Ergün Erdem: ‘Sosyal Medyada Ölçülebilir Hedefler Koymak Temel Prensip Olmalı’

Cumartesi Kahvesi’nde bu hafta C2A’dayız. Ajansın kurucularından Ergün Erdem ve Barış Topuz ile  keyifli  sohbetler  gerçekleştirdik. Bu hafta  Ergün Erdem‘le olan sohbetimize yer veriyoruz. Erdem, bütünleşik pazarlama ve sosyal medya üzerine çok değerli açıklamalar yaptı.

 ‘’Bütünleşik pazarlamada geriye dönüş söz konusu’’

tn‘’İletişim sürecinde yaşanan evrimleşme ajanslara da yansıdı. İlk zamanlarda Full Hizmet Ajansları vardı ve bu ajanslarda pazarlama iletişimine dair herşey yapılıyordu. Zaten o günlerde ürüne ve maliyete dayalı pazarlama söz konusuydu ve çok fazla kanal yoktu. Zaman içerisinde bu kayboldu ve pazarlama iletişimi alanında yoğun gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeyle birlikte yeni uzmanlık alanları doğdu ve Full Hizmet Ajanslarının içerisinden , niş alanlara hizmet eden alt ajanslar çıkmaya başladı ve sektör giderek çeşitlendi. Bu durum en çok müşterinin işine yaradı tabii ki. Ancak şu da var ki zaman içerisinde müşteri tarafındaki iletişim departmanı  bu çeşitlenmeden dolayı ajansları yönetemez hale geldi.

Aynı zamanda bir markanın tüketicinin zihninde pozisyonlanması çok kolay bir durum değil. Bu pozisyonlanmasyı sağlayabilmek de bütünleşik pazarlamanın tüm alt dallarının efektif koordinasyonundan geçiyor ve bu dalların tamamının aynı şeyleri söylüyor olması gerekiyor. Bu gözlerle baktığımız zaman tüm dünyada  yavaş yavaş bir geriye dönüş başladı. Bu dönüş ile birlikte ABD ve İngiltere’de markalar, ajansları konsolide etme sürecine girdi ve bu durum Türkiye’ye de yansıdı.

309200_10151413147073332_632349846_nBiz uzun yıllardır Bütünleşik Pazarlama İletişimi Ajansı konusunun markalar için daha verimli olduğuna dair inancımızı hiç yitirmedik ve bundan dolayı da 5 yıl önce C2A’yı faaliyete geçirdik. Bütünleşik pazarlamanın sosyal medya kısmında ise 2 yıllık  uzun  bir çalışmanın  ürünü olan The Netfork isimli alt markamızı kurduk. Medya planlama haricindeki pazarlama iletişimine bir bütün olarak bakarak faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz.’’

Necip Murat: Dijital medyaya yönelik proje hazırlamak konvansiyonel medyayla kıyaslandığında daha mı zor ?

‘’Her ikisinin de kendine ait dinamikleri var. O açıdan birine birinen daha zor demek yanlış olur diye düşünüyorum.  Geleneksel medyada senaryonun yazımından tutun da montajına, set işçisine, makyajcısına kadar ilgilenilmesi gereken birçok dinamik bulunurken, diğer tarafta tek bilgisayarla tüm işler halledilebilir gibi gözüküyor, ancak dijitalin de kendine ait çok sayıda dinamiği mevcut.

Necip Murat: Bütünleşik pazarlama iletişiminde sosyal medya ve mobilin gücü sürekli artıyor. Markaların bu alanlara ayırdıkları bütçe aynı oranda artıyor mu ?

‘’ Çoğu markada böyle bir artış söz konusu değil. Ancak bu alanda öncü olan veya olmak isteyen bazı firmalar var. Bu firmalarda da ortalamadan fazla bir artış söz konusu. Bugün İstanbul’da ‘pazarlama bütçemin %40’ını dijital,mobil operasyonlara ayırıyorum’ diyen reklamveren var. Ne kadar gerçekleşiyor ya da gerçekleşmiyor tartışılır ama bunu ifade eden şirketler mevcut.

2 sene evveline kadar bütçeden arta kalan para ile dijital,mobil işler yürüyordu. Ancak bu dönemde herkes yılın başında dijitali,sosyal medyayı ayrı bir başlık olarak açıp, reklam bütçesini buna göre planlıyor. Markaların bu alanlara ayırdıkları bütçe sürekli artıyor ama başta da söylediğim gibi bu alanların gelişimine paralel bir bütçe artışı söz konusu değil.  ‘’ 

Necip Murat: Herhangi bir kullanıcıya ‘en son hangi markanın Facebook sayfasına girdin ya da en son hangi markanın Facebook kampanyasını hatırlıyorsun?’ diye sorulduğunda ya hatırlamıyor ya da uzun bir süre düşünmesi gerekiyor. Sizce markalar verdiği emeklerin karşılığını alabiliyor mu ?

‘Sosyal medyada ölçülebilir hedefler koymak temel prensip olmalı’

‘’Markalar öncelikle sosyal medya iletişimlerinin amacını belirlemeli. Markanın sosyal mecraları kullanma nedeni marka bilinirliğini arttırmak ise farklı, satışları arttırmak ise farklı bir yanıtı var bu sorunun. Ancak şöyle bir örnek versem yeterli olacaktır sanırım. Ben müşterilerimden biri ile offline mecralardan biriyle entegre bir yarışma yapıyorum. Bu yarışma sonucunda marka, her gün 200 ya da 300 kişi ile doğrudan temas kuruyor; bu kişilerin içerisinden 20-30’uyla karşılıklı konuşma   yapılıyor; 1-2 tanesi de ödül kazanıyor.  Her gün 2 kullanıcı demek yılda 700 kişi demektir. Televizyonu ne kadar kullanırsanız kullanın 1 tane tüketici ile bile doğrudan temas kuramazsınız. Bu bağlamda değerlendirirsek markanın verdiği paranın karşılığını fazlasıyla aldığını söyleyebiliriz.  Ancak tam olarak değerlendirebilmek için yapılan kampanyanın amacını iyi bilmemiz gerekiyor.  İşte bu yüzden de ölçülebilir hedefler koymak sosyal medya kampanyalarının  temel prensibi olmalı’’

Necip Murat: Sosyal medya markalar için tuzaklarla dolu bir yol. Yaptıkları bir paylaşım, marka imajının zarar görmesine ve hatta bir linç kampanyasına dönüşebiliyor. Markalar sosyal medyada paylaşım yaparken en çok neye dikkat etmeliler?

”Herşeyden önce iyi bir ajans ile çalışmalılar. Sosyal medyada yapılan şey sadece bir post atmak olarak görülmemeli. Orada asıl yapılan şey tüketici ile iletişim kurmak. Yapılan iletişimin sonuçlarının nereye varabileceğini ölçmeden hareket edilmesi durumunda markaların başı dertten kurtulamaz. Dolayısıyla nitelikli personel ve ajans ile çalışmak markanın dikkat etmesi gereken en önemli nokta. Bu durum hiç bir sıkıntı yaşanılmayacağı anlamına gelmiyor ama iletişimi tam olarak bilen kişiler tarafından  yönetilen bir süreç, kötü sonuçlar alma riskini büyük ölçüde azaltıyor.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

En Güvenilir Sosyal Medya Platformu Linkedin Seçildi

Sosyal medyanın gücü yadsınamaz. Bir yandan da internet kullanıcılarının kafasındaki en büyük soru işareti ulaştıkları içeriklerin güvenilirliği… AdColony ve Nielsen yaptıkları araştırma ile bu sorunun cevabını aradılar. Araştırmanın sonuçlarına göre 18-55 yaş arası internet kullanıcılarının en güvenilir buldukları sosyal mecra LinkedIn oldu!

Farklı sosyal medya araçları ile karşılaştırıldığında kullanıcılar LinkedIn’i alanında tek olması yönü ile daha değerli buluyor. Sosyal medya kullanıcılarına göre en güvenilir içeriklere LinkedIn’de ulaşılıyor. LinkedIn üyelerine göre bu mecrayı diğer sosyal medyalardan ayıran özellikler kendilerini geliştirmesine yardımcı olması, sektörden güncel haberleri barındırması ve tecrübe, bilgi, deneyim ve başarı hikayelerine erişilebilen bir platform olması.

Diğer sosyal medya araçlarına göre kullanıcıların LinkedIn’i tercih etmelerinin en önemli sebebi güvenilir içerikler barındırması. İkinci sırada ise sadece iş amaçlı kullanılması geliyor. Kadınlar için, güvenilir içerikler barındırması en yüksek skoru alırken; erkekler için, profesyonellerin bulunduğu bir network ağı olması en fazla skor alan neden olarak belirleniyor.

Günde ortalama 17 dakika

Kullanıcıların yüzde 24’ü haftada 3-4 gün LinkedIn’e girerken, yüzde 20’si her gün LinkedIn’lerini kontrol ediyorlar. Özellikle 18-44 yaş grubunun ortalama girme sıklığı yaklaşık 2,7 gün olarak görülüyor. Kadınlar genel ortalamanın üzeri sıklıkta LinkedIn’e girmeyi tercih ediyor.

  • LinkedIn üyelerinin en aktif oldukları zaman aralığı 14:00-18:00 saatleri arası.
  • Genel ortalamadan farklı olarak, 25-34 yaş grubunun en sık tercih ettiği zaman dilimi 12:00-14:00 saatleri arası.

Kullanıcıların LinkedIn kullanım amaçları incelendiğinde, LinkedIn kullanma amacı ve sık kullanma nedeni olarak network oluşturmak/yeni iş bağlantıları kurmak ve yeniliklerden haberdar olmak dikkat çekiyor. Yaş gruplarına göre tercihlere bakıldığında 18-24 yaş grubunun yeniliklerden haberdar olmak için 35-44 yaş grubunun kendilerini geliştirmek için 45-54 yaş grubunun ise network oluşturmak için LinkedIn’i kullandığı görülüyor.

Yeni iş bağlantıları kurmak için doğru adres: LinkedIn

Kullanıcıların LinkedIn kullanım amaçları incelendiğinde, LinkedIn kullanma amacı ve sık kullanma nedeni olarak network oluşturmak/yeni iş bağlantıları kurmak ve yeniliklerden haberdar olmak dikkat çekiyor. Yaş gruplarına göre tercihlere bakıldığında 18-24 yaş grubunun yeniliklerden haberdar olmak için, 35-44 yaş grubunun kendilerini geliştirmek için, 45-54 yaş grubunun ise network oluşturmak için LinkedIn’i kullandığı görülüyor.

Kullanıcıların çoğu LinkedIn reklamlarını dikkat çekici buluyor!

Kullanıcıların onlarca reklamla karşılaştığı günümüz dijital dünyasında, pazarlamacıların en büyük sınavı kullanıcıların dikkatini çekebilmek. Araştırmanın en etkileyici sonuçlarından biri de LinkedIn kullanıcıların reklam tepkileri ile ilgili. Kullanıcıların yarısından fazlası (tam olarak %56’sı) LinkedIn’de gördükleri reklamları dikkat çekici buluyor.

Dikkat çekici bulan kullanıcılar arasında yapılan incelemeye göre reklamların rahatsız edici bulunma oranı sadece %15. Burada kullanıcı deneyimini bozmayan, görünürlüğü yüksek, kullanıcı dostu  ve doğal reklam formatlarının etkisi büyük. Kullanıcıların %58’i reklamları rahatsız edici bulmadıklarını belirtiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kurumsal Blogun Markalaşmaya Etkisi ve Öneriler

Google’a “kurumsal blog”, “kurumsal blog yönetimi” gibi cümleler yazdığımızda karşımıza yüzlerce makale çıkıyor. Bu yazıların ana fikrine baktığımızda “kurumsal blog önemli” sonucuna ulaşıyoruz. Kurumsal blogun önemi anlatılırken ise genellikle işin “nedir”ine değinilir. Oysa insanlar “kurumsal blog nedir”, “kurumsal blogun faydası nedir?” gibi ifadelerden sıkılmış durumda…

Nedir”leri bırakma vakti geldi. Kitaplarımı, röportajlarımı ve makalelerimi okuyanlar veya konferanslarıma, eğitimlerime katılanlar bilir meselenin “nedir” kısmıyla pek ilgilenmem. Genelde “nasıl” kısmına odaklanırım. Dolayısıyla kurumsal blog konusunda da işin “nedir” kısmıyla değil, “nasıl” kısmıyla daha çok ilgiliyim.

“Nedir” konusuna çok takılmamamın birkaç nedeni var. İlki reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisindeki tüm kavramlar (dijital pazarlama, yeni medya, PR vs.) sosyal bilimlerin birer ögeleridir. Dolayısıyla bu kavramların her biriyle ilgili yüzlerce farklı tanıma rastlamak mümkündür. Elbette literatüre girmiş ve herkesçe kabul görmüş tanımlar mevcut ama işin özünde örneğin her halkla ilişkiler öğrencisinin veya profesyonelinin kendince bir halkla ilişkiler tanımı olabilir. Kısacası reklam, pazarlama, iletişim, medya ve bunların alt kategorisine ait kavramlarla veya alanlarla alakalı kariyer yapan her birey bu kavramlara veya alanlara yönelik özgün tanım(lar) üretebilir. “Nedir” konusuna takılmamamın ikinci ve daha önemli nedeni ise “nedir”in pratik olmamasıdır. Kurumlar, markalar hatta biraz daha açık konuşayım patronlar sizin uzmanlığınızla ilgili ne kadar çok “nedir” bilmenize değil işleri “nasıl” yapacağınıza odaklanırlar ve size bu yüzden maaş öderler.

“Nedir” – “Nasıl” faslını daha fazla uzatmak istemiyorum. O konuya girme nedenim bu yazının aslında “kurumsal blog yönetimi nedir, niçin önemlidir?” bakış açısını bir kenara bıraktığımız anlatmak içindi. “Kurumsal blog nasıl farklılaştırılır?” konusuna odaklanmamız gerekiyor.

Danışmanlığını yaptığım işletmelerin markalaşma sürecinde kurumsal blog için ayrı bir sayfa açıyorum desem yeridir. Çünkü kurumsal blog, bir işletmenin; kurumsal yapısını, ürünlerini, hizmetlerini vs. ifade etmek için kullandığı en kestirme yoldur.

Kurumsal blog yönetiminde farklılaşmak için unutulmaması gereken önemli bir detay var o da kurumsal blogların dinamik bir yapıya sahip olduğu gerçeğidir. Diğer bir ifadeyle kurumsal bloglar için süreklilik ve etkileşim büyük önem taşır. Bu iki olgu sağlanmadığı müddetçe kurumsal blogun hiçbir anlamı yoktur. Etkileşimi sağlamak içinse iki şartımız var; “içerik” ve “kitle”.

Kurumsal blogdan mahrum bir işletmenin markalaşma süreciyle ilgili bir takım sıkıntılar yaşanması muhtemeldir. Aslında kurumsal blog işin jeneriğidir. Asıl önemli olanın “içerik” olduğunu unutmamalıyız. Kısacası kurumsal blog yönetiminde farklılaşmanın en önemli basamağı içeriktir.

Markalar kurumsal blogları genellikle siteye trafik çekmek için tercih ediyor. O nedenle kurumsal blogda SEO için önem arz eden faktörler çerçevesinde içerik oluşturuyorlar. Bu da blogun soğuk ve samimiyetsiz bir yapıya bürünmesine neden oluyor.  Oysa kullanıcılar, müşteriler veya paydaşlar bir işletmenin kurumsal blogunu işletmeyle ilgili ya da işletmenin ürün, hizmet veya gerçekleştirdiği / gerçekleştireceği aksiyonlarıyla alakalı bilgi edinmek için takip eder. Sırf işletmenin faaliyet gösterdiği alana dair kelimelere yer vermek için yazılan bloglar en kibar tabirle çöptür.

Kurumsal blog yönetiminde benim işletmelere tavsiyem şu şekilde;

  • Blog içeriklerinizi bir profesyonele (blogger, uzman) yazdırın
  • Kurumsal blogda kuru içerik yerine dinamik içeriklere odaklanın
  • Deneyim pazarlaması (ürün incelemesi vs) şeklinde içerikler oluşturun
  • Sektörünüzdeki profesyonellerle röportaj yapıp onların sektörünüz ve markanız hakkında konuşmasını sağlayın
  • İçeriklerinizin sosyal medya kullanıcıları tarafından okunacağını unutmayın ve sosyal medya kullanıcılarının paylaşacağı türde içerikler oluşturmaya odaklanın
  • İçeriklerin ipucu ve pratik bilgi içermesine özen gösterin
  • İçeriklerin anahtar kelime odaklı olduğu kadar bilgi ve deneyim odaklı olmasına da özen gösterin

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link