Rand Fishkin: Backlink’ler Daha Önce Hiç Olmadığı Kadar Zor Bir Durumda

Bu hafta Cumartesi Kahvesi’nde SEO denince dünyada ilk akla gelen MOZ’un  Kurucusu Rand Fishkin (@randfish) ile birlikteyiz. Kendisi ile SEO ve MOZ üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştridik.

Haydar Özkömürcü – SEO son 10 yıldır yükselen bir trende sahip. Size göre, SEO için en önemli nokta nedir?

Rand Fishkin –Klasik yani geleneksel SEO faktörlerinin –ulaşılabilir sayfalar, akıllı anahtar kelime hedefleme, yüksek kalite, değerli içerikler ve linkler – başarı için hala kritik olduğunu düşünüyorum. Ancak, son birkaç yıldır, geleneksel SEO faktörlerinin yanı sıra click-through rate, etkileşim (engagement) ve görev tamamlamaların (task completion) gibi yeni gelişmelerin de başarıda ve başarıyı ölçümlemede payı büyük. Bu yeniliklerle birlikte ortaya çıkan bir durum daha söz konusu ki, kullanıcılarınıza sunduğunuz istisnai bir kullanıcı deneyiminin – hızlı açılan ve kullanıcı dostu olan sayfalar – insanlar tarafından güvenilen ve geri tuşuna hiç basma ihtiyacı hissetmedikleri bir marka yaratma noktasındaki inanılmaz önemi.

Aslında, çok fonksiyonlu olabilme yetisi SEO için en önemli şey. SEO’da yalnızca tek bir özellikten söz etmemiz mümkün değil.

moz -Bazıları link oluşturma stratejisinin SEO için işe yaramadığını savunuyor. Sizce SEO stratejisinde backlink’in yeri nedir? Backlink stratejisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Backlink stratejisinin hala işe yaradığını gösteren birçok örnek göstermek mümkün, ancak yine de kullanıcı deneyimi ve olumlu marka çağrışımı gibi diğer SEO elementleriyle harmanlanarak sunulması gerektiğini düşünüyorum. Backlinkler, daha önce hiç olmadığı kadar zor bir durumda. Çünkü karşılarında daha çok ve daha rekabetçi arama motoru sonuçları duruyor. Gelecekte, linkler sıralama algoritmasındaki önemli yerini korumaya devam edecek, fakat tek başlarına siteleri en üst sıralamalarda tutabilecek kadar güçlü kalabileceklerini zannetmiyorum.

-MOZ’un Google Algoritması’nı algılama konusundaki taktikleri nelerdir? Yazılım konusundaki yatırımlarınızdan bahseder misiniz? 

MOZ bir yazılım firması, yani asıl görevimiz bu! Arama motorlarından verileri çekip harmanlıyor ve hazırladığımız indexler ile Page Authority ve Domain Authority gibi Google’ın sayfa sıralama elementlerini analiz edecek ve elbette yorumlayacak yazılımlar geliştiriyoruz.

Bu tarz yazılım geliştirme işimizin yanı sıra, MOZ olarak her iki yılda bir büyük veriyi (Big Data) işliyoruz ve SEO’ların Google sıralama elementlerinin nasıl çalıştığını, aralarındaki korelasyonu nasıl sağladığını ve olumlu ya da olumsuz nasıl bir sıralama sisteminin geliştirdiğini açıklayan çalışmaları yayımlıyoruz: https://moz.com/search-ranking-factors

– AMP (Accelerated Mobile Pages) projesi Google, Facebook ve Apple tarafından kullanılmaya başlandı. AMP kullanmayan sitelerin geleceği ve ileride yaşayacakları potansiyel kayıplar hakkında ne düşünüyorsunuz?

AMP’nin ilk başlarda büyük çaplı şirketler tarafından kullanılması mantıklı geliyor bana. Sonrasında, programın daha geniş kitlelere yayılmasıyla birlikte sosyal ağların ve arama motorlarının bakış açısını ve yararını görebileceğiz. Bir şeyler söylemem gerekirse, Google, Facebook ve Apple’ın sahip olduğu bu yeni son kullanıcı deneyimine ve tüm içeriklerinin modaya uydurulmasına konusuna biraz da olsa karşı çıkışların olacağını düşünüyorum.

images-ASO’nun SEO’yu geçebileceğini düşünüyor musunuz?

Tabi ki mümkün, ancak bunu görmemize daha çok zaman var. App Store’larda görece daha az arama ve arayan söz konusu. Ortalama uygulama indirme sayısı hala 6’yı aşmamız durumda. Buna karşılık her ay yüzlerce aramayı mobil yerine internet üzerinden yapıyoruz.

-MOZ’u MOZ yapan neydi? Size göre MOZ’u bu kadar hızlı büyüten ne oldu?

Bir kısayol olduğunu düşünmüyorum! Gayet sakin adımlarla olduğumuz noktaya geldiğimizi düşünüyorum. 2004 yılından kurulduğumuzdan beri 12 yıldır sürekli insanların yararına olacak içerikler ve satın almak isteyecekleri yazılımlar üreterek, kendimizden emin adımlarla ve olması gerektiği hızda – ne hızlı ne yavaş – şu anda bulunduğumuz noktadayız diyebilirim.

-MOZ olarak hangi pazarlama aracını kullanıyorsunuz?

Tabi ki birçok aracı kullanıyoruz. Google Analytics, Omniture, Mixpanel, Optimizely, Adroll, Sprout Social, TrueSocialMetrics, Buzzsumo, ScreamingFrog, SEMRush ve tabi ki MOZ’un kendi sahip olduğu Open Site Explorer, MOZ Analytics, Fresh Web Explorer, MOZbar ve Followerwonk.

-Backlink paketi satışları halen oldukça popüler. Herhangi bir kategorizasyon olmadan yeni açılmış bloglarla ve güvenilirliği yüksek siteleri karıştırıp binlerce backlinki kısa sürede satan bir çok seo uzmanı mevcut. Bu noktada markalar bu uzmanlarla çalışmalı mı?

Markalara ve şirketlere önerim, bu tarz paketleri satın almamaları olacak. Google’ın – en azından İngilizce kullanılan ülkelerde – bu tarz kullanımlara karşı yaptırımları caydırıcı. Bunun yerine uzun vadeli bir yatırım ve ceza riski olmayan kazanımlar daha sağlıklı bir yol olur. Ancak yine de bu tarz bir satınalımla sayfanızı geliştirmeyi düşünüyorsanız naçizane önerim bu işlerde deneyimli bir uzmanla çalışmanız ve Google’a yakalanma ihtimalinize karşı yedek bir site açmanız olacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

2 Comments

  1. Yakında sıralamaları etkilemeyecek. Google çözüm ortaklarını sıralamalarda savunucu bir tutum içinde. Marka hakkında yazılan olumsuz bir içeriğin sıralamasını iş ortaklarından gelen talep üzerine rahatlıkla düşürebiliyor yada tamamen kaldırabiliyor. Bazıları bunu kendi amaçları doğrultusunda kullanarak haksızlık yapıyor. İzah etmek zor. Seo hocasının başına gelenler gibi…

Bir Cevap Yazın

AstroLogos’un Kurucusu Burcu İnci ile Astroloji Üzerine Konuştuk

Cumartesi Kahvesinde bu haftaki konuğumuz AstroLogos’un kurucusu Burcu İnci.

  • Öncelikle sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

  • Bİ: Tabii. Kabataş Erkek Lisesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. Amerika Montclair State Universitesinde tam burslu olarak, pazarlama yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Yaklaşık 15 yıldır kurumsal hayatın içindeyim. Türkiye’nin hızlı tüketim, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren, lider şirketlerinde yöneticilik görevleri aldım. Halen de Enerji sektöründe, Türkiye’nin en büyük ve benim için özel gruplarının bir tanesinde görev almaktayım.
  • Peki Astroloji nasıl girdi hayatınıza?

  •  Bİ: Aslında hobi olarak girdi. Bundan 5 yıl önce, hayatı anlamlandırmak istediğim, hayatımın zor dönemeçlerinden bir tanesini yaşarken, hayat beni konusunda son derece bilgili bir astrolog ile bir araya getirdi. Hayatımda ilk defa yıldız haritası gördüğüm anı hala hatırlıyorum. Üzerinde garip sembol ve işaretlerin olduğu, hiç birini anlamadığım, bir çembere bakıp 5,6 saat konuşmuştuk. O gece aslında Astroloji’ye aşık olmuşum ben. Sonrasında da hiç vazgeçemedim. Artık hobimi bulmuştum. Fakat bir hobi, aşkla yapınca kabına sığmadı, doldu, taştı…

  • Nereden çıktı kitap yazma fikriniz?

  • Bİ: Türkiye’de Astroloji denince insanların aklına hayatta en nefret ettiğim kelime olan “Fal” geliyor. Bu korkunç bir yanlış. Bu Matematiğin, Geometrinin temellerini oluşturan bir ilime yapılan büyük bir hakaret. Astrolojiye aşkım büyüyüp, bu derinleştikçe daha da derinleşen denize atlayınca yapılan haksızlığı fark etmeye başladım. Holdingde öğle tatillerinde ekip arkadaşlarımla sohbetler ederken aslında doğru anlatınca Beyaz Yakalıların bile ilgisini çektiğini fark ettim. Sonra da çok yakın bir arkadaşıma bir ajanda hazırlamayı, kitap gibi yapıp, doğru bilgileri de sunmayı planladığımı söyledim. Fikre bayıldı. O kadar destekledi ki, melek yatırımcım oldu.
  • Biraz da kitap/ajandadan bahsedelim.

  • Bİ: İnsanların kullanım kitapçıklarının gökyüzünde saklı olduğuna inanıyorum. Doğru zamanda doğru bilgi ile hayatı anlamlandırabilmek çok önemli. Bu yüzden kitaba başladığımda amacım, 2018 yılının her bir gününe ait gökyüzü olaylarını not etmek ve ipuçları vermekti. Nitekim tam olarak bunu yaptım, yayıncım bu not alanlarının üzerini kitap sahiplerinin de notlarını alabilmeleri için boş bıraktı, böylelikle ajanda ama üzerinde bilgiler olan bir ajanda çıktı ortaya…

  • Son olarak AstroLogos markasından bahseder misiniz?

  • Bİ: Kendi uzmanlığımda pazarlama ve markalaşma süreçleri olduğundan bir marka yaratmadan, çalışmalarımı paylaşmak doğru olmazdı. AstroLogos markasını kurdum. AstroLogos, Latince Yıldız Bilimi manasına gelir. Tüm çalışmalarımı www.astrologos.com.tr den takip edebilirsiniz. Ayrıca sosyal medya da AstroLogosTr hesaplarında her güne özel yorumlarımla sizleri bekliyor olacağım.
  • https://www.instagram.com/astrologostr/
  • https://twitter.com/astrologostr

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bidolubaskı CEO’su Ömer Atakoğlu ile Online Matbaacılık Üzerine

Cumartesi Kahvesi röportaj serimizin bu bölümünde Türkiye’nin online matbaacılık sektörünün en güçlü ismi Bidolubaskı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bi Dolu Baskı’nın gelişim süreci, şirketin geleceği ve girişimcilik üzerine sorduğumuz sorulara Bi Dolu Baskı CEO’su Ömer Atakoğlu cevapladı.

Keyifli okumalar :)

Ömer Bey merhaba, öncelikle sizi biraz tanımak isteriz? Bidolubaskı’daki pozisyonunuz nedir? Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Işık Üniversitesi’nde lisans eğitimini İşletme üzerine tamamladıktan sonra Bilgi Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi üzerine yüksek lisans yaptım. Kurumsal hayatta pazarlama alanında ürün yönetimi, stratejik planlama ve proje yönetimi görevlerinde bulunduktan sonra Türkiye’nin ilk muhafazakar kadınlar için özel alışveriş kulübü olan tikbu.com’un kurucuları arasında yer aldım. 2010 yılında Türkiye’nin özgür yazılım Drupal üzerine uzmanlaşan ilk yazılım şirketi Nemedya’yı kurarak arasında TUBİTAK, TED Üniversitesi, Eczacıbaşı gibi kurumların da yer aldığı birçok şirkete 50’nin üzerinde yazılım projesi geliştirdim. 2015 yılında ise pazarlama ve yazılım alanındaki deneyimlerimi aktarabileceğimi düşünerek bidolubaski.com’un kurucu ortakları arasında yerini aldım.

Nasıl kuruldunuz?

Bidolubaski.com, online matbaa hizmeti veren bir e-ticaret sitesi olarak esasen 2014 yılında kuruldu. 2015 yılında ise gerçekleşen yönetim değişimi ve süreç optimizasyonuyla benim ve Onur Durmuş’un girişimi olarak yepyeni bir sayfa açtı.

1) Klasik matbaa anlayışını online mecraya taşıma fikri nasıl ortaya çıktı?

Matbaa ürünlerinin online satışı Avrupa ve Amerika’da 15 yıllık bir sektör haline gelmiş durumda. Almanya’da matbaa ürün siparişlerinin yüzde 20’si online kanallardan gerçekleşiyor. Türkiye’de ise toplam 7 milyarlık bir matbaa pazarı olduğu söyleniyor ve henüz bunun çok küçük bir kısmı online kanallar üzerinden yürütülüyor. Böyle bir potansiyeli gördükten sonra karar vermek çok zor olmadı. Öte yandan matbaacılık geleneksel bir sektör olmasına rağmen, işi online’a taşıdığımızda özellikle üretim ve satış süreçlerinde teknoloji ile değer yaratabileceğimizi gördük. Bu da işi bizim için daha da değerli kılan faktörlerden.

2) Müşterilerinizi klasik matbaa anlayışından kendinize yönlendirmek için ne gibi çalışmalar yaptınız?

Klasik matbaalardan bizi ayıran birçok özelliğimiz var. Ürünlerimizin fiyatlarını herkes şeffaf olarak görüntüleyebiliyor, klasik matbaalarda ise işler teklif usulü ilerliyor. Müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiye çok önem veriyor, sunduğumuz kaliteli ve samimi destek ile farklılaşıyoruz. Yine hiçbir matbaanın yapmadığı şekilde kişiye özel üretilen bir ürün olmasına rağmen, memnuniyetsizlik durumunda koşulsuz şartsız tekrar üretim veya iade uyguluyoruz. E-ticaretin doğası gereği Bidolubaskı’dan matbaa ürünleri satın almak geleneksel bir matbaaya göre çok daha kolay.

3) Online baskı sektöründe öncüsünüz sizi takip eden başka girişimler var mı? Sektörde durum nedir?

Bizimle birlikte birkaç oyuncu daha online baskı sektörünü geliştirmeye çalışıyor, pazarın da büyümesi ile birlikte önümüzdeki dönemde rekabetin artacağını düşünüyoruz.

4) Hizmetlerinizin sınırını her geçen gün genişletiyorsunuz. Gelecekte karşımıza ne gibi yeniliklerle çıkmayı planlıyorsunuz?

Şu anda 100 çeşidin üzerinde kişiselleştirilmiş baskı ürünü üretebiliyoruz, önümüzdeki sene bu sayıyı 200’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Ürün gamını genişletirken, tüm Türkiye’ye ertesi gün kargo, İstanbul içine ise aynı gün teslim gibi opsiyonları sağlayarak müşterilerimizin acil taleplerini de karşılıyor olacağız. Türkiye’de kurumların tüm baskı ihtiyaçları için tek nokta olmak istiyoruz.

5) Girişimlerin izleyeceği yollar hakkında tavsiyeleriniz neler? Gamechanger olmak isteyen bir girişim neler yapmalı?

Oyunu değiştirmek için önce iyi oyunculara sahip olmanız gerekli. Bu yüzden girişimcilerin her ortamda işlerini tutku ile anlatıp ekiplerine katabilecekleri iyi insanları arıyor olmaları önemli.  Herkesin işini tutkuyla yapabileceği iyi bir ekip kurup, müşteriyi merkeze alan kültürü de oluşturduğunuzda, gemiyi götürebileceğiniz noktaların sınırı yok.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link