akakce.com’a Japonya’dan Ortak Geldi

2000 yılından bu yana karşılaştırmalı alışveriş platformu olarak hizmet veren akakce.com, Japon e-ticaret pazarının liderlerinden biri olan Netprice ile stratejik işbirliğini ortaklığa taşıdı. Gerçekleştirdiği yatırımla Netprice, akakce.com bünyesinde bulunan iki şirketin de yüzde 20 hissedarı haline gelirken, Türkiye e-ticaret pazarına giriş yapan ilk Japon şirket oldu. Bu ortaklık akakce.com’un başta mobil olmak üzere, farklı ülkelere açılma stratejilerinde önemli rol oynayacak.

Teruhide Sato_Koray Karatas_

“Doğu Avrupa ve Orta Doğu hedefimizde”

Ortaklık ile ilgili bilgi veren akakce.com Kurucu Ortağı Koray Karataş, “Türkiye’deki e-ticaret son beş yıl içerisinde çok hızlı bir gelişim gösterdi. Özellikle bu yükseliş ve mobildeki hız hepimizi şaşırtacak düzeye ulaştı. Ülkemizde internetten yapılan alışverişlerin yüzde 10’u mobilden gerçekleşiyor. Bu rakamın 2 yıl içerisinde yüzde 30’lara ulaşacağını düşünüyoruz. Japonya’da ise 66 milyon mobil internet kullanıcısı var ve bu rakamla dünyanın en gelişmiş mobil pazarlarından biri konumunda. Dünya e-ticaret sektöründe mobilin önemi giderek artıyor. Netprice ile olan ortaklığımızı, kendilerinin mobil dünyadaki deneyimlerinden yararlanmak adına çok değerli buluyoruz” diye konuştu.akakce.com’un kendi bünyesinde geliştirdiği özgün arama teknolojisiyle fiyat karşılaştırma alanında pek çok inovasyona da imza attığının altını çizen Karataş, bu teknolojinin özellikle yapı olarak Türkiye’ye benzeyen ve gelişmekte olan pazarlara açılmak için önemli fırsatlar doğuracağına değindi. Bu konuda bazı ön adımları da attıklarını belirten Karataş, ilk etapta özellikle Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun hedeflerinde olduğunu kaydederek şunları söyledi:

“Dünyada özellikle son dönemde tüketici trendleri mağazadan ürünü araştırıp, internetten satın alma yönünde değişim gösteriyor. Showrooming dediğimiz bu yeni trendle müşteri mağazada ürünü inceliyor, mağaza yetkilisinden fiyat bilgisi alıyor ve daha sonra akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazını kullanarak saniyeler içerisinde yaptığı fiyat karşılaştırmasıyla beraber en uygun fiyatı veren mağaza ya da internet sitesinden satın almayı gerçekleştiriyor. akakce.com olarak hedefimiz, bu sürecin her üçayağında da yer almak.”

akakce.com’un Özgün Teknolojisi Netprice’ı Etkiledi

100 milyar Dolar’ı aşkın e-ticaret hacmi ile Japonya’nın dünyada ilk üç içinde yer aldığına dikkat çeken Netprice CEO’su Teruhide Sato, grup olarak yıllık 500-600 milyon Dolar arasında işlem hacmine sahip olduklarını kaydetti. Türkiye’deki ekonomik göstergelerin olumlu olmasının kendilerini bu pazara girmek için teşvik ettiğini söyleyen Sato, “Sektöründen yapıtaşlarından olan lojistik ve ödeme altyapısının Türkiye’de son derece gelişmiş durumda olması gibi nedenlerle, ABD, Çin, Endonezya ve Güneydoğu Asya pazarlarının ardından Türkiye pazarına girmeyi, bunu da alanının lideri olan akakce.com ile gerçekleştirmeyi tercih ettik. Yatırım kararımızın arka planında akakce.com’un kullanmış olduğu özgün teknoloji ve pazar koşullarına uygun geliştirmiş oldukları inovasyonlar ile grup olarak Türkiye üzerinden diğer ülkelere açılma potansiyeli önemli yer tutuyor” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Aras Kargo, Alibaba Siparişlerini 5 Günde Teslim Edecek

Bildiğiniz gibi e-ticaretin gelişmesiyle, yurt dışından alışveriş de insanlar tarafından daha çok tercih edilir oldu. Bunun en temel iki nedeni ise fiyat avantajı ve bazı ürünlerin yurt içinde satışının olmaması.

Global anlamda e-ticaret diyince de Amazon ile birlikte akla ilk gelen firmalardan biri Alibaba. Çinli e-ticaret devi, Türkiye’de de birçok kişinin alışveriş yapmayı tercih ettiği e-ticaret sitelerinin başında geliyor. Ve yeni gelen bu haber, Türkiye’deki Alibaba kullanıcılarını bir hayli sevindirecek gibi görünüyor.

Aras Kargo, Çinli e-ticaret şirketi Alibaba ile bir anlaşma yaparak şirketin Türkiye’deki dağıtım işlerini aldığını açıkladı. Bu anlaşmanın Türkiye’deki Alibaba kullanıcıları için güzel yanı ise teslimat süresinin bir hayli kısalacak olması. Aras Kargo tarafından yapılan açıklamaya göre bu anlaşmayla birlikte, siparişler en geç 5 gün içerisinde kullanıcılara teslim edilecek. Şu anki düzende siparişler, en erken 15 gün içerisinde teslim ediliyor ve bu süre zaman zaman 40 günü bulabiliyor. Bu anlaşma kapsamındaki ilk teslimatların ise önümüzdeki hafta gerçekleştirileceği açıklandı.

Aras Kargo Genel Müdürü Hikmet Nuri Bulduk, anlaşmanın duyurulduğu basın toplantısında, ilerleyen zamanlarda Alibaba gibi başka e-ticaret şirketlerinin Türkiye’deki dağıtımlarını yapmak için yeni anlaşmalara yöneleceklerini belirtti. Bu anlamda yeni hedeflerinin Avrupa olduğunun altını çizen Aras Kargo Genel Müdürü, bununla ilgili açıklamaları da çok kısa süre içinde yapmayı umduğunu ifade etti.

Bunların yanı sıra Bulduk, bu hedeflerini gerçekleştirebilmek adına İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’daki dağıtım merkezlerinin altyapılarını yenilemek için 2020 yılına kadar toplamda 30 milyon euro yatırım yapacaklarını da açıkladı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Black Friday Çılgınlığının Ardındaki Psikolojik Gerçekler

Bu Cuma, bir mağazanın kapısında izdiham yaratan öfkeli ve sabırsız bir Black Friday güruhuna katılmayı düşünür müsünüz?

Aranızda bu durumu garipseyenler olsa da adeta perakendecilerin bayramı olan Black Friday çılgınlığından, en azından zihinsel olarak kaçabilmenizin imkanı yok. Türkçe’ye “Kara Cuma” olarak çevirdiğimiz Black Friday, şükran gününün ertesi günü gerçekleştirilen ve insanların alışveriş yapmak için sabırsızlıkla bekleyip çoğu zaman mağazalarda yığınlar oluşturduğu bir indirim günüUluslararası Perakende Federasyonu’nun raporuna göre, yalnızca 2008 yılı dışında (Mortgage Krizi) son 15 yıl içinde gerçekleşen Black Friday harcamaları, her geçen yıl katlanarak devam etmiş. Bu yıl da yaklaşık %4 büyüme ile $682 milyar harcama gerçekleşmesi öngörülüyor.

Peki, sıradan insanları mağazaları talan edecek kadar gözü dönmüş yığınlara çeviren bu indirim çılgınlığının arkasında yatan, sosyolojik ve psikolojik motiveler neler?

Etiketler Aslında “Can Acıtıyor”

 Chicago’daki DePaul Üniversitesi İşletme departmanında profesör olan tüketici davranışları uzmanı James Mourey’e göre; “İnsanlar alışveriş yaptıklarında ve güzel bir fırsat yakaladıklarında psikolojik olarak doyuma ulaşıyorlar”. Çünkü sevdiğiniz bir şeyi gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezi harekete geçiyor. Öte yandan, aynı araştırmada fahiş fiyatların da beynin acı merkezi insulayı aktive ettiği gözleniyor. Yani; indirim etiketlerine yönelmenizin nedeni tamamen, beyninizin sizin acı çekmenize razı olmaması! Aslında çok basit, merakla beklediğiniz 4K TV’yi ya da uzun zamandır beğendiğiniz çantayı, indirimli etiketlerde gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezini aktive ederek, acı çekmemesi için kasaya ya da sepete yöneliyorsunuz.

Sınırlı Zaman ve Arz Fikri Aciliyet Hissi Yaratıyor

Ekonomik kıtlık ilkesine göre; fırsatlar sınırlı oldukça daha cazip hale gelirler. İndirimleri belli zaman sınırları içerisinde gerçekleştirmek, insan psikolojisinde daha çok arzu edilmelerine yol açıyor. Reklamlarda sıklıkla kullanılan, “stoklarla sınırlıdır” ya da “belli tarihler arasındadır” ibarelerinin amacı tamamen tüketicilerin zihnini satın alma alarmı haline dönüştürmek. İşin garip tarafı, yapılan araştırmalarda tüketicilerin indirimler dolayısıyla manipüle edildiklerinin farkında oldukları, buna rağmen FOMO etkisiyle bu güruha katıldıkları görülüyor.

Özel Bir Fırsatı Yakalamak Üstün ya da Onaylanmış Hissettiriyor

Kabul edelim neredeyse hepimiz, sınırlı satışı olan ya da herhangi bir özel koleksiyona ait ürün için sıraya girdiğimizde ya da online sitesinin başında dakika sayarak, fırsat yakaladığımızda “İşte ben kaptım, sen kapamadın!” diye içimizden geçiriyoruz. Black Friday çılgınlığının ardında da bu rekabet duygusunu tetikleyen herkesin, iyi bir fırsat yakalamak için adeta avına odaklanmış şekilde beklemesi yatıyor. Aslında olay tamamen “Eğer herkes bunun peşindeyse, bu kesinlikle peşinden koşulacak bir şeydir!” mantığındaki sosyal kanıt teorisine dayanıyor. Binlerce yıllık evrim sürecinden geçerken temel dürtülerimizi, tamamen törpülediğimizi düşünmüyordunuz herhalde?

Fırsata İlişkin Ön Tanıtımlar- İştahı Artırıyor

Markalar Black Friday gelmeden birkaç hafta öncesinde, tüketicilerin zihninde indirim hakkında beklenti oluşturuyor. Örneğin; hedef kitleye gönderilen e-postalarla indirim haberi veriliyor ancak fırsat hakkında net bilgiye erişmeleri erteleniyor. Pazarlamacıların en çok kullandıkları bu taktiğin ardında, “o an fırsatın ne olduğunu söylersek, dışarıdaki binlerce indirim haberinden hiçbir farkımız kalmaz” argümanı yatıyor. Aslında daha küçük perakendecilerin, Black Friday fırsatlarını daha önce yaymalarının nedeni de büyük işletmelerin arasında kaybolmadan öncelikli olarak zihinlerde sıyrılmak.

Kalabalıklardan Hoşlanmayanlar İçin Online Alışveriş

Sevdiğiniz ürünü satın almak için mücadele etmeniz gereken bu ateşli ortamlardan ve kalabalıklardan hoşlanmıyorsanız online alışveriş, imdadınıza yetişiyor. İlla, kaos ortamında öfkeli bir güruha katılmanıza gerek yok. İnternet sayesinde Perşembe akşamı ya da Cuma günü, elinizde kahvenizle konforunuzdan ödün vermeden Black Friday fırsatlarını kovalamanız mümkün.

Fırsatı Önceden Planlamak Agresifleştiriyor

Televizyonlarda ya da İnternet videolarında gördüğümüz birbirini ezen izdiham yığınlarının ardında, fırsat için önceden büyük beklentiler yaratmak yer alıyor olabilir. Profesör Mourey’e göre; “Çok istenilen o ürünü satın almak, beyinde görev bilinci yaratıyor. Kortizol ve stres seviyesi yükselen bireyler, amaçlarına ulaşmak için yollarına çıkan her şeye karşı daha hassas ve duyarlı hale geliyorlar”. Yani aslında dışarıdan bakıldığında, bu denli gözü dönmüş görünen kalabalığın ardında ve aklında tamamen görevini tamamlamak yer alıyor!

Dünyada her geçen gün artan tüketim çılgınlığının en büyük dominatörlerinden Black Friday, “ya sev ya terk et” şeklinde tüketicileri ikiye ayırıyor. Bir kısım uzun kasa kuyruklarında beyninin ödül merkezini uyarmakla meşgulken diğerleri onların bu denli gözünün dönmesine anlam vermeye çalışıyorlar.

İndirimlerden önceki tüm bu bildirim gürültülerinin arasında, markaların zihinlerimizde yarattığı daha güzel, daha mutlu, daha eğlenceli, daha popüler vs. tüm “daha” algılarından arınarak, gerçekten durup bir dakika düşünün. Gerçekten mutluluğunuz, beş yıl sonra satın aldığınızı bile hatırlamayacağınız bir eşya kadar ucuz mu?

Şimdi bu Cuma için, karar sizin!

 

 

 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link