Alibaba Bekarlar Günü’nde Satış Rekoru Kırdı

Çin’in en büyük online alışveriş platformu Alibaba, ülkede her yıl kutlanan Bekarlar Günü’nde 25 milyar doları aşan satışla rekor kırdı.

Çin’de Sevgililer Günü’ne alternatif olarak her yıl 11 Kasım’da kutlanan Bekarlar Günü’nde, bu yıl satış patlaması yaşandı. Ülkenin en popüler e-ticaret platformu Alibaba, geçen yıla oranla satışlarını yüzde 29 artırarak 25,3 milyar dolarlık satış yaptı.

Bloomberg’in haberine göre, şirketin festivalin ilk iki dakikasında 1 milyar dolar, ilk 30 dakika içinde de 7 milyar dolara yakın satış yaptığı bildirildi.

 Online ödemelerde dünya rekoru

Alibaba’dan yapılan açıklamada, şirketin festivalin ilk beş dakikasındaki ödeme işlemleriyle dünya rekoru kırdığı, saniyede 256 bin ödeme işlemi gerçekleştirildiği belirtildi.

Çin’de bekarların kendilerine hediye aldığı Bekarlar Günü festivali, ABD’de alışveriş çılgınlığının yaşandığı Black Friday ve Cyber Monday’deki satışların toplamını da geride bıraktı.

Alibaba’nın festivalden bir gün önce Cuma günü düzenlediği galaya, Nicole Kidman ve Pharrell Williams gibi ünlü isimler katıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu. Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon'da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

Alibaba’nın Robotlar Tarafından İdare Edilen Akıllı Deposu

  • Çinli e-ticaret devi Alibaba’nın Çin’deki bir deposunda 60 adetten fazla robot bulunuyor ve bu robotlar, depodaki işlerin %70’ini hallediyorlar.
  • Alibaba’nın belirttiğine göre, bu robotlar sayesinde deponun genel verimliliği üç katına çıktı.
  • Alibaba, küresel lojistik ağını genişletmek için 2022 yılı itibarıyla 15 milyar dolar yatırım yapmayı ve bu yatırımında bu akıllı depo modelini ön plana çıkarmayı planlıyor.
  • İlgili Yazı: Robotlar, İşlerimizi Elimizden Alacak mı?

Haziran ayında paylaştığımız bir yazıda, insan başına düşen robot işçi sayısının her geçen gün hızla arttığından bahsetmiştik. Son yıllarda robotik teknolojisinde yapılan ciddi atılımlar, birçok büyük şirketin, otomasyona geçiş yapmalarına neden oldu. Çin de son yıllarda, bu alanda önemli yatırımlar yapan ülkelerden biri konumunda. Bu atılıma öncülük eden Çinli şirketlerin başında da e-ticaret devi Alibaba geliyor.

Alibaba’nın, Çin’in Huiyang bölgesinde bulunan ve geçtiğimiz yıl faaliyete başlayan deposunda 60 adetten fazla robot görev yapıyor ve bu robotlar, depodaki işlerin %70’ini hallediyorlar. Çin şirketi Quicktron tarafından üretilen robotların asıl işleri, depodaki ürünleri taşımak. 500 kilograma kadar yük taşıyabilen robotlar, bu ürünleri çalışanlara götürüyorlar ve çalışanlar da ürünleri paketleyip yerleştiriyorlar. Çarpışmalarını önlemek için lazer sistemiyle donatılan robotlar, talimatları ise Wi-Fi üzerinden alıyorlar. Aynı zamanda oldukça çevik olan ve 360 derece dönebilen bu robotlar, şarjları azaldığında otomatik olarak bir şarj istasyonuna gidiyorlar. Bununla birlikte sadece 5 dakikalık şarj ile 4-5 saat boyunca aralıksız olarak çalışabiliyorlar.

Bir kullanıcı, Alibaba’nın sahibi olduğu Tmall’ın internet sitesinden bir sipariş verdiğinde; robot, kullanıcının pakedini içeren rafı ilgili depo çalışanına götürüyor. Depo çalışanı da doğru pakedi buluyor ve siparişi müşteriye gönderiyor. Bir görev tamamlandığında ise robotlar sonraki siparişi beklemek için geri dönüyorlar.

Bu Akıllı Depo, Alibaba’ya Ne Sağlıyor?

eMarketer’ın geçtiğimiz yılki tahminine göre, global online perakende harcamalarının yaklaşık olarak yarısını Çin tek başına üstleniyor. Aynı zaman Çin, dünyanın en büyük robotik pazar yeri. Bu yüzden talep büyüdükçe ve verimlilik hedefleri arttıkça e-ticaret ve robotik teknolojisini bir araya getirmek son derece mantıklı. Geleneksel lojistik depoları, manuel yükleme, zamanlama ve takip etme ile son derece yoğun iş gücü gerektiren operasyonlara sahiptirler.  Alibaba ise akıllı deposu aracılığıyla nesnelerin interneti uygulamaları, büyük veri ve yapay zeka kullanarak bu süreci dijitalleştirdi. Alibaba’nın belirttiğine göre, bu robotlar sayesinde deponun genel verimliliği üç katına çıktı.

Lojistiğin Geleceği, Robotlara Emanet

Gelecekte robotların birçok iş kolunda insanların yerini alacaklarına yönelik tahminler, zaten uzun bir süredir dile getiriliyor. Bu iş kollarından biri de hiç şüphesiz lojistik olacak. Alibaba’nın uyguladığı bu sistem, robotlardan yararlanarak daha fazla verim elde etmeye yönelik çarpıcı bir vaka çalışması olma özelliği taşıyor. PlaceTech’in paylaştığı bilgiye göreAlibaba, küresel lojistik ağını genişletmek için 2022 yılı itibarıyla 15 milyar dolar yatırım yapmayı ve bu yatırımında bu akıllı depo modelini ön plana çıkarmayı planlıyor. Üstelik Alibaba’nın bu depo robotları stratejisi konusunda olumlu olan şey ise insan istihdamını tamamen ortadan kaldırmamasıdır. Zira bu robotlar, depo çalışanlarının işlerini daha kolay ve daha az yorucu hale getirmeyi sağlıyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Filtreler Moda Markalarının Instagram’daki Popülerliğini Nasıl Etkiliyor?

Kimisi onsuz 10 dakika geçiremiyor, kimisi nefret kusmak için kullanıyor, kimisi zararlarından bahsediyor, kimisi yalnızca onun için eğleniyor, gülüyor, yiyor veya geziyor. Kimden bahsediyoruz? Elbette, hayatlarımızda bir nev’i şeker gibi bağımlılık etkisi yaratan Instagram’dan! 

İster online platformda ister fiziksel ortamda olsun her türlü moda perakendecisinin günümüz dünyasında ilgi görmesi için kendisini öncelikle Instagram üzerinde kanıtlaması gerekiyor. Önde gelen e-ticaret markalarının bildiği gibi; yüksek kalitede çekilmiş, iyi fotoğraflar her zaman etkileşimi artırıyor ve müşterilerin ilgisini çekiyor. Yüksek kaliteli ürün çekimlerine yatırım yapmak artık hemen her büyüklükteki e-ticaret işletmesi için mantra haline gelse de pek çok moda perakendecisi hâlâ geleneksel katalog çekimi görüntülerini kullanmaya devam ediyor.

Çok uzun yıllardır e-ticaret fotoğrafçılığı, yalnızca ürün etrafından dönüyordu. Beyaz zemin üzerinde klişe poz veren modeller, artık ilgi çekmekten çok müşteriler tarafından oldukça “eski moda” olarak görülüyor. Bu geleneksel teknikler; uygun, ayrıntılı ve tutarlı fotoğrafların oluşturulmasını kolaylaştırmak için hala önemli olmakla birlikte, online perakendeciler için, yaşam tarzını yansıtan ve hayatın içinden ayrıntılar barındıran kataloglar çok daha fazla önem taşıyor.

Peki sizce satıcılar, gerçekten hayat tarzını yansıtan özgün fotoğrafları nasıl elde edebiliyorlar? Gerçekten, sosyal medyada ilgi uyandıracak fotoğraflar yaratmanın bir formülü bulunuyor mu? Renk, kontrast, filtre ve diğer ayarlar gibi günümüzün en popüler konuları haline gelmiş bileşenlerin önemi var mı? Öyle ki, bazı fenomenler kendi Instagram akışlarını oluşturdukları ve  Vsco Cam veya Lightroom gibi uygulamalarda yarattıkları filtreleri satıyorlar. Onlarca dolara satılan bu hizmetin markalar için de yararı bulunuyor mu? Tüm bu merak uyandıran sorulara cevap olması için Corra, moda perakendecilerinin, ürün çekimlerini planlarken veya online ticaret için yaşamın içinden fotoğraflar seçerken kullanılabilecek, net, veri temelli ve kılavuz niteliğinde bir çalışma gerçekleştirdi.

Bu görüntü odaklı çalışmayı yürütmek için de dünyada en çok fotoğraf paylaşılan sosyal platform olan Instagram’dan yararlanılmıştır. Bu doğrultuda; Instagram’da en çok takip edilen 200 moda markasının yayınladığı 200 binden fazla görüntü incelenmiştir. Ardından görüntüler, anahtar görüntü özelliklerini analiz etmek ve tanımlamak için oluşturulmuş bir araç olan Google’ın Cloud Vision API  aracı ile analiz edilmiştir. Daha sonra, bunlar belirli moda alanlarına göre gruplandırılmış ve Instagram’daki performans istatistikleri kullanılarak en fazla katılım sağlanarak yinelenen özellikler belirlenmiştir.

Peki ya sonuç? Yapılan araştırma sonucunda; bugün sosyal medyada belki de en çok önem verilen metriklerden biri olan kitle sayısının bağlılıkla ilişkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulguyu biraz daha açmak gerekirse; daha çok takipçisi olsa da ilgi çekici görselleri olmayan markalar bağlılık elde edemiyor. Aşağıdaki tabloda da gördüğünüz gibi; sokak modası gibi daha az kitlesi olan grup, diğerlerinden çok daha fazla bağlılık elde ediyor. Başka bir deyişle sosyal medyada lider olarak görülmeyen markalar dahi, başarılı görsel temalar ile müşteri bağlılıklarını ve katılımlarını artırabiliyorlar. Peki bu ilgi çeken renk, stil ve ayarlar neler?

Sayısız araştırma ve infografik, spesifik tüketici tepkileriyle renkler arasındaki ilişkiyi açıklamaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çabalara rağmen araştırmalar; kişisel deneyimlerin, cinsiyet, yaş ve kültürün bu tepkilerde önemli rol oynadığını bulguladı. Renkler, evrensel satın alma davranışlarına dönüştürülemese de bir markanın “kişiliğini” iletmede önemli bir rol oynuyorlar.

Bu doğrultuda; siyah içeren fotoğraflar, ayakkabı ve mayo markaları tarafından kullanıldığında daha güçlü bir bağlılık alıyor. Siyah renk ayrıca, spor giyimde de oldukça ilgi çekiyor. Siyah güven ve ilham verici bulunması dolayısı ile bu başarı bir sürpriz değil. Bununla birlikte siyah, sokak modası ve yüksek moda fotoğraflarına dahil edildiğinde karşıt bir etki yaratıyor. Genel olarak bakıldığında ise pembe, mor ve beyaz renklerin dikeylerden bağımsız olarak en ilgi çekici renkler olduğu görülüyor.

Beyaz genellikle, sosyal medyadaki başarılı akışların önemli bir bileşeni olarak biliniyor. Beyaz, yalnızca içeriğin önceliklendirilmesine yalnızca yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcılara yol gösteriyor ve deneyimleri boyunca odaklanmalarına yardımcı olacak içerik okunabilirliğini ve taranabilirliğini artırıyor.

Stüdyolarda çekim yapmak daha pratik olmakla birlikte, dışarıda gerçekleştirilen çekimlerin çok daha ilgi çekici olduğu da kanıtlanıyor. Dış ortamdaki ayarlar, analiz edilen neredeyse tüm gruplarda katılımı artırıyor. Dış mekan ayarına sahip çekimler yaklaşık 39.000 beğeni alırken  stüdyo ortamına sahip çekimlerin 16.000 beğeni ortalamasına takıldığı bulgulanmıştır.

Elbette ki çekimlerin yapıldığı ortam, kitlelerin ilgisini çekmede etkili olan tek değişken olarak görülmüyor. Örneğin; erkek modellerin yer aldığı görseller, ayakkabı, spor giyim ve aksesuar alanlarında daha çok ilgi görürken diğer kategorilerde kadınların yer aldığı görsellerin daha çok ilgi çektiği bulgulanmıştır. Bu yüzden markaların öncelikle hedef kitlelerini çok iyi tanımaları ve sürekli analizlerle tepkilerini ölçerek uygun stratejileri belirlemeleri gerekiyor.

Bu doğrultuda aslında markaların, milyonların takip ettiği fenomenlerin akışlarından ders çıkarmaları gerekiyor. Kitleleri peşinden sürükleyen fenomenlerin Instagram akışları incelendiğinde ilk olarak; paylaştıkları fotoğrafların temasındaki tutarlılık dikkat çekiyor. Markaların da fenomenler gibi ürünlerine uygun görsel temaları belirleyerek kitleleri cezbedecek tutarlı ve yaşamın içinden fotoğrafları paylaşmaları gerekiyor.

Sonuç olarak; andaki gerçekliğin geçerli olduğu günümüz dünyasında, tek bir modele bağlı ve realite barındırmayan çekimler, artık kimsenin ilgisini çekmiyor. Nitekim; hiçbirimiz günlük hayatımızda beyaz arka planın önündeki modelin baktığı kadar şuh bakarak sokakta yürümüyoruz veya kahvemizi içmiyoruz. Yani, ne kadar gerçek o kadar ilgi çekici!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?