Amazon Türkiye’ye Giriş Yaptığında Nelerin Değişeceğini Sektöre Sorduk

Amazon dünya e-ticaret ekosisteminin en önemli oyuncusu olarak her geçen gün büyümeye devam ediyor. Sektöre getirdiği yeniliklerle müşterilerine eşsiz bir müşteri deneyimi sunan ve bunu daha da mükemmelleştirmeye çalışan şirket bu sayede girdiği her pazarda başarıyı yakalıyor. 
Amazon’un yeni hedefi ise Türkiye pazarı. Şirketin Türkiye’ye resmi olarak giriş yapacağını ve bunun için gerekli işlemleri başlattığını size duyurmuştuk. 
Türkiye’de gelişen e-ticaret pazarını gözüne kestiren Amazon oturmuş sistemi ve müşteri odaklı hizmet tarzıyla Türkiye pazarında neleri değiştireceğini, rakiplerinin ne gibi hamleler yapabileceğini, şirketin Türkiye e-ticaret pazarına nasıl katkılar sağlayacağını sektörün profesyonellerini sorduk.
 Mustafa İçil (İçil Eğitim ve Danışmanlık)

Dijital Dönüşümün şekillendirdiği dünyada teknolojik değişime ayak uyduramayan firmalar rekabete karşı avantajlarını yitiriyorlar, hatta varlıklarını sürdürmekte zorlanıyorlar. Bazı firmalar ise değişimi yakalamanın ötesinde, değişimi yaratıyorlar. Amazon da bu firmalardan biri.

Amazon gibi alanında çok güçlü bir firmanın Türkiye’ye girmesi, e-ticaret pazarında olumlu yönde bir hareketlenme sağlayacaktır. Müşteriler tarafında yaratacağı ek talep ile e-ticaret pazar pastasını büyütürken, aynı zamanda da yaratacağı sağlıklı rekabetle Türkiye’deki e-ticaret hizmetlerinin zenginleşmesine ve gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Ancak etki sadece e-ticaret ile kısıtlı kalmayacak. E-ticaret dünyasının önemli bir oyuncusu, hatta lideri olan Amazon, kendisini bu alanla kısıtlamayıp, dijital içerik (Amazon Prime, Amazon Music), bulut bilişim (Amazon Web Services, Amazon Drive), akıllı ev cihazları (Amazon Echo) ve daha birçok alanda yatırım yapmakta. Hatta pilot çalışmasını yaptığı Amazon Go marketleri ile, alışılageldik iş modellerini geleceğin teknolojileriyle yeniden şekillendiriyor. Amazon’un bu girişimleri girdiği pazarda sadece e-ticaret alanında değil birçok alanda dijital dönüşümün katalizörlerinden biri olacağının bir göstergesi.

Marketing Holmes

Daha önce hiçbir tecrübesi olmadığı bir pazarı girişiyle bile domine etmesiyle bilinen Amazon’un Türkiye pazarına girecek olması Türk e-ticaret sektörü için son yılların şüphesiz en büyük haberlerinden biri. Geçtiğimiz yıllar yabancı yatırımların ülkeden çıkışıyla çalkalanan sektör bu sefer büyük, oldukça büyük bir oyuncunun sektöre adım atışıyla hiç olmadığı kadar büyük bir dalgaya maruz kalacağa benziyor.

Amazon yalnızca bir e-ticaret sitesinden çok daha büyük bir anlamı ifade ediyor bugün. Telefon-tablet ürün gamından, alanının en başarılı e-kitap okuyucusuna, rüzgar santrallerinden, süpermarketler zincirlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede hizmet sunan markanın bence Türkiye pazarında rakiplerinden ayrışacağı en büyük rekabetçi avantajı tüm bu alanların ötesinde müşteri memnuniyeti politikasında olacak.

Türk e-ticaret sektörü her ne kadar her yıl istikrarlı bir şekilde büyüse de, beklenenin altında büyüme katetmesinin altında müşteri memnuniyetinin tam anlamıyla sağlanamıyor olması yatıyor. Bir dönem taşı toprağı altın olarak lanse edilen e-ticaret, işini iyi yapan markalarla birlikte merdiven altı sitelerin de türemesine zemin oluşturdu ve yaşanan sorunlar hizmet kalitesinin düşmesine, insanların parasını ödedikleri ürünlere ulaşamamasına, yaşadıkları sorunlara muhattap bulamamalarına ve tüm bunlarla birlikte ise Türk tüketicinin zihninde oldukça kötü bir algının oluşmasına yol açtı. Böyle bir durumda ise Amazon gibi müşteri memnuniyetine her şeyden çok daha fazla önem veren bir oyuncunun pazara girmesi, elbette dengeleri değiştirecek etkenlerin başında geliyor.

Sektörü değiştireceğine inandığım bir diğer dinamik ise üyelik sistemi. Bugün Amerika’da her dört kişiden birini Amazon Prime üyesi yapan marka, film-dizi arşivlerine sınırsız erişimden ücretsiz kargoya, yeni kitaplara erken erişime kadar birçok özellike birlikte yalnızca bir sadakat sisteminin çok ötesinde bir yapıyı ifade ediyor. Ülkemizde müşterilerini yalnızca doğum günlerinde hatırlayan markalar düşünüldüğünde, böyle bir sistemin ülkemizde faaliyete geçmesiyle birlikte sektörün geçireceği değişim malum. Amazon Prime üyelerinin ise üye olmayan kullanıcılara nazaran iki kat daha fazla para harcadığını da bir kenara not etmek gerekiyor.

Amazon şüphesiz dünyanın en büyük oyuncularından biri. Türkiye pazarına girişiyle birlikte ise dinamiklerin değişeceği aşikar. Bakalım önümüzdeki aylar ne gösterecek.

Önder Bakal (Yataş Grup E-Commerce Yöneticisi)

Amazon’un artık Türkiye pazarına giriş yapmasının kesinleşmesini hem üreticiler hem de tüketiciler açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz.

Bunu esasen salt e-ticaret sektörü özelinde değil tüm sektörler özelinde değerlendirebiliriz. Zira satacağı bazı ürünleri Türkiye’den tedarik edeceği öngörüsü ve isteği üretim sektörü açısından önemli olacaktır.

Müşteriler nezninde faydası; genel olarak rekabetin kızışmasıyla birlikte geniş ürün gamına nispeten daha uygun fiyatlarla ulaşabilecek olmaları. Bu durum mevcuttaki rakiplerin kendilerini daha çok geliştirmesini sağlayabilir.

Bütünleşik müşteri deneyimi, Amazon Go vb yeni nesil perakende yaklaşımı, drone ile  teslimat seçenekleri vb gibi konuları ülkemizde de deneyimleme şansını umarım kısa sürede yakalayabiliriz.

Pazarlamasyon olarak biz de Haftanın Gündemi video serimizde Amazon’un Türkiye’ye girdiğinde neleri değiştireceğini değerlendirmiş ve üzerine tartışmıştık.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu. Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon'da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

Ekip Ruhu Geliştirmede Sıra Dışı Yöntemler Uygulayan 5 Ünlü Patron

Takım ruhu veya ekip ruhu dediğimiz kavram, aslında ne göründüğü kadar basit ne de karmaşık kurgular düşündürecek bir tanım. Çünkü ortak çalışma ve iş birliği kültüründen doğan ekip ruhu, çalışanlarınızı görev tanımlarına göre yan yana getirip “Haydi, şimdi şirketimiz için bir şeyler üretin.” demekle kotarılacak bir durum değil. Ekibinizin sadece fiziksel değil, anlayış olarak da ne kadar yan yana çalışabileceğini anlamanız ve bunu geliştirmeniz için onları mesai saatleri dışında da eğlenceli aktivitelerle bir araya getirmelisiniz.

Peki uluslararası bilinirliğe kavuşmuş, dünyanın başarılı şirketleri, aradıkları ekip ruhunu yakalamak için hangi yöntemleri seçiyor? Colonial Life’ın bu konu üzerine hazırladığı infografik, işte bu büyük markaların başındaki isimlerin, çalışanlarını birbirine daha çok kenetlemek için seçtiği sıra dışı etkinlikleri anlatıyor.

Muhtar Kent (Coca-Cola)

Örneğin içeceğin dev markası Coca Cola, bu noktada flash mobbing’in âni, alışılmadık ve farklı insanlar arasında etkileşim yaratan enerjik yapısına güveniyor. Düşünsenize! Belki de ekip ruhu ile dolu bir Coca Cola çalışanı olarak, İstiklal Caddesi’ndeki toplu bir yastık savaşında Muhtar Kent ile karşı karşıya gelirsiniz.

Coca-Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent

Marissa Mayer (Yahoo)

İnternetin kıdemli oyuncularından Yahoo ise konuya yemek kamyonu yarışmasıyla giriyor. Yemek kamyonunu kendi zevkine göre dekore eden çalışanlardan hayali yemek şirketleri için bir logo ve isim bulmaları da isteniyor ve takım üyeleri yaptıkları yemeklerle bir adım öne çıkmak arkadaşlarıyla rakip oluyor. Ne o? Yoksa CEO Marissa Mayer’in yaptığı çorbayı beğenmediniz mi?

Yahoo CEO’su Marissa Mayer

Ryan Mack (Facebook)

Facebook Boston Lideri Ryan Mack ise çalışanların birbiriyle sosyal iletişimini güçlendirmek için yeri geliyor çalışanlarının Boston Limanı’nda yelken öğrenmelerini sağlıyor, yeri geliyor havalar ısınınca onları Fenway Park’ta bir yaz partisine davet ediyor. Farklı planları olan çalışanlara gelince, onlar boks antremanlarına gidiyor, o da kafalarına yatmazsa bowling oynamaya ya da kokteyl karışım atölyelerine gidiyor. Bir Facebook Boston çalışanı olarak bir gün Bay Zuckerberg ile yelken turuna çıksanız fena mı olurdu?

Facebook Boston Lideri Ryan Mack

Brent Smart (Saatchi&Saatchi)

Uluslararası yaratıcı ajans Saatchi&Saatchi‘nin CEO’su Brent Smart ise ekip ruhu yakalamada lezzetin birleştirici gücüne inanıyor. Her ay farklı departmanlardan 20 çalışanın katıldığı aile yemeklerinde, o güne dek aynı ajansta olmalarına rağmen tanışmamış ya da yakın iletişim kurmamış kişiler nefis yemekleri tadarken bir yandan da karaoke performaslarına katılarak şarkılara eşlik ediyorlar. Karaoke dedik diye, herhalde Bay Smart’ın Serdar Ortaç şarkısı söyleyeceğini düşünmüyorsunuz değil mi?

Saatchi&Saatchi CEO’su Brent Smart

Mark Josephson (Bit.ly)

O upuzun adresleri onlar olmasa nasıl kısaltacağımızı bir düşünün. Bit.ly çalışanlarının, bizi bu sorundan kurtarırlarkenki motivasyonu, katıldıkları kokteyl buluşmalarından geliyor. Şirketin CEO’su Mark Josephson’ın ev sahipliğini üstlendiği haftalık Cocktails&Dreams etkinliklerinde, bir çalışan barmen ya da barmeyd oluyor ve tüm ekip kokteyllerini onun elinden alıp yudumluyor. İşte gerçek ekip ruhu!

Bitly CEO’su Mark Josephson

İnfografikte, Uber, GlaxoSmithKlein (GSK) ve daha birçok farklı firmanın, ekip üyelerini birbirine yakınlaştıran birçok farklı etkinliği de bulunuyor. Umarız, ülkemizde nadiren görülen bu ilginç ekip deneyimleri bizde de yaygınlaşır ve iş yerlerimizde her gün daha yüksek motivasyonla çalışırız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dünyanın En Değerli Markaları Listesinde Teknoloji Hakimiyeti

  • Brand Finance marka değeri raporunda tepelerde hakimiyeti teknoloji markaları kuruyor. Ancak Apple ve Google gibi devleri yıkıp listede ilk sıralara yerleşen ise 150.8 milyar dolar marka değeri ile teknoloji ve e-ticareti harmanlayan Amazon oldu.
  • Ülke bazında Çin’in büyümesi dikkat çekerken, marka gücü konusunda ise çoğunluk hissesi 21st Century Fox’a satılmış olsa da 92.3 puan ile Disney öne çıkıyor.
  • İlgili yazı; 2018’in En Değerli Markası Amazon’un Başarısı Nereden Geliyor?

Teknoloji ve e-ticaret günümüzün marka değeri listesinde çok şey değiştirdi. Brand Finance tarafından hazırlanan Global 500 2018 raporunun çıktıları ise her markanın ders çıkarabileceği nitelikte. Gelin ilk 10’da yer alan markalara hep beraber göz atalım;

Bu yıl teknoloji devleri Apple ve Google’ı geride bırakarak birinciliğin sahibi Amazon oldu. Öyle ki e-ticaret devinin marka değeri %42’lik bir artış göstererek 150.8 milyar dolarlara ulaştı. Hem piyasa değeri hem de ciro bakımından dünyanın en büyük internet girişimi olan Amazon artık sadece online bir perakendeci olmaktan uzak, çünkü aynı zamanda hem bulut altyapısı hem de elektronik üreticisi rollerini de üstleniyor. Çünkü Amazon hem yeni sektör hem de coğrafyalara doğru da emin adımlarla büyüyor.

İkincilik tahtında geçen yıla göre %27.2’lik bir düşüşle, 146.3 milyar dolarlık marka değeri ile Apple yer alıyor. Markanın amiral gemisi iPhone’lar cironun üçte ikilik bir kısmını sağlarken, 29 milyon dolarlık satışı ile iPhone X’lerin beklentiyi karşılayamadığı görülüyor.

Listede üçüncü sırada %10’luk düşüş ile 120.9 milyar dolar marka değeri Google yer alıyor. İnternet aramaları, bulut ve mobil teknolojilerde lider olsa da Apple gibi belirli bir sektöre odaklanıyor olması markanın tüm potansiyelini açığa çıkaramamasına neden oluyor olabilir.  Google her ne kadar sürücüsüz araçlara yatırım ile bu döngüden çıkmaya çalışsa da şimdilik Amazon’un yeni yatırımlarının gölgesinde kalmaya mahkum.

Dijital çağın aslında bugünümüz  olduğunun altını çizen Brand Finance, ilk defa Global 500 listesinin ilk 5 sırasında sadece teknoloji markalarının bulunduğunu belirtiyor. Listede 4. sırada 92.3 milyar dolar ile Samsung yer alırken, 5. Sırada yer alan Facebook’un marka değeri 89.7 milyar dolar görülüyor.

Bununla beraber Google’ın satın almış olduğu Youtube ise marka değerini neredeyse ikiye katlayarak 42. Sırada 25.9 milyar dolar ile yer alırken, Çinli teknoloji markaları da marka değerlerini artırma trendinde ilerliyor. Çin’in küresel marka değeri 2008’den bu yana %3’den %15’lere yükselirken 2018’de marka değerini 911.5 milyar dolar olarak görüyoruz. Bununla beraber 2018’in en hızlı büyüyen markalarının da Çin’den geldiğinin de altını çizmek gerekiyor.

Bölgelere göre öne çıkan markalara göz attığımızda 8.4 milyar dolar ile Latin Amerika’nın en değerli markasının bu sene Meksika’dan Pemex olduğunu, Avrupa’nın en değerli markası olarak 43.9 milyar dolar değerleme ile listede 15.sırada yer alan Mercedes Benz’i görüyoruz. Mercedes Benz’in değerini artıran ise takip ettiği pazarlama stratejisi ile genç hedef kitleye daha fazla hitap etmeye başlaması olarak görülüyor.

Orta Doğu’da ise dijital inovasyona artık eskisinden daha fazla önem veren Birleşik Arap Emirlikleri’nin telekomünikasyon markası Etisalat 7.7 milyar dolar değerleme ile yer alırken, Asya’nın en değerli markası Samsung listede daha önce bahsettiğimiz gibi 4.sıradan kendine yer buluyor.

Türkiye’nin en değerli markası ise 2.42 milyar dolar ile Türk Hava Yolları, ikinci en değerli marka ise 1.97 milyar dolar ile Turkcell iken, Türkiye’nin en değerli 100 markasının toplam değeri 27.2 milyar dolar değerinde. Ancak, İsveç’in en değerli markası olan listede yer bulan Ikea ise tek başına 24.4 milyar dolar marka değerine sahip. Türkiye’nin en değerli markaları ile ilgili yazdığımız “En Değerli 100 Türk Markası, Bir Starbucks Etmiyor” yazısına buradan ulaşıp daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

Avusturya’nın en değerli markası olan medya ve telekomünikasyon şirketi Telstra’nın değeri ise 12.4 milyar dolar olarak belirlenmiş.

En güçlü markalar endeksini incelediğimizde 92.3lük puanı ile zirvede Disney’i görüyoruz. Her ne kadar yakın zamanda çoğunluk hisseleri 21st. Century Fox tarafından satın alınmış olsa da dünyada daha fazla kitleye ulaşabilmek için Disney sürekli markayı geliştirmek adına yatırımlar yapıyor.

En güçlü markalar endeksinde ilk 5’te ise Disney’den sonra sırayla Visa, Ferrari, Neutrogena, Facebook ve Lego yer alıyor.

Daha fazla detay için raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link