E-ticaret ile Uğraşanlar için Ofis Önerileri 0

İşim gereği her gün birçok e-ticaret işi ile uğraşan şirketi ziyaret ediyorum ve her gittiğim ofislerin birbirinden farklı olduğunu görüyorum. Bazı ofisler bir apartman katında, bazısı bir plaza içinde, bazısı sattığı ürünlerin konulduğu deponun içinde, kimisi çok merkezi, kimisi çok uzak kısacası herkes bütçesine göre hareket etmeye çalışıyor. Bazen gereğinden fazla lüks ofislerle de karşılaşmıyor değilim, plazma TV’ler, herkesin önünde dev Mac bilgisayarlar ve atıl olarak duran kullanılmayan boş alanlar. Bundan 5-6 ay önce katıldığım bir seminerde bir kadın e-ticaret girişimcisi şirketini ABD’de homeoffice olarak kurduğunu hatta Türkiye’ye geldiğinde de ilk etapta bu şekilde devam ettiğini, iş belli bir büyüklüğe geldikten sonra ve insanların bir arada olma zorunluluğu doğunca ufak, ucuz ama ihtiyaçlarını gideren bir ofise taşındıklarından bahsetmişti. Bunu anlatırken Türkiye’de insanların daha para kazanmaya başlamamışken gösterişli ofisler tutmak istediğini gözlemlediğini ve buna anlam veremediğini çünkü günün sonunda para kazanmıyorsan o ofislerin bir anlamı olmayacağını belirtmişti.

Son zamanlarda İstanbul’da her şeyin hazır olduğu ofisler oldukça talep görmeye başladı. Telefonu, internet bağlantısı, yazıcısı, faksı, mutfağı, elektriği, kliması, temizlik hizmeti, masası, sandalyesi kısacası ofis ortamında ihtiyaç duyabileceğiniz her şeyin hazır olduğu bu ofislerde bilgisayarınızı alıp hemen çalışmaya başlayabiliyorsunuz. Her katta bulunan sekreterlik hizmeti sayesinde bu masraftan kurtulabiliyor ofis dışındayken telefonları kim açacak derdinden kurtuluyorsunuz. Binada bulunan bilgi işlemdepartmanı da herhangi bir sorununuz olduğunda size destek oluyor. Tabi her ofisin verdiği hizmet kapsamı değişiklik gösterebiliyor ama başlangıçta bu tip bir ofiste başlamak eğer bütçenize de uygunsa kulağa çok mantıklı geliyor. Bazı ofislerde bulunan toplantı odaları da ziyaretçiniz geldiğinde veya kendi içinizde yaptığınız haftalık toplantılar içinde ideal bir ortam oluşturuyor.

İstanbul’da bu tip hizmet veren hangi ofisler var diye bakarsak;

StudioOffices: Bostancı’da bulunan StudioOffices’ın iki tane hazır ofisi bulunuyor, ister günlük ister aylık isterseniz de daha uzun vadeli ofis kiralayabileceğiniz bir yer olan StudioOffices, istendiğinde başka insanlarla ortak kullanabileceğiniz paylaşımlı ofisler de sunarak maliyetlerinizi daha da düşürmenize imkan sağlıyor. Web sayfalarında buraya taşınmak için 10 neden belirtmişler; düşük aylık giderler, uzun dönem kontrat zorunluluğun olmaması, anında çalışmaya başlama imkanı, sekreter ve temizlik görevlisi gibi personelden tasarruf imkanı, önceden ne ödeyeceğinizi bilmek, ofis tadilat masrafının olmaması, klima bozulduğunda veya kalorifer çalışmadığında zaman alacak işlerle uğraşmayacak olmanız, zaman tasarrufu, esneklik ve diğer ofis çalışanlarıyla networking imkanı. Bilkent Üniversitesi 2008 yılı mezunu Sadık Kocabaşa tarafından kurulan StudioOffices ayrıca sanal ofis hizmeti de sunarak bir posta adresiniz olmasını sağlıyor. Evden çalışanlar için ideal olan bu hizmet sayesinde kargonuz alınıyor, telefonlara firmanızın ismi söylenerek bakılıyor, aramalar sizin telefonunuza yönlendiriliyor kısacası ofisiniz olmadan komple bir hizmet almanızı ve profesyonel imajınızı güçlendirmenizi sağlıyor. Şirket tarafından verilen bilgiye göre Userspots, Bombastik ve Reeleeze gibi şirketlerde buradan hizmet alıyorlar. Anadolu yakasında olmak isteyenler için ideal bir çalışma ortamı sunan StudioOffices ile ilgili daha fazla bilgi almak için aşağıdaki videoya göz atabilir veya 0 216 587 30 30 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

httpv://www.youtube.com/watch?v=mKHzLkhc2p0

eOfis: Yeşilköy’de hizmet veren eOfis Atatürk Havalimanına iki dakikalık mesafede olmasından dolayı sıkça seyahat edenler için ideal bir çözüm olarak ön plana çıkıyor. İnternet sitelerinde sıkça reklamına rastlayabileceğiniz eOfis size özel oda veya açık ofis ortamı sağlıyor aynı zamanda sanal ofis hizmeti de sunarak farklı ihtiyaçları karşılamayı hedefliyor. eOfis’in dikkat çeken en önemli özelliği sadece ofis ve ekipmanı sunmak değil aynı zamanda olası ihtiyaçlarınızı da karşılamak oluyor. Mesela şoför hizmeti, web sitesi tasarımı hizmeti, e-mail hosting, marka tescil danışmanlığı, tercüme gibi servisler verilirken anlaşmalı kuruluşlardan da şirket kuruluşu, muhasebe, hukuk, stratejik yönetim ve iletişim konularında danışmanlık sağlanıyor. Bugüne kadar e-ticaret ile ilgili startup şirketlerden hizmet alan olmamış ama eminim yakın zamanda olacaktır. Resimlere bakılınca gerçekten çok hoş bir çalışma alanı yarattıklarını görebilirsiniz. Detaylı bilgi için 0 212 465 63 00 numaralı telefonu arayabilir veya aşağıdaki tanıtım filmini izleyebilirsiniz.

httpv://www.youtube.com/watch?v=B9XeDWtbXuU

Urban Station: Maslak’ta bulunan Urban Station iş hayatının merkezinde ve metroya yakın konumda olmasından dolayı tercih edilen bir diğer çalışma alanı. Arjantin menşeeli firmanın İstanbul şubesi diğer ofislerden daha farklı bir konsepte sahip çünkü burası mobil çalışanlar ve farklı bir şekilde bir araya gelmenin ve çalışmanın mümkün olduğunu düşünenler için tasarlanmış bir cafe. Kahvenizi yudumlayıp bir şeyler atıştırırken, sosyal ama aynı zamanda sakin bir ortamda, bir ofiste ihtiyaç duyabileceğiniz bütün hizmetlere erişme imkanına sahip oluyorsunuz. Fiyatlandırma kalınan süre üzerinden hesaplanıyor ve bu rakamlara internet, sınırsız filtre kahve, çay, su, meyve, kruvasan ve kurabiyeler dahil ediliyor. Gün içinde hava almak için dışarı çıkmak istediğinizde size ücretsiz olarak eşyalarınızı koyabileceğiniz bir dolap ve Maslak’ta bisikletle gezebilirim diyorsanız bisiklet bile veriliyor. Ayda 100 saat ve üzeri kullanacak üyeler için (girişimciler veya freelance çalışanlar genelde bunu tercih ediyorlarmış) aylık abonelik öneriliyor. İsteyen kişilere toplantı salonu da kiralayan Urban Station’dan hizmet alan internet girişimcileri ise Yeni Yeti, Sodriva ve Nazilli Sepeti gibi firmalar olmuş. Ben tesadüfen bir toplantı için buraya gittim ve çok beğendim, şirketin web sayfasında belirttiği gibi hem canlı hem de sakin bir yer. Konuyla alakalı hazırlanmış video size fikir verebilir, isterseniz 0 212 290 40 50 numaralı telefonu da arayabilirsiniz.

httpv://www.youtube.com/watch?v=oZu58x16VDg

Yukarıda bahsettiğim üç yerin dışında farklı ihtiyaçları karşılayan birçok yer var ama konuyla ilgili yazı yazmak istediğimi belirttiğimde cevap veren ve benim bulduğum firmalar bunlar oldu. Eğer sizlerde bu yazıya katkıda bulunmak istiyorsanız lütfen bildiğiniz diğer firmaları paylaşın. Bu arada bu ofislerden sadece internet girişimcisi olan startup firmalar değil bütün girişimciler ve ofis arayanlar faydalanabilir. En son öneri olarak benimde ofisimin içinde olduğu, (bütçe ile ilgili bir sorununuz yoksa)WindowistTower’ı da sizlere önerebilirim. Hemen Maslak metrosu çıkışında olan WindowistTower bütün ihtiyaçlarınızı karşılayan, içinde sanat galerisi, aşağıda karnınızı doyurup sıcak bir kahve içebileceğiniz cafesi, iş çıkışı bir şeyler içmek için keyifli zaman geçirebileceğiniz barı ve Maslak’ta helikopter pisti olan tek plaza.Ayrıca engelli çalışanların rahatlıkla çalışabilmesine olanak sağlayan her türlü konfor da düşünülmüş.  Detaylı bilgi için www.windowist.com adresine göz atabilir veya 0 212 214 70 00 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Dijitalde En Çok Arama Yapılan Gün ve Saatler 0

Yellow Pages, kullanıcıların dijital platformlardaki arama davranışlarını ortaya koydu. Yellow Pages verilerine göre; en çok aramayı Salı günü yapıyoruz.

Teknolojinin hızla hayatımıza girmesi ile birlikte günde ortalama olarak 5 saatimizi kişisel bilgisayarlar üzerinden, 2 saatimizi ise mobil cihazlar aracılığıyla internette harcıyoruz. Yani günün dörtte birini dijital olarak geçiriyoruz. Diğer bir yandan özellikle mobil cihazların kullanımın yaygınlaşması, internet üzerinden yaptığımız arama davranışlarını da etkiliyor. Günümüzde kullanıcılar yıl boyunca hastanelerden restoranlara, devlet dairelerinden eğlence mekanlarına kadar gidecekleri birçok yeri internet üzerinden arıyor ve araştırıyor.

En çok “Salı” günleri arama yapıyoruz

Verilere göre dijital platformlar üzerinden en çok arama Salı günleri yapılıyor. Salı gününü sırasıyla Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe takip ediyor. Diğer bir yandan en az arama ise Cumartesi ve Pazar günleri yapılıyor. Hafta sonunda kullanıcıların dijital dünyadan biraz uzak kalmayı tercih ettiğini söyleyebiliriz.

Sabah 10.00 öğleden sonra 15.00 en çok arama yapılan saatler

Arama verilerine göre en çok arama sabah 10.00 – 11.00 ile öğleden sonra 15.00 – 16.00 arasında yapılıyor. Saat 22.00’den sabah 04.00’e kadar ise neredeyse hiç arama yapmıyoruz.

Gün gün en çok aranan kategoriler

Pazartesi ve aramaların en çok yapıldığı Salı günlerinde en çok aranan kategori Hurda. Hurda’yı sırasıyla; gıda, tekstil, telekomünikasyon ve bilgisayar takip ediyor. Çarşamba ve Perşembe günleri ise en çok arama bilgisayar kategorisinde gerçekleşiyor. Çarşamba gününün öne çıkan aramalarında avukat, inşaat, matbaa, sürücü kursları da yer alırken Perşembe günlerinde otomotiv, emlak, mobilya en çok aranan diğer kategoriler.

Diğer bir yanan gıda kategorisinde en çok arama Cuma günü yapılıyor. Cuma günlerinde en çok arananlar arasında tekstil, otel, halı yıkama aramaları da var. Cumartesi günleri bilgisayar ve gıda, Pazar günleri ise kitabevi ve bilgisayar donanım kategorisindeki aramalar üst sıralarda yer alıyor.

Yazın en trend araması havuz kategorisinde

Yazın gelmesiyle birlikte havuz aramalarındaki artış da dikkat çekiyor. Temmuz ayı içerisinde aramaların en çok yapıldığı kategori “havuz”. Havuzların en çok arandığı iller arasında Kırıkkale, Bolu, Bilecik, Ankara, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Amasya, Isparta ve Edirne yer alıyor.

Aramaların %51’i kadınlar tarafından yapılıyor, en çok arama yapılan şehir İstanbul

Aramalara demografik olarak baktığımızda aralarındaki oran her ne kadar birbirine yakın olsa da kadın kullanıcıların erkek kullanıcılara göre daha çok arama yaptığı görülüyor. Kadınların %51’i, erkeklerin ise %49’u dijital platformlar üzerinden en çok aramayı yapıyor. Şehir bazında ise İstanbul ilk sırada yer alırken İstanbul’u sırasıyla Ankara, Denizli, Düzce ve İzmir takip ediyor.

Sanal Koridorlarda, Parasız Dolaşan Tüketicilere Ulaşma Yolları Nelerdir? 0

“Cryptocurrency” sektörü Temmuz ayı itibariyle inanılmaz bir yükselişe geçti. Bitcoin, Ethereum, SETLcoin ve diğerleri, alana giren yeni oyuncular, vahşi değer dalgalanmaları yaşadı. Gelecek bize “cashless/parasız” bir dünyanın çağrısını sunuyor.


Bugün Bitcoin devletler tarafından korunmaya alınmış, spekülasyonları dengede tutulan bir birimdir. Diğer sanal sikkelere oranla güvenliği daha fazla koruma altındadır ve çok da uzun olmayan bir vadede, diğerlerine oranla artısı net ölçümlenebilecek bir birimdir.

Ethereum, SETLcoin ve diğerleri bugün güvenlik açıkları bulunan, saldırıya uğrayan ve belli bir grubun elindeki birimlerdir. Dolayısıyla manipülasyona çok daha açıklardır.

 

 


Her ne kadar Türkiye’deki yatırım araçları hala “geleneksel” altın, döviz, gayrimenkul seviyesinde gezmeye devam etse de, hızlı adapte olan ülkem insanı için, oyun gibi başlayacak olan sanal para kullanımı, pek yakında bir yatırım değerine de dönüşecektir. Tıpkı 1637’de yaşanan, Hollanda’nın Lale Soğanı Çılgınlığı gibi…
2016 Google aramalarına baktığımızda “No More Cash” aramasının ilk 10’da yer aldığını görüyoruz. Dünyada yaşanan sosyal, ekonomik ve güvenlikle ilgili dalgalanmalar, sanal paraların yükselişine, elbette neden oldu. Dijital cüzdanlar, anında iptal edebildiğimiz kredi kartları, sanal kartlar, tehlikeli dünyaya karşı “kaynaklarımızı” korumanın en güvenli yolları olmaya başladı.

Türkiye’de de durum, az biraz geriden gelmesine rağmen hiç de göz ardı edilir gibi değil. Peş peşe kapanan online alışveriş devlerine inat, her geçen gün abone kutuları, online satış siteleri, sadece kredi kartı ile ulaşabildiğimiz gündelik hizmet açılımları bir bir ortaya çıkıyor.

Dünya, esas olarak maddi malların mülkiyetine dayalı bir ortamdan, hizmet, hayatı kolaylaştırma ve erişim odaklı bir ortama kayma eğilimindedir. Küresel ekonominin tamamı, maddi nesnelerden, maddi olmayan alanlara doğru kaymaktadır. Birçok analist bu dalgalanmaların, sürdürülemez olduğunda hem fikir olsa da işin pazarlama tarafında değişen alışveriş alışkanlıkları için adımlar atılması elbette kaçınılmaz.

Avrupa’nın bireyselliğine oranla Türkiye pazarında bu dinamikleri yönetmek bir miktar daha zor. Sosyalleşmesinden asla vazgeçemeyen Türk halkı, “parasını verdim, hizmetin de kralını isterim” edasından online dünyada bile vazgeçmeyecek.


Bu durumda, klasik satış yöntemlerini uygulayıp, göz teması kuramayacağımız, sesimizle, sözümüzle iknadan uzaklaştığımız tüketicileri, sanal koridorlarda, nasıl yakalayacağız sorusu geliyor akıllara…

Pazarlamaya yılları vermiş her meslektaşım bilir ki, bu ülkede hiçbir şey geçmişte kalmaz. Geçmişim değerlerinden ilham alır, yeniliklerle köpürtülür ama temeli, her daim insani ilişki ve yaşama dokunma olarak kalır.

Bugün zaten sanal dünya ve o dünyanın alışveriş alışkanlıkları giderek oturmaya başladı, çekingen tüketici için füzyon bir ilişki oluşturmak ve bunun üzerinden tetikleyici olmak mümkün. Ekonominin daraldığı, güvensizliklerin hat safhada olduğu ülkemizde dahi, tüketicilerin online alışveriş kanalları için “ihtiyat akçesi” mevcut. Az bir miktarla sitelerin güvenilirliğini ve hizmet kalitesini test eden tüketiciler, ilk alışverişin deneyimi sonucunda devamlılıklarını sağlıyorlar.


Pahada ağır ürünler için ise iş biraz daha değişiyor. Deneyime, servise, danışacak elemana daha fazla ihtiyaç duyuluyor. ( Özellikle kadın hedef kitle için kozmetik, teknoloji alışverişlerinde bu eğilimleri gözlemliyoruz) Bu noktada standart online danışmanların yerine, çok daha “gerçek” bir deneyim sunmanın fayda sağlayacağına inanıyorum. Artık herkes görüntülü konuşma özelliklerine sahip telefonlarla hayatını sürdürüyor. Bu sistemleri, alışveriş dünyasına adapte etmenin, deneyim ve hizmet kalitesi anlamında ciddi bir yükselişe neden olacağı aşikâr.

Call Centerlarda sadece sesini duyduğumuz ama kredi pazarlığı yaptığımız asistanlarla, ofisimizde, evimizde yüz yüze görüşmelerle iletişime geçmek her iki taraf için de daha hızlı ve verimli bir ilişkinin başlangıcı olacaktır.


Anlamsız pop-up reklamlar yerine, hali hazırda big datayı takip eden firmaların, eğilim bazlı online chat imkanları sunması, deneyim bazlı ürünlerle tüketicileri buluşturup, sanal ortamda da onlarla ilişki kurmaya başlaması, sms ve e-mailing trafiğinden, junk maile düşmekten çok daha hızlı satış getirecektir.
Düşünsenize, deneyimleme imkanı bulamadığını

z bir ürünü, yine de uzaktan bile olsa görerek, sorarak iletişim halinde kalarak satın almak, tembel bedenlerimiz, zamansız hayatlarımız için nasıl bir güzellik!

Yetmez, kredi kartlarımız, sadakat kartlarımız içerisinde biriken ve artık kurumlar için verimli olmaktan çıkan “parapuanlarımız” sanal koridorlarda, alışveriş imkanını bize sunsa…

CRM, big data ve deneyim pazarlamasının, güç birliği yapacağı bir ticari ortamda, tüketici için cazibe merkezi olmak kaçınılmaz. Tek sorun, egolarımızı, kaygı ve korkularımızı geride bırakıp, akıl birliği etmeye teşne hale gelmek.

Keyifli bir hafta dilerim.
Esra Baykal Güçlü

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link