Aralık Ayında E-Ticaret Verilerine Göz Atalım

Türkiye’de Aralık ayında internet kullanıcıları e-ticaret sitelerini en çok hafta içi ziyaret etmeyi tercih ediyorlar. Özellikle Pazar günü e-ticaret ziyaretlerinde azalma görülürken, yılbaşına doğru bu oranlar değişiyor. Yılbaşından 10 gün öncesinde online alışveriş Aralık ayı ortalamasının yüzde 36’ya kadar üzerine çıkıyor.

Yeni yıldan önceki ilk Pazartesi ise Türkiye’deki popüler online alışveriş günü olarak göze çarpıyor ve Aralık ayı ortalamasının yüzde 22 üzerinde artış görülüyor. Aralık ayı boyunca Cumartesi ve Pazar günleri insanlar ortalama yüzde 20 daha az alışveriş yaparken, yılbaşına doğru kullanıcıların e-ticaret sitelerine ilgisi artıyor. Örneğin yıl başından önceki son Pazar günü reklamlara yüzde 20 daha fazla tıklanıyor.

Kişiselleştirilmiş reklamlara ilgi artıyor

Türkiye’deki internet kullanıcılarının yeni yıl öncesinde kişiselleştirilmiş fırsatlar görmek istediğini ve reklamlara tıklama eğilimlerinin daha fazla olduğunu dile getiren RTB House Türkiye Ülke Müdürü Can Tunçer, “Kişiselleştirilmiş reklamlar, kullanıcıların dikkatini çekerek, potansiyel kullanıcıların e-ticaret sitelerini ziyaret etmesini sağlıyor. Derin öğrenme temelli yapay zekâ ve yeniden hedefleme çözümleriyle en doğru kişiye, en doğru teklifin yapılması satışların artmasını sağlıyor” dedi.

Tunçer, yılbaşı döneminde online reklam stratejilerini belirleyen e-ticaret sitelerinin, eğer varsa fiziksel mağazalarına yönlendiren yapılar da oluşturabileceğini belirtti. Bu sayede yılbaşı alışverişine çıkan kitleyi de dijital ortamda yakalayarak, fiziksel mağazada satışa yönlendirmek mümkün.

Aralık ayında dünyada en az satın alma Cumartesi

Derin öğrenme ile geliştirilen reklam teknolojileriyle dünyanın en büyük markalarına yeniden hedefleme çözümleri sunan RTB House, Avrupa, Latin Amerika, Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan 40’dan fazla ülkenin verisini analiz etti.

Tüm bu bölgelerde Aralık ayında e-ticaret sitesi ziyaretleri, Türkiye’ye paralellik göstererek haftaiçi gerçekleşiyor. Ay ortalamasına göre yüzde 17 daha fazla ziyaret edildiği görülen Pazartesi günleri daha fazla tercih ediliyor. Ayrıca satın alma oranı da yüzde 38 artıyor. Cumartesi günleri ise e-ticaretin en zayıf olduğu gün olarak göze çarpıyor. Ziyaretler yüzde 8 oranında düşerken, gerçekleşen işlem sayısı yüzde 22 azalıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Seyahat Sektörü Yapay Zekâ ile Dönüşüyor

Kimi tüketicilerin bilet ayırtmadan önce yaklaşık 38 farklı siteyi ziyaret ettiği günümüzde, seyahat eden insanların çoğu için ilk adım çevrimiçi aramalardan oluşuyor. Seyahat sektöründe başarının yolu ise yapay zekâ ve derin öğrenme ile birlikte, kişiselleştirilmiş yeniden hedeflemeden yararlanarak hatasız şekilde hedefe yönlendirilmiş içerik sunmaktan geçiyor.

Seyahat rezervasyonu yapmak isteyen bir müşteri, bir günde yüzlerce seyahat sayfası ziyaret ediyor. Son satın alma işlemi yapılmadan önce bu arama haftalar sürüyor. Bu da etrafta dijital pazarlamacıların anlamlı hale getirmeleri gereken, tonlarca verinin uçuştuğu anlamına geliyor. Seyahat tutkunları arama motorları, rezervasyon uygulamaları, çevrimiçi seyahat acenteleri ve indirim siteleri aracılığıyla daha iyi tekliflerin arayışı içerisinde oldukları için seyahat sektöründe dijital temas noktalarının sayısı da hızla artıyor.

Eğlence amaçlı seyahat edenlerin yüzde 39’u ve iş amaçlı seyahat edenlerin yüzde 45’i uçak bileti bulmak için kullandıkları site sayısının gereğinden fazla olduğunu düşünüyor. Buna ek olarak, eğlence amaçlı seyahat edenlerin yüzde 43’ü ve iş amaçlı seyahat edenlerin yüzde 51’i uçak bileti bulmak için daha az zaman harcamak istiyor.

RTB House Bölge Yöneticisi Ömer Aras, “Uçak bileti, otel ve kiralık araç şirketleri marka farkındalığı sağlayarak ve tam olarak doğru zamanda, kişiselleştirilmiş teklifler sunarak bu aşırı yükü hafifletebilir. İşte bu, yapay zekâ ve derin öğrenmenin, seyahat sektöründe dijital pazarlamacılar için oyunu değiştirebileceği bir an” dedi. Aras sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Seyahat müşterilerini hedef almak için kullanılabilen çok miktarda bilgi ve veri olduğu için seyahat sektörü diğer sektörlerden farklıdır. Bu verileri elde etmek kolaydır; asıl zorluk bu verileri analiz etmek ve bunlardan doğru sonuçları elde etmektir. Ve derin öğrenmenin gerçek potansiyeli buradadır. Algoritmalar ne kadar çok veriyi analiz ederse o kadar iyi sonuçlar getirir. Seyahat sektörü verileri toplama ve bunları doğru analiz etme, seyahat eden kişinin satın alma yolculuğunun eksiksiz bir haritasından daha önce hiç olmadığı kadar yararlanma şansını değerlendirmelidir.”

Derin Öğrenme Teknolojisiyle Reklamcılık

Derin öğrenme, verileri işlemede ve karar alım düzenlerini oluşturmada insan beyninin işleyişini oldukça başarılı bir şekilde taklit eden yenilikçi bir yapay zekâ dalıdır. Beynimizdeki biyolojik nöronlardan ilham alan derin öğrenme, müşterinin satın alma potansiyeline dair daha güvenilir, daha zengin ve makine tarafından daha kolay yorumlanabilir kullanıcı tanımlamaları elde etmeyi, insan müdahalesini içeren herhangi bir uzmanlık gerekmeden mümkün kıldı.

Derin öğrenme teknolojisi, reklamcılık sektörünü, kullanıcının benzersiz alışkanlıkları ve istekleri ile ilgili tahminlerle destekleyebilir. Sadece satın almamız daha muhtemel ürünleri değil, aynı zamanda görmediğimiz veya aklımızdan bile geçmemiş olan ama belirli bir müşterinin bunları isteme olasılığı yüksek olan ürünleri de içeren, tam hedefe yönelik reklamlar sunarak günlük kullanıcı deneyimimizi kolaylaştırır. Kendilerine promosyonlu bir teklif sunulduğunda, insanların yüzde 30’unun herhangi bir yere gitmeyi planlamasalar dahi seyahate çıktıkları ve yüzde 25’inin de başlangıçta planlamadıkları yeni bir yere gitmeyi düşündüğü gerçeğini göz önünde bulundursanız uğruna mücadele edilecek çok şey olduğu anlaşılır.

PWC’ye göre, seyahat verileri taşıyıcıları konaklama, kiralık araç, eğlence ve kişiselleştirilmiş seyahat rotaları da dahil olmak üzere yan gelirlere odaklanmak zorundadır. Bu nedenle, havayolu şirketlerinin dijital pazarlama kapasiteleri geliştirmesi ve seyahat eden kişinin ayrıntılı bir profilini oluşturmak için müşteriler hakkında olabildiğince çok veri toplamaya ve bu verileri bireysel bir teklife dönüştürmeye odaklanması gerekecektir.

Derin öğrenme teknolojisiyle geliştirilmiş pazarlama çözümleri ile ilgili daha fazla bilgi için www.rtbhouse.com adresini kullanabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

E-Ticaret Savaşları: Amazon vs Alibaba

  • Global e-ticaret sektöründe Amazon ve Alibaba kıyasıya bir rekabet içerisinde.
  • Amazon ABD’deki perakende pazarının sadece %3’ünü elinde bulundururken Alibaba ise Çin’deki perakende pazarının %11,18’ine hakim.
  • Alibaba Çin’deki bütün online alışverişin %80’ini elinde tutuyor. Ancak Çin’in 1 milyar 371 milyonluk nüfusunun sadece %53’ünün internet kullanıcısı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, Alibaba’nın kendi ülkesinde hala büyük bir büyüme potansiyeli barındırdığını söyleyebiliriz.
  • Amazon ve Alibaba’nın toplam piyasa değerleri Mart 2018 itibarıyla 1,1 trilyon doların üzerindeydi.
  • CB Insights’a göre, iki dev şirketin rekabetinde yeni girdikleri Hindistan, Avustralya ve Singapur pazarları çok büyük önem taşıyor.
  • İlgili Yazı: Kola Savaşları: Coca-Cola vs Pepsi

E-ticaret sektörü söz konusu olduğunda, global anlamda iki markanın ön plana çıktığını görüyoruz: Amazon ve Alibaba. Bu arada her ne kadar genel olarak Alibaba Çin’in en büyük e-ticaret şirketi olarak görülse de, JD isimli firmanın da azımsanmayacak büyüklükte olduğunu ve bazı kaynaklar tarafından Alibaba’dan daha büyük bir firma olarak gösterildiğini belirtelim. Ancak global pazardaki rekabete baktığımızda, Amazon ve Alibaba arasındaki rekabet genel anlamda daha çok dikkat çekiyor. Peki, bu rekabetteki son durum nedir?

Ecommerce-platforms.com tarafından hazırlanan ve 2017 yılının sonunda paylaşılan infografik iki şirket arasındaki rekabete ışık tutan önemli bilgiler barındırıyor. İnfografiğe göre 2013 yılında, Alibaba’nın internet sitesindeki satışlardan elde ettiği gelir 240 milyar dolardı ve bu rakam Amazon’un satış gelirlerini ikiye, eBay’in satış gelirlerini ise üçe katlıyordu. Ancak aradan geçen süre zarfında Amazon’un yaptığı atılımlarla hızlı bir şekilde büyümesi aradaki bu büyük farkın kapanmasını sağladı.

Bununla birlikte infografikteki verilere göre, o dönem için Amazon’un piyasa diğeri 427 milyar dolar iken Alibaba’nın piyasa değeri ise 264,9 milyar dolardı. İki şirketin toplam çalışan sayılarına baktığımızda, burada da Amazon’un ciddi bir üstünlüğü olduğu göze çarpıyor. Zira Amazon’un toplam çalışan sayısı, Alibaba’nın toplam çalışan sayısının neredeyse 7 katı. Tam bir rakam vermek gerekirse, Amazon’un toplamda 341.400, Alibaba’nın ise 50.092 çalışanı bulunuyor.

Alibaba’nın 2012 – 2017 Yılları Arasındaki Tam Zamanlı Çalışan Sayısı

Bunların yanı sıra iki e-ticaret devinin faaliyet gösterdikleri ülkelerin sayısı da bir başka dikkat çekici bilgi. Belirtilene göre, Amazon dünya çapında 100’den fazla ülkeye teslimat yapıyor. Buna karşılık Alibaba’nın ise 200’den fazla ülkede tedarikçileri ve müşterileri bulunuyor.

Alibaba, Çin’de Hala Yüksek Bir Büyüme Potansiyeline Sahip

İki e-ticaret şirketinin arasındaki rekabete göz atarken ana vatanlarındaki performanslarına bakmamak olmaz. Amazon ABD’deki perakende pazarının sadece %3’ünü elinde bulundururken Alibaba’nın ise Çin’deki perakende pazarının %11,18’ine sahip olması dikkat çekiyor. Bununla birlikte Amazon, 2016 yılı içerisinde ABD’deki online satış artışının %53’ünü tek başına üstlendi. Ayrıca Amazon, 2016 yılı içerisinde Amerikanlar’ın online olarak harcadığı her bir doların 53 cent’ini kendi kasasına koydu.

Amazon ile ilgili bir başka önemli bilgi ise şirketin büyüme hızıyla ilgili. İnfografikte yer alan bilgiye göre, Amazon’un online satış hacmindeki büyüme, en büyük 8 perakende şirketinin online satış artışının birleşiminden 10 kat daha fazlaydı. Bunun yanı sıra Amazon, en büyük 8 perakende şirketinin toplamda gerçekleştirdiği online satıştan 6 kat daha fazla online satış gerçekleştirdi.

İki dev şirketin internet sitelerinin trafikleri söz konusu olduğunda burada da Amazon’un büyük bir üstünlüğü bulunuyor. Amazon’un aylık 2,2 milyar ziyaretçi sayısına karşılık, Alibaba’nın aylık 867,7 milyon ziyaretçisi bulunuyor. Aktif müşteri sayısında ise Alibaba’nın Amazon’a karşı bir üstünlüğü bulunuyor. Amazon’da 310 milyon müşteri hesabı bulunurken Alibaba’nın ortalama olarak aylık 493 milyon kullanıcısı bulunuyor ve bunların 443 milyonu bir satın alma gerçekleştiriyor.

Hem Amazon hem Alibaba’nın kendi ödeme sistemleri bulunuyor. Amazon’un ödeme sistemi “Amazon Pay” olarak isimlendirirken Alibaba’nın ödeme sisteminin ismi ise “Alipay“. Ancak bu alanda Alibaba’nın sahip olduğu kullanıcı sayısı, Amazon’un sahip olduğu kullanıcı sayısının yaklaşık olarak 12 katı. Amazon Pay’in toplamda 33 milyon kullanıcısı bulunurken Alipay’in ise toplamda 400 milyon kullanıcısı mevcut. Zaten Alipay sahip olduğu bu kullanıcı sayısıyla Çin’deki bir numaralı ödeme hizmeti konumunda.

Son olarak Amazon, ABD’de ilk kez online harcama yapan bütün tüketicileri kendi müşterisi yaparken Alibaba ise Çin’deki bütün online alışverişin %80’ini elinde tutuyor. Ancak Çin’in 1 milyar 371 milyonluk nüfusunun sadece %53’ünün -ki bu da yaklaşık olarak 731 milyona tekabül ediyor- internet kullanıcısı olduğunu göz önünde bulunduracak olursak, Alibaba’nın kendi ülkesinde hala büyük bir büyüme potansiyeli barındırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Amazon için ise benzer bir durumdan bahsetmek zor. Zira 321 milyonluk ABD nüfusunun 286 milyonu halihazırda internet kullanıcısı. Tabii ki Amazon da kendi ülkesi içerisinde hala bir büyüme potansiyeline sahip, ancak bu büyüme potansiyelinin Alibaba’nınkine kıyasla oldukça düşük olduğu kesin.

Amazon ve Alibaba’nın Yeni Savaş Alanları: Hindistan, Avusturalya ve Singapur

Özel şirketlere dair önemli verileri derleyen analiz platformu CB Insights’ın belirttiğine göre, dünyanın en büyük e-ticaret şirketleri olan Amazon ve Alibaba, Mart 2018 itibarıyla birlikte 1,1 trilyon doların üzerinde bir piyasa değerine sahipti. CB Insights’a göre, iki dev şirketin rekabetinde üç pazar çok büyük önem taşıyor: Hindistan, Avustralya ve Singapur.

Şu anda Kuzey Amerika ve Avrupa’yı hakimiyeti altında bulunduran Amazon, Hindistan pazarına agresif bir şekilde girmesinin yanı sıra, Avustralya ve Singapur’da da önemli hamleler yapıyor. Çin pazarını kontrol eden Alibaba ise Güneydoğu Asya’da stratejik ortaklık ağı oluşturdu ve çeşitli yatırımlar yaptı. Ancak daha da önemlisi Alibaba da aynı Amazon gibi Hindistan pazarında büyük oynuyor ve Avustralya’ya giriş yapıyor.

CB Insights’ın belirttiğine göre, e-ticaret devleri şu üç önemli trendden yararlanıyorlar:

  • Global finansal sistemler, dijital ve mobile doğru ilerliyor.
  • Küresel servet büyüyor.
  • İnternet penetrasyonu artıyor.

İki şirket, bu yeni fırsatlara farklı stratejilerle yaklaştılar. Genel olarak Amazon satın alma gerçekleştirirken Alibaba ise yatırım yapıyor. ABD ve Çin’in dışında, Alibaba, Amazon’dan iki kat fazla şirkette azınlık hissesine sahipken Amazon ise Alibaba’dan 5 kat daha fazla şirket satın aldı.

Amazon ve Alibaba’nın ABD ve Çin Dışında Yaptığı Azınlık Yatırımlarının Yıllara Göre Dağılımı
Amazon ve Alibaba’nın ABD ve Çin Dışında Satın Aldığı Şirketlerin Yıllara Göre Dağılımı

Şirketler farklı stratejiler izleseler de, ikisi de hakimiyetlerini dünya çapında daha geniş bir alana yayma derdinde. Amazon düşük fiyat, geniş ürün yelpazesi ve hızlı teslimat modelini dünyanın geri kalanına getirmek için yaklaşık olarak önümüzdeki on yıllık süre boyunca milyarlarca dolar harcayacak. Diğer tarafta Alibaba ise dünya çapındaki lojistik ağını genişletiyor ve dünyada e-ticaret pazarlarını birleştirmek için yan kuruluşları bir araya getiriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link