Ferit Şahenk, Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan Ayrıldı.

Garanti Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, 19 Eylül 2017 tarihi itibarıyla görevinden ayrıldı. Şahenk, görevi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Süleyman Sözen’e devretti.

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada Doğuş Grubu olarak BBVA ile 2010 yılında başlayan ortaklıklarının neticesinde başta ülke ekonomisi olmak üzere bankacılık anlamında başarılı işler gerçekleştirdiklerini ve son dönemde Türkiye’deki en büyük ve doğrudan yabancı sermaye yatırımına vesile olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Şahenk, Doğuş Grubu bünyesindeki çalışmalarına yoğunlaşabilmek adına Garanti Bankası’ndaki Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinin devrini gerekli gördüğünü söyledi.

Ferit Şahenk, banka yönetimine desteğini Onursal Başkan olarak sürdürecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

ING Bank’tan Eski Köye Yeni Bir Adet Daha: Şube Çalışanları da İşe Kotla Gidilebilecek!

  • İNG Bank, İK uygulamalarında bir ilke imza atarak, tüm şubelerinde esnek kıyafet ve esnek mesai saati uygulaması başlattı.  
  • ING Bank şube çalışanları Cuma günleri işe rahat kıyafetle gidebilecek ve ayda iki kere olmak üzere mesaisine 1 saat geç gelebilecek ya da işten 1 saat erken çıkabilecek. 

Bankacılık sektöründe çalışanların en çok yakındığı konulardan birisi resmi kıyafet zorunluluğudur. Genel Müdürlük’lerinde bu zorunluluğu çoktan kaldırmış olan ING Bank sektörde bir devrime imza atarak şubelerinde çalışanlar için de kıyafet serbestliği getirdi.

“Tarzın ne olursa olsun bizimlesin” mesajıyla ING Bank, serbest kıyafet rahatlığını Genel Müdürlük’ten sonra şubelerine de getirdiğini dün Twitter hesabı üzerinden duyurdu.

“Çalışanlarımızın beklentilerine yanıt verebiliyoruz”

ING Bank olarak “Eski Köye Yeni Adet” anlayışıyla hizmet verdiklerini ve yalnızca müşterilerinin değil, çalışanlarının da hayatını kolaylaştıracak çözümler ürettiklerini kaydeden ING Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bahar Özen şunları söyledi: “Çalışanlarımızın kendilerini farklı, üretken ve yenilikçi hissedebilmelerini sağlamak, sahip oldukları bu değerli becerileri daha da geliştirebilmeleri için uygun bir ortam yaratmak ING’de en önemli önceliklerimiz arasında. Gücünü çalışanından alan bir banka olarak, çalışanlarımızın taleplerine kulak veriyor, imza attığımız uygulamalarımızla, iş ortamından beklentilerine yönelik çözümler geliştiriyoruz. Bu doğrultuda 2015 yılında, FlexING adıyla, sektörümüzde bir ilke de imza atarak başlattığımız uygulama ile Genel Müdürlük çalışanlarımıza çalışma saatlerini ve yerlerini belirleme olanağı sunuyoruz. Şimdi bu esnek modele bir yenilik daha ekleyerek geçici olarak İzmir’den çalışma seçeneği getiriyoruz. Ayrıca 6 aydır esnek çalışma modelimizi bazı şubelerimizde de test ediyorduk, bu sürecin sonunda uygulamamızı bundan sonra tüm şubelerimize yayma kararı aldık. Hem genç hem de yeniliklere açık bir banka oluşumuz sayesinde, çalışma ortamımızı sürekli iyileştiriyoruz. ING Bank olarak mobiliteyi destekleyen iş modelimizle, dünyayı yakından takip eden ve bir işten fazlasını talep edenlerin en çok tercih ettiği şirketlerden biriyiz. Bu alanda yeni uygulamaları hayata geçirmeye ve sektörümüzde öncü olmaya devam edecek, çalışanlarımızın ihtiyaç ve taleplerine uygun çözümler üretmeye devam edeceğiz.” 

Haftada iki gün ofis dışında çalışma imkanı

ING Bank, Genel Müdürlük çalışanlarına haftanın 2 günü ofis dışında çalışma imkânı sunarken, çalışanlar esnek çalışma saatleri uygulamasından da faydalanarak hafta içi çalışma saatlerini kendileri belirleyebiliyor.  Anne ve baba olan her çalışana okulların açıldığı ilk gün Okulun İlk Günü İzni, okulların son günü Karne Günü İzni ve yıl içerisinde kendi seçtiği bir günü çocuğuyla geçirebilmeleri için Turuncu Gün İzni hakkı verilen bankada hamilelere de periyodik kontrolleri için ayda bir gün izin hakkı sağlanıyor. Anne olan çalışanlar da bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izinli sayılırken, baba olan çalışanlar da 1 yıl boyunca kullanılabilecekleri şekilde 10 gün izin hakkı elde ediyor. Çocuğu kreşe başlayan ebeveyn çalışanlara da kreşin açıldığı hafta ilk gün tam gün, kalan günler ise yarım gün izin hakkı sağlanıyor.

“Eski Köye Yeni Adet” sloganıyla bankacılığı değiştirmeyi ve dönüştürmeyi hedefleyen ING’nin bu adımı diğer bankalara da ön ayak olur mu bilemiyoruz ancak çağa ve yeni nesle ayak uydurmak için bankacılık kadar ciddi bir sektörde bile bu tür adımlar atmak zorunlu hale geldi. Zira her konuşmanın sonu yeni gelen kuşaklara bağlansa da yeni nesil hızla iş hayatının bir parçası oluyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde Z kuşağı tamamen iş hayatının içinde olacak. Onların istek ve beklentilerine uyum sağlayamayan kurumların tutunmaları ise neredeyse imkansız görünüyor.

Siz bu gelişme hakkında ne düşünüyorsunuz? Bankacılıktaki kıyafet yönetmeliğini sıkıcı buluyor muydunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hangi Yabancı Dili Öğrenmek, Maaşınızda Daha Fazla Artış Sağlar?

Artık günümüzde, iş dünyasında yabancı dil bilmek bir avantaj olarak görülmüyor olabilir. Ancak herhangi bir yabancı dile hakim olmak, size hala maddi açıdan bir avantaj sağlayabilir. Zira bildiğiniz yabancı dilin, maaşınıza artı olarak yansıma ihtimali çok yüksek. Tabii bildiğiniz yabancı dile göre bu durum değişiklik göstebilir.

The Next Web’in yaptığı habere göre; Euro London isimli işe alım şirketi, bir dil öğrenmenin, gelirinize %10 ila %15 arasında bir katkı sağlayacağını ifade ediyor. Yani bu durum, dil eğitiminin, kurumsal şirketlerde çalışan profesyoneller için iyi bir yatırım olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu noktada ise hangi yabancı dile yatırım yapmak gerektiği önem kazanıyor. Zira The Economist isimli haftalık derginin paylaştığı bir habere göre, her yabancı dil maddi olarak aynı geri dönüşü sağlamıyor. MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) görev yapan ekonomist Albert Saiz, bu konuyla ilgili olarak yaptığı araştırma sonucunda şu bulgulara erişti:

  • Almanca – %3,8 Zam
  • Fransızca – %2,3 Zam
  • İspanyolca – %1,5 Zam

Gördüğünüz maaştaki en büyük artışı sağlayan dil Almanca. Peki neden bu diller arasında böyle bir fark var? Bu, tamamen tedarik ve talep ile alakalı bir durum. Örneğin; İspanyolca konuşan ülkeler, Almanca konuşan ülkelere göre daha yüksek bir GSYH’ya (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) sahiptir. Ama yine de İspanyolca ve İngilizce olarak birbirleriyle iletişim kurabilen bireylerin miktarı ayrı ayrı göz önüne alındığında, finansal olarak en iyi geri dönüşü bu dillerin sağlamama ihtimali bir hayli yüksek.

Sonuç olarak bu diller dışında herhangi bir yabancı dili biliyorsanız bile, ikinci bir yabancı dil olarak bu dillerden birini öğrenmek, maddi açıdan size ciddi bir kazanç sağlayabilir. Yani en azından araştırmalar buna işaret ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link