Mustafa Kabakçı: “Ekonomi, Kıtlıklar Bilimiyse Konumlandırma da Feda Sanatı ve Bilimidir”

Cumartesi Kahvesi’nde bu hafta NIVEA Beiersdorf Türkiye’nin Pazarlama Müdürü Mustafa Kabakçı (@mkabakci) ile birlikteyiz.  Kendisi ile marka ve markalaşma üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

  • Necip Murat: Öncelikle Mustafa Kabakçı kimdir, bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

77079 mus..Mustafa Kabakçı: 1982 Amasya doğumluyum. 2004 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü bitirdim ve Evyap’ta yardımcı marka müdürü olarak işe başladım. Aynı şirkette sırasıyla marka müdürü ve İran pazarlama müdürü oldum. 2009-2014 yılları arasında Ülker-Kellogg’s’ta çalıştım. Buradaki en son görevim yetişkin markaları pazarlama müdürlüğü idi. Bu senenin başından itibaren de NIVEA Beiersdorf Türkiye’de Pazarlama Müdürü olarak çalışıyorum.

Kalbi ve beyni pazarlama için çalışanlardanım. Ülkemizde, bölgemizde ve bütün dünyada ortaya çıkan problemleri pazarlama bakış açısıyla çözebileceğimize inanıyorum. Çünkü insan olan her yerde pazarlama vardır. Pazarlama içerisinde çok fazla sosyoloji ve psikoloji barındıran bir disiplin. Dolayısıyla sadece iş deneyimiyle iyi pazarlamacı olunacağına inanmıyorum. Sosyal bilimler alanında derinlemesine okumalar yapmak pazarlamacının kalibresini artırır. Bugün Suriye’deki savaşın sebeplerinden birisi 2000’li yıllardaki kuraklık sebebiyle yüzbinlerce insanların yurtlarından ayrılmasının yarattığı tansiyondur.

  • Tarım toplumunda servet yaratmak için toprağa ihtiyaç vardı. Sanayi döneminde servet yaratmak için sermayeye ihtiyaç vardı. Peki ya bugün servet yaratabilmek için markalarımız neler yapmalı?

Sorunla ilgili herkesin söyleyeceği bir şey vardır. Pazarlamacı olmanın çilelerinden birisi de bu. Sen entellektüel bir iş yaptığını ne kadar düşünürsen düşün yaptığın iş kahvehane sohbetlerinde ya da dost muhabbetlerinde mutlaka masaya yatırılır, üzerinde yorum yapılır. Bu anlamda pazarlama biraz futbol gibi. Herkes pazarlamacı ülkemizde.

Soruna dönecek olursak servet yaratmanın birinci koşulu aslında hayata katma değer sağlamak. Önceden katma değer sağlamanın senin sorunda da belirttiğin gibi çok temel şartları vardı. Bugün bu temel şartlar biraz değişmekle birlikte yine var. Üstüne ilk kez Amerika’da 1900’lu yıllarda ortaya çıkan bir bileşen daha eklendi. Ben buna markanız lehine tüketicide davranış değişikliği yaratmak diyorum. İster diş macunu satın, ister hayvan yemi, ister tuğla…

Davranış değişikliğini yaratamadıkça kolay vazgeçilen olursunuz. Bugün global perspektifte Türk markalarının kaçırdığı en büyük nokta bu. Fiyatla gelen fiyatla gider. Nitekim fiyat avantajını kaybettiğimiz ve fasoncu rol üstlendiğimiz tüm iş kollarında pazarı kaybediyoruz. Fiyat ucuz iş gücünden dolayı Çin’in „farklılaşma noktası“dır.

made-in-turkey-marka-oldu-1Hangi Türk markasının hangi farklılaşma noktası var? İnsanların hayatlarını nasıl kolaylaştırıyoruz? Onları nasıl daha iyi hissettiriyoruz? Özellikle KOBİ düzeyindeki markalarımız bu bakış açısında olmalı. Maalesef üzülerek görüyorum ki çoğu markamız hala evrimini sanayi devrimi aşamasında yaşıyor. 100 ülkeye TV satmakla övünmek, ancak bir elin parmağındaki kadarında pazarlama faaliyeti yaptığın bir dünyada üzüntüye dönüşüyor.

  • Sizce bir markanın en önemli iletişim gücü, vurucu noktası ne olmalıdır?

Markanın sahipleri, yöneticileri, anaları babaları sağlam içgörü (insight) sahibi olmalılar. Bunun için çevrelerinde olanı biteni iyi okuyan, radarları açık insanlar markaları yönetmeli. Tüketicinin „gönül telini“ titretecek, beni benden daha iyi biliyor dedirtecek anlayıştır içgörü. Markaların konumlandırmaları çalakalem olmamalı, üzerinde düşünülmeden hazırlanmamalı.

  • Ekonomi olarak dünyanın en önemli 20 ülkesinden biri olsak da marka yaratma konusunda çok başarılı olduğumuzu söylemek güç. Peki sizce markalarımız nerede hata yapıyor?

Biz Türkler rasyonel olarak çalışmayı pek bilmeyiz. İşte çok meşgul olsak da günün sonunda bizi zenginleştirecek hayati noktaları kaçırırız. Anglosaksonların marka yaratma serüveninde tespit ettikleri hayati nokta “global penetrasyondur.“ Yani kasabanda bir şeyin pazarlamasını yapıyorsan sonra komşu kasaba, sonra eyelet, sonra ülke, sonra kıta darken dünyada markanı pazarlamaya başlıyorsun. Tüm beynelminel Anglosakson markaları bu yolculuğu yaşamıştır. Bizde ise çok uzun süre sermaye sahipleri hükümetlerle kol kola girip iç pazarı nasıl sömüreceklerini kurnazca hesaplıyorlardı; sonra serbest piyasa ekonomisine geçişle kalite, maliyet gibi temel konularda bile ne kadar eksik olduklarını görüp ya şirketlerini sattılar ya da zayıf iş kollarından tamamen çıktılar.

Bana göre iş alemindeki en saçma laflardan birisi şirketler topluluğudur. Arkadaşım sen yoğurttan inşaata yüz türlü işi sadece Türkiye’de yapıncaya kadar yalnızca yoğurt pazarla ama tüm dünyaya pazarla sonra zaten Danone olursun. Maalesef bu konu bizim kodlarımıza işlenmiş. İstanbul merkezli bir dünya markası lafı bana bu yüzden zor geliyor. İstanbul’dan işi başlatsan bile merkezini New York’a taşı, Honk Kong’a taşı, global kafa yapısını kabullen, sahiplen, şirketin DNA’sı yap.

  • Peki ülke olarak bir dünya markası çıkartabilecek miyiz sizce?

Bu soru defalarca soruldu ve pazarlamacıların dışında politikacılardan magazin köşesi yazarlarına, şarkıcılardan overlokçulara toplumun tüm katmanları tarafından cevaplandı. Şu ana kadar ya doğru cevabı bulamamışız ya da doğru cevabı verenler seslerini iyi duyuramamış.

suru-psikolojisi_48845Tüketiciyi iyi anlama erdemine sahip ve global penetrasyonu düşünen her ürün dünya markası olabilir. Zaten dünya markası olma yoluna giren hemen her oyuncu çok sevdiğim bir Alman atasözünün ne kadar önemli olduğunu idrak edecek: “Sürüyü takip edenin tek gördüğü önündeki koyunun kıçıdır” Böyle bakınca “me too”lara sahip olarak dünya markası olamayacağımızı görürsünüz. Bir sektörden ilk ikide yer almadığınızda değil hikayeniz olmadığında çıkacaksınız. Türk markaları için en büyük acid test: Benim farklı bir hikayem var mıdır sorularına verecekleri dürüst bir cevap olmalı.

  • Hangi markalarımızı daha avantajlı görüyorsunuz?

 Sence yukarıdaki soruları sorduktan sonra eleğin üstünde hangi markalar yer alıyor?

Türk sermayedarlarının yapacağı en pragmatik hareket yurt dışından marka toplamak olmalı. Volvo İsveçli mi? Çinli mi? Sahipleri Çinli olabilir ama konumlandırması buram buram Kuzeyli. Jeep Amerikalı mı İtalyan mı? Jeep Amerikan rüyasının ikonlarından birisidir, şu anki sahipleri kim olursa olsun.

  • Sizce markalar kendilerini iyi ifade edebilmek ve kalıcı olmak için neler yapmalılar?

yontemi-ise-yariyor-3Üzerinde emek harcayarak kristal berraklığında bir konumlandırmaya sahip olmaları birincil öncelik. Neden birincil öncelik? Çünkü ekonomi, kıtlıklar bilimiyse konumlandırma da feda sanatı ve bilimidir. Yani tek bir şey olacaksın ve bunu çok iyi seçeceksin. Kimileri seni alacak kimileri kendilerine uygun olmadıklarını düşünecek. Sonra da ne isen sürekli onu anlatacaksın ve markanın bekçisi olacaksın. Yani formüle döküp popüleştirmek gerekirse önce kimlik çıkar, sonra kendini tanıt ve kesinlikle estetik ameliyat yaptırma.

  • Peki Türkiye’deki markaların kendilerini iyi ifade edebildiklerini, algımızı iyi bir şekilde yönetebildiklerini düşünüyor musunuz?

Yerli markalarda pazarlama yöneticileri değiştikçe bırak iletişim dilini, markaların konumlandırmaları bile değişiyor. Göçebe kültüründen kalma bir alışkanlığımızdır bu. Eskisinin yarattığını daha iyi yapmak yerine her şeyi tarumar edip yeniden bir şeyler yapmaya çalışmak. Amerika’da böyle bir durum olmaz çünkü hissedarlar markanın ne kadar değerli olduklarını bildikleri için bu cahil cesaretine sahip barbar arkadaşları kapının önüne koyarlar. Arkadaşım markanın temellerini o kadar sağlam at ki hiç kimse kentsel dönüşüm yapmaya cesaret edemesin.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Converse’den Sadece İki Günlüğüne Açık “One Star Hotel”

Bir dönemin kitleleri peşinden sürükleyen ikon sneaker markası Converse, sadece iki günlüğüne oldukça özel bir otel açıyor.

‘Daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir otel konseptine hoş geldiniz’ diyen markanın Londra’da yer alan pop-up otelinin her katında Converse One Star özel koleksiyonundan parçalar görülebilecek. Beş katlı otelde yer alan her oda ise misafirler için özel olarak tasarlandı.

Markanın hızlı bir geri dönüş yapan, önemli serilerinden birisi olan “One Star” ismini olan otel, Converse’in tasarımcılarla işbirliği yaptığı One Star Koleksiyonunun lansmanı için hayata geçirilen bir fikir. Özellikle markanın oldukça güçlü olduğu yıllar olan 90’lar teması ile gerçekleşen bu iki günlük etkinlikte, dönemin modası, ikon sneakerı Converse, kaykay ve müzikleri bir araya getirilerek bir nostalji havası yaratılmaya çalışılmış.

Zaten sadece iki gün hizmet verecek bu otel için herhangi bir rezervasyon gerekmezken marka otel ziyaretçilerine “en taze müzik, stil ve sneakerları” vadediyor. Bununla beraber otelde sıfır uyku ve gürültülü komşuların olacağı konusunda tüm ziyaretçiler baştan “uyarılıyor”

One Star Hotel’in her biri farklı bir tema ile dekore edilmiş odalarının tasarımlarının arkasında A$AP Nast, Yung Lean ve MadeMe gibi günümüz gençlerinin sevdiği şarkıcılar ve özel konuklar bulunuyor. Ayrıca otelin ziyaretçilerini odalarda özel ürün deneyimlerinin beklediği de markanın verdiği haberler arasında.

One Star Hotel’in tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Playmaker Ajans Başkanı Kerem Mutlu İle Spor Pazarlaması Hakkında Konuştuk

Cumartesi Kahvesi bölümümüzün bu haftaki konuğu Playmaker Sports & Entertainment’ın kurucu ortağı Kerem Mutlu.

Merhabalar Kerem Bey öncelikle sizi kısaca tanıyalım. Extreme sporlara nasıl ve hangi dal ile başladınız?

Türkiye’deki ilk spor ajanslarından, sektörün öncü ve her zaman trend belirleyen yapısı ile sektöre yön veren ajansı Playmaker Sports & Entertainment’ın kurucu ortağıyım; aynı zamanda yine extreme ve action spor alanında faaliyet gösteren ve bünyesinde şampiyon sporcular bulunduran Oli Spor Kulübü’nün kurucuları arasında yer alıyorum.

Spor hayatıma 9 yaşımda yelken ile başladım ve tüm yelken branşlarının tamamında milli yarışçı olup, ülkemiz adına şampiyonluklar aldım.

80’lerde Windsurf’ün popüler olması ile bu branş adına Türkiye’de yarışan ilk sporcu grubu arasında yer aldım ve milli olarak şampiyonluklar elde ettim.

Snowbard’un da yine 80’lerde ortaya çıkması ile bu sporu da ülkemizde yapan ilk grup arasında yer aldığımı gururla söleyebilirim.

Windsurf ve Snowboard ile başlayan spor hayatım daha fazla board sporları odaklı şekilde devam etti.

Profesyonel yarışmayı bırakmama rağmen halen bu sporları yapıyorum ve yeni sporcular yetişmesi için gerek eğitim olanakları yaratmak; gerek global yarışları ülkemize getirmek şeklinde gayret gösteriyorum.

Extreme ağırlıklı olan ancak günümüzde kitlesel erişime de açık hale gelen pek çok spor dalı ile ilgileniyorsunuz, ilgilenmekle de kalmıyor, ülkemize bu sporların global organizasyonlarını getirerek kitlelere ilham veriyorsunuz. Muhtemelen tüm bu dallar çocuğunuz gibi olmuştur ama en çok hangisinden keyif alıyorsunuz sizde yeri daha ayrı olan bir dal var mıdır?

Aslında Playmaker Sports & Entertainment, futboldan basketbola, golften koşuya kadar Türkiye’ de bir çok ilki gerçekleştiren şirket olarak ön plana çıktı ve bundan gurur duyuyoruz. Futboldaki en önemli kampanyalar, marka entegrasyonları, özel projeler, UEFA Kupası Finali, Fenerbahçe 100. Yıl Yıldızlar Geçidi gibi Playmaker Sports & Entertainment olarak hayata geçirdiğimiz; basketbol, voleybol, Turkish Airlines Golf Final’ in Türkiye’ ye gelmesi ve bu denli büyük bir organizasyon olması; Avrasya Maratonu’nun Vodafone İstanbul Maratonu’na dönüşme süreci ve 3.000’ lerden 40.000’ lere çıkan koşucu adedine erişilmesi; koşunun ülkemizde trend olması odaklı çalışmaları Playmaker çatısı altında uyguladık ve bugün gururla anlatıyoruz.

Tabii ki action sporlar daha değişik bir mecra olduğu için ön plana çıktı ve burada da başardığımız çok güzel hikayelerimiz oldu. Bu sporların Türkiye’ de mega organizasyonlarının hayata geçirilmesi , sponsorluk yapılarının gelişmesi ve Türk sporcularının bu alanlarda da üst sıralarda yarışabilecek hale gelmeleri ile birlikte güzel bir kitle oluşturduğumuzu söyleyebilirim. Action sporlar dediğimizde ağırlıklı olarak board sporları ve moto cross gibi daha değişik sporlar akla geliyor. En çok hangi spordan keyif aldığımı ise, board üzerinde olduğum her spordan büyük heyecan duyduğumu söylemeliyim. Board sporlarının atası zaten naturel olarak bir şort ile board üzerinde yaptığınız surf aslında… Surf kültürünün de Türkiye’ de bir şekilde gelişmesine vesile olduğumuz ve halen geliştirmekte olduğumuz için çok mutluyuz.

Benim için en önemli yeri olan sporlar; çok bağlı olduğum windsurf başta olmak üzere, snowboard ve ardından son senelerde iyice büyüyen tutkum kitesurf :)

Önümüzde Erciyes’te gerçekleşecek çok önemli iki uluslararası spor ve yaşam stili etkinliği var. Bunlardan birisi , 3 seneden bu yana düzenlenen ve bu sene 03 Mart 2018’de FORD isim sponsorluğunda gerçekleşecek olan FORD Snowboard Dünya Kupası. Bu etkinlikten biraz bahsedebilir misiniz?

3 seneden bu yana Erciyes Dağı’nda hayata geçirdiğimiz ve Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS)’ın en prestijli organizasyonlarından biri olan bu tarihi müsabaka için Develi Kapı’da konumlu 2637 Metre rakımlı pistte, 19 ülkeden 120 sporcu yarışmasını öngörüyoruz.

İtalya’nın en ünlü kayak merkezleri Carezza ve Cortina; dünyaca ünlü yarışların düzenlendiği Slovenya Rogla, Bulgaristan Bansko ve Avusturya Alp’lerinin zirvelerinden biri olan Lackenhof gibi dünyaca ünlü kayak merkezlerinde düzenlenen bu dev organizasyonun final etabını, 3 Mart’ta

Erciyes Kayak Merkezi’nin yeni yaşam stili üssü olarak anılan Develi Kapı Bölgesi’nde gerçekleştireceğiz.

Global kış sporları organizasyonlarımızın büyük destekçisi Ford’un, isim sahipliğini aldığı FORD Snowboard Dünya Kupası, her sene bir önceki seneden daha fazla kendini geliştiren, izleyiciye sürprizler sunan deneyimler yaşatan; sürdürülebilir bakış açısı ile hayata geçen bir etkinlik olma özelliği taşıyor.

Salt bir sportif organizasyon olmanın üzerinde bir bakış açısı ile tasarladığımız Ford Snowboard Dünya Kupası, ülkenin her yanından Erciyes’e gelen bireylere ilham veren; kış sporlarının ülkemizde ve dünya genelinde geldiği noktayı kanıtlayan bir değer taşıyor.

Tüm hazırlıklarını 1 ay öncesinden tamamladığımız etkinlik boyunca, Erciyes’in vizyoner kimliği ile örtüşen sportif yaşam stili organizasyonları hayata geçirdiklerini ve sadece sporcuların değil, izleyici kitlenin de organizasyondan en büyük keyfi almalarını önemsiyoruz.

Gün boyu sürecek DJ performanslar, Ford araçları ile test sürüş deneyimi aktiviteleri, Ford’un izleyiciler odaklı saha aktiviteleri ile festival kurgusunda gerçekleştireceğimiz organizasyon, kış mevsimi tutkunlarına unutulmaz bir hafta sonu yaşatacak.

Erciyes Dağı uluslararası bu kadar büyük bir etkinliğe ev sahipliği yapabildiğine göre dünya kalite standartlarında yeterli ve önemli bir kayak merkezi diyebilir miyiz?

Erciyes coğrafi konumu itibariyle de “Dünyanın En Merkezi” konumundaki kayak merkezlerinden bir tanesi. Türkiye’ye dünyanın dört bir yanından uçak seferleri bulunuyor ve İstanbul’dan da Kayseri’ye her gün gerçekleşen çok sayıda tarifeli uçuşla oldukça ekonomik ve yüksek konforla ulaşılıyor. Erciyes’in İstanbul’a olan 1 saatlik uçuş mesafesi burayı yerli ve yabancı turistler açısından oldukça cazip kılıyor. Diğer yandan Erciyes, Kayseri Hava Limanı’na 25 dakika, Kayseri şehir merkezine 20 dakika ve Kapadokya’ya 45 dakika uzaklıkta. Erciyes’te kayak tatili yapan bir birey, sporun yanı sıra Erciyes’e 1 saatlik mesafede bulunan Kapadokya’da kültür turizmine de vakit ayırabilme avantajını tadıyor.

Dünyaca bilinirlik sahibi elit sporcuların snowboard, snowkite ve kayak antrenman kampları için tercih ettiği bir kış sporları üssü olmamızın yanında amatör kış sporcuları ve günü birlik ziyaretçileri de hesaba kattığımızda geçen kış sezonunda dağımızda 2 milyon ziyaretçiyi ağırlamış bulunuyoruz. Her yıl çok ciddi ilerlemeler kaydederek devam ediyoruz. Geçen sezon çok iyi bir çıkış yakalayarak sezonumuzu yüzde 40’lık bir ziyaretçi artışıyla kapattık. Erciyes’e dünyanın dört bir yanından turist geliyor. Özellikle Kapadokya ve Erciyes’i birleştiren “Kültür Kayağı” konseptiyle Benelux ve Kuzey Avrupa ülkeleri başta olmak üzere yurtdışından talep görüyoruz.

Erciyes’in bu fark yaratan değerlerinin arkasında ise; Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından 2011 yılında kurulan ülkemizin ilk ve tek dağ yönetim şirketi Erciyes A.Ş yer alıyor. Ülkemizdeki bakış açısını bambaşka bir boyuta taşımak odaklı başarılı faaliyetlere imza atan bu oluşumun gücü ile;

Erciyes Kış Sporları Merkezi, şimdiye kadar 3’ü Dünya, 5’i Avrupa olmak üzere uluslararası çok önemli organizasyon olmak üzere, ulusal çapta ise yine farklı branşlar olan ‘Koç Spor Fest Kış Oyunları, Erciyes Cup, Türkiye Geneli Alp Disiplini müsabakaları, Zirve Erciyes Yarışları gibi sportif faaliyetlere ev sahipliği yaptı. Erciyes, 2015 yılında Türkiye tarihinin ilk Avrupa Kupası’nı gerçekleştirmiş, burada elde ettiği organizasyonel başarı neticesinde kazandığı tecrübeyle 2016 yılında yine ülkemiz tarihinde ilk kez kış sporlarının en önemli müsabakalarından biri olan Dünya Kupası gerçekleştirdi. Dünyanın en iyi snowboard sporcularını Kayseri’de ağırlayan Erciyes A.Ş, uluslararası spor kamuoyu ve spor otoriterleri tarafından takdirle karşılanmış, bu başarı 2017 yılında da ülkemize ve Erciyes’e ikinci Dünya Kupası’nı getirmiştir. Bu organizasyon, Shining Stars Awards’da 2017’nin en başarılı spor etkinliği ödülüne layık görüldü.

Tüm bu başarının etkisiyle, Dünya standartlarındaki pistlerimiz, konaklama ve ulaşım imkanlarımızın kolaylığı, eğitimli ve tecrübeli insan kaynağımız ve organizasyonel kabiliyet ve kapasitemiz Erciyes’i 2018 yılında da Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) tarafından üçüncü kez tercih sebebi yaptı ve 3 Mart 2018 tarihinde Snowboard Dünya Kupası bu kez Ford isim sahipliğinde Erciyes’te gerçekleştirilecek.

Erciyes’te gerçekleştireceğiniz bir diğer global ve tarihi etkinlik ise; bu sene dünyada ve ülkemizde ilk kez hayata geçecek olan Snowkite Dünya Kupası Finali. Öncelikle Snowkite nasıl bir spor?

Son yılların en popüler ve hızla yükselen sporu kiteboard; hem denizde hem de dağlarda yapılabiliyor.

Deniz versiyonu uçurtma sörfü olarak adlandırılan kiteboardun uçurtması; snowboard veya kayak ile birleştiğinde, dağların zirvesinde çok keyifli bir aksiyon deneyimi yaşatıyor. En az kitesurf kadar popülerleşen bu spor; ülkemizde de her geçen gün daha fazla meraklı ile buluşuyor. İzlemesi de çok keyifli olan bu spor, sonsuz beyaz bir fon içinde göreceğiniz rengarenk uçurtmalar izlenimi verdiğinden oldukça ilgi çekici.

Ülkemizde Erciyes Dağı, gerek rüzgar kondisyonları; gerek volkanik özelliğinden dolayı sunduğu düz ve engebesiz formlu snowkite için en elverişli yapısı ile Dünya çapında bilinirlik sahibi birkaç değerli snowkite üssü arasında anılıyor.

Ülkemizde kitesurf adına her yaz Türkiye, Avrupa ve Dünya Şampiyonaları gerçekleştiren ve bu sporun şu an bu denli geniş kitlelerce yapılmasına ön ayak olmuş bir ekip olarak; yükselen sportif yaşam biçimi snowkite adına da büyük emek veriyoruz. Erciyes’te 4 seneden bu yana işletme ortağı olduğumuz Magna Apex çatısı altında yer alan Playground Kış Sporları ve Eğlence Tesisi’nde de bu alanda en deneyimli koçlar eşliğinde snowkite eğitimleri; ekipman hizmetleri vermemiz yanında ilk ulusal snowkite yarışını da 2015’te Erciyes’te hayata geçirdik. Tesisimiz Yayla Enerji ve Playmaker olarak, Shining Stars Awards’da “ Yılın Girişimi “ ödülüne layık görüldü ki bundan ötürü de gururumuz büyük.

22 – 25 Mart’ta Erciyes’te düzenleyeceğiniz Snowkite Dünya Kupası Finali’nin ülkemiz için önemi nedir? Gelecek yıllar için kış turizmine turizmine nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?

2018 senesinde bir ilke daha imza atarak, dünya genelinde yükselen kış sporu olarak yıldızı parlayan ve geniş kitlelerle temas eden Snowkite sporu adına ülkemizin dünyaca bilinirlik sahibi en elverişli dağı Erciyes olarak; Dünya’da ilk kez gerçekleştirilen Snowkite Dünya Kupası’nın final etabını, ev sahipliğimizde gerçekleştireceğiz. 22- 25 Mart 2018 tarihleri arasında Develi Kapı’da gerçekleştireceğimiz, 24 Mart’ta Jabbar konseri ile taçlandıracağımız bu tarihi müsabaka ve yaşam stili etkinliği için geri sayımdayız.

Uluslararası Kiteboard Federasyonu (IKA) bu yıl ilk kez sowkite adına; Dünya Kupası serileri düzenliyor.

Serilerin sonunda dünya şampiyonlarının belli olacağı tarihi organizasyon bu branşta ülkemizin en donanımlı organizasyon şirketi olmamızdan ötürü tarafımızca gerçekleştirilecek. Playmaker Sports & Entertainment olarak; bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 1 Kiteboard Dünya Kupası, 1 Kiteboard Dünya Şampiyonası, 2 Kiteboard Avrupa Şampiyonası, 5 Türkiye Kiteboard Şampiyonası deneyimlerimiz ile bu kez IKA Snowkite Dünya Kupası Final Etabı’nı Erciyes’te Develi Kapı’da gerçekleştireceğiz.

Erciyes’te yapılacak final etabında yarışmanın tüm disiplinleri olan cross racing (rota yarışı), long distance (uzun mesafe yarış) ve 80 km’lik dayanıklılık etabı cross country formula GPS ile Dünya Şampiyonları belli olacak.

10 yıldır yatırım yapılan altyapısından ötürü, şartların muazzam uygunluğuyla tüm bu mega organizasyonların Erciyes’te yapılıyor olmasının ana mimarları Kayseri Belediyesi ve Erciyes AŞ’ye müteşekkiriz. Ülkemizde kış sporları bilincinin günden güne gelişmesini sağlayan ekip içinde olmanın verdiği gururla, ana hedefimizin 2026 yılında Dünya Kış Sporu Olimpiyatları’na Erciyes olarak ev sahipliği yapmak olduğunu belirtmek isterim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018


19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
KAYDOL
19 Nisan, Uniq Istanbul
close-link