3 Walmart Yöneticisinin Online Satışları Artırmak İçin Girdiği 3 Ay Sürecek Yarışma

Bloomberg’in yaptığı habere göre üç Walmart yöneticisi, önümüzdeki tatil döneminde belirli fitness ürünlerindeki online satışları en çok artıran kişinin kazanacağı ve üç ay boyunca sürecek bir yarışın içerisine girdiler.

Üçü de e-ticaret odaklı olan bu yöneticilerden biri Walmart’ın 2016 yazında satın aldığı kurucu ortağı ve Walmart’ın ABD’deki online işlerinin başındaki kişi olan Marc Lore, diğeri Walmart ABD’nin teknolojiden sorumlu baş yöneticisi (CTO) Jeremy King, bir diğeri ise Walmart ABD’nin e-ticaret tarafındaki cirodan sorumlu baş yöneticisi (CRO) Scott Hilton. Bu üç yönetici de farklı bir ürün grubunun satışlarını artırmak için uğraşacak. Marc Lore yoga matlarının, Jeremy King abdominal tonlama makinelerinin, Scott Hilton ise egzersiz toplarının satışlarını artırmak için çalışacak.

5 Ekim’de başlayan yarışmanın, Walmart’ın en büyük rakibi Amazon ile en iyi hangi şekilde rekabet edebileceğine dair yöneticilere bir fikir edinme şansı sağlaması amaçlanıyor. Bloomberg’in belirttiğine göre perakende analizi üzerine uzmanlığı bulunan Archimedes Stuk, yarışma sonunda satışlar, mal çeşidi ve genel müşteri deneyimi gibi birtakım kriterlere göre kazananı belirleyecek.

Bununla birlikte Walmart’ın internet sitesinde yarışmaya dair herhangi bir iz bulunmuyor. Yani anasayfada fitness kategorisi öne çıkartılmamış. Bununla birlikte spor ve fitness kategorisinin içinde de yarışmaya dahil olan ürün gruplarının hiçbirine dikkat çekmek için ekstra bir çaba harcanmamış gibi görünüyor. Muhtemelen üç yönetici de sorumlu oldukları ürün gruplarının satışlarını artırmak için arka planda birtakım değişiklikler uyguluyorlar.

Sonuç olarak yarışmanın galibi kim olursa olsun, Walmart her halükarda kazanacak gibi duruyor. Böylesi bir yarışma şirket içi rekabeti artırıp satışları artırmanın yanı sıra, Walmart’ın online tarafta güç kazanmasını sağlayacak ciddi bir strateji elde etmesine de vesile olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Giyim Alışverişlerinin %27’si Online Olarak Gerçekleşiyor

  • “Digital Commerce 360” isimli platform tarafından yayımlanan “Internet Retailer Online Giyim Raporu”na göre, 2017 yılında ABD’deki genel giyim satışlarının %27,4’ü online olarak gerçekleşti. Rapora göre, bu oran 2015 yılında %20,7, 2016 yılında ise %23,5 idi.
  • Giyim sektöründe faaliyet gösteren perakende şirketleri, Internet Retailer’ın “2018 Top 1000” isimli listesinde büyük bir egemenliğe sahipti. Listede 266 adet giyim perakende markası bulunuyordu ve bütün kategoriler arasındaki en yüksek rakam buydu.
  • Ortalama olarak alışveriş yapanların% 40’ı, en azından arada sırada satın aldıkları ürünleri iade ediyor. Bununla birlikte yaklaşık olarak 700 kişinin katıldığı bir ankete göre, %43 oranla kıyafet, en sık iade edilen üründür.
  • Stockholm merkezli banka ve ödeme sağlayıcısı Klarna tarafından yapılan araştırma, daha fazla tüketicinin, internet üzerinden kıyafet satın almadan önce bu kıyafetleri denemek istediğine dikkat çekiyor.
  • İlgili Yazı: E-Ticaret Savaşlar: Amazon vs Alibaba

Birkaç hafta önce e-ticaret haberleri, araştırmalar ve analizler hazırlayan “Digital Commerce 360” isimli platform tarafından yayımlanan “Internet Retailer Online Giyim Raporu“na göre, 2017 yılında ABD’deki genel giyim satışlarının %27,4’ü online olarak gerçekleşti. Rapora göre, bu oran 2015 yılında %20,7, 2016 yılında ise %23,5 idi.

Giyim sektöründe faaliyet gösteren perakende şirketleri, Internet Retailer’ın “2018 Top 1000” isimli listesinde büyük bir egemenliğe sahipti. Listede 266 adet giyim perakende markası bulunuyordu ve bütün kategoriler arasındaki en yüksek rakam buydu. Bu arada bu rakam içerisine Amazon ve Walmart gibi dev şirketler dahil değil.

Retail Dive’ın yaptığı habere göre, e-ticaret devi Amazon, “satın almadan önce dene” modeliyle çalışan “Prime Wardrobe” isimli hizmeti gibi büyüyen hizmetleri ve özel markaları sayesinde, online giyim alışverişi sektörünün büyümesine katkıda bulunuyor. Fakat aynı zamanda geleneksel olarak mağazalarda satış yapan perakendecilerden de büyük bir destek alıyor. Internet Retailer, kendi Top 1000 listesinin 113. sırasında yer alan The Children’s Place isimli çocuk ve bebek giyim markasının, mağaza içi Wi-Fi, “tıkla ve topla” servisleri, ücretsiz teslimat ve mağaza içi mobil kasa gibi toplamda 100 girişimi içeren 50 milyon dolarlık bir dijital dönüşümün ortasında olduğunu belirtiyor.

GAP, American Eagle, Abercrombie & Fitch ve diğer giyim markaları da dijital satışlara yatırım yapıyor. GAP ve Target, çocuklar için giyim abonelikleri sunarken Stitch Fix isim online stil hizmeti ise bu eski oyunculara kendi yeni girişimleriyle meydan okuyor. Internet Retailer’ın raporuna göre, “2018 Top 1000” listesinde 6. sırada yer alan ve en büyük online giyim perakendecisi olan Macy’s’nin de bu yıl online ve mobil deneyimlerini yeniden tasarlama planları var.

Markaların yaptığı bütün bu hamlelere rağmen, online ürünlerin teslimat giderleri, kar miktarlarını etkiliyor. Online olarak alışveriş yapan birçok kişi, birden çok ürün satın alır ve çeşitli nedenlerden dolayı bu ürünlerin (özellikle kıyafet ve ev eşyaları) bazılarını iade eder. Ortalama olarak alışveriş yapanların% 40’ı, en azından arada sırada satın aldıkları ürünleri iade eder. 30 yaşın altında olanları %45’i satın aldığı ürünlerin bir kısmını iade ederken yıllık geliri 100 bin doların üzerinde olan kişilerin ise %48’i bunu yapmaktan keyif alır. Yaklaşık olarak 700 kişinin katıldığı bir ankete göre, %43 oranla kıyafet, en sık iade edilen ürün grubudur.

Bunların yanı sıra birçok tüketici, online olarak giyim alışverişi yapmayı sevdiğini ifade ediyor. PYMNTS.com tarafından geçtiğimiz şubat ayında 2.535 ABD’li tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen ankete göre, insanların %43,2’si kıyafet alışverişini fiziksel mağazadan yapmayı tercih ettiklerini belirtirken %26,9’u sadece online olarak giyim alışverişi yapmayı tercih ettiklerini, %29,9’u ise iki şekilde de giyim alışverişi yapmayı tercih ettiklerini ifade etti. Ancak Stockholm merkezli banka ve ödeme sağlayıcısı Klarna tarafından yapılan başka bir araştırma da her geçen gün daha fazla tüketicinin, internet üzerinden kıyafet satın almadan önce bu kıyafetleri denemek istediğini ortaya koydu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Çalışma Şartları Açısından En Kötü 5 Global Şirket


Geçtiğimiz ay sizlerle Virgin şirketler grubunun sahibi olan Richard Branson ile ilgili bir yazı paylaşmıştık ve Virgin’de şirketin en önemli önceliğinin çalışanlar olduğunu ifade etmiştik. Ancak ne yazık ki, birçok şirket böyle bir anlayışa sahip değil. Ne kadar büyük bir şirket olurlarsa olsunlar, bazı şirketler aslında en çok önem vermeleri gereken unsur olan çalışan memnuniyetini arka plana atabiliyorlar. Biz de bu yazıda çalışma şartları açısından en kötü şirketlerden bahsedeceğiz. The Clever isimli internet sitesinin bu konu hakkında daha önce yayımladığı yazıyı baz alarak hazırladığımız bu liste de herhangi bir sıralama yapmadan şirketlere yer vereceğimizi de belirtelim.

Walmart

ABD’nin en büyük perakende şirketlerinden biri olan Walmart‘ın depolarındaki çalışma şartları hiç de iyi değil. 24/7 Wall St. isimli internet sitesinin belirttiğine göre, Walmart, ABD’de en düşük ücreti ödeyen şirket. Ayrıca MoneyInc isimli internet sitesinin belirttiğine göre ise en kötü çalışma koşullarına sahip beş şirketten biri.

2013 yılında Bangladeş’te yer alan altı Walmart fabrikasından biri güvenlik standartlarını karşılayamadı ve bir fabrika bu yüzden çöktü. Üstelik şirket, daha sonra fabrika koşullarını iyileştirmek için bir anlaşma imzalamayı da reddetti. Aynı zaman perakende şirketi, Ranker’ın yaptığı “çalışmak için en kötü perakende şirketleri” listesinde de ikinci sırada yer aldı.

Papa John’s

ABD’nin en büyük üçüncü pizza restoranı zinciri olan Papa John’s, Popüler Demokrasi Merkezi isimli kar amacı gütmeyen organizasyon tarafından ABD’deki en kötü ikinci şirket olarak belirlendi. Hatta şirket, bir ara teslimat sürücülerine az ücret ödediği için bir grup davasıyla uğraşıyordu. The Clever sitesindeki bu konuyla ilgili yazıyı hazırlayan Bianca Lallitto’nun analizine göre, bu kötü niyetli uygulama, Papa John’s’u en kötü tazminat sunan ilk 10 şirket arasına yerleştirmek için yeterli. Ancak bunlara rağmen, restoran zinciri çalışma ortamı konusunda %10’luk dilime girmeyi başardı.

McDonald’s

Giderleri azaltmak için çalışan ücretlerinden kısan bir başka şirket de McDonald’s. Fast food restoran zinciri, bu zamana kadar birden fazla “en kötü şirketler” listesine girmeyi başardı. Bu listelerden biri de 24/7 Wall St.’in “ABD’de en düşük ücret ödeyen şirketler” listesiydi ve McDonald’s, bu listenin üçüncü sırasında yer aldı. Aynı zamanda şirket, Ranker’ın “çalışmak için en kötü 20 perakende şirketi” listesinin de zirvesindeydi.

 

Ancak McDonald’s’ın düşük ücretler sunma, tutarsız çalışma saatleri atama, çalışanlara sağlanan faydalara yeterli önemi vermeme ve çalışanların öngörülemeyen saatlerde çalışmasını sağlama konusundaki itibarını düşündüğünüzde, bu durumun pek de şaşırtıcı olduğu söylenemez. Çalışanların McDonald’s ile ilgili en büyük şikayetleri, genel olarak düşük ücretler. Bununla birlikte restoran zinciri, Comparably isimli internet sitesine göre, “çalışanlarına en kötü tazminat sunan ilk 10 şirket” arasında yer alıyor.

Kraft Heinz Company

ABD merkezli bir gıda şirketi olan Kraft Heinz Company‘nin sahip olduğu markalar o kadar fazla ki, dünya üzerindeki birçok insanın hayatı boyunca en az bir Kraft Heinz ürününü kullanmış olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak yıllardır birçok popüler markanın sahibi olan şirketin çalışma şartları açısından pek de iyi bir konumda olduğu söylenemez. Kraft Heinz Company, 2016 yılında 24/7 Wall St. tarafından en kötü 10. şirket olarak belirlendi.

Çalışan tazminatı söz konusu olduğunda ise şirket, Comparably isimli internet sitesine göre, en alttaki %5’lik dilimde bulunan şirketler arasında yer alıyor. Aynı zamanda gıda şirketi, çalışma koşullarının en kötü olduğu üç şirket arasında yer alıyor. Ayrıca şirket, en kötü iş – yaşam dengesi bildiren şirket olarak öne çıkıyor.

Xerox

ABD merkezli bir teknoloji şirketi olan ve yazıcı, tarayıcı, fotokopi makinesi vb. cihazlar satan Xerox, 2016 yılında 24/7 Wall St. tarafından beşinci en kötü şirket olarak belirlendi. Bununla birlikte Comparably’nin yaptığı çalışmaya göre, çalışan tazminatı ve çalışma ortamı açısından şirketlerin en dipteki %10’u arasında yer alıyor. Ayrıca The Clever’dan Bianca Lallitto’nun analizine göre, Xerox, en kötü iş – yaşam dengesi ve en kötü tazminat konularında da ilk 10 şirket arasında bulunuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link