Heryerdepilates.com’un Kurucuları Tanem Küriş ve Banu Erdi ile Pilates Hakkında Konuştuk

  • Önce sizleri biraz tanıyalım, pilatese nasıl başladınız? 

Tanem Kuriş:

PwC Türkiye’de 20 yıla yakın süre iş geliştirme ve pazarlama alanlarında yöneticilik yaptım. Kurumsal hayatın bir parçası olarak, masa başında saatler geçirmenin sonucu oluşan ağrılarla mücadele etmek için Pilates ile tanıştım. Kendimi iyileştirmek için başladığım pilates bir tutkuya dönüştü ve bir süre sonra bu metodu daha derinlemesine anlamak ve uygulayabilmek için Pilates eğitmen eğitimleri almaya başladım. Gerekli eğitimleri tamamladıktan sonra Taxim Pilates’te part time pilates eğitmenliği ile profesyonel anlamda pilatesi hayatıma taşıdım. Kurumsal hayat ile birlikte part time Pilates eğitmenliği yaklaşık 4 yıl devam etti. Geçtiğimiz yaz başı bu mucize metod ve dokunduğu tüm yan alanlar ile ilgili projeler gerçekleştirmek üzere kurumsal hayattan ayrıldım ve ilk projemiz heryerdepilates.com için kolları sıvadım. Aralık ortasında da Türkiye’nin ilk online pilates stüdyosu olan heryerdepilates.com’u yayına aldık.

Banu Erdi:

Önce pazarlama iletişiminin farklı alanlarında, sonra PR sektöründe, son 7 yılımı da dijital iletişim sektöründe geçirdim. 30 yaşındayken sosyal medya ajansımız BASE’i kurmuştuk. Malum sosyal medyanın 7/24 devam eden yoğun temposunda kendimi çok ihmal ettiğimi fark edince Taxim Pilates’te pilates yapmaya başlamıştım. Sonra pilates bende de bir tutkuya dönüştü. Sanırım Tanem’in de benim de pilatesi tutkuya dönüştürmemizde, şu anki ortaklarımız, Taxim Pilates’in kurucuları, dünyanın en iyi eğitmenlerinden Canan Tekinel ve Gamze Kiremitçi’nin etkileri de çok büyük. Böylece 2 sene önce; BASE devam ederken ilk önce Canan ve Gamze ile Flex By Taxxim Pilates isimli pilates stüdyosunun kurduk. Flex çok güzel bir stüdyo oldu. Kısa süre önce yüzlerce üyemiz oldu ama bu bizi kesmedi. sonra Flex, Taxim Pilates ekibi tarafından Tanem’le hayallerimizi birleştirdik ve heryerdepilates.com‘u Aralık 2017’de yayına aldık.

  • Düzenli pilates yapan birinin hayatında neler değişir?

Tanem Kuriş:

Pilates için dünyanın en iyi ve en akıllı egzersiz biçimi diyebiliriz. Vücudu şekillendirmesi, sıkılaştırması, güçlendirmesi, esnetmesi, forma sokması bir yana, doğru uygulandığı takdirde tüm omurga sorunları için kesin bir destek tedavi yöntemi olduğu artık bilimsel bir gerçek. Bazı ülkelerde pilates dersleri sağlık sigortası kapsamında. Duruş bozukluklarını gidermesi, dolaşım problemlerini azaltması, vücudun daha sağlıklı daha işlevsel ve daha güçlü olması pilatesin faydaları arasında. Meme kanseri ameliyatları sonrasında hastaların yeniden güçlenebilmesi için özel çalışmaları var. Hamileler için pilates hem doğum öncesi hem doğum sonrası ilaç gibi geliyor. Kemik erimesine karşı en etkili yöntemlerden biri yine pilates. Masa başı hayatın getirdiği tüm ağrılara karşı kesin bir çözüm. Nefes tekniği ile akciğer kapasitesini artırıyor. Fiziksel faydalarının dışında, zihin ve vücut arasında kuvvetli bir iletişim ve farkındalık sağlıyor. Özgüvenimize ve ruhumuza yaptığı katkılarsa tartışılmaz.

  • Biraz da heryerdepilates.com‘dan bahsedelim. İnsanlara evlerinde spor yapacakları bir platform sunmak  nereden aklınıza geldi?

Tanem Kuriş:

Az önce de kısaca bahsettiğimiz gibi, heryerdepilates.com‘u pilatese gönül vermiş 4 kadın olarak kurduk. Pilatesin iyileştirici, kuvvetlendirici ve şekillendirici gücüne inandığımız için bu mucize egzersiz metodunu herkes için ulaşılabilir kılmak istedik. Çünkü birçok kişi iş, seyahatler, çocuklar derken zamansızlıktan, kimileri stüdyolara yakın olmadığından veya yüksek ders ücretleri gibi sebeplerle pilates yapmıyor. Heryerdepilates.com pilates yapmak isteyen herkese bu imkanı sağlamak için kuruldu. Bu platform herkese; herhangi bir stüdyoda bir pilates dersi için ödeyeceği fiyatın çok çok altında bir rakam karşılığında istediği yerde, istediği zaman dünya standartlarında öğretmenler eşliğinde pilates yapabilme olanağı sunuyor.

  • Heryerdepilates.com’dan beklentiniz neler, insanların sizden beklentileri neler? 

Banu Erdi:

Heryerdepilates.com‘dan beklentimiz herkese pilatesi sevdirmesi. Böylece pilatesi insanların hayatına sokarak kaydalarını hayatlarında hissetmelerini sağlayabilsek ne mutlu bize.

Uzun yıllardır pilates eğitmenliği yapan ve stüdyo işleten bir ekip olarak insanların bu konuda birçok beklentisi olduğunu biliyoruz. Heryerdepilates.com’u zamansızlık veya bütçe nedeniyle derslerine devam edemeyen kişilerin beklentilerine, yaşadıkları semtte/şehirde uzman bir eğitmen bulamayanların beklentilerine, gittikleri spor salonlarında derslerin çok kalabalık olması, tecrübesizlik vb nedenlerle derslerden memnun kalmayanların beklentilerine veya internette bu konuda toplu ve güvenilir bir ortam bulamayanların beklentileri gibi bir çok beklentiye cevap verecek şekilde oluşturmaya çalıştık.

Kullanımını da çok kolay tuttuk. Bilgisayar, tablet, akıllı telefonve akıllı TV’ler gibi tüm modern cihazlardan erişebileceğiniz bir platform. Tek yapmanız gereken sitemize üye olduktan sonra seviyenizi, ne uzunlukta bir ders yapmak istediğinizi ve hangi ufak pilates ekipmanı kullanmak istediğinizi seçmeniz. Heryerdepilates.com sizin için en uygun videoları önünüze getiriyor. Siz de bulunduğunuz yerde izleyerek pilates yapabiliyor, istediğiniz zaman durdurup geri alabiliyorsunuz.

  • Bizim ülkemizde spor yapmak denildiğinde genelde akla spor salonuna gitmek geliyor, sizce bu kırılıyor mu ya da kırılacak mı?

Banu Erdi:

Bireyin teknolojiler ile kurduğu ilişki bağlamında “yakınsama” çağındayız. İnsanlar hayatlarını daha kolaylaştırmaya, zamansal ve mekansal özgürlük sağlamaya alışıyorlar. İnsanlar için artık her şey bulundukları yere geliyor. Türkiye’deki sektörler de buna hızla adapte oluyor. Örneğin Netflix, Apple Tv, Amazon derken Puhu Tv, Blu Tv hayatımıza girdi. Spotify dinlerken Muud geldi. Uber sayesinde olduğumuz noktaya ulaşım aracı çağırıyor kredikartı ile ödeme yapabiliyoruz.

İnsanların bu kadar zaman, bütçe, kalabalık gibi faktörlerle mücadele ettiği bir ortamda güvenilir spor hocaları ile evlerinde veya istedikleri bir yerde, çok makul bir fiyata, istedikleri zaman spor yapabilme özgürlüklerinin olması oldukça cazip hale geldi. Zaten evde spor yapabilme kavramı insanlar için yeni bir kavram da değil. Şimdiye kadar birçok site birçok app veya Youtube kanalı sayesinde evlerinde spor yapabiliyorlardı. Ama heryerdepilates.com “pilates” özelinde en iyi, en güvenilir videoları toplu bir şekilde kullanıcılara sunarak ayrışıyor.

  • İnsanlar Youtube’da da pilates videosu izleyebiliyorlar, neden heryerdepilates.com’a gelsinler?

Tanem Kuriş:

Bunun için bir çok önemli sebep var. Birincisi heryerdepilates.com, internette parça parça, orada burada karşına çıkan pilates egzersiz videolarının tersine, onlarca videoyu aynı ortamda, başka bir siteye veya keyword’e geçiş yapmana gerek kalmadan bir bütün içinde önüne getiriyor. İnsanlar bu videoları “Süre, Zorluk Seviyesi, Ekipman ve Eğitmen” seçerek isteğine ve ihtiyacına göre filtreleyebilir. Böylece kendilerine en uygun videolara tek bir ortamda erişebilirler. Kendilerine belli bir düzen ve program oluşturabilirler.

Bir diğer, ama bizim için en önemli faktör, Pilates, kesinlikle uzmanlık gerektiren bir egzersiz metodu. Her yerde karşınıza çıkan videoların veya içeriklerin ne kadar doğru olduğu, ne kadar iyi hocalar tarafından üretildiğini bilemezsiniz. Heryerdepilates.com kişileri doğru pilates videoları ve eğitmenleri ile buluşturuyor. Heryerdepilates.com’daki eğitmenlerimizin hepsi; tüm dünyada kabul gören STOTT Pilates ve BASI Pilates sertifikaları ile Türkiye Jimnastik Federasyonu tarafından verilen Pilates Eğitmeni Sertifikası’na sahiptir. Pilates’i doğru eğitmen eşiliğinde yapmanın çok önemli olduğunu unutmamak, internette bulunan her videoya güvenmemek gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Bundesliga Soruyor: “Takımınıza Ne Kadar Sadıksınız?”

Bundesliga

Simon Cuper’in dünyaca ünlü kitabına verdiği ad, aradan geçen 24 yılda geçerliliğini hâlâ koruyor. Futbol kavramı neredeyse çeyrek asır sonra çok daha endüstriyelleşmiş, takımlar birer marka, futbolcular paha biçilemez ürünler, kulüpler dev şirketler hâline gelmişse de; Premier Lig, Bundesliga, Serie A, La Liga, Ligue 1 başta olmak üzere, pek çok ulusal futbol liginde, taraftarlık duygusunun özünden bir şey yitirmediğini söylemeliyiz.

Bugün hâlâ GalatasarayFenerbahçe maçı gelip çattığında iki tarafı da heyecan sarıyorsa, Ruhr derbisinde puan cetvelindeki yerlerinden bağımsız olarak Borussia Dortmund ile Schalke 04 karşılaşınca coşku artıyorsa, hatta BarcelonaReal Madrid ya da Glasgow RangersCeltic maçlarında olduğu gibi kimi zaman işin içine politik, etnik veya mezhepsel farklılıklar da giriyorsa, futbolun bir kimlik olma özelliğini kaybetmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dortmund fans
Reklamda oynayan Oliver Römer’in tuttupu Borussia Dortmund, Almanya’nın en yüksek tribün doluluk oranını yıllardır elinde tutmasıyla, sadık bir taraftar kitlesi olduğunu kanıtlıyor.

Kutba yakın ülkelerde iklim koşulları nedeniyle bahar ve yaz aylarında oynanıp tamamlanan ligler dışında, Avrupa’daki futbol liglerinin devre arasında olduğu mâlum. Fakat futbol artık devasa bir pazarlama nesnesi olduğundan, verilen bu mecburi aralarda bile taraftarların ilgisini yüksek tutmak için farklı çalışmalar yapılıyor. Almanya’daki en üst futbol ligi olan Bundesliga da bu fırsatı kaçırmadı ve taraftar olmanın sadakatle eş anlamlı olup olmadığına odaklanan bir reklamla seyircilerin karşısına çıktı.

Transfer A Fan (Bir Taraftar Transfer Etmek) adlı reklam başlar başlamaz, kendilerini yetenek avcısı olarak tanıtan ama aslında taraftarların sadakatini sınayan iki kişiye ilaveten, koyu bir Borussia Dortmund taraftarı olan Oliver Römer’i, Borussia Mönchengladbach’a tutkuyla bağlı Martin Siermann’ı ve Almanya’nın en büyük takımı olan Bavyera temsilcisi Bayern München’in sıkı bir taraftarı olan Michael ‘Buschmann’ Zeman’ı görüyoruz.

Ardından ilginç senaryo başlıyor. Televizyon röportajı bahanesiyle getirilen taraftarların, olan bitenin bir düzmece olmasını anlamamaları için her şey özenle organize ediliyor. Sözde menajerler kamerayı dışarıda bırakıyor ve taraftarlarla kapalı kapılar ardından özel konuşacakları izlenimini yaratıyor. Her taraftarla ayrı ayrı masaya oturan yetenek avcıları (!), devre arası olması nedeniyle transfer döneminin başladığını ve para neredeyse oraya giden futbolcular gibi, taraftarların da aynı yolu izleyebileceklerini düşündüklerini söylüyor. Sonrasında ise onlara “reddedemeyecekleri bir teklif” yapıyor.

Sözde yetenek avcıları Siermann’a Köln, Römer’e Dortmund’un ezeli rakibi Schalke 04’ü, Zeman’a ise Römer’in takımı olan Dortmund’u tutmalarını öneriyor. Hatta önermekle de kalmıyor, teklifi cazip kılmak için önceden yaptıkları hazırlıkları da anlatılıyor. Zeman’a üzerinde lakabı olan Buschmann yazılı Borussia Dortmund forması, Römer’e Schalke 04 tribünlerinde ona özel hazırlanacak koreografinin örneği, Zeman’a ise üzerinde fotoğrafının döşendiği Borussia Dortmund takım otobüsünün nasıl olacağı gösteriliyor.

Buschmann
Taraftarlar arasında oldukça popüler olan Buschmann Zeman, koyu bir Bayern Münih taraftarı olduğunu rengarenk ve ilginç kostümüyle her maçta gösteriyor.

Dünyanın her yerinde bağlılıkla özdeşleştirilmiş taraftarlık duygusu sınanırken bu jestlerle de yetinilmiyor, taraftarlara yeni takımlarının renklerinde özel tasarım araba ve kostümün yanı sıra, yüksek rakamlarda para da teklif ediliyor. Büyük vaatler ve takımlarına duydukları sadakat arasında sıkışan taraftarların zor anları yüzlerinden ve beden dillerinden okunuyor. Bunun para değil bir gönül işi olduğunu söyleyen Siermann taraftarlığın satın alınamayacağını savunurken, “Daima Bayern, hep Bayern!” diyen Zeman önce 150 bin, daha sonra 200 bin Euro’luk teklifler karşısında iyice afallıyor. Römer ise yapılan teklifin kimliğini satması anlamına geldiğini ve bunu yapamayacağını belirtiyor. Sonunda üç taraftar da sevdalı oldukları renklerini değiştirmeyeceklerini söyleyerek ikiliyi reddediyor.

Römer, Siermann ve Zeman’ı görüşme sonrasında bir sürpriz de bekliyor. Tuttukları takımın taraftarları tarafından yapılan tezahüratlar eşiliğinde bayraklar ve kaşkollarla karşılanıyorlar ve olayın tamamen bir test olduğunu nihayet anlıyorlar. Reklam bir sonraki adımda “Gerçek taraftarlar satın alınamaz. Bundesliga 12 Ocak’ta geri dönüyor.” ifadeleriyle sona eriyor.

Oliver Römer
Borussia Dortmund taraftarı Oliver Römer, yapılan teklif karşısında şaşkınlığını gizleyemedi.

Hayatın tam ortasından bir içgörüyü, dünyanın en popüler sporunu arkasına alarak yansıtmak her ne kadar sağlamcı bir yol gibi görünse de bunu, insanların en büyük zaafı olan parayla karşı karşıya getirerek yaratıcı bir çalışmaya dönüştürmek herkesin harcı değil. Bu nedenle, çalışmayı hazırlayan Brüksel merkezli Duval Guillaume ajansını tebrik etmek gerekiyor.

Peki, ya siz? Reklamdaki taraftarlardan biri olsaydınız, yapılan tekliflere ne kadar direnebilirdiniz? Dürüst olun, spor endüstrisi çağında taraftarlığınızın sadakat testine girmesini göze alır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

AstroLogos’un Kurucusu Burcu İnci ile Astroloji Üzerine Konuştuk

Cumartesi Kahvesinde bu haftaki konuğumuz AstroLogos’un kurucusu Burcu İnci.

  • Öncelikle sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

  • Bİ: Tabii. Kabataş Erkek Lisesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. Amerika Montclair State Universitesinde tam burslu olarak, pazarlama yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Yaklaşık 15 yıldır kurumsal hayatın içindeyim. Türkiye’nin hızlı tüketim, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren, lider şirketlerinde yöneticilik görevleri aldım. Halen de Enerji sektöründe, Türkiye’nin en büyük ve benim için özel gruplarının bir tanesinde görev almaktayım.
  • Peki Astroloji nasıl girdi hayatınıza?

  •  Bİ: Aslında hobi olarak girdi. Bundan 5 yıl önce, hayatı anlamlandırmak istediğim, hayatımın zor dönemeçlerinden bir tanesini yaşarken, hayat beni konusunda son derece bilgili bir astrolog ile bir araya getirdi. Hayatımda ilk defa yıldız haritası gördüğüm anı hala hatırlıyorum. Üzerinde garip sembol ve işaretlerin olduğu, hiç birini anlamadığım, bir çembere bakıp 5,6 saat konuşmuştuk. O gece aslında Astroloji’ye aşık olmuşum ben. Sonrasında da hiç vazgeçemedim. Artık hobimi bulmuştum. Fakat bir hobi, aşkla yapınca kabına sığmadı, doldu, taştı…

  • Nereden çıktı kitap yazma fikriniz?

  • Bİ: Türkiye’de Astroloji denince insanların aklına hayatta en nefret ettiğim kelime olan “Fal” geliyor. Bu korkunç bir yanlış. Bu Matematiğin, Geometrinin temellerini oluşturan bir ilime yapılan büyük bir hakaret. Astrolojiye aşkım büyüyüp, bu derinleştikçe daha da derinleşen denize atlayınca yapılan haksızlığı fark etmeye başladım. Holdingde öğle tatillerinde ekip arkadaşlarımla sohbetler ederken aslında doğru anlatınca Beyaz Yakalıların bile ilgisini çektiğini fark ettim. Sonra da çok yakın bir arkadaşıma bir ajanda hazırlamayı, kitap gibi yapıp, doğru bilgileri de sunmayı planladığımı söyledim. Fikre bayıldı. O kadar destekledi ki, melek yatırımcım oldu.
  • Biraz da kitap/ajandadan bahsedelim.

  • Bİ: İnsanların kullanım kitapçıklarının gökyüzünde saklı olduğuna inanıyorum. Doğru zamanda doğru bilgi ile hayatı anlamlandırabilmek çok önemli. Bu yüzden kitaba başladığımda amacım, 2018 yılının her bir gününe ait gökyüzü olaylarını not etmek ve ipuçları vermekti. Nitekim tam olarak bunu yaptım, yayıncım bu not alanlarının üzerini kitap sahiplerinin de notlarını alabilmeleri için boş bıraktı, böylelikle ajanda ama üzerinde bilgiler olan bir ajanda çıktı ortaya…

  • Son olarak AstroLogos markasından bahseder misiniz?

  • Bİ: Kendi uzmanlığımda pazarlama ve markalaşma süreçleri olduğundan bir marka yaratmadan, çalışmalarımı paylaşmak doğru olmazdı. AstroLogos markasını kurdum. AstroLogos, Latince Yıldız Bilimi manasına gelir. Tüm çalışmalarımı www.astrologos.com.tr den takip edebilirsiniz. Ayrıca sosyal medya da AstroLogosTr hesaplarında her güne özel yorumlarımla sizleri bekliyor olacağım.
  • https://www.instagram.com/astrologostr/
  • https://twitter.com/astrologostr

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link