E-ticaret Sitelerinde Müşteriler Neden Sepetten Ayrılıyor?

E-ticaret sitelerinde en büyük amaçlarda biri siteye gelmiş kişiyi, satın almaya yöneltmektir. Önceki yazımda da belirttiğim gibi e-ticaret sitelerinde dönüşüm optimizasyonunda ilk olarak bakılması gereken değerlerden bir tanesi, siteye gelmiş hatta ürünleri sepete atmış ama satın almayan  e-müşterilerin oranıdır. Bu oran normalde e-ticaret sitelerinde %20 civarında olmalıdır, yani 100 sepetten en az 20 tanesi satın alma yaparak siteden ayrılmalıdır. Eğer bu oran fazla ise mutlaka satın alma adımlarında optimizasyon yapılmalıdır.

Peki e-müşteriler neden sepete ürün ekleyip satın alma yapmıyorlar? Invesp’in yaptığı araştırmaya göre e-müşterilerin sepetlerinden ayrılmasının 8 ana sebebi var. Bunlar:

1) Yüksek kargo ücretleri

Özellikle elektronik ve beyaz eşya gibi ürünlerde kargo maliyetlerinin fazla olması e-müşterileri ücretsiz nakliye yapan offline mağazalara yöneltiyor. Bu nedenle e-müşteriler yüksek kargo ücretlerinden kaçıyorlar.

2) Ürünü satın almaya hazır olmamaları

Bazı e-müşteriler, ürün hakkında yeterli bilgiye ulaşamadıkları için ya da satın alma konusunda kararsız oldukları için satın alma yapmadan siteyi terk ediyorlar.

3) Ürünlerin pahalı olması

E-ticaret sitelerindeki rekabetten dolayı ürünlerin fiyatları sürekli değişiyor. Bu yüzden bir süre sonra ürünler e-müşterilere pahalı geliyor ve müşteriler ürünleri sepette bırakıyorlar.

4) Ürünleri kaydedip sonradan almayı düşünmeleri

E-müşterilerin bir kısmı e-ticaret sitelerini kayıt deposu olarak tutup, sonrasında ürünleri alabiliyorlar.

5) Kargo fiyatı hakkında net bilgiye sahip olmamaları

Bu Türkiye’de çok fazla yaşanmasa da özellikle mobilya, beyaz eşya gibi  ağır olan ürünlerde kargo fiyatları e-müşterilerde soru işareti yaratır. Bu konuda e-ticaret sitelerinin net olması gerekir.

6) Üye olmadan alışveriş yapamamaları

E-ticaret sitelerinde satın alma işlemi için üye olma zorunluluğunun olması e-müşterileri rahatsız eder ve bu yüzden satın alma işleminden uzaklaştırabilir.

7) Fazla bilgi vermek zorunda olmaları

Dijital dünya ile birlikte bilgi çok büyük önem taşımaya başladı. Bu yüzden bilinçli e-müşteriler kişisel bilgilerini paylaşmak istemeyebilirler ve aynı zamanda bu kadar bilgi girmekle uğraşmayı zaman kaybı olarak görebilirler. Bu da sepetten ayrılma için büyük etkenlerden biridir.

8) Ödeme işlem aşamalarının fazla olması

E-müşterilerin bir kısmı zamandan tasarruf yapmak için online mağazaları tercih ederler; fakat ödeme aşamalarının fazla olması e-müşterileri caydırabilir. E-ticaret sitelerinin bu aşamaları azaltmaları doğru bir karardır.

Aşağıda önem sırasına göre e-müşterilerin sepetten ayrılma nedenlerini görebilirsiniz.

E-Müşteri-Sepet-Ayrılma-Nedenleri

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Tarihin En Başarılı 8 Marka Sloganı

Markanın kendilerini ifade ederken kullandıkları  en önemli araçların başında gelen sloganlar, zaman zaman da sadece  markaya ait olmaktan çıkıp insanların  kullandığı söz öbekleri haline dönüşüyor. Bazen sloganın yaratıcılığı bazen akılda kalıcı olması bazen de içerisinde komik unsurlar bulunması nedeniyle günlük hayatta birçok kez markaların sloganlarını duyabiliyoruz.

Peki şu ana kadar yapılmış ve dünya çapında ses getirmiş sloganlar hangileri? Pazarlamasyon olarak en başarılı 8 sloganı araştırdık;


Just Do It! – Nike – 1988

Nike’ın reklam ajansı Wieden and Kennedy ve bir grup Nike çalışanı tarafından 1988 yılında geliştirilen slogan ve slogan etrafında şekillenen promosyonlar sayesinde, Nike’ın %18 olan spor ayakkabısındaki pazar payı %43’e ulaştı. Zamanın Reebok & Nike rekabetinde Nike’ın dominasyonunu sağlayan bu slogan artık Nike ile özleşleşti ve hala Nike’ın en önemli kozlarından biri.


Because I’m worth it – L’oreal – 1973

70’lerdeki sosyal evrim ve feminizm sonucunda L’oreal tarafından oluşturulan ‘Çünkü ben buna değerim‘ sloganı aradan 40 yıl geçmesine rağmen hala kullanılıyor.

O dönemin koşullarını anlamak için küçük bir not; L’oreal’ın rekabet ettiği markalar, reklamlarında dahi erkek sesi kullanıyordu. Düşünün, erkek sesiyle kadınlara yönelik ürünler satıyorsunuz! L’oreal, reklamında kadın sesi kullanan ilk marka özelliğini taşıyor.


 Connecting People – Nokia- 1992

Finli cep telefonu üreticisinin ilk olarak 1992 yılında düzenlemiş olduğu reklam kampanyasında duymuş olduğumuz Connecting People sloganı, yıllarca Nokia’yı cep telefonu sektöründe lider koltuğunda oturttu. O zamandan bu güne tam 21 yıl geçse de cep telefonu dendiğinde birçoğumuzun aklına  Nokia’nın sloganı ve ses tonu geliyor.


Refreshes the parts other beers cannot reach – Heineken – 1973

Carlsberg’in 1973’teki ‘Probably the best beer in the world‘ sloganı ile aynı dönemde yaratılan ve 2005 yılına kadar kullanılan slogan dünya çapında bir başarı yakaladı ve Heineken’in rekabet gücünü arttırdı.


Open happiness – Coca Cola – 2009

Coca-Cola-open-happiness1

Coca Cola’nın yıllardır gerçekleştirmek için çaba sarfettiği ‘insanları mutlu etme’ temasının ilk filizlerinden olan Mutluluğa Kapak Aç, 2009 yılında McCann Erickson tarafından yaratıldı. O günden bu güne geçen süre zarfında bu sloganın bilinçaltına yerleşmesi için binlerce pazarlama faaliyetinde bulunan Coca Cola, “mutluluk” kelimesi ile kendini özdeşleştirmeyi başardı.


Think Different! – Apple – 1997

Bu listede Apple’ın ‘Think Different’ sloganına yer vermemek büyük bir hata olurdu. Sloganın yarattığı başarıyı anlatmaya gerek yok sanırım. Sloganın kullanıldığı reklam filmi hala akıllarda taze bir yer kaplıyor.


Think Small – Volkswagen – 1959

1959 yılında  Helmut Krone tarafından yaratılan ‘Think Small’ kampanyası, Volkswagen’ın Beetle (Vosvos) modeli için tanımlanabilecek en iyi slogandı. Marka bu slogan-ürün uyumu sayesinde milyonlarca kişiyi Vosvos sevdalısı yaptı. Bu model günümüzde bile birçok insan için ‘bir otomobilden fazlası’nı anlatıyor.


Beanz Meanz Heinz – Heinz- 1967

1967’de üretilen ve 30 yıl kullanılan bu slogan, birçok otoriteye göre Dünya’da en çok tekrarlanan ve akılda kalan slogan olma özelliği taşıyor. Slogan,  özellikle Birleşik Krallık’ta bir efsane olarak nitelendiriliyor. 60’larda iletişim, tek kanallı olduğundan insanların bilinçaltına adeta kazınmış bir slogandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama Dehası Seth Godin’in Mutlaka Okumanız Gereken 6 Kitabı

Seth Godin’in iş ve özel hayatınızı değiştirecek kitaplarını tanıtmadan önce size Seth Godin’i kısaca tanıtalım. Seth Godin, profesyonel bir konuşmacı, yazar ve değişim yöneticisidir. Aynı zamanda Squidoo’nun kurucusu ve CEO’su ve dünyadaki en popüler pazarlama blogunun sahibidir. Amerikalı yazar Seth Godin pazarlamacılık sektörüne henüz 14 yaşındayken girdi. Tuffs Üniversitesi’nin felsefe ve bilgisayar bölümlerinden mezun oldu.

Seth Godin’in yazdığı pek çok kitap dünyada en çok satanlar listesinde girdi ancak biz bugün sizler için 6 tanesini derledik. Hazırsanız başlayalım…

 

Mor İnek: Farklılaşarak İşinizi Dönüştürün

Seth Godin bu kitapta küçük ölçekli girişimcilerin, kitapta anlattığı mor yolu izleyerek büyük başlar arasında kendisine nasıl yer bulabileceğini, onları nasıl geçeceğini eğlenceli bir dille anlatıyor. Mor inek metaforundan yola çıkarak işinizde nasıl farklılaşacağınıza yönelik ipuçları sunuyor.

Kitabın arka kapağında yer aldığı gibi; Seth Godin başarının anahtarının göze çarpmak için farklı bir yol bulmak olduğunu söylüyor tek renk ineklerin arasında mor bir inek olmak.

Bütün Pazarlamacılar Yalancıdır – Hikaye Anlatır

Kitabı okuduğunuzda biz bu oyunlara nasıl geldik diye düşünebilirsiniz ama kitap pazarlamaya bambaşka bir gözle bakmanızı sağlayacak. İsminin dikkat çekiciliği nedeniyle oldukça ses getiren bir kitap olmuştu. Belki bu kadar sert olmamak gerekse de pazarlamanın göz boyayan bir yanı olduğu aşikar. Seth Godin bu kitapla hem pazarlamacılarda hem de tüketicilerde post-modern pazarlama olayına yönelik bir farkındalık ve bir bilinç oluşturmayı hedeflemiştir. İster pazarlamacı isterse tüketici sıfatıyla okuyun, her sayfada bir parça kendinizi ve pazarlama sürecinde yaşadıklarınızı bulacak ve tatlı tatlı tebessüm etmekten kendinizi alamayacaksınız.

Dip

“Dip nedir? Büyük hedefinize ulaşmak için zorlu yolları aşmaktır. Tabii doğru hedefin peşinden gidiyorsanız.”

Seth Godin bu kitapta ne zaman vazgeçmeniz gerektiğini ve hangi durumlarda vazgeçmemeniz gerektiğini anlatıyor. Ve dünyanın en iyisi olmayı başaramamanızın 7 nedeninden bahsediyor.

  1. Zamanınız tükenir (ve vazgeçersiniz).
  2. Paranız tükenir (ve vazgeçersiniz).
  3. Korkarsınız (ve vazgeçersiniz).
  4. Ciddiye almazsınız (ve vazgeçersiniz).
  5. Alakanızı ya da şevkinizi kaybedersiniz ya da sıradan olmaya razı olursunuz (ve vazgeçersiniz).
  6. Uzun vade yerine kısa vadeye odaklanırsınız (ve kısa vadedeki sizi zorladığında vazgeçersiniz).
  7. Dünyanın en iyisi olmak için yanlış şeyi seçmişsinizdir (çünkü kabiliyetiniz yoktur).

Kilit Adam (Linchpin)

Kilit Adam, vazgeçilmez olmak, değerli görülmek ve kaybedilmesi durumunda binayı sallayacak, çöktürecek kişiler üzerine yazılmış. Böyle kişilerin ne yaptığını, nasıl olduklarını öğrenmek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız.

Fast Company kurucusu Alan Webber kitabın arkasında “Kilit Adam” ve Seth Godin için şunu söylüyor: “Seth Godin olmasaydı, öyle birini ortaya çıkarmak zorunda kalacaktık. O vazgeçilmez biri. Kendinize büyük bir iyilik yapmak istiyorsanız, Kilit Adam’ı okuyun. Böylece geleceğinizi garanti altına alırsınız.”

Takım Oyunu

Seth Godin’in takım oyunu adlı kitabı bir liderin takım içinde nasıl konumlanması gerektiğini ve bir takımın nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Takım, birbirine, bir lidere ve bir fikre bağlı, küçük veya büyük herhangi bir gruptur. Milyonlarca yıldır insanlar, dinî, etnik, politik, hatta müzikal takımlara katılmışlardır. Bu bizim doğamızdır. Peki bu takıma kim liderlik edecek?

İzinli Pazarlama

“İzinli Pazarlama” (Permission Marketing) kavramını ortaya atan kişi Seth Godin’dir. İzinli pazarlama günümüzdeki reklam ve haber bombardımanına yeni bir bakış açısı getirmiştir. İzinli pazarlamada tüketici kendisine ulaşacak kampanyalarının sınırını yine kendisi belirlemektedir. Bu kavramı isim babasından okuyup anlamak ve yorumlamak size pek çok şey katacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link