Barış Topuz: ‘ Yapılmamış olanı yapmak işi çok zor hale geldi. ‘

Cumartesi Kahvesi’nde bu hafta C2A’nın yaratıcıları ile yaptığımız sohbetin ikinci bölümü var. İlk hafta Ergün Erdem’le yaptığımız sohbete bu hafta ajansın eş kurucusu olan Barış Topuz’la devam ediyoruz. Topuz, markaların sosyal medya tutumlarından dijital mecralarda iş yapmanın zorluklarına kadar birçok konuda çok değerli açıklamalar yaptı.

Ahmet Şenkaya: Markalar bazen imkansızı mı istiyor ?

IMG_2579

‘’Reklamcılığın kat ettiği yola bakacak olursak, müşteriler hem ajanslardan beklentilerinin yerini bulup bulmadığını anlamak hem de gerçekten ortaya kulaktan kulağa yayılma özelliğine sahip bir iş yaratılmış mı görmek için ajansları baskı altında tutuyor diyebiliriz. Kulaktan kulağa yayılma özelliğine sahip bir işin ortaya çıkması önemli. Televizyon reklamına da gazete reklamına da bakarsanız üzerine konuşturacak işler yapmak trend oldu. Çünkü günün sonunda eğer üzerine konuşturacak bir iş çıkarsa ortaya, konuşma yalnızca o mecrada kalmıyor sosyal medyaya da günlük hayata da taşınmış oluyor. Evet bazen markalar ajanslardan imkansızmış gibi görünen şeyleri talep edebiliyor ama bunu da çok garipsemiyoruz doğrusu.’’

Ahmet Şenkaya: Günümüzde dijital mecrada iş yapmanın daha zor bir hal aldığını düşünüyor musunuz?

‘’Küreselleşme ve internetin bu denli yaygınlaşmasıyla, yani herkesin herşeyi görebilmesiyle birlikte yapılmamış olanı yapmak çok zor hale geldi. Herhangi bir müşterimize dijital mecrada bir iş yapmaya hazırlanırken yaptığımız ilk iş, yapmayı düşündüğümüz çalışma daha önce yapılmış mı buna bakmak oluyor ve genelde de yapılmış oluyor. Konuya bu açıdan bakıldığında dijitalde iş yapmak gerçekten çok zor bir hale geldi.’’

Ahmet Şenkaya: Markaların sosyal medya iletişiminde ajanslardan en çok talep ettiği hizmetler neler ?

‘’Öncelikle akla gelen ilk konu tabi ki ‘bize bir Facebook hesabı açın’repliği. Bu tarz bir istek artık asla gelmiyor. Bunun biraz jenerasyonla da ilgisi var. Markalar tarafında iletişimi yönetenlerin yaşları gençleştikçe, doğal olarak sosyal medyaya yönelik bir bilinçlenme de söz konusu oluyor. Ancak iş derinlenmesine bilinmediği için ajansların yönlendirmesiyle hareket eden reklam verenlerde var.’’

Ahmet Şenkaya: Pazarlamanın 4P’si vardı, gelişti 7P oldu. Size göre sosyal medya yönetiminde olmazsa olmaz P’ler ve C’ler var mı ?

Bu P ve C’ler birşeyleri tanımlamak için gerekli tabi ki; en azından konuşmalara bir çerçeve getirmek için. Ancak sıklıkla bu tarz genellemelerle ‘10 adımda 12 adım’ diyerek dalga geçtiğimiz de oluyor. Elbette işin gözardı edilemez temel bir kısmı var, örnek vermek gerekirse: Facebook’un görsel yayınlamak için koyduğu bazı kuralları var ve bu kuralları gözardı ederseniz, markanızın logosu ve yayınladığı görseller, görselin içinde güdük görünebilir ve bu gibi garip durumlar ortaya çıkabilir. Ancak genel  tabloya bakacak olursak eğer, olmazsa olmaz P’ler ve C’ler biz pek görmüyoruz açıkçası. Konunun temellerini belirledikten sonra, o markaya, o markanın hedef kitlesine, hedef kitlenin sosyal medyadaki varlığına ve varlığının biçimine göre hareket edilmesi gereken türlü türlü durumlar var ve bizce asıl olması gereken kurallar, bunların daha iyi tespit edilmesi olmalı. Aksi taktirde kitabı açıp bu işin şu şu kuralları varmış bu kuralları uygulayalım derseniz markanıza ters düşen işlerde yapabilirsiniz.

Ahmet Şenkaya: Facebook hala reklam verenler için hedef kitle hedeflemesinde en iyi seçenek mi ?

‘’Evet, eğer doğru kullanılırsa Facebook en iyi seçenek diyebiliriz. Şu noktaya değinmeden geçmek istemiyorum, çoğu ajans Facebook’u hedef kitle hedeflemesinde doğru kullanmıyor, çok fazla detaya inmiyor. Markaların hedefleri ve amaçları için detaya inmek gerekiyor. Ajanslar detaya inmek yerine daha çok genel hedeflemelere bakıyorlar; yalnızca iPhone kullanıcılarını hedeflemek gibi. Oysa çok daha fazla detaya inme imkanı sunulduğuna göre, biraz daha detaya inmek gerekiyor, bunu değerlendirmek lazım. ‘’

Ahmet Şenkaya: Sosyal medya markalar için tuzaklarla dolu bir yol. Yaptıkları bir paylaşım, marka imajının zarar görmesine ve hatta bir linç kampanyasına dönüşebiliyor. Markalar sosyal medyada paylaşım yapmadan önce nelere dikkat etmelilier ?

‘’Sosyal medyada gördüğünüz gibi bir olaya pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmakla negatif bir bakış açısıyla yaklaşmak arasında bir ayrım yapacak olursak, insanların genelinde negatifi söyleme eğilimi olduğunu gözlemleyebiliriz. Ortaya koyulan bir çalışmayı beğendiğini söyleme ile beğenmediğini söyleme arasında ciddibir fark var. İnsanlar arasında, sosyal medyada özgürce konuşabildiklerini hissetmelerinden kaynaklı, sosyal medyayı tepkilerini dile getirdikleri bir mecra olarak görme anlayışının hakim olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla kaliteli bir iletişim stratejisi kurmak ve buna göre hareket etmek gerekiyor.’’

 

Paylaş
Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

CEVAPLA