Osman Dilber: Tüketiciyi anlamak; başarılı bir pazarlama stratejisi yaratmak için en önemli başlıklardan biri, hatta en önemlisi.

Halil İşgüzar: Merhaba, öncelikle keyifli bir hafta sonu dileriz. Kısaca sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

Osman Dilber: Şu anda soğuk çay ve meyve suları kategorilerinde rekabet eden Lipton Ice Tea ve Tropicana markalarından sorumluyum. Koç Üniversitesi Lisans, Sabancı Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimlerini tamamladım. Kariyerime 2000-2002 arasında Finansbank’ta başladım, daha sonra Mey İçki’nin kurulum aşamasındaki ekibin içinde yer aldım, Kayra Şaraplarının lansman sürecinde aktif rol aldım. 2008’de PepsiCo’ya geçtim. Sekiz yıldır çalıştığım PepsiCo’da Tamek Meyve Suları, Pepsi Şekersiz Kategorisi, Yeni iş Geliştirme gibi farklı rollerde çalıştım. Yeni İş Geliştirme rolü altında Rockstar Enerji İçeceği ve Tropicana meyve sularının Türkiye’de lansmanının yapılmasını sağladım. Özellikle Tropicana lansmanı büyük bir başarıya kısa sürede ulaşmış, A.C. Nielsen’in global olarak verdiği “Breakthrough Innovation” ödülü gibi birçok ödüle layık görülmüştür.

H: Tropicana’yla başlattığınız bu coğrafi konumlandırma sürecinden sonra yerli üreticilerin tepkileri nasıl oldu? Onlar da bu kampanyaya destek verdiler mi?

O: 
Tropicana’nın gerek ambalajında gerek her mecradaki iletişiminde yerellik vurgusunu yapıyoruz. Şu ana kadar çektiğimiz tüm reklamlarımızda çiftçilerimizi ön planda tutarak onlara da bir değer katmak, katkıda bulunmak istiyoruz. Bugün Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden birçok Ziraat Odası’ndan teşekkür plaketleri alan bir markayız. Bu toprakların çiftçilerine sadece reklamlarımızla değil, Boğaziçi Üniversitesi (BÜYEM) işbirliği ile “Tropicana Bahçe Okulları Projesi” kapsamında verdiğimiz vizyoner ve profesyonel eğitimlerle de katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Çiftçilerimiz Boğaziçi Üniversitesi ve diğer üniversitelerde alanında uzman akademisyenler tarafından eğitime tabi tutulup, sonrasında sertifika ile ödüllendiriliyor. İlk kez 2014 yılında Bursa Mustafakemalpaşa’da başlattığımız projede, bugüne kadar yaklaşık 12 bin adet fidan dağıtıldı ve 300’ü aşkın çiftçiye de eğitim ve seminerler ile katkıda bulunduk. Tropicana olarak, her fırsatta bu topraklarda yerel meyvelerle ilgili mirasın korunması için daha da fazla çiftçiye ulaşmak istiyoruz. Özetle üreticilerin de bu kampanya ile ilgili tepkileri çok olumlu. 

H: Biraz da Tropicana’dan bahsedelim. Tropicana pazara oldukça güçlü bir giriş yaptı. İrili ufaklı pekçok markanın da bu pazarda faaliyet gösterdiğini biliyoruz. Global bir marka olması nedeniyle Tropicana’nın hedefleri kuşkusuz pazarda lider marka olmak. Bu hedefinizin ne zaman gerçekleşebileceğini öngörüyorsunuz?

O: Tropicana, ürünlerinin neredeyse tamamını bizzat yerel meyvelerden özenle hazırlayan ve yüksek maliyetlerine rağmen bu kalitesinden ödün vermeyen bir marka. Meyve suyu kategorisinde bulunan birçok markanın 50 seneyi aşkındır Türkiye’de faaliyette bulunması ve diğer kategorilerde de yine aynı marka adıyla rafta yer alması, yeni bir meyve suyunun Türkiye pazarında lanse edilmesini bir hayli zorlaştıran başlıca faktörler. Tüm bunlara rağmen, Tropicana’nın bu kadar kısa bir vadede tüketiciler arasındaki bilinirliğinin yüksek skorlara erişmesi ve henüz lansmanının 9.ayında tüm meyve suyu pazarında ilk 3 markadan birinin olması bize gelecek ile ilgili de büyük umutlar veriyor.

H: Yaptığım araştırmalarda Tropicana’nın lansmanını planlamadan önce ciddi bir nöropazarlama araştırması yaptığınıza rastladım. Bu araştırmalardan bahseder misiniz? Nöropazarlama araştırmaları size ne gibi katkılar sağladı bu süreçte?

O: Biz de Tropicana lansmanı için tüketiciyi derinlemesine anlamak istedik. Özellikle Türkiye gibi taze meyve tüketiminin çok yüksek olduğu bir ülkede, tüketicileri meyve suyu tüketimine yönlendirmek ve bunu yaparken de pazardaki rakip markalardan ayrışabilmek oldukça zorlayıcı bir durum. Biz de bunun için tüketicilerin sadece beyanlarını anlamakla kalmadan, aynı zamanda duygusal motivasyonlarının da ne olduğunu modelleyerek derinlemesine analiz yaptık. Analizin en önemli başlıklarından biri, bilinçdışı faktörlerin incelenmesi sonucu çıkarılan “tüketici karar ağacı” idi. Karar ağacında, tüketicilerin meyve suyu satın alımında nelere hangi öncelikle dikkat ettiğini ve bunların satın alma kararını nasıl etkilediğini analiz ettik. Diğer bir yandan ise, tüketicilerin alışveriş deneyimlerini neuroscience (nörolojik bilim) ile gözlemleyerek, bir tüketicinin raf karşısında nasıl davrandığını ve buna istinaden nasıl karar aldığını yine neuroscience aracılığı ile derinlemesine araştırdık ve bulduğumuz değerli sonuçları mağaza içlerinde uyguladık. Yaptığımız bu detaylı çalışmanın meyvesi olarak, Tropicana’nın kısa bir sürede yakaladığı piyasa başarısının yanında, Nielsen’in Avrupa genelinde hazırladığı “2015’in En İyi 18 Lansmanı” listesinde yer almakla beraber Türkiye’nin en iddialı araştırma ödüllerinden biri olan Altın Baykuş’u da markamıza kazandırdık.

H: Türkiye’nin yerel lezzetlerinden yola çıkarak pazara sunduğunuz bu ürünleri, yurtdışı pazarlara sunmak gibi bir düşünceniz var mı? Malum Türkiye özellikle komşu ülkeler için bir meyve bahçesi. Sizin bu yöndeki çalışmalarınız neler?

O: Hali hazırda Belçika, Almanya, KKTC’ye tamamen yerel meyvelerle hazırlanan ürünlerimizi ihraç etmekteyiz. İhracatı, artan satış hacmimizle de doğru orantılı olarak daha da genişletmeyi planlıyoruz. Hedefimiz hem kendi ürünlerimizi hem de lokal meyvelerden üretilen meyve suyu concept’ini Tropicana ve PepsiCo dünyasındaki birçok ülkeye ihraç etmek, Türkiye’de ilk defa başarıya ulaşan bu fikrimizin genişlemesini sağlamak.

H: Son olarak; bildiğiniz gibi dijitalin hayatımızın her anına girmesiyle pazarlama oldukça hızlı bir değişim yaşadı ve bu değişim devam ediyor. Sizce bu dijitalleşme FMCG’ye nasıl yansıdı? Bütçelerinizde dijitale daha fazla yer ayırıyor musunuz artık?

O: Elbette ayırıyoruz… Eskiden yıllık pazarlama planları önce yapılır, daha sonra da bunlar dijitalde nasıl adapte edilir diye bakılırdı. Şimdi tüm şirketlerin özel dijital ekipleri var. Bu ekipler ve ajansımız ile beraber yıllık programlar dizayn ediliyor. Markanın ve rekabetin günlük olarak digitalde performansı takip ediliyor, anlık aksiyonlar ile fırsatlar başarıya dönüştürülüyor veya kriz olabilecek hadiseler çözülüyor. Dijitalsiz bir hayat artık düşünülemez…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı - Pazarlama da örgütlenmektir!

Bir Cevap Yazın

Bidolubaskı CEO’su Ömer Atakoğlu ile Online Matbaacılık Üzerine

Cumartesi Kahvesi röportaj serimizin bu bölümünde Türkiye’nin online matbaacılık sektörünün en güçlü ismi Bidolubaskı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bi Dolu Baskı’nın gelişim süreci, şirketin geleceği ve girişimcilik üzerine sorduğumuz sorulara Bi Dolu Baskı CEO’su Ömer Atakoğlu cevapladı.

Keyifli okumalar :)

Ömer Bey merhaba, öncelikle sizi biraz tanımak isteriz? Bidolubaskı’daki pozisyonunuz nedir? Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Işık Üniversitesi’nde lisans eğitimini İşletme üzerine tamamladıktan sonra Bilgi Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi üzerine yüksek lisans yaptım. Kurumsal hayatta pazarlama alanında ürün yönetimi, stratejik planlama ve proje yönetimi görevlerinde bulunduktan sonra Türkiye’nin ilk muhafazakar kadınlar için özel alışveriş kulübü olan tikbu.com’un kurucuları arasında yer aldım. 2010 yılında Türkiye’nin özgür yazılım Drupal üzerine uzmanlaşan ilk yazılım şirketi Nemedya’yı kurarak arasında TUBİTAK, TED Üniversitesi, Eczacıbaşı gibi kurumların da yer aldığı birçok şirkete 50’nin üzerinde yazılım projesi geliştirdim. 2015 yılında ise pazarlama ve yazılım alanındaki deneyimlerimi aktarabileceğimi düşünerek bidolubaski.com’un kurucu ortakları arasında yerini aldım.

Nasıl kuruldunuz?

Bidolubaski.com, online matbaa hizmeti veren bir e-ticaret sitesi olarak esasen 2014 yılında kuruldu. 2015 yılında ise gerçekleşen yönetim değişimi ve süreç optimizasyonuyla benim ve Onur Durmuş’un girişimi olarak yepyeni bir sayfa açtı.

1) Klasik matbaa anlayışını online mecraya taşıma fikri nasıl ortaya çıktı?

Matbaa ürünlerinin online satışı Avrupa ve Amerika’da 15 yıllık bir sektör haline gelmiş durumda. Almanya’da matbaa ürün siparişlerinin yüzde 20’si online kanallardan gerçekleşiyor. Türkiye’de ise toplam 7 milyarlık bir matbaa pazarı olduğu söyleniyor ve henüz bunun çok küçük bir kısmı online kanallar üzerinden yürütülüyor. Böyle bir potansiyeli gördükten sonra karar vermek çok zor olmadı. Öte yandan matbaacılık geleneksel bir sektör olmasına rağmen, işi online’a taşıdığımızda özellikle üretim ve satış süreçlerinde teknoloji ile değer yaratabileceğimizi gördük. Bu da işi bizim için daha da değerli kılan faktörlerden.

2) Müşterilerinizi klasik matbaa anlayışından kendinize yönlendirmek için ne gibi çalışmalar yaptınız?

Klasik matbaalardan bizi ayıran birçok özelliğimiz var. Ürünlerimizin fiyatlarını herkes şeffaf olarak görüntüleyebiliyor, klasik matbaalarda ise işler teklif usulü ilerliyor. Müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiye çok önem veriyor, sunduğumuz kaliteli ve samimi destek ile farklılaşıyoruz. Yine hiçbir matbaanın yapmadığı şekilde kişiye özel üretilen bir ürün olmasına rağmen, memnuniyetsizlik durumunda koşulsuz şartsız tekrar üretim veya iade uyguluyoruz. E-ticaretin doğası gereği Bidolubaskı’dan matbaa ürünleri satın almak geleneksel bir matbaaya göre çok daha kolay.

3) Online baskı sektöründe öncüsünüz sizi takip eden başka girişimler var mı? Sektörde durum nedir?

Bizimle birlikte birkaç oyuncu daha online baskı sektörünü geliştirmeye çalışıyor, pazarın da büyümesi ile birlikte önümüzdeki dönemde rekabetin artacağını düşünüyoruz.

4) Hizmetlerinizin sınırını her geçen gün genişletiyorsunuz. Gelecekte karşımıza ne gibi yeniliklerle çıkmayı planlıyorsunuz?

Şu anda 100 çeşidin üzerinde kişiselleştirilmiş baskı ürünü üretebiliyoruz, önümüzdeki sene bu sayıyı 200’ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Ürün gamını genişletirken, tüm Türkiye’ye ertesi gün kargo, İstanbul içine ise aynı gün teslim gibi opsiyonları sağlayarak müşterilerimizin acil taleplerini de karşılıyor olacağız. Türkiye’de kurumların tüm baskı ihtiyaçları için tek nokta olmak istiyoruz.

5) Girişimlerin izleyeceği yollar hakkında tavsiyeleriniz neler? Gamechanger olmak isteyen bir girişim neler yapmalı?

Oyunu değiştirmek için önce iyi oyunculara sahip olmanız gerekli. Bu yüzden girişimcilerin her ortamda işlerini tutku ile anlatıp ekiplerine katabilecekleri iyi insanları arıyor olmaları önemli.  Herkesin işini tutkuyla yapabileceği iyi bir ekip kurup, müşteriyi merkeze alan kültürü de oluşturduğunuzda, gemiyi götürebileceğiniz noktaların sınırı yok.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

PepsiCo’da Üst Düzey Atama

Kariyerine 2000 yılında e-ticaret sektöründe Kategori Yöneticisi olarak başlayan Didem Namver, PepsiCo’ya Dijital Pazarlama Müdürü olarak atandı

PepsiCo’ya katılmadan önce Pegasus Hava Yolları’nda müdürlük yapan Didem Namver, 2017 yılında katıldığı PepsiCo Türkiye’de tüm PepsiCo markalarının dijital süreçlerinden ve e-ticaret çalışmalarından sorumlu Dijital Pazarlama Müdürü olarak görev yapacak.

PepsiCo Dijital Pazarlama Müdürü görevi öncesinde, 2011-2017 yılları arasında Pegasus Hava Yolları’nın Dijital Pazarlama & E-Ticaret Müdürü olarak; Türkiye ve 40 farklı ülkedeki dijital stratejinin oluşturulması ve uygulanması, web & mobil satışların arttırılması kapsamında dijital satış kanallarının geliştirilmesi ve yönetimi, başta SEM, SEO ve programatik olmak üzere her tür performans pazarlaması çalışması, sosyal medya ve online itibar yönetimi ve dijital iletişim faaliyetleri sorumluluklarını yürüttü. Pegasus’un Dijital Dönüşüm Projesi’nin yol haritasını hazırladı ve projenin liderliğini yürüttü. Görevi süresince Pegasus, dijital alandaki atılımı ile yurtiçi ve yurtdışında birçok değerli ödüle layık görüldü.

2013 yılından bu yana çeşitli üniversite ve kurumlarda dijital pazarlama alanında eğitimler vermektedir. PRD Türkiye (Programatik Reklamcılar Derneği) kurucu üyesi; MMA Türkiye (Mobile Marketing Association) ve CDO Türkiye üyesidir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link