Kamil Özalp: ” Hayatımızda Yapmak İstediğimiz Fakat Bir Türlü İlk Adımı Atamadığımız Çok Fazla Hedefimiz Var” 0

Cumartesi Kahvesi’nde bu hafta Hadiyapartik.com kurucusu Kamil Özalp  (@KamilOzalp) ile birlikteyiz.  Kendisi ile Hadiyapartik.com ve sosyal projeler üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

– Berrin Karakütük: Öncelikle sizi tanıyarak başlayabilir miyiz? Kamil Özalp kimdir ?

kamil ozalp 2Kamil Özalp: 1979 İzmir doğumluyum. 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra Deloitte Denetim Bölümünde iş hayatıma başladım. Deloitte da çeşitli seviyelerde çalıştıktan sonra 2009 yılında Denetim müdürü olarak ayrıldım ve 2009-2011 yılları arasında Türk Telekom da Başdenetçi olarak çalıştım. 2011-2013 yılları arasında Doğuş Turizm ve Parekende Grubunda Bütçe, Raporlama ve Planlamadan sorumlu Grup Müdürü olarak görev aldım. Şu anda Doğuş Enerji Grubunda Finans Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışmaktayım.

– Biraz bize hadiyapartik.com hakkında bilgi verir misiniz? Hadiyapartik.com’u size hadi yap artık dedirten ne oldu? Kişisel bir ihtiyaç mıydı yoksa başlangıçta ?

HadiYapArtik.com insanların mutlu olmasına ufak da olsa bir katkısı olacağı inancıyla ve mevcutta güzel faaliyetlerde bulunan vakıflara veya kurumlara bağış yapılmasını arttırmak amacıyla hazırladığımız sosyal sorumluluk projesidir.

Hayatımızda yapmak istediğimiz fakat bir türlü ilk adımı atamadığımız çok fazla hedefimiz ve yapmak istediklerimiz var. Günlük koşuşturmadan ve bu koşuşturmanın yorgunluğu ile çoğu hedefimiz ya aklımıza hiç gelmiyor ya da gelse bile kolaya kaçıp yapmıyoruz. Hedefleri çok büyük konular olarak düşünmemek gerekir; sigarayı bırakacağımdan, dünyayı dolaşacağım ya da sevdiğim sanatçının ilk konserine gideceğime kadar büyük küçük tüm ertelediğimiz veya unuttuğumuz konular hakkında kendimize HadiYapArtik.com ’da hedefler belirleyebiliriz. HadiYapArtik.com ’da size hatırlatmalarda bulunup destek olacak. Bunu bir nevi hatırlatma servisi olarak da düşünebiliriz. Tabi işin ucunda bir iddia, hakem ve ceza sisteminin olmasını olayın eğlenceli kısmı olarak değerlendirebiliriz.

Bağışların nasıl yapılacağı konusunda ise sitemiz üzerinden kesinlikle herhangi bir tahsilat alınmayacaktır. Kullanıcıların sözlerini tutmalarını umut edeceğiz ve hedeflerini gerçekleştiremezlerse veya hedeflerini gerçekleştirmenin mutluluğuyla söz verdikleri bağışı belirttikleri vakıflara veya kurumlara yapmalarını bekleyeceğiz.

Ayrıca sponsor olmak isteyen firmaların sitemizde yer alabilmesi için bizim seçtiğimiz vakıflara bağış yapmaları gerekecek. Sitemiz vasıtasıyla yapılan tüm bağışları düzenli olarak kullanıcılarımızın bilgisine sunacağız.

Bana Hadi Yap Artık dedirten uzun zamandır sosyal sorumluluk projelerinde yer alma isteğimdi. Bunun için bir türlü gerekli zaman ve uygun ortamı bulamamıştım. Türkiye ve diğer ülkelerde son dönemlerde internet üzerinden bağış toplamayı organize eden güzel projeler geliştirilmeye başlandı. Bu projeleri takip ediyordum ve internet üzerinden oluşturulabilecek bir projenin hem kalıcı olacağını hem de etki alanı olarak daha geniş kitlelere ulaşabileceğini düşündüm. Yurtdışında yapılan projeleri inceledik, bu örnekleri kendi ulaşmak istediğimiz hedeflere uygun olarak geliştirdik ve böylece Hadiyapartik.com ortaya çıktı.

Tabi örnekleri incelerken hedefleri tamamlamaya dayalı bir konsepti seçmemin nedeni de kendi ihtiyaçlarıma dayanıyordu. Benimde bir sürü yapmak ve tamamlamak istediğim birşeyler var ve bunları tamamlayabilmek için hedef tarihin belirleneceği ve sistemin size hatırlamalarda bulunacağı bir sistemi kullanır mıyım diye kendime sorduğumda, EVET kullarım yanıtını verdiğim için bu konsept ile projeyi başlattık.

arsivimage.aspx

– İnsanlara “hadi yap artık bunu” nasıl diyoruz? Nasıl çalışıyor sistem?

Süreç hedef, hedef bitirme tarihi, bağış tutarı, hakem bilgileri, hedef sahibi bilgileri, bağış yapılacak kurum seçimi bilgileri doldurulduktan ve son onay verildikten sonra başlıyor. Başlık çok gibi gelebilir fakat tasarımı tüm bilgileri 1 dakika içinde doldurulabilecek kadar basit tutmaya çalıştık. Kullanıcılar hızlıca seçimlerini yapıp, hedeflerini belirleyebilirler. Kullanıcılar isterlerse facebook ve twitter vasıtasıyla arkadaşlarına haber verebilir ve hedefleri için arkadaşlarının desteklerini bekleyebilirler. Bizim tek ricamız eğer hedefi tamamlayamazlarsa yaptıkları bağışın konu bölümünde isterlerse HadiYapArtik.com vasıtasıyla yazmaları ve dekontu bize göndermeleri. Ayrıca kullanıcılar arkadaşlarına da meydan okuyabilir ve onları hedefleri konusunda motive edebilirler.

-Bu çalışmada bir nevi kişisel hedeflerimiz genel fayda sağlıyor, öznellik nesnelliğe dönüşüyor. Kendimiz için güzel bir ceza veriyoruz. Bu güzel cezalar nelerdir, bağışçı kurumlarınız kimlerdir?

Bağış yapılabilecek kurumlar için kendi önerilerimizi sitemizde belirttik fakat kullanıcılar istedikleri kuruma bağış yapabilirler. Ceza olarak kendi belirlediğimiz tutarı seçtiğimiz kuruma bağışlıyoruz.

– Sistemde bağışlar nasıl gerçekleşiyor?

Bağış konusunda sistem tamamen bireyin kendi özelinde devam ediyor. Biz sadece hatırlatıp eğer bizimle bağış yaptıklarına dair bir bilgi paylaşırlarsa bizim aracılığımızla yapılan bağışları toplam olarak sitemizde yayınlayacağız.

– İnsanlar karar veriyor, sözlerini yazıyorlar, sonuçta onları gözlemleyen birisi yok. Fakat bir hakem var, sözün tutulup tutulmadığına hakem nasıl karar veriyor?

Hakemi aslında kontrol edecek kişiden çok motive edecek kişi gibi düşünüyoruz. Sonuçta ilk hedefimiz kişilerin hedeflerini tamamlayarak mutlu olmaları. Bu süreçte seçtikleri hedefi tamamlamada kendilerine destek olacak bir kişiyi hakem olarak belirlemelerini bekliyoruz. Sürecin sonunda hakemin tüm desteğine rağmen belirtilen hedef tamamlanamazsa hakemden objektif olarak hedef tamamlama ile ilgili bize doğru bilgi vermelerini bekliyoruz.

– İnsanların hadiyapartik.com’a bakış açıları, ilgileri nasıl oldu? Geri dönüşlerden bahsedebilir misiniz?

Daha proje aşamasında arkadaşların fikirlerini almaya başlamıştım. İlk fikirleri alırken ne gerek var gibi de yaklaşan olmuştu, çok süper olmuş diyenlerde mevcuttu. Burada gözlemlediğim gençler daha hayatın çok başında oldukları için hayatta yapmak istedikleri herşeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. Tabi ki bunu başaranlarda olacaktır ama belli bir yaş ve tabir biraz klişe olacak ama hayat koşuşturmasının içine daha fazla girdiklerinde aslında birçok yapmak istedikleri hedeflerini tamamlayamamış olacaklarını görecekler. Buna paralel olarak 30 yaş üstünden daha pozitif geri dönüşler aldığımızı ve içeriği çok beğendiklerini belirtebilirim.

Bunun dışında genel olarak ulaşabildiğimiz herkesin ilk tepkileri bizi pozitif olarak etkiledi. Projenin beğenildiğini düşünüyorum ama tabi ki daha yolun çok başındayız ve bizim bu sistemi kullanmaya ihtiyacı olan kişilere ulaşabilmemiz gerekiyor. Mesela 60 yaşındaki bir bayandan çok güzel bir mesaj aldık; projemizi çok beğendiğini ve kendisi için hep yapmak istediği ve ertelediği bir konu için hedefini belirlediğini belirtti. Tabi buna benzer mesajlar bizi çok mutlu ediyor ve projemizin devamı için bize motivasyon sağlamaktadır.

Burada asıl amaçlarımızdan bir tanesi biraz önce belirttiğim yaş algısında bağımsız olarak, her yaş grubunda insanın bu sistemi bir motivasyon aracı olarak kullanmaları.

Projemiz yayınlandıktan sonra Hürriyet IK ekinde bir tanıtım yazımız yer aldı. Kullanıcı ve ziyaretçi sayımızın artmasına çok pozitif etkisi oldu. Ayrıca Türk Eğitim Vakfı (TEV) kendi sosyal medya hesaplarında projemizden bahsettiler. Kendilerine buradan tekrar teşekkür etmek isterim. Diğer STK lar ile de işbirliği yapmak istiyoruz. Buna yönelik çalışmalarımız ilerideki dönemlerde artacak.

– İnsanlar pek çok konuda kendilerine söz veriyorlar en çok verilen söz hangisi?

Şu anda en çok verilen sözler kilo vermek ve spor yapmak üzerine yoğunlaşmış durumda. Tabi sistemde aslında aklımıza gelen her türlü konuda kendimize hedef koyabiliriz. Mesela bu sene İstanbul a karın ilk yağdığı dönemde uzun süredir kar topu savaşı veya kardan adam yapmadığımızı konuştuk ve sosyal medya hesaplarımızda kardan adam yapma hedefi ile ilgili bir paylaşım yaptık. Buradan vermek istediğim mesaj yapmak istediğimiz fakat zamansızlıktan veya unutmaktan atladığımız herşey için kendimize hedefler belirleyebiliriz ve aslında o kadar atladığımız veya unuttuğumuz hedef, amaç vb. konu var ki.

– Peki en çok tutulan ve tutulmayan sözler hangileri?

10915158_932830593395808_7494902002832066035_nSistem çok yeni olduğu için hedef bitirme tarihlerinin gelmesine paralel olarak sözlerin hakemler nezdinde doğrulanması yeni yeni başladı. En çok verilen sözler olan kilo vermek ve spor yapmak hedeflerine paralel gidiyor şu anda tutulan veya tutulmayan sözler. Zamanla verilerin artması ile daha çok bilgi verebiliriz diye düşünüyorum bu konuda.

– Şimdiye kadar ne kadar bağış sözünde bulunuldu? Ne kadarı gerçekleşti?

Şu ana kadar 161 kişi hedefini tamamlayamazsa 13,050 TL bağış yapmaya söz verdi. Şu anda kadar 3 kişi hedeflerini tamamlayamadı ve 200 TL bağış yaptılar. 161 kişinin içinde hedefini tamamlamanın mutluluğu ile bağış yapacağını belirten kullanıcılarımızda mevcut olduğunu belirtmem gerekir.

Bu konuda ki güncel bilgileri ana sayfamızda sürekli paylaşıyoruz.

– Sitenin kuruluşunda ve sistemin işleyişinde tek başınıza mı çalışıyorsunuz?

Projenin tüm süreçlerini yurtdışındaki örnekleri de inceleyerek oluşturduk. Bu süreçleri hazırlarken internet ve pazarlama sektöründe çalışan arkadaşlarımızın görüşlerini aldık ve bir proje planı hazırladık. Bu bittikten sonra sektörde bize yardımcı olabilecek arkadaşlarım ile görüştüm ve şu anda bu projeyi takip eden ve edecek olan ekip ortaya çıktı. Sitenin yapımı ve takibi İnisiyatif Yazılım tarafından yapılmaktadır. İçerik ve sosyal medya yönetimi de CLICKON tarafından gönüllü olarak yapılacaktır. Her iki firmaya da projenin gerçekleştirilmesindeki gayretleri ve emekleri için teşekkür ederim.

– Bir de Hadi Yap Artık blog sayfanız var, aslında bu sayfa kişiler için yeni hedefler bulmaya yardımcı oluyor gibi görünüyor, blogdan da bahseder misiniz?

Bizim bloğu oluşturmamızın amacı hedefleri olan ve bu konuda araştırma yapan insanları bulmak, onlara sitemizi tanıtmak, hedefleri konusunda bilgi verebilmek ve eğer isterlerse hedeflerini sitemiz üzerinde takip etmelerini sağlamak. Projemizin tanıtımı için çok çeşitli kaynaklar kullanacağız tabii ki ama uzun vadede bizim beklentimiz blog sayfamız vasıtasıyla asıl kullanıcılarımıza ulaşmayı hedefliyoruz.

Tabi blog sayfamız çok yeni ve daha eklemek istediğimiz alanlar var. Mesela “Bu Hayatta Yapmak İstedikleriniz” şeklinde bir alanımız olacak. Buraya üyelik sistemi ile kullanıcılar giriş yapabilecek ve hayatta yapmak istedikleri herşeyin bir listesini burada tutabilecekler, hedef bitirme tarihini belirleyebilecekler ve bitirdikçe bu listede tamamlandı durumuna getirebilecekler.

– Son olarak ülkemizde sosyal sorumluluk özellikle markalar tarafından zorunluluk olarak algılanıyor. Ve genellikle yapmış olmak için yapılıyor. Sizce markaların sosyal sorumluluğa olan bakış açısı nasıl değişir?

Ülkemizde sosyal sorumluluk çalışmaları, STK ların sayısı gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında çok gerilerde. İnsanlarımızda da bu konularda çok fazla bir bilinç olduğu söyleyemeyiz. Burada belirttiğiniz gibi sadece medyada görünme amaçlı sosyal sorumluluk faaliyetinde bulunmaması gerekiyor firmaların. Firmaların bu faaliyetler içselleştirmeleri gerektiği düşünüyorum. Tabi bu faaliyetlerinin içine çalışanlarını da dahil ederlerse hem toplumsal bilincin artmasına hem de insanları içinde her zaman var olan güzel duyguların açığa çıkmasına yardımcı olabileceklerini düşünüyorum.

Bu nasıl olabilir, normal çalışma saatlerinin ufak bir miktarında çalışanların firmanın sosyal sorumluluk projelerinde yer alması için izin verebilmeli firmalar ve yaptıkları projelere çalışanlarının katılmalarını sağlayacak ortamları yaratabilmeli ve çalışanlarını desteklemeli. Bunu çalışma saatinin azalmasında kaynaklı bir iş, verim düşüşü olarak görmemeleri gerekir, aksine verimi artıran bir yaklaşım olarak değerlendirmeleri gerekir.

Bir Cevap Yazın

Burger King, Engelli Kişilere 3 Boyutlu Olarak Basılmış Protez El Sağladı 0

Son dönemde olumlu ve olumsuz nitelikte birçok eleştiri alan ama Cannes Lions’dan da ödülle dönen Google Home of Whopper çalışmasıyla çok konuşulan Burger King, bu sefer sosyal sorumluluk projesiyle karşımıza çıktı.

Markanın 5 Temmuz’da, Arjantin’de düzenlediği Stacker Day için hazırlanan proje, toplumsal farkındalık oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda engellilerin günlük hayatını da kolaylaştırıyor. Proje, Burger King ve markanın Google Home of Whopper çalışmasında da birlikte çalıştığı ajansı David’in, 3 boyutlu olarak basılmış eller üretip bunları ihtiyaç sahiplerine ücretsiz sağlayan Atomic Lab şirketiyle yaptıkları iş birliği sayesinde gerçekleşti.

Stacker Day tarihinde, Burger King Stacker menülerinin fiyatı yarı yarıya indirildi ve bu tarihte Arjantin’deki Burger King restoranlarında satılan kombo stacker menülerden elde edilen gelir, üç boyutlu ellerin yapımı için Atomic Lab’e aktarıldı.

Bu sosyal sorumluluk projesinin tanıtımı için bir reklam da çekildi. Farklı yaşlardan, farklı ilgi alanları olan insanları izlediğimiz videoda kaykay yapandan tek eliyle resim yapana, hatta akrobatik hareketler yapmayı başaranlara kadar, azminden güç alarak engelleri aşan bireylerin hikâyelerine kısaca eşlik ediyor ve onlardan, toplumun kendilerine karşı gösterdiği ön yargıları nasıl kırdıklarını dinliyoruz. Videonun sonunda ise Burger King’in bu girişimiyle kendilerine sağlanan üç boyutlu elleri kullandıklarına, daha fazla şey başardıklarını görünce duydukları mutluluğa şahit oluyoruz.

Reklamı hazırlayan ajans David’in Başkan Yardımcıları ve Uzman Yaratıcı Direktörleri Ignacio Ferioli ile Joaquin Cubria da çalışmayı yorumlayanlar arasında yer aldı. Atomic Lab ile yapılan projede markanın dünyayı değiştirme gibi bir iddiası olmadığını belirten ikili, bunun yanında Burger King’in bu çalışmayla birlikte, sosyal sorumluluğunu yerine getiren bir marka olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Bildiğimiz üzere, günümüzde hatrı sayılır bir kesim, markaların yaptıkları veya destek verdikleri sosyal sorumluluk kampanyalarının sosyoekonomik bir idealden öte reklam amaçlı kullanıldığını söylüyor. Bu kaygıya, izlenen yola göre zaman zaman katılmakla birlikte, markaların bu projelerde yer almasının son derece etkili olduğunu düşünüyorum.

Bu nedenle Burger King’in yaptığı bu girişimi de önemsiyorum. İstediğimiz sonuç, birkaç kişi bile olsa, engelli bireylerin hayatının kolaylaşmasıysa bunu hangi markanın yaptığı önemli değil. Fakat yine de reklamın sonunda engelli bireylerin iki eliyle hamburger yemesini fazla maddeci bulduğumu söylemeliyim. Marka bu son aşamada daha naif olabilir, logo ve mekân kullanmakla yetinebilirdi (hatta hiç kullanmayabilirdi). Ürünler ve engelli bireylerin bu derece özdeşleştirilmesi bir yana; üslup, oluşturulan algı vb. noktalar da üst düzey duyarlıkla ele alınsa daha iyi olabilirdi.

Peki ya siz, markaların yaptığı sosyal sorumluluk projeleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Markalar bu çalışmalarda kendilerini ne kadar görünür kılmalı? Bu dengenin iyi bir şekilde ayarlandığı çalışmalardan örnekler verebilir misiniz?

Whirlpool’un Cannes Lions Zaferi: Bir Çamaşır Makinesi, Bir Öğrencinin Hayatını Nasıl Değiştirebilir? 0

“Bir çamaşır makinesi ne kadar toplumsal fayda sağlayabilir ki?” demeyin. Zira Whirlpool’un CareCounts projesi bu olası ön yargıları yıktı ve Cannes Lions’da “Yaratıcı Veri” (creative data) ödülünü kaptı.

Her gün temiz giysiye ulaşım hakkını, sıradan bir durum olarak görüp zaten ulaşılması gereken bir standart olarak kabul edebiliriz. Fakat, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan okul çağındaki çocuklar için bu önemli bir sorun olarak öne çıkıyor ve hiç de yabana atılmayacak sayıda öğrencide yarattığı psikososyal etkiyle, eğitim hayatını yarıda bırakmalarına neden oluyor.

Bu konuda bir de anket çalışması yapılmış. Anket sonuçlarında, 2016 yılı verilerine göre ABD’de yaşayan okul çağındaki her 5 çocuktan birinin öğrenimi, temiz kıyafetlere düzenli erişimi olmadığı için sekteye uğruyor. Bu da her gün 4000’den fazla çocuğun öğrenimini kesintiye uğratıyor. Eğitimini bu nedenle yarıda kesen öğrencilerin işsiz kalma oranı eğitimine devam eden yaşıtlarına göre %40, hapse girme ihtimali ise 8 kat daha fazla olduğu tespit edilmiş.

CareCounts kapsamında okullara Whirlpool çamaşır makineleri yerleştirildi.

Büyük çapta bir toplumsal sorunu verilerle ortaya koyan araştırma, beyaz eşya markası Whirlpool’un dikkatini çekti. Günlük temiz giysi giyme şansı olmayan öğrencilerin eğitim hayatını sürdürmesine öncülük etmek isteyen marka, CareCounts projesi kapsamında ülkenin farklı yerlerindeki okullara çamaşır makinelerini yerleştirdi. Çalışmaları için her yıkamadan önce öğrencilerin kimlik bilgilerini girmesi gerektiği makineler böylece bir taşla iki kuş vuruyordu: Öğrencilerin her gün temiz giysilere ulaşmasını sağlamak ve devamsızlık durumlarını öğrenmek.

Proje, son derece olumlu çıktılar verdi. CareCounts’ın uygulandığı bir okulda öğrencilerin devam oranı %90’ın üzerine çıktı, bu iyileşmenin toplumsal ve akademik açıdan yansıdığı öğrencilerin ortalama devam süresi de bir önceki yıla göre 2 hafta daha uzadı. Ayrıca sınıftaki çalışmalara aktif katılım oranı %89 arttı ve öğrencilerin sosyal ortamda öz güvenlerinin artmasıyla ders dışı aktivitelere katılımları %95 oranında yükseldi. Projenin genelinde, 47 okula yerleştirilen çamaşır makinelerinde 14000’in üzerinde yıkama yapıldığı belirlendi, 1000’den fazla okul ise CareCounts programına katılmayı talep etti.

Okullara yerleştirilen makinelere girilen bilgiler sayesinde, öğrencilerin devam durumları öğrenildi.

Projenin Cannes Lions serüveni ise oldukça ilginç. Kantar CEO’su ve bu yılki jüri üyelerinden Eric Salama, Grand Prix kazanan projenin başta jürinin ilk kısa listesinde olmadığını söyledi. Salama, jüri üyesi ve Engine Media CEO’su Lisa Weinstein’ın, çalışmaya jürinin dikkatini çekmesinin sonuçta etkili olduğunu açıkladı.

Salama ayrıca, DigitasLBi ve Ketchum ajanslarının imzasını taşıyan CareCounts’ın hikâye anlatıcılığından hikâye yaratma aşamasına geçişin önemli bir örneği olduğunu ve markalar için uygulanabilir ve olumlu etki yaratan bir model olduğunun da dikkat çekti.

Whirlpool’un CareCounts projesi, şüphesiz ki önemli bir sosyal sorumluluk projesi olarak karşımıza çıkıyor. Fakat işin asıl güzel yanı, marka bunu yaparken sosyal faydaya veri kullanımı yoluyla ulaşıyor. Markanın sürecin çıktılarını kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşması, projenin topluma doğrudan ve kısa sürede katkıda bulunması, Whirlpool’un sosyal araştırmaları takip etmesi ve aldığı sorumluluğu insanların gözüne sokmadan, ticari bir mantığa dökmeden vitrine çıkarması takdire değer diğer noktalar olarak öne çıkıyor.

Cannes Lions 2017’de ödül kazanan çalışmalarla ilgili diğer haberlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link