Ahmet Akın: Kendi işimi kurduktan sonra, her sabah köşedeki bakkala, yol kenarındaki simitçiye şapka çıkarmak geliyor içimden.

Bu hafta Cumartesi Kahvesi’ndeki konuğumuz Kramp Reklam Ajansı Kurucu Ortağı Ahmet Akın. Kendisiyle reklamcılık ve girişimcilik üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Halil İşgüzar: Merhaba, öncelikle keyifli bir hafta sonu dileriz. Kısaca sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?

Ahmet Akın: Bankacı bir babanın oğlu olarak öğrencilik hayatımı babam gibi bankacı olacağımı düşünerek geçirdim. Amerika’da master yaparken pazarlama alanına doğru yönelmem gerektiğini fark ettim. Önce reklamveren tarafında Beymen’de çalıştım. Bir gün Güzel Sanatlar’ın iş ilanını gördüğüm anda reklam sektörüne geçmem gerektiğinin farkına vardım. En çok 9 yıl kadar TBWA’de çalıştım. Leo Burnett’ten sonra Ocak 2014’te ortağım Serkan Balak’la birlikte Kramp’ı kurduk.

Sektörel oluşumlarda ya da sektöre hizmet veren, yetenek yetiştiren platformlarda yer almayı seven biriyim. Reklamcılık Vakfı’nda Başkanlık, Reklam Özdenetim Kurulu’nda üyelik yaptım. Önce Bahçeşehir Üniversitesi’nde ders verdim. 2013 yılından itibaren Bilgi Üniversitesi Marka Okulu’nda ders veriyorum.

Hiçbir zaman “Eskiden her şey daha iyiydi. Bizim zamanımızda böyle miydi?” diyenlerden olmadım. En çok gençlere inanıyorum. Benim bu yaşımda farkına vardıklarıma onların bazen benden çok önce farkına varmalarını çok değerli buluyorum. Deneyimli reklamcılar olarak önce, onların önünden değil onlarla birlikte koşmaya, sonra da zamanı geldiğinde bayrağı devretmeye gönüllü olmamız gerekiyor.

H: Reklam sektöründe uzun yılları bulan bir tecrübeniz var ve bu yıllar içinde sektörde çok hızlı, bir o kadar da büyük değişimler yaşandı. Siz bu değişimleri nasıl yorumluyorsunuz, özellikle Türk markaları bu değişime yeterince adapte olabildi mi sizce?

A: Markaların performansını toplumsal bağlamdan bağımsız olarak değerlendiremeyiz. Ben 2013 yılına girdiğimiz andan itibaren bu ülkenin zor bir sürece girdiğini düşünüyorum. Hiçbir olay, hiçbir seçim, hiçbir kriz sonrasında bizi ileriye taşıyacak bir ortam yaratmadı.

Ülkenin içinde olduğu belirsizlik markaları daha dikkatli olmaya yönlendirdi. Geldiğimiz noktada yıl içinde yaptığı gerçek çalışmalarla Cannes’da ödül alamayan bir ülkeden, yarışma için yaptığı çalışmalarla bile ödül alamayan bir ülkeye dönüştük. Bu örneği Cannes’ı veya diğer yarışmaları çok önemsediğim için değil, sektöre ayna tuttuğunu düşündüğüm için veriyorum.

H: En son köşe yazılarınızdan biri robotlarla ilgili. Aslında bu da değişimin ne kadar büyük olduğunun kanıtı. Sizce önümüzdeki yıllarda bu değişimlerin eşiğinde reklamcılığı neler bekliyor?

Reklamcılık daha karmaşık, daha sayısal, daha az sezgisel, daha programatik olmaya doğru gidiyor. Bazıları reklamcılığın sonunun geldiğini söylüyor. İsmi yine reklamcılık olur mu bilmiyorum ama aynı bütçeyle daha fazla etki yaratılan, çok daha heyecanlı bir dönemin başında olduğumuzu düşünüyorum.

Diğer taraftan, dünyada her şey değişiyor, ama insanoğlunun sahip olduğu duygular değişmiyor. Yaptığımız işi özetlersek, insanları harekete geçirecek duygular yaratma işinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Geçmişte de öyleydi, yarın da öyle olacak.

H: Eskiden olduğu gibi reklamcılık artık “bir TV reklamı yapalım, ardından bunu basılı mecrada ve outdoorda da uygulayalım”dan çok uzak. Sosyal medyadan mobile sayısız mecra var. Hatta mecra içinde sayısız mecra var. Peki bu kadar çok mecra içinde sizin iş yaparken daha büyük keyif alıyorum dediğiniz bir mecra var mı?

Mecra ayrımı yapmayı doğru bulmuyorum. En çok bir mecranın insanları şaşırtmasını seviyorum. Avusturyalı bir güneş enerjisi şirketinin sadece güneşe tutulduğunda yazıların belirdiği faaliyet raporu projesini çok beğeniyorum mesela. Bir ajans çıkıyor ve normalde ajansların yapmaya isteksiz olduğu faaliyet raporu gibi bir işi kural yıkan bir projeye dönüştürebiliyor.

Ayrıca mecrası tanımsız işleri çok beğeniyorum. Bu sene Cannes Lions’ta Grand Prix alan İsveç Turizm Bürosu’nun The Swedish Number kampanyasını birçok açıdan iyi buluyorum. Bir kamu kuruluşunun bu kadar yaratıcı bir fikri hayata geçirmesini sevdiğim kadar İsveç Başbakanı dahil tüm ülkenin katıldığı mecralar-üstü bir fikir olmasını da seviyorum. Bu ülkeden de böyle işler çıksın istiyorum.

H: Biraz da Kramp’tan bahsedelim. Henüz 2 yaşını yeni tamamlamış bir ajans olmasına rağmen dikkat çeken işlere imza attınız. Yukarıda konuştuğumuz bu değişimlerin neresinde Kramp?

Kramp tüm bu değişimin farkında ve hala yolun başında. “Çok yol aldık” inancının kişiyi/ajansı yavaşlatıcı etki yarattığına inanıyorum.  Her sabah ajansa gelirken “Daha çok yeniyiz” duygusuyla geliyorum (saç ve sakalımdaki beyazlar artsa da…)

H: Kişisel bir soruyla bitirelim. Uzun yıllar global ajans deneyimiyle geçen bir kariyerden sonra kendi bağımsız ajansınızı yönetmek nasıl bir duygu. Eksileri ve artıları neler sizce?

Bağımsızlığın kendisi hem bir avantaj hem de dezavantaj. Bağımsız olduğunuz için kimse size engel olmuyor, kimseden izin almak zorunda değilsiniz. Aynı zamanda hiçbir şey için kimseyi sorumlu tutamazsınız. Başarıdan da sorumlusunuz, şanssızlıktan da.

Ayrıca kişisel olarak hangi sektörde olursa olun, girişimciliğin kendisinin yaratıcı bir eylem olduğunu düşünüyorum. Hayatta yeni bir iş/isim/kimlik yaratmaya cesaret eden herkese saygım sonsuz. Kendi işimi kurduktan sonra, her sabah köşedeki bakkala, yol kenarındaki simitçiye şapka çıkarmak geliyor içimden.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Editörü

Bir Cevap Yazın

Yuvako Kurucusu Altay Tınar ile Dijital Gayrimenkul Sektörü Üzerine…

Gayrimenkul sektörü ülkemiz ekonomisinin son 10 yıldaki lokomotifi oldu. Özellikle büyük kentlerdeki kentsel dönüşüm süreciyle 6.5 milyon konut ve karşılığında 400-500 milyar dolar yatırım gerçekleşti. Hal böyleyken dijital girişimciler de bu sektördeki fırsatları göz ardı etmedi.

Bugünkü konuğumuz da gayrimenkul sektöründeki dijital dönüşüme öncülük etme potansiyeli olan start-uplardan Yuvako. Aynı zamanda Garanti Partners girişimlerinden olan Yuvako’nun kurucu ortaklarından ve şu anda CEO’luk görevini üstlenen Altay Tınar’la Yuvako’yu ve gayrimenkul sektörünü konuştuk.

 

Halil İşgüzar: Öncelikle sizi ve ekibinizi tanıyarak başlayabilir miyiz? Yuvako’nun doğuşuna kadar ne gibi tecrübeler yaşadınız?

Altay Tınar: Yuvako’yu Melih Herman, Can Erenberk ve Selen Erdem ile birlikte hayata geçirdik. Hepimiz daha önce uluslararası şirketlerde ve teknoloji girişimlerinde ticaret, pazarlama, yenilikçi çözümler ve akıllı uygulamalar üzerine çalışmış deneyimli bir ekibiz. Melih ile start-up ve yatırım çevresinden bir tanışıklığımız vardı. Can ve Selen ile de yollarımız önceki girişimim olan, aylık 30 milyon tekil ziyaretçi sayılarına ulaşmış Eniyihekim.com’da kesişmişti. Bu girişimi alanında dünyanın en büyük oyuncularından biri olan Polonya merkezli DocPlanner grubuna sattıktan sonra birlikte yeni bir girişim kurmak için yola çıktık.

H: Yuvako kısaca nedir, siz nasıl tanımlarsınız?

A: Yuvako yeni nesil ve teknolojik bir emlak ofisi. Evini hızlıca satmak isteyen ya da ev arayan kişilerin tüm ihtiyaçlarını, sürecin en başından tapu dairesinde anlaşmayı yapana kadar takip edip, her aşamada modern ve teknolojik pazarlama metotları ile çözüm üretiyoruz.

 

H: Şimdi de Yuvako’nun hikayesine gelelim. Nasıl doğdu Yuvako?

A: Gayrimenkul alım satımı stratejik bir karar. Hatta birçok insanın hayatındaki en önemli ticari kararlarından biri. Aynı zamanda karmaşık bir süreç.  Bu kararın Türkiye’de halen geleneksel “sokaktaki emlakçı” modeli çerçevesinde sınırlı bir müşteri memnuniyeti ile verilmesi, bizim gibi yenilikçi teknolojilere ve modern pazarlama metotlarına hakim bir ekipte çok daha iyisinin mümkün olduğu fikrini uyandırdı. Böylece gayrimenkulünü satmak ya da yeni bir ev almak isteyen kişilerin yaşadığı problemlere teknolojik ve müşteri memnuniyeti odaklı çözümler sunan; onların daha hızlı ve kolay anlaşmalar yapmalarını sağlayan Yuvako ortaya çıktı.

 

H: Garanti Partners ile tanışmanız nasıl oldu? Size katkıları neler Garanti Partners’ın?

A: Yuvako’yu kurarken gayrimenkul danışmanlığı gibi geleneksel ve eski yöntemler ile çalışan bir sektörün ancak teknoloji girişimcileri tarafından değiştirilebileceğine inanıyorduk.

Bu nedenle Garanti Bankası’nın teknoloji ve inovasyona değer veren girişimcileri desteklemek için kurduğu Garanti Partners’ı da takip ediyorduk. Yuvako’nun internet üzerinden 3 boyutlu ev gezme teknolojileri, akıllı eşleştirme algoritmaları ve modern pazarlama yöntemleri Garanti Partners felsefesi örtüşen alanlar olarak öne çıkıyordu. Bu sayede biz de Garanti Partners bünyesine katılan Türkiye’deki ilk gayrimenkul danışmanı olduk.

 

H: Yuvako’nun istatistiklerinden bahsedebilir miyiz? Kurulduğu günden bu yana Yuvako kaç kullanıcıya ulaştı ve Yuvako üzerinden kaç satış ve kiralama gerçekleşti?

A: Yuvako kurulduğu günden beri 4 milyon’un üzerinde kullanıcı ile çeşitli mecralar üzerinden temas kurdu. 3 boyutlu hale getirdiğimiz satılık ve kiralık evlerimiz 141 bin kişi tarafından sanal ortamda oda oda gezildi ve detaylıca incelendi. 3 bin’in üzerinde alıcı ve satıcı adayı hizmetlerimizden faydalanmak için bize başvurmuş halde. Her ay 10’un üzerinde satış ve kiralama anlaşmasına aracılık ediyoruz. Bu adetler hızla artmakta. Çok yakında bu rakamı günde 1 eve yükseltiyor olacağız.

 

H: Yuvako rakiplerinden nasıl sıyrılıyor? Evimizi satmak isteyenlere nasıl fayda sağlıyor? Neyi farklı yapıyor?

A: Bugünün koşullarında hızlı ev satabilmek için alışılmış yöntemlerin ötesine geçebilmek çok önemli. Afiş asmanın ve internetteki ilan sitelerini kullanmanın öteside, ciddi alıcılara hızla ulaşacak satış & pazarlama aktivitelerini kurgulamak gerekiyor.

Yuvako, normal emlak ofislerinin kullanmadığı yenilikçi teknolojileri kullanır ve satış yetkisini aldığı mülkü hızla elden çıkarabilmeniz için yapmadığı yatırımları yapar. Bağımsız kurumlara profesyonel ve tarafsız değerleme raporları hazırlatır. İnternette ve geleneksel mecralarda modern pazarlama aktiviteleri kurgular. Böylece klasik yöntemlere göre 10 kata kadar daha fazla alıcı talebi oluşturarak, evinizi kısa sürede & doğru fiyata satmanızı sağlar.

Yuvako, öncelikle satmak istediğiniz evi Türkiye’de bir ilk olan teknolojisi sayesinde 3D ortamda oda oda dolaşılabilir hale getirir. Bu da aynı anda yüzlerce kişinin evinizi bizzat yerinde görmek zorunda kalmadan oradaymış gibi incelemesini ve sadece ciddi alıcıların ziyaret etmesini sağlar. Özellikle satışa çıkarttığı evde halen oturan ya da kiracısı olan mülk sahipleri, bu yöntemi ev sakinlerini neredeyse hiç rahatsız etmediği için avantajlı bulmakta. 3D ev gezme deneyimini yaşamak isteyenler www.yuvako.com adresinden örnek bir daireyi inceleyebilir.

Ek olarak, evin ve çevrenin profesyonel fotoğraf ve video çekimi de kurgulanır. Yuvako eviniz için ürettiği bu özel içeriği, Facebook, Instagram, Youtube, Google vs. kanallardan ciddi alıcıların önüne çıkartmak için yatırım yapar. Bu sayede eski ve bilinen emlakçı yöntemlerine göre çok daha kısa sürede satış yapabildiğimizi defalarca gördük.

H: Peki ev ararken Yuvako’yu kullanmanın avantajları neler?

A: Taşınmak ya da yatırım yapmak üzere ev arayan kişiler bize başvurduğunda hem kendi portföyümüzü hem de tüm piyasayı özel algoritmamız ile inceleyerek ihtiyaçlarına en uygun evleri hızla buluyoruz. Bu, normal şartlarda bizzat uğraşılan zorlu ev arama sürecini onların yerine hızlı ve etkili şekilde yapmamız anlamına geliyor.

Önce beğendikleri birçok evi oda oda dolaşarak kolayca 3D geziyor; sonra da sadece gerçekten ilgilendikleri evleri Yuvako danışmanları eşliğinde yerinde görüyorlar. Bu sayede ev ararken insanların beğenmeyeceği evlere giderek vakit kaybetmesi problemi de son buluyor. Satın alma kararı vermeleri durumunda da tüm tapu işlemlerini deneyimli ekibimiz ile yürüterek yeni evlerine kavuşmalarını sağlıyoruz.

 

H: Sanıyorum şu an için sadece İstanbul’a ya da ağırlıklı olarak İstanbul’a hizmet veriyorsunuz. Diğer şehirlere açılmayı düşünüyor mu Yuvako ya da bunu ne zaman planlıyorsunuz?

A: Şu anda İstanbul çapında gayrimenkul danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Yuvako ekibi ve hizmet verdiği bölgeler sürekli genişliyor. Büyük şehirlerimiz öncelikli olmak üzere büyümeye devam ediyor olacağız.

2017 yılının başından beri yurt dışında, ABD’de ev almak isteyenler için Miami ofisimiz aracılığı ile gayrimenkul danışmanlığı hizmeti vermeye başladık. Birçok yatırımcımız düşük kira çarpanları ve diğer avantajları nedeniyle Miami’den ev almaya sıcak bakıyor. Yurt dışı projeleri Yuvako için aynı zamanda önemli bir büyüme stratejisi olarak da öne çıkıyor.

 

H: Son olarak Yuvako’nun önümüzdeki dönem planlarından ve hedeflerinden bahseder misiniz?

A: Bu yılı bizim için farklı büyüme metotlarını birlikte kurgulayıp uygulama yılı olarak öngörüyoruz. Yuvako’nun yenilikçi ve müşteri memnuniyeti odaklı felsefesine inanan tecrübeli ofisler ile birlikte çalışmalarımız olmakta. Bunun ilk örneğini İstanbul’da Zekeriyaköy’ün köklü gayrimenkul ofislerinden Vis Gayrimenkul ile başlattık. 2017 yılı başından beri yerel ve çok değerli tecrübelerini, yenilikçi teknolojimiz ile birleştirerek Zekeriyaköy bölgesinde YuvakoVis markası altında hizmet veriyoruz.

 

H: Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederiz. :)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sina Afra ile Girişimcilik Üzerine…

Bu hafta Cumartesi Kahvesi’nde Türkiye’de girişimcilik denince akla ilk gelen isimlerden Sina Afra var. Kendisine bizi kırmayarak röportaj talebimizi kabul ettiği için teşekkür ediyor ve hemen sizi Sina Afra ile baş başa bırakıyoruz. :)

 

Halil İşgüzar: Normalde sorularımıza sizi tanıyabilir miyiz ile başlıyorduk. Ancak sanırım Pazarlamasyon takipçileri arasında Sina Afra’yı tanımayan yoktur :) Bu yüzden direkt girişimcilikle başlamak istiyorum.

Eğitim yaşamınızı tamamladıktan sonra uzun yıllar büyük şirketlerde çalıştınız ve girişimcilik hikâyeniz bundan sonra başladı. Ancak yeni nesil artık üniversite biter bitmez kendi işini kurmayı hayal ediyor. Siz bu noktada hangisini tavsiye edersiniz? Genç girişimci adaylarının kurumsal hayatta belli bir tecrübe kazandıktan sonra girişimciliğe yönelmesi mi daha yararlı olur, yoksa bu girişimcilik konusunda çok da etkili bir unsur değil midir?

Sina Afra: Ben bir devlet memurunun oğlu olarak dünyaya geldim. Uzun süre kurumsal olarak çalıştım ve bu hayattan çok mutluydum. Girişimciliği çok geç keşfettim. Ama bir şekilde başarılı oldum. Belki benim hikâyemde çok kişi kendinden bir parça bulabiliyor. Ama iki yol da mübah. Girişimciliğe giden tek bir yol yok. Herkesin şartları aynı. 

 

H: Girişimcilikle ilgili özellikle merak ettiğim şeylerden biri de yine eğitimle alakalı. Ülkemizde önemli işler yapmış girişimcilerin geçmişine baktığımızda çoğunluğunun ülke ortalamasının üzerinde bir eğitim aldığını ve sermaye konusunda çok da zorlanmadıklarını görüyoruz. Bununla bağlantılı olarak sizce girişimin başarılı olmasında ya da en azından tutundurma süresinin kısaltılmasında girişimcinin eğitimi ve sermaye ne kadar etkili?

S: Eğitim hepsinden daha önemli diye düşünüyorum. Ama sermaye olmadan da hiçbir şey olmuyor. İsterseniz dünyanın en iyi okullarını bitirmiş olun. Bu konuda iyi bir eğitim, iyi bir sermaye ve iyi bir karaktere sahip olmanız lazım. Bu üçlüdeki unsurların “çok iyi” olmasına gerek yok. Ama üçünün de olması gerekiyor.

  

H: Geçtiğimiz aylarda Wired 100 listesine giren 2 Türk’ten biri oldunuz. Bu tarz gelişmeleri girişimciler için ödül olarak nitelendirebiliriz. Bu ödüller sizi daha çok çalışmak konusunda motive ediyor mu? Diğer yandan bu listelerde daha fazla Türk girişimcinin yer alması için sizce neler yapmalıyız?

S: Türk girişimciliği açısından çok önemli bir gelişme oldu. Son iki senedir Avrupa’nın Wired 100 listesine giren tek Türk’ü olmuştum. İlk defa global listede Hakan Baş ile olmamız hem bir ilk oldu hem Türkiye’nin de bu konuda bir sesi olduğunu gösterdi. İlginç bir şekilde yurtdışından aldığım tebrikler yurtiçinden aldıklarımdan çok daha fazlaydı. Hatta “sen o insanları tanıdığından seçildin” diyebilecek seviyesizlikte girişimci arkadaşlar oldu. Bakış açıları böyle olduğu sürece Türkiye’den çok daha fazla insanı o listelerde göremeyeceğiz diye düşünüyorum.

screen-shot-2016-11-04-at-22-57-12

 

H: Sizi yakalamışken yeni girişiminizden de bahsetmek isteriz. :) Evtiko ev satış sürecine yeni bir bakış acısıyla yeni bir model sunuyor. Öncelikle merak ettiğim şey neden gayrimenkul sektörü oldu. Ve sonrasında Evtiko ile ilgili kısa ve uzun vadeli hedefleriniz neler?

S: 2016 Eylül ayında yerli ve yabancı yatırımcılar ortaklığında kurduğum Evtiko ile Türkiye gayrimenkul sektörüne teknoloji altyapısını kullanarak yenilikçi bir bakış açısı getirmeyi amaçlıyoruz. Eviniz satmak mı istiyorsunuz? Evtiko.com’a gelin. İki günde teklif verelim. Kabul ederseniz 3 günde alalım. Verdiğimiz teklifler bu arada gerçek pazar fiyatlarının bir yansıması. Elimizdeki data algoritmalarını kullanıyoruz.

  

H: Girişimcilik Vakfı’na gelecek olursak… Girişimcilik konusunun özellikle gençler arasında yaygınlaşması ve bir kültüre dönüşmesi için bu vakfı kurdunuz. Şu an neler yapıyor bu doğrultuda vakıf, kısa ve uzun vadeli planları neler?

S: Girişimcilik, Türk kültürünün ve dolayısıyla eğitim sisteminin bir parçası değil. İlham veren rol modelleri görmek ve risk almak, girişimcilik için en önemli unsurların başında geliyor. Bununla birlikte, Türkiye’deki mevcut yapı hâli hazırda girişimci olmaya karar vermiş kişilere yönelik hızlandırma programlarından ve sonrasındaki desteklerden oluşuyor. Oysa girişimcilik kültürünü geliştirmek için önce altyapı oluşturmanız, buna temelden başlamanız gerekir. Burada en doğru başlangıç noktası da üniversitelerdir. Üniversiteler, girişimcilik için doğru inkübasyon alanlarını oluşturuyor. Çünkü gençler, bu yaş aralıklarında ve üniversite ortamında risk almaya, farklı ve yeni şeyler öğrenmeye, en önemlisi de ilham almaya çok daha açıklar.

girisimcilik_vakfi_yonetim_kurulu_baskani_sina_afra-1024x682

Biz de bu düşünce ve gerekçeler ile yola koyulduk ve Girişimcilik Vakfı’nı kurduk. Fellow Programı’na katılacak gençleri altı adımdan oluşan yenilikçi ve bilimsel bir seçim süreciyle belirliyoruz. İlham mekanizmasını kullanarak Girişimcilik Vakfı Fellow’larını iki ayda bir başarılı girişimcilerle buluşturup, bu hikâyelerden kendilerine sonuç çıkarmalarını sağlıyoruz. Türkiye’nin en yüksek öğrenci bursunu veriyor, girişim elçileri olarak farklı etkinlik ve projelerde yer almalarını teşvik ediyoruz. Artan uluslararası işbirliklerimiz ve sponsorlarımız sayesinde dünyadaki önemli oluşumlara ve konferanslara Fellow’larımızı göndermeye çalışıyoruz.

Girişimcilik Vakfı, şuan bünyesindeki 100 Fellow’la üçüncü yılına başladı. Fellow Programı’na ilk yılında 6400, ikinci yılında 30.000 ve bu yıl ise bir rekorla 61.000 üniversite öğrencisinden başvuru aldık.

 

H: Şu an bildiğimiz aktif olarak Evtiko, De-facto yönetim kurulu, melek yatırımcılık işleri, Girişimcilik Vakfı ve Undo ile ilgileniyorsunuz. Bu arada etkinliklere de konuşmacı olarak katılıyorsunuz. Bu kadar iş yükünü nasıl organize ediyorsunuz? Tatil yapmaya fırsat kalıyor mu? 

S: Bunun yanı sıra birde 1907 Fenerbahçe eSpor takımımız var. Benim düzenli çalışma saatlerim yok. Bazı zaman gündüz bazı zaman geceleri çalışıyorum. Aynısı tatile gittiğimde de geçerli. Öyle bir şekilde dengemi buluyorum. Kaldı ki çevremde yukarıdaki işleri organize eden, analizleri yapan vs. muhteşem ekipler var.

 

H: Kişisel bir soruyla bitirelim. Türkiye’de girişimci adaylarının ilham aldığı girişimciler listesinde ilk sırada olan isimlerden birisiniz. Peki sizin için ilham veren girişimci veya girişimciler kimlerdir? Nedenleriyle öğrenebilir miyiz?

S: Elon Musk dünyadaki, Hüsnü Özyeğin ise Türkiye’deki en başarılı girişimciler bence. Girişimciler büyüyünce onların girişimci olduğunu unutuyoruz ama her büyük şirketin başlangıç noktası girişimcilik.

H: Sina Bey değerli yanıtlarınız için teşekkür ederiz. Yeni girişim hikayelerinizi heyecanla bekliyoruz. 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link