Ürün Yelpazeniz ile E-ticaret Sitenizin Güvenilirliğini Arttırın

Sitenizde bulunan ürün yelpazesi ile ziyaretçilerinizde olumlu ya da olumsuz bir izlenim bırakabilirsiniz. Belirli birkaç kategoride ürün satışı yapan bir site, yüzbinlerce ürünü satışa sunan bir siteden daha başarılı olabiliyor. Aslında buradaki kilit nokta şudur ki;

‘ Önemli olan sitenizde bulunan toplam ürün adedi değildir. Önemli olan, tüm detayları ile %100 ilgilenebildiğiniz ürün adedidir. ‘

Asıl amaç ürünü müşterinin beğenisine sunarak en iyi şekilde anlatmak ve çeşitli pazarlama stratejileriyle satışını gerçekleştirebilmek değil midir? Öyleyse ürün satışı amaçtır. E-ticaret sitemiz, sitemizin tasarımı, kargo seçenekleri, ödeme yöntemleri, müşteri ile iletişim kolaylığı gibi daha sayabileceğimiz birçok konu da amacımızı destekleyici araçlardır. Tüm bu konularda en iyiyi yakalayabilmek için çalışmamız gerekiyor. Bu yazımda ürün yelpazesi konusuna örneklendirmeler ile değineceğiz.

Tüm fotoğrafları tam, açıklamaları düzgün ve müşteriyi tatmin edecek seviyede, fiyat bilgileri hatasız, stok durumu doğru bir ürün yelpazesi düşünün ve içerisinde toplama 500 adet ürün olsun. Diğer yandan da bazılarının fotoğrafları tam bazılarının ki eksik, ürün açıklamaları eksik ya da eksik olmasa bile karmaşık yazılmış, fiyat bilgileri güncel olmayan ve satın aldığınızda stokta kalmama durumu ile karşılaşabileceğiniz içerisinde 50.000 ürün olan bir ürün yelpazesi düşünün. Hangisini tercih edersiniz?

Bir e-ticaret sitesindeki ürün çeşitliliği elbette satışı olumlu yönde etkiler ancak eksik ya da yanlış sunulan ürünler satış yapmayı engelleyeceği gibi güven problemi de oluşturacaktır.

İş hacminize göre kategoriler oluşturmak ve ürün yelpazenizi oluşturmak en doğru hamle olacaktır. Zaten iş hacminiz artıp, siteniz büyüme aşamasına geçtiğinde kategori ve ürün sayınızı arttırmanız gerektiği gözlemleyecek ve bunun için gerekli istihdamları sağlayacaksınızdır.

ecommerce-conversion-product-price1

Sitenize kontrolsüz bir şekilde bir anda 50.000 (rakam rasgele yazılmıştır) adet ürün ekleyip, müşterilerde oluşabilecek güven problemini göze almaktansa, iş hacminizce başladıktan sonra kontrollü bir şekilde büyüyüp ilk günden itibaren müşterilerinize güven veren bir hizmet sunmak kesinlikle daha değerlidir.

Sitenizdeki ürünlerde dikkat etmeniz gerekenler;

1-Ürün Fotoğrafları

Sitenizde bulunan bir ürünün fotoğrafının bulunmaması zaten kabul edilebilir bir durum değildir. Bunun dışında görsellerin net ve kaliteli olması gerekiyor. Hatta eğer mümkün ise ürünlerin fotoğraflarını sizin çekmeniz ve ziyaretçilerinizin beğenisine sunmanız satın alma kararını olumlu yönde etkileyecektir.

2-Ürün Açıklamaları

İnsanlar satın almak istedikleri ürün hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isterler. Eğer var ise ürünün teknik bilgileri tam olmalıdır. Çok fazla detay yazılacak bir ürün değilse bile insanlar o ürünü alma kararlarında haklı olduklarını destekleyici birkaç cümle okumak isterler. Bu detayı göz önünde bulundurarak satın alma kararına etki edebilirsiniz.

3-Stok Durumu

Sitenizden ürün satın alan bir müşteriyi arayıp da maalesef satın aldığınız ürün stoklarda kalmadı demek takdir edersiniz ki pek olumlu bir intiba bırakmayacaktır. Bu nedenle stok güncellemeleri konusunda biraz daha özenli çalışılması gerekiyor.

4-Ürün Fiyatı

Sitenizde bulunan bir ürün farklı bir sitede de satışta olabilir. Bu nedenle tedarikçinizde gelen fiyat değişikliklerini dikkatli bir şekilde takip edip sitenize uygulamanız gerekir. Fiyat konusunda ziyaretçilerin güveni daha kolay kırılabilmektedir.

E-ticaret sitenizi güvenilirliğini arttırmak için ürünleriniz ile ilgili dikkat etmeniz gereken ve göze çarpan kriterler bunlardır.

Maksimum kalite ve kullanıcılardaki güveni sağlayabilmek için farklı başlıklar altında dikkat edilmesi gereken birçok nokta var. Devam edecek olan yazılarımda tüm bu başlıklara ve göze çarpan noktalara değineceğiz.

Ürünlerinizi gözden geçirerek çalışmalara başlayabilirsiniz.

Bu yazı konuk yazarımız ‘Umut Atamış’ tarafından kaleme alınmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hepsiburada’dan E-Ticarete “Yerli Yazılım” Katkısı

Hepsiburada ARGE ekibinin yeni geliştirdiği yerli yazılım “Mordor” ile satışta olan ürünlere dair bilgilerin güncellenmesi çok daha hızlı yapılabiliyor. Hepsiburada üstün özellikli bu inovatif ürününü Türkiye’deki e-ticaret firmalarına da sunacak.

Hepsiburada ARGE ekibi, geliştirdiği yerli yazılım “Mordor” sayesinde operasyonel verimliliği artırmanın yanı sıra e-ticarette ürün bilgilerinin güncellenmesinde yaşanan olası gecikmelere son veriyor.

1 Dakikada 480 bin Ürün Bilgisi Güncelleme

Hepsiburada platformu dahilinde 15 kişiden oluşan özel ARGE ekibinin bir yıl boyunca çalışarak geliştirdiği yazılım “Mordor” sayesinde güncelleme hızı 480 kat artıyor, “Mordor” ile 1 dakikada 480 bin ürün güncellenmesi yapılabiliyor. Hepsiburada, geliştirdiği yerli yazılım “Mordor” sayesinde tüketicilere en güncel ürün bilgilerini sunarken, listelemedeki fiyat farklılıklarının olma ihtimalini engelliyor. Sistem ayrıca stok bilgilerini de güncel tutarak, tüketicilerin stokta olmayan ürünle karşılaşması gibi durumları ortadan kaldırıyor.

E-ticarette yerli yazılım önem kazanıyor

E-ticaret sektöründe ilkleri hayata geçiren Hepsiburada, operasyonel süreçlere de inovatif bir yaklaşım getiriyor. Hepsiburada ARGE merkezinin geliştirdiği bu proje önümüzdeki dönemde Türkiye’de ve dünyada farklı e-ticaret sitelerinin de kullanımına sunulabilecek.

“Mordor”un tamamen yerli bir yazılım olmasının Türkiye ekonomisine de katkıda bulunacağını belirten Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Emre Ekmekçi, Hepsiburada platformunda işlem hacmi arttıkça daha önce kullandıkları yabancı kaynaklı yazılımın yerine daha gelişmiş bir yazılım ihtiyacı duyduklarını, ürünün bu sayede ortaya çıktığını belirtti.

Yaklaşık 1 yıl süren çalışmalarının meyvesini aldıklarını vurgulayan Ekmekçi; “E-Ticaret Türkiye’de giderek büyüyor. Bu nedenle işlem sayısı da sürekli artıyor. “Mordor”, platformumuzda satılan ürün bilgilerinin çok daha hızlı güncellenmesinde çıtayı yükselten bir araç oldu. Böylece eskiden dakikada bin güncelleme yaparken, artık 480 bin güncelleme yapabiliyoruz. Bu da tüketicilere sunduğumuz mükemmel müşteri deneyiminin kalitesinin artmasına yardımcı oluyor. Örneğin 24 Kasım Efsane Cuma’da 20 milyon kez ziyaret edilen Hepsiburada’da milyonlarca güncelleme Mordor sayesinde hiçbir gecikme olmaksızın yapılabildi.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link