[Infografik] E-Ticaret Sitelerinde, Tüketicilerin Scroll Davranışları Nasıl Gelişiyor? 0

E-ticaret sitelerinin en büyük bilgi kaynağı, tıklama oranları ve satın almalar olarak düşünülür. Çoğu site bu oranları artırmaya odaklanırken, incelenme gibi önemli bir aracı gözden kaçırmış oluyor. Kaliteli bir görselin yanı sıra, daha fazla seçenek sunabilecek şekilde özelleşen sitelerde daha fazla incelenme gerçekleştiği ortada.

Bu şekilde trafiği artırabilen ve tüketiciyi daha fazla incelemeye teşvik eden siteler üzerine Content Square tarafından yayınlanan rapora göre internet kullanıcıları, özellikle e-ticaret sitelerinde artık daha fazla inceliyor. Rapor Ağustos 2013 ve Kasım 2014 arasında, ilk sırada yer alan 100 perakendeci e-ticaret sitesinin 50 milyon arama oturumu üzerinde hazırlanmış.

“Scroll rate”, olarak gösterilen bulgu, tüketicinin aşağılara giderken baktığı en son satırı ifade ediyor ve bu oran bütün cihazlarda (mobil, masaüstü vb.) artış göstermiş olarak dikkat çekiyor. Özellikle masaüstü bilgisayarlarda bu oran %5 oranında bir artışla dikkat çekiyor. Mobil cihazlarda ise, telefonlarda %18 ve tabletlerde ise %42 oranında artış yaşanmış.

Rapordan diğer önemli çıktılar ise;

  • 2011’de tüketicilerin yalnızca %5’i sayfanın en sonuna kadar incelerken, bu oran %15’e kadar çıkmış durumda.
  • Çin’deki e-ticaret siteleri ortalama 20.000 pixel uzunlukta olmasına karşın, Avrupa’da bu oran 2.500 pixel ortalamasında seyrediyor.
  • Tüketicilerin harcama eğimine de bakıldığında, daha fazla inceleyen tüketicinin satın alma eğilimi de yüksek gözüküyor. Örneğin, tablet kullanıcıları satın almayan tüketicilere oranla %25 daha fazla siteyi inceliyor.

Bu raporun çıktılarını dikkate aldığımızda, tüketiciye sunulanların ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Satın almanın ana hedef olduğu düşünülürse, tüketicilere daha fazla seçenek sunabilmek ve incelemelerini sağlayabilmek, tüketiciyi sayfaya çekmek kadar da önemli. Daha fazlası için infografiği inceleyebilirsiniz.

scroll-ecommerce-contentsquare-160115

Kaynak: Marketing Profs

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Elon Musk: Yapay Zeka 3. Dünya Savaşı’nı Başlatacak 0

Yapay zeka teknolojileri hayatın her alanına bir şekilde dokunmaya başladı. Ancak bu teknolojinin silah yazılımı olarak kullanılması dünyayı tahmin edeceğimizden daha derin bir krize sürekleyebilir.

Geçtiğimiz günlerde Elon Musk liderliğindeki yapay zeka uzmanları bu konuda BM‘ye açık bir mektup da yazmış ve bu silahların gelişiminin durdurulmasını istemişti.

Bu açık mektupta “insandan bağımsız olarak devreye giren ölümcül silahlar bir kez geliştirildiğinde, savaşları çok daha büyük bir ölçeğe ve insanların kavrayabileceğinden çok daha büyük bir hıza eriştirecek” deniliyordu.

116 imzalı uyarıda şu ifadeler de vardı:

“Bunlar despot yönetimlerin ve tetöristlerin masum insanlara karşı kullanabileceği, ayrıca istenmeyen şeyler yapması için hacklenebilecek silahlar.

“Harekete geçmek için çok az zamanımız var. Pandora’nın kutusu bir kez açıldı mı kapatması çok zor olacak.”

Yapay zeka konusunda yine bir paylaşımda bulunan Elon Musk, “Çin, Rusya, bilgisayar biliminde gelişmiş tüm ülkeler. Yapay Zeka alanındaki üstünlük yarışı bence Üçüncü Dünya Savaşı’na yol açacak” dedi.

Elon Musk bu mesajı, Twitter’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in açıklamalarıyla ilgili bir haberi paylaşarak yazdı.

Haberde Putin’in “Yapay Zeka sadece Rusya değil bütün insanlığın geleceği… Dev imkanlar getirdiği gibi öngörmesi zor tehditler de yaratıyor. Bu alanda liderliği alan, dünyayı da yönetecektir” açıklamalarına yer veriliyordu.

Musk, Kuzey Kore’nin nükleer füze atmasının ‘intihar’ olacağını ancak Yapay Zeka konusundaki yarışın kendisini Kuzey Kore’den daha fazla endişelendirdiğini ifade etti.

 

 

Turizmin “e” hali… 0

Turizmin “e” hali…

İş dünyasında hepimiz son yıllarda “e” harfinin ne anlama geldiğini bilir olduk. Bir kelimenin veya bir iş modelinin başına “e” harfi geldi mi, anlıyoruz ki bunun bizim bildiğimiz geleneksel dünya ile alakası yok. Sanal dünyanın, kendini bu kadar gerçek kıldığı bir dünya düzeninde yaşarken, iş modellerinin “e” halleri, profesyoneller dünyasına büyük rahatlık getirdi.

Peki Turizmin “e” hali nedir? Bir misafirin, seyahatini tüm konaklama detayları ile baştan sona planlarken, temas ettiği tüm noktalarda hızlı, sorunsuz, eş zamanlı ve en önemlisi de birbirini takip eden süreçlerde kesintisiz hizmet alması olarak tanımlıyorum ben. Daha basit bir ifade ile, seyahat, konaklama (konaklama sırası ve sonrası),  yeme-içme hizmetlerinde planlama ve uygulama kolaylığı.  Seyahat firmaları, ki; havayolu şirketleri kendi içlerinde bunu uzunca bir süredir yapıyor. Uçak biletinizi online olarak alıyor, oturacağınız koltuğu yine online seçip hatta uzun uçuşlarda uçakta alacağınız yemeğinizi bile menüden seçebiliyorsunuz. Son yıllarda havayolları firmaları güçlerine biraz daha güç kattı ve otellerle birlikte hareket eden platformlar sayesinde, bir misafirin tatil planını baştan sona oluşturmada benzersiz çözümler sunmaya başladı. Geleneksel tüketiciler için offline seyahat acenteleri hala cazip olsa da, gereksiz diyaloğa girmek istemeyen, hızlı yaşayan, her istediği anında olsun isteyen yeni nesil için uçtan uca online çözümler giderek önem kazanıyor.

Oteller de yeni dünya düzenine uymaya başladı aslında. En basit hali ile faturalar e-fatura haline geldi. Büyük zincir markalar bünyelerinde e-commerce departmanı açtılar. Sadece pazarlama departmanı yetmez oldu, bir de e-marketing departmanı kuruldu. Intranet sayesinde yine zincir oteller tüm insan Kaynakları ve Kalite süreçlerini “e” ortamından takip ediyorlar. Otel oda satışları Merkezi Rezervasyon Sistemleri (CRSs) üzerinden yürütülebiliyor epey zamandır.

Biz ne kadar mecburuz, bu “e” hallerine? Rakamlarla açıklamak gerekirse; teknolojinin hem hızla bir önceki teknolojiyi öldürdüğü hem de kendini ışık hızında yenileyerek yükselişe geçtiği zamanlarda bakın neler oldu;

    • Radyonun, 50 milyona ulaşması için 35 yıl geçti
    • Televizyonun 50 milyona erişmesi için 13 yıl geçti
    • Internetin 50 milyona erişmesi için 5 yıl geçti
    • Ipodların 50 milyona ulaşması için 1 yıl geçti
  • Facebook’un 100 milyona ulaşması için ise sadece 6 ay geçti

Peki neden erişim zamanı ile erişilen kitle arasındaki fark hızla açıldı! Neden Radyo 35 yılda 50 milyona erişirken, Facebook sadece 6 ayda aynı 100 milyon kişiye erişti? Sanırım bunu “mass customization” yani “kitlesel kişiselleşme” olarak açıklarsak doğru bir ifade kullanmış oluruz. Daha geniş bir ifade ile,  kitlesel üretimden kitlesel özelleştirmeye, üretimden – satış- satış sonrası hizmetlere kadar tüm müşteri temas noktalarında müşteri odaklı bir dönüşüm diyebiliriz.

Bir taraftan yukarıdaki rakamların çılgınlığına ve çıldırmışlığına bakarak, diğer taraftan da kendi iş modellerimiz üzerinde düşünürsek, e-turizmin; giderek artan rekabet gücünü tetiklediği ve belirlediği, bu nedenle de uzun vadede turizm endüstrisi için rekabet gücü bakımından kritik önem taşıdığını vurgulamam lazım.

Buhalis’e göre e-turizm; turizm, seyahat, konaklama ve catering endüstrilerindeki organizasyonların verimliliklerini ve etkinliklerini en üst düzeye çıkarmalarını sağlayan tüm süreçlerin ve değer zincirlerinin sayısallaştırılmasıdır. Bu bağlamda e-turizm; e-commerce, e-marketing, e-finans, e-muhasebe, e-insan kaynakları, e-satın alma, e-satış, e-planlama, e-strateji, e-management, e-crm süreçlerini tek başına kapsayan ve bilgi teknolojileri (IT) rolünün de en büyük aslan payını aldığı önemli bir rekabet modelidir.

Konaklama sektörüne dönecek olursak, artık bazı büyük zincir oteller offline marketing bütçesini neredeyse minimumlara indirdi. Outdoor reklamlar, gazete reklamları vs. için harcanan bütçelerin rezervasyon geri dönüş oranları otelcileri tatmin etmemeye başladı. Bunun yerine yine bir “e” hali olan, web sitesi optimizasyonları, Search Engine Optimazation ve sanal gerçeklik nimetlerinden faydalanarak, potansiyel misafirlerine 360 derece otel içi turlar yaptırıp gerçek deneyime yakın bir deneyim ile pazarlama yatırımlarını daha fazla geri döndürme (ROI) şansına sahip oldular. Pazarlama sonrası gelen en önemli ve meşakkatli süreç olan satış tarafında ise, tüketicinin aynı memnuniyetini devam ettirmek gerekiyor. Bugün herhangi bir misafir otele rezervasyon yaptıracağı zaman (tatil veya iş amaçlı), rezervasyon sırasında aracı kuruma iletilen notlar genellikle unutulabiliyor. Misafir otele gittiği zaman ise, iletilmesi unutulmuş notların telafisini resepsiyondaki görevliler yapmak zorunda kalıyor. Geriye kalan ise gecikmiş bir misafir memnuniyeti! Oysa, misafirin aracı kuruma rezervasyonunu yaptırırken ilettiği tüm notlar aynı anda otelle birlikte kullanılan portala düşecek bir yapıda, otel bunları görecek ve sorun minimum düzeye inecek (e-satış). Hatta aracı kurum, otel ve misafirin ortak kullandığı bir yapının olması durumunda, misafir eş zamanlı olarak hem aracı kurum hem de otelle iletişime geçebilecek, konaklama sırasında da bu diyaloğu devam edecek, otel içinde yaşadığı bir sorun durumunda aynı portalı kullanıp eş zamanlı yardım talep edecek ve çözüm aşamalarını izleyebilecektir.

Memnun olmayan tüketicinin, markaları dövmek ve itibarını zedelemek için kullandığı Sosyal Medyanın bu yıkıcı gücünden asgaride etkilenmek için yapılması gereken en önemli şey, aldığı ürün ve hizmetlerden memnun olmayan otel misafirine alternatif ve güçlü bir iletişim köprüsü var etmektir.

Günün sonunda geldiğimiz noktada eğer siz de firmanızı hala “e” haline getirmediyseniz, bazen “para”, birçok kez “zaman” ve neredeyse her zaman müşteri kaybetmeye namzet olursunuz.

Hepinize “e” li günler dilerim :)

Sevgiyle kalın,

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link