Eğer Güvendiğiniz Bir Ekibiniz Varsa, İyi Fikirlere Ulaşmak için Uzağa Bakmanıza Gerek Yok

Bu hafta Cumartesi Kahvesi’nde The Conferences Turkey Kurucu ve Yöneticisi Mikail Coşar ile birlikteyiz. Kendisi ile liderlik ve markalaşma üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştridik.

– Son 10 yılda dünyamız belki de tarihinde hiç olmadığı kadar hızlı bir dönüşüm gerçekleştirdi. Dijital dönüşüm. Peki sizce Liderlik algısı bu dijital dönüşümden nasıl etkilendi? Liderlik kavramını yeniden inşa etmeye çalışıyor muyuz?

Dijital dönüşümün iş yapma şekillerimizi değiştirdiği bir gerçek. Fakat liderlik kavramını düşündüğümüzde dijital dönüşümün yapısal bir etkisi olmadığı kanısındayım. Bundan 50 sene önce lider dediğimiz kişileri lider yapan özellikler neyse bugünün liderlerini de lider yapan özellikler yine bu özellikler. Dijital dönüşüm hepimizin kullandığı yöntemleri bir miktar değiştirdi evet, hatta dijital ortamda kitleleri yönetmek ayrı bir uzmanlık haline geldi. Ama bu liderlik kavramını yeniden inşa etmeyi gerektirmiyor. Lider dediğimiz kişi arkasından kitleleri sürükleyebilen kişi, bunu yüzyüze yapamayan zaten online platformları, araçları kullanarak da yapamaz.

CEO-Logo– “Markayı yönetmek ve temsil etmek CEO’nun görevidir” Sizce bir liderin markayı yönetmedeki rolü nedir? Keskin sınırlarla bu belirli midir? Yoksa bu CEO’ya ve şirkete mi bağlıdır?

Markayı yönetmek ve temsil etmek bir CEO’nun görevidir görüşüne katılıyorum. Güçlü, enerjik, vizyon sahibi bir CEO tabii ki şirketin sahip olduğu markaları bir adım ileriye götürme konusunda şirkete fayda sağlar. Fakat CEO ların görev sürelerini ve sürekli değişen piyasa şartlarını düşündüğümüzde bir markanın geleceği konusundaki tüm sorumluluğu CEO’ların omuzlarına yüklemek hem naiflik hem de CEO’lara biraz haksızlık olur. Başarılı marka yönetimi için şirketinin CEO sunun rolü çok kritiktir fakat şirketlerin yaşam süresi boyunca liderlik sorumluluğunun bir liderden diğer bir lidere geçtiğini düşünecek olursak, başarılı bir marka yönetimi için “lider” den çok şirket içinde oturmuş bir “liderlik” anlayışının olmasının daha büyük önem taşıdığını görüyoruz. Yani marka yönetimi CEO nun yetkinliklerinin dışında şirketin de dahil olması gereken daha kapsayıcı bir süreçtir. Marka yönetiminde CEO nun en önemli görevi markayı öne çıkaran şey her ne ise (yani piyasada markayı rakiplerinden ayıran özelliği) insan kaynağını ve diğer kaynakları bu özelliği koruyacak şekilde yönetmesidir. Ayrıca başka bir görevi de daha alt kademelerdeki yöneticilerin de bu doğrultuda çalışmaları için yetişmelerini sağlamaktır. Ancak bu şekilde şirket içinde lidere bağımlı olmayan bir liderlik kültürü oluşabilir. Şirketin de; CEO’sunu bu sorumlulukları ile ilgili olarak takip edebileceği ve değerlendirebileceği bir mekanizmaya sahip olması gerekir. Başarılı marka yönetimi ancak bu koşulların hepsinin sağlanması ile garanti altına alınabilir.

-Sizce bir liderin pazarlama bölümü için önemi nedir? Lider, marka ve pazarlama yönetiminde çalışanlarını ne derecede yetkilendirmelidir?

Marka ve pazarlama ekiplerinin ve yöneticilerinin yetki ve sorumlulukları şirketten şirkete farklılık gösterebiliyor. Biliyorsunuz büyük şirketlerde artık CMO (Chief Marketing Officer) pozisyonları var. Bu pozisyonun olduğu şirketlerde pazarlamadan sorumlu CMO ve ekibi daha fazla inisiyatife sahip olabiliyor.

Yakın bir geçmişe kadar pazarlama stratejisi şirketlerin genel stratejilerinden bağımsız olarak görülebiliyordu. Bu sebeple de pazarlamadan sorumlu ekip ve yöneticiler pazarlama stratejileri geliştirme konusunda daha başlarına buyruk olabiliyorlardı. Fakat şu an geldiğimiz noktada pazarlama sadece pazarlamacılara bırakılamayacak kadar önemli bir hale geldi. Pazarlama stratejileri artık şirketlerin genel stratejilerini destekleyecek şekilde hazırlanıyor hatta şirketlerin genel stratejilerinin belirlenmesinde pazarlama ekipleri de belirleyici olabiliyor. Müşterisinin satın alma eylemi ile ilgili “nerede, ne zaman ve niye” sorularının cevabını bilen ve bu datayı analiz edebilen bir şirketin müşterilerinin gelecekteki olası isteklerini öngörmede de daha başarılı olacağı açık. Şirket stratejilerini de bu öngörülerin üzerinde oturtabilen şirketlerin de başarılı olma şansı artıyor. Yani artık pazarlama şirketler için “sadece pazarlama” değil. Bu sebeple de şirketin liderinin pazarlamadan sorumlu ekiple yakın bir çalışma götürmesi gerekmekte.

Şirketin liderinin pazarlama bölümü için en kritik sorumluluğu şirket için “açık, net, herkes tarafından aynı şekilde anlaşılacak hedefler” sunabiliyor olmasıdır. Bir diğer önemli konu bu hedeflere ulaştıracak stratejilerin de ortak bir şekilde belirlenmiş olmasıdır. Amaç ve stratejiler herkes net ise; geriye şirketin genel stratejilerini destekleyecek “pazarlama stratejileri” geliştirmek ve bunları hayata geçirecek yapıları kurmak kalıyor, bu da şirketteki pazarlama uzmanlarının işi.

liderlik-Etkili bir liderin 4 temel ilkesi ile etkili bir marka yönetimi için 4 temel ilke sizce neler olmalıdır?

Etkili bir lider, “yaptığı işe inancıyla” yönetimindekilere iyi örnek olur, hedefleri konusunda inatçıdır, kolay vazgeçmez, samimiyeti elden hiçbir zaman bırakmaz ve son olarak da paylaşımcıdır, bilgisini tecrübesini yönetimindekilerden esirgemez.

Etkili bir marka yönetimi için şirketin stratejisine yön veren değerlerin tüm yöneticiler tarafından içselleştirilmesi, başarılı bir pazarlama için gereken yeterliliklerin farkında olunması ve hangi iş yapma şekilleri ya da yapılarla pazarlama sürecinin destekleneceğinin bilinmesi gerekmekte. Yani özetle şirket içi yapılar stratejiyi destekleyecek şekilde inşa edilmeli, yapılara göre stratejileri eğip bükmek hatasına asla düşülmemeli.

-Sizce bir firmada bütün güç tek bir merkezde mi toplanmalı? Karar alma mekanizmalarının tek elden yürütülmesi çoğu zaman hız, pratiklik ve etkin bir sistem yaratır. Ancak bu durum merkezin dışındakilerin oyundan düşmesine neden olur. Bu noktada gücü şirkette nasıl şekillendirmek gerekiyor?

Şirket yönetimlerinde gücü tek bir merkezde toplamak hiçbir zaman iyi bir fikir değil. CEO’nun ya da genel müdürün de takip edilebildiği ve değerlendirebildiği sistemlerin olması ticari başarının sürekliliğini sağlamak için büyük önem taşıyor. Her şirketin ihtiyacına göre denetleme ve değerlendirme fonksiyonunu üstlenecek yapılar farklı formlarda olabiliyor. Bu fonksiyon genellikle yönetim kurulu üyelerinden bekleniyor ama yönetim kurulu üyeleri her zaman yapılan işi derinlemesine değerlendirecek kadar bilgi sahibi olamayabiliyorlar. Bazı şirketlerde yönetim kuruluna ek olarak danışma kurulu bulunuyor, bu kurul da yönetimi değerlendirme ve takip etme fonksiyonuna sahip olabiliyor. Fakat bu kurullar genellikle sorunları saptama ve harekete geçme konusunda çok hantal kalıyorlar. Deneyimler gösteriyor ki; yönetim kurullarının şirket yönetimi ile ilgili herhangi bir sorunu saptaması ve bununla ilgili harekete geçmesi 6 ay ila 9 ay arasında bir süre alabiliyor. Bu sebeple güce sahip tüm yapılara şirketin yönetimi hakkında hızlı ve doğru geribildirim sağlayacak mekanizmarın oluşturulması gerekiyor.

-Markalar sınırsız seçeneğe sahip, sürekli segmenti değişen, hep daha fazlasını isteyen ve zor memnun olan bir müşteri kitlesi ile karşı karşıyalar. Peki markamızı nasıl diğerlerinden sıyırıp öne taşıyacağız? Lider markalar neleri doğru yapıyor?

Aslında bu sorunun cevabını 2.soruda cevapladım. Aşağıda biraz daha detaylı bir anlatım var bazı açılardan.

Lider markalar neleri doğru yapıyorlar sorusunun cevabını bulmak için önce markanın oluşum sürecine bakmak gerekiyor. Bu süreçte markayı rakiplerinden ayıran özelliğin derinlemesine düşünülmesi ve net bir şekilde ifade edilebilmesi gerekiyor. Yani marka müşteriler tarafından hangi yönüyle tanınmak istiyor, bu sorunun cevabı net olmalı. Eğer şirket, yeni marka için yeni bir yönetici görevlendirecekse; bu kişinin markayı diğer markalardan ayıran özellik her ne ise bu özellikle uyumlu becerilere sahip olmasına dikkat etmeli. Yani örneğin uygun fiyatıyla rakiplerini arasından sıyrılması öne beklenen bir marka için pazarlık becerileri gelişmiş bir yönetici daha uygun olabilir. Lider markalara insanlar güvenirler çünkü satın aldıkları ürün ya da hizmet ile ilgili olarak sürpriz yaşamayacaklarını bilirler. Müşterilerde bu duyguyu yaratmak için şirketi temsil eden tüm çalışanların markanın mesajı ile ilgili farkındalığının ve sahiplenmesinin olması gerekir. Köklü ve lider markalarda iyi liderlerin yanında, belki de bundan çok daha önemli olan oturmuş bir liderlik anlayışının olduğunu görüyoruz. Liderden lidere değişmeyen, şirkete has kurallar var ve bu kuralların takibi yapılıyor. Ayrıca şirketin liderinin de performansı takip ediliyor ve değerlendiriliyor. Lider markalarla ilgili bir diğer önemli nokta da müşterilerinin marka ile ilgili beklentilerini sürekli takip ediyor ve bunlara cevap verebiliyor olmaları.

girisimci-İyi Liderlerden iyi girişimciler çıkıyor mu? Sizin gözleminiz ne bu konuda?

Bu soruyu “İyi girişimcilerden iyi liderler çıkıyor mu?” şeklinde sormayı tercih ederim. Çünkü bence kişiler önce girişimci oluyor daha sonra da eğer her şey yolunda giderse liderliğe adım atıyor. Girişimcilerle liderlerin çok önemli bir ortak özelliği var: Bu da “adanmışlık duygusu” yani yaptıkları işe olan inançları. Adanmışlık girişimciliğin doğasında olduğu için girişimciler lider olma sürecine avantajlı başlıyorlar. Fakat iyi bir lider olabilmek için sadece adanmışlık duygusu yeterli değil, kişinin daha pek çok özelliği kendinde toplamış olması gerekiyor. Girişimcileri düşündüğümüzde yönetim becerilerini geliştirmenin ilk etapta girişimcilerin önceliklerinden biri olmadığını gözlemliyorum. Bu beceriler ancak ekip büyüdükçe gündeme geliyor. Fakat her işte olduğu gibi girişimciler için de önden bu konuda bir rehberlik ya da danışmanlık almak girişimin geleceği ile ilgili fark yaratabiliyor.

-Biliyoruz ki şirketlerin aynı anda hem yarını yaratmak hem bugünü yönetme zorunluluğu vardır. Bir şirket lideri tarafından nasıl yarına hazırlanır?

16 Mart 2016 tarihinde düzenleyeceğimiz Yönetim ve Liderlik Zirvesi’nde “Geleceği Yönetmek” isimli bir panelimiz olacak, bu panelde tam da şirket liderlerinin “geleceği yaratmak” için neler yapabileceklerini konuşuyor, tartışıyor olacağız. Bizim için geleceği yönetmek demek inovasyonu yönetmek demek. İnovasyon ortaya koyabiliyorsanız şirketinizde geleceği de yönetebiliyorsunuz demektir. Şirketlerin bu konudaki en büyük yanılgısının iyi fikirleri dışarıda aramak olduğunu düşünüyorum. Eğer donanımına güvendiğiniz bir ekibiniz varsa, iyi fikirlere ulaşmak için çok uzağa bakmanıza gerek yoktur. Zor olan; şirket içinde bu iyi fikirleri herkes için duyulur hale getirmektir. Bunun için şirketler yaratıcı çözümler bulabiliyorlar. Örneğin fikir marketi denilen etkinlikler düzenleyip her yıl belirli günlerde tüm çalışanlarını bir araya getirip ya da online platformlar aracılığı ile çalışanların kendi fikirlerini sunmalarına olanak sağlayan şirketler var. Her şirket büyüklüğüne, amacına ve kurum içi kültürüne göre farklı bir çözüm bulabilir bu konuda, yeter ki katılımcılığı sağlama niyetiyle yola çıksın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

İsminin Yanlış Telaffuzunu Muhteşem Bir Kampanyaya Dönüştürüp Ödül Alan Marka: MailChimp

  •  Markanızın isminin yanlış telaffuzu alıp nasıl ödüllü bir kampanya haline getirebilirsiniz?
  • MailShrimp, KaleLimp ve JailBlimp gibi dokuz farklı telaffuz hatası Mailchimp’e her zaman hatırlanabilecek bir kampanya yaratma ilhamı verdi, detaylar aşağıda,
  • Benzeri yazılar için;Start-Uplar için Kullanabileceğiniz En İyi 8 Pazarlama Aracı

Pazarlama otomasyonu ve e-mail pazarlama konularında akla ilk gelen markalardan olan MailChimp, geçtiğimiz sene yaptığı efsanevi pazarlama kampanyası hala çok konuşulurken bizlerde hem 2017 Cannes Lions International Festival of Creativity ödüllü bu kampanyayı tekrar hatırlatalım hem de izlemeyenler için kampanyayı tekrar anlatalım istedik.

Google’a sorduğumuz sorulardaki yazım yanlışlarını düzelttiği klasik soru kalıbını alıp bütün bir kampanyanın ana fikri yapan şirket, isminin yanlış telaffuzunu oldukça eğlenceli bir yolla anlatırken adeta aklının aklımıza kazınmasını sağlıyor. “Did you mean Mailchimp?”  sorusunun hakimiyetindeki kampanya ismin ona çok benzer dokuz farklı yanlış telaffuzunu birbirinden farklı, absürt şeylere dönüştürüyor.

Bunlardan üç tanesi MailShrimp, KaleLimp ve JailBlimp mod filmi diyebileceğimiz tarzda ve her yanlış telaffuz için kurulan mikro sitelerde yayına geçmeden önce Amerika’da ki birkaç sinema da yayınlanıyor.

Ve sanırım en güzeli de bir çoğunun distopik birer evren resmediyor hissi vermesi. Sizce?

MailShrimp

Robert Vacha ve Peter Klimes başrolündeki bu film, posta servisinde çalışan bir çocuğun karides (shrimp) sandviçi yemesini epik bir hale getiriyor.

KaleLimp

Zdenek Subr, Helena Jilkova, Boris Wilkenin başrolündeki bu kısa filmde bir lahana yaprağının tabağa olan yolculuğu lahanadan bir köpeğin maceraları şeklinde anlatılıyor.

JailBlimp

Bir hapisten kaçış hikayesi ne kadar garip olabilir. Tam da yukarıda izlediğiniz kısa film kadar. Bir doğum günü kızının kukla oyuncağını ezmesinden çıkan bir kaçış hikayesi…

VeilHymn

VeilHymn, Devonté Hynes ve Bryndon Cook isimli iki sanatçı ile yapılan bir ortaklığın ürünü. Ziyaretçiler veilhymn.com’u ziyaret ettiğinde 4:35 dk süren ve dinlemesi pek bir keyifli bir video ile karşılaşıyor.

SnailPrimp

Belki de aradığınız yaşlanma karşıtı birkaç üründü diye düşünen MailChimp salyongoz özlü yaşlanma karşıtı ürününden bahsetmek istedi. Instagram sayfası bile var: instagram.com/snailprimp.

 

FailChips

Kendisi gerçek bir ürün, tek sıkıntısı ise parçalanmış olması.

WhaleSynth

whalesynth.com’u ziyaret ederek bugüne kadar aradığınız o ritmi kendiniz okyanus seslerinin rahatlatıcı atmosferi ile bulabilirsiniz.

NailChamp

Tırnak süslemenin son moda versiyonları Tumblr-vari sitesi ile NailChamp’te sizi bekliyor. Hem de süslenmiş tırnakların yarıştığı bir yarışma için oy bile kullanabiliyorsunuz.

MaleCrimp

malecrimp.com, MaleCrimp Tumblr sitesi ile saçlarına ince kıvrımlar veren erkeklerin hikayesini anlatıyor. Öyle ki bu hikaye Buzzfeed’e bile konu oldu zamanında.

Bu başarılı kampanyanın arkasında Droga5, New York bulunuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kraliyet Düğününden Çıkarılacak 10 Pazarlama Dersi

İster Royalist olun, ister olmayın Prens Harry ve Meghan Markle arasındaki İngiliz Kraliyet düğününün, küresel çapta yarattığı etkiden herkes kadar nasibinizi aldığınızı tahmin ediyoruz.

Tahminlere göre dünya çapında yaklaşık üç milyar kişinin bu eşsiz düğünü televizyonlarından izlediği düşünülüyor. Dünyada yaklaşık yedi milyar insanın olduğu göz önünde bulundurulduğunda, her iki kişiden birinin bu düğünü yakından takip ettiği gerçeğiyle baş başa kalıyoruz.

Ayrıca yapılan araştırmalar İnternet trafiğinin Royal Wedding (Kraliyet Düğünü) günü onda bir azaldığını gösteriyor. Çünkü pek çok insanın o esnada televizyon ekranlarından görkemli düğünü izlediği tahmin ediliyor.

Küresel çapta bu kadar ses getiren her olay pazarlamacıların radarına giriyor. Peki ya bu tarihi düğünün pazarlama perspektifinden çıkarılacak dersleri nelerdir? Biz de muhteşem Royal Wedding’den öğrenilecek 10 adet önemli ipucunu pazarlamacılar için derledik.

1. Kıyasıya Planlama

Her gelin, düğün gününün kusursuzca geçmesini ister. Kraliyet düğününde de planlama kusursuz şekilde gerçekleştirilmişti. Öyle ki kalabalığın nasıl hareket edeceği bile detaylı şekilde planlanmıştı. Sadece ulaşım, lojistik, güvenlik, protokol ve olay etrafında gerekli zamanlama için bile titiz planlama aylarca sürdü.

Pazarlama ve PR çalışmalarını titizlikle, en ince ayrıntısına kadar planlamak önemlidir.

2. Görseller

Etkinlik öncesinde, sırasında ve sonrasındaki tüm görseller adeta fotoğraf karesi etkisi taşıyordu.Babasının mavi Aston Martin’iyle resepsiyondan ayrılan gelin ve damadın görüntüsü, aynı zamanda sıcak, otantik, yeryüzüne ve eğlenceye dönüşen harika bir resim olarak hafızalara kazındı.

Pazarlamacıların da benzer şekilde markaları için daima iyi görsellere yatırım yapmaları gerekiyor. Bu tarz müşterilerin aklında yer edecek resimler, markalar için büyük önem taşır.

3.Basit Bir Slogan

En etkili mesajlar en basit olanlardır.  “Yüzyılın Düğünü”, olayı betimlemek için basit bir slogan niteliğindedir ancak gücü ve akılda kalıcığı sorgulanamayacak kadar güçlü etkidedir.

Pazarlamacıların da markalarının sloganlarını basit ve etkileyici cümlelerden seçmeleri gerekir.

4. Uzmanlığı Paylaşacak Bir Platform Sağlayın

Akıllı pazarlamacılar, düğün gibi güncel olaylar tarafından yaratılan medya momentumunu kendileri lehlerine kullanırlar. Bunun dışında, her pazarlamacının Real-Time-Marketing aksiyonlarıyla anı çok iyi yönetmesi de önem taşır.

Özellikle düğün sektöründe yer alan markalar, bu önemli günden yararlanarak pek çok platformdaki feedlerin içerisinde yer alma şansı buldular. Nitekim, Royal Wedding için müthiş bir içerik çılgınlığı vardı ve bu sektörde yer alan herkes bilgi ve uzmanlıklarını paylaşmak için Royal Wedding’i kullanarak mevcut ve potansiyel müşterilerle görüşlerini paylaştı.

Bu nedenle dahil olunan sektördeki önemli ve geniş kitlelere ulaşan etkinliklerinde yer almak önemlidir.

5. Medya Erişimi

Royal Wedding için 8.000 medya kuruluşu, resmi olarak onaylandı. Eğer markalar, olumlu medya imajı yaratmak istiyorlarsa, medyanın işlerini mümkün olduğunca kolaylaştırmaları gerekir. Servis edilecek içeriklerin hazır şekilde sunulması bu nedenle önemlidir.

Markaların uygun olması, erişilebilir olması ve mesajlarını profesyonel bir şekilde iletmeye hazır olmaları gerekir.

6. Medya Denetimi

Medyaya kontrollü bir şekilde bilgi aktarılması spekülasyonu durdurur. Royal Wedding görüntüleri, TV üzerinde yalnızca BBC ve ITN tarafından sağlandı.  Ayrıca, büyük ulusal ve uluslararası kurumlar tarafından çekilen ve dağıtılan görüntülerle, Manastırın içinde ve doğrudan Kutsal Alan’da sabit konumlar bulunuyordu.

Markaların da çeşitli kitle iletişim araçları üzerinden kontrolleri kendilerinin sağladıkları kaynakları paylaşmaları, doğru ve düzenli bilginin aktarılmasını sağlar. Böylece marka, oluşturmak istediği imajı kendisi inşa eder ve korur.

7. Etkinliklerin Gücü

Etkinlikler, markaların mesajlarını, resimlerini ve değerlerini kontrol etmelerinin harika yollarından biridir. Etkinlikler, markaların pazarlama çabalarını zamana duyarlı bir şekilde gerçekleştirmelerini sağlar.

İşletme, ürün veya hizmetleri sergilemek için ses getirecek etkinlikler yaratmak müthiş bir fikirdir.

8.Duygusal Kanca

Her markanın duygusal bir kancaya ihtiyacı vardır. Royal Wedding’de balkondaki öpücük, düğünün duygusal kancası olarak hafızalara kazındı.

Pazarlamacılar, müşterilerinde duygusal bir kanca veya “öpücük anı” yaratmanın yollarını aramalıdırlar.

9. Efsanevi Hikayeleştirme

Masallar, efsaneler ve hikayeler, müşterileri markalara derin bir düzeyde bağlamaya yardımcı olur. İnsanlar, genellikle bu tarz hikayelerden hoşlanırlar. Dünya çapında Royal Wedding’in bu denli ses getirmesinin temelinde de bu masalsı gerçeklik yatar.

Pazarlamacıların, ürünlerini veya markalarını hikayeleştirerek ya da masalsı detaylarla süsleyerek anlatmaları gerekir.

10. Sosyal Medya

Royal Wedding, ciddi anlamda sosyal medyayı kucakladı. Resmi Royal Wedding fotoğrafları, Flickr’de paylaşıldı. Royal Wedding için resmi bir web sitesi, RSS beslemesi, Facebook Sayfası ve Twitter feed’i bulunuyordu. Hatta YouTube’de resmi bir kanal bile kuruldu.

Sosyal medyanın kullanımı, markaların kitleleriyle ilişki kurma biçimlerini temsil etmektedir. Bu nedenle bir markanın sosyal medyadaki etkinliği, var oluşunu temsil eder.

Dünyada büyük yankı uyandıran Royal Wedding’in masalsı etkisi belki de yıllar boyunca sürecek. Pazarlamacıların da tüm dünya çapında ses getirici marka imajları yaratabilmeleri için, en az İngiliz Kraliyet ailesinin bu görkemli düğünü kadar efsanevi olmaları şart.

Ne de olsa hepimiz; saray düğünleriyle mutlu sona kavuşturulmuş masalların, gerçek mutlu sonlar olduğuna inanarak büyümüş bir neslin çocuklarıyız!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link