en güvenli yolları olmaya başladı.

Türkiye’de de durum, az biraz geriden gelmesine rağmen hiç de göz ardı edilir gibi değil. Peş peşe kapanan online alışveriş devlerine inat, her geçen gün abone kutuları, online satış siteleri, sadece kredi kartı ile ulaşabildiğimiz gündelik hizmet açılımları bir bir ortaya çıkıyor.

Dünya, esas olarak maddi malların mülkiyetine dayalı bir ortamdan, hizmet, hayatı kolaylaştırma ve erişim odaklı bir ortama kayma eğilimindedir. Küresel ekonominin tamamı, maddi nesnelerden, maddi olmayan alanlara doğru kaymaktadır. Birçok analist bu dalgalanmaların, sürdürülemez olduğunda hem fikir olsa da işin pazarlama tarafında değişen alışveriş alışkanlıkları için adımlar atılması elbette kaçınılmaz.

Avrupa’nın bireyselliğine oranla Türkiye pazarında bu dinamikleri yönetmek bir miktar daha zor. Sosyalleşmesinden asla vazgeçemeyen Türk halkı, “parasını verdim, hizmetin de kralını isterim” edasından online dünyada bile vazgeçmeyecek.


Bu durumda, klasik satış yöntemlerini uygulayıp, göz teması kuramayacağımız, sesimizle, sözümüzle iknadan uzaklaştığımız tüketicileri, sanal koridorlarda, nasıl yakalayacağız sorusu geliyor akıllara…

Pazarlamaya yılları vermiş her meslektaşım bilir ki, bu ülkede hiçbir şey geçmişte kalmaz. Geçmişim değerlerinden ilham alır, yeniliklerle köpürtülür ama temeli, her daim insani ilişki ve yaşama dokunma olarak kalır.

Bugün zaten sanal dünya ve o dünyanın alışveriş alışkanlıkları giderek oturmaya başladı, çekingen tüketici için füzyon bir ilişki oluşturmak ve bunun üzerinden tetikleyici olmak mümkün. Ekonominin daraldığı, güvensizliklerin hat safhada olduğu ülkemizde dahi, tüketicilerin online alışveriş kanalları için “ihtiyat akçesi” mevcut. Az bir miktarla sitelerin güvenilirliğini ve hizmet kalitesini test eden tüketiciler, ilk alışverişin deneyimi sonucunda devamlılıklarını sağlıyorlar.


Pahada ağır ürünler için ise iş biraz daha değişiyor. Deneyime, servise, danışacak elemana daha fazla ihtiyaç duyuluyor. ( Özellikle kadın hedef kitle için kozmetik, teknoloji alışverişlerinde bu eğilimleri gözlemliyoruz) Bu noktada standart online danışmanların yerine, çok daha “gerçek” bir deneyim sunmanın fayda sağlayacağına inanıyorum. Artık herkes görüntülü konuşma özelliklerine sahip telefonlarla hayatını sürdürüyor. Bu sistemleri, alışveriş dünyasına adapte etmenin, deneyim ve hizmet kalitesi anlamında ciddi bir yükselişe neden olacağı aşikâr.

Call Centerlarda sadece sesini duyduğumuz ama kredi pazarlığı yaptığımız asistanlarla, ofisimizde, evimizde yüz yüze görüşmelerle iletişime geçmek her iki taraf için de daha hızlı ve verimli bir ilişkinin başlangıcı olacaktır.


Anlamsız pop-up reklamlar yerine, hali hazırda big datayı takip eden firmaların, eğilim bazlı online chat imkanları sunması, deneyim bazlı ürünlerle tüketicileri buluşturup, sanal ortamda da onlarla ilişki kurmaya başlaması, sms ve e-mailing trafiğinden, junk maile düşmekten çok daha hızlı satış getirecektir.
Düşünsenize, deneyimleme imkanı bulamadığını

z bir ürünü, yine de uzaktan bile olsa görerek, sorarak iletişim halinde kalarak satın almak, tembel bedenlerimiz, zamansız hayatlarımız için nasıl bir güzellik!

Yetmez, kredi kartlarımız, sadakat kartlarımız içerisinde biriken ve artık kurumlar için verimli olmaktan çıkan “parapuanlarımız” sanal koridorlarda, alışveriş imkanını bize sunsa…

CRM, big data ve deneyim pazarlamasının, güç birliği yapacağı bir ticari ortamda, tüketici için cazibe merkezi olmak kaçınılmaz. Tek sorun, egolarımızı, kaygı ve korkularımızı geride bırakıp, akıl birliği etmeye teşne hale gelmek.

Keyifli bir hafta dilerim.
Esra Baykal Güçlü

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link