26365805150_2155880fd7_b

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yapımcı-Reklam Yazarı @graphxajans

Bir Cevap Yazın

Birleşik Krallık’taki KFC Restoranlarında Tavuk Bitti

İlk duyduğunuzda kulağa inanılmaz gelse de gerçek bu. İşinizi iyi yapabilir, küresel ölçekte bir marka olabilir ve sağlam ekonomik yapınızla olası ekonomik krizleri iyi bir şekilde atlatabilirsiniz. Fakat her şeyin başı olan tedarik zincirini ve lojistik altyapıyı profesyonel ve yeterli bir şekilde kurmazsanız, krizi göz göre göre çağırıyorsunuz demektir. Düşünsenize, dünyanın dört bir yanında adınızı duyurmuş ve köklü bir geçmişe sahip bir markasınız. Logonuzu ya da adınızı gören herkes şıp diye sizi biliyor ve sizin ürünlerinizi yakından tanıyor ama o da ne? Stoklarınızda talebi karşılayacak kadar malzemeniz yok. Böyle iş mi olur? Gelin görün ki oldu. Ünlü tavuk restoranı zinciri KFC, geçen hafta sonu Birleşik Krallık çapında stok krizi yaşadı. Yani kısacası, koca zincir mağazanın koca ülkedeki şubelerinde tavuk bitti.

Birleşik Krallık’taki 900 KFC restoranının çoğu, geçici olarak kepenkleri indirdi. Sorun, KFC’nin lojistik operasyonlarını kısa bir süre önce emanet ettiği DHL tarafından kaynaklandı. Ülkedeki KFC restoranlarının yarısından fazlası sınırlı sayıda menü ve her zamankinden daha kısa süren çalışma saatleri dahilinde yeniden açılsa da birçok restoran kapalı kaldı. Hatta kapalı restoranların bu hafta sonu da hizmet veremeyeceği söyleniyor.

KFC

Bu olay Türkiye’de yaşansa verilen tepkilerin yoğunluğunu tahmin etmemiz zor ama Birleşik Krallık’taki KFC müşterileri bundan öylesine muzdarip olmuş ki bir Londra semti olan Tower Hamlet’teki polis merkezine KFC ile ilgili şikayetler yağdırdı. Sonunda merkez, konunun yetki ve görev alanında olmadığını Twitter’dan duyurma ihtiyacı duydu. Sorun bu denli toplumsal bir hâle gelmişken sosyal ağlara yansımaması doğal olarak imkânsızdı. #KFCCrisis etiketiyle Twitter’ın popüler konuları arasında kendine yer bulan olayın, KFC marka saygınlığına kalıcı bir hasar bırakıp bırakmayacağı da sorgulandı.

Marka ise beklenen sıradan basın açıklamalarının aksine, eğlenceli bir yaklaşım sergiledi. Geçen hafta sonu internet sitesinden bir mesaj yayınlayan KFC “Tavuklar restoranlarımız yerine, yolun karşısına geçti.” dedikten sonra açıklamasına, logosunda da kullandığı kurucusu Colonel Sanders‘a atıf yaparak şöyle devam etti:

“Colonel bu sorun üzerine çalışmayı sürdürüyor. Yeni bir lojistik ortağımız oldu ama kendisi bir diş problemi yaşadı. Ülke çapında 900 restoranımızın böyle bir sorunla karşı karşıya gelmesi oldukça karışık bir durum. Kaliteden taviz vermeyeceğiz. Bu nedenle tedarik sağlayamayan restoranlarımız kapalı kalacak ve geri kalanlar daha kısa sürelerle ve sınırlı sayıda menüyle hizmet verecek. Sorunun son birkaç gündür bazı müşterilerimizin canını sıktığını ve kızartılmış tavuk istediğinizde hayal kırıklığı yaşadığınızı biliyoruz ve bunun için çok üzgünüz. Ekiplerimiz, yeniden normal işleyişimize dönmemiz ve size hizmet verebilmemiz için gayretle çalışıyor. Sizi yakında restoranlarımızda görmeyi diliyoruz.”

Elbette KFC her ne kadar işi şakayla karışık bir söyleme vurup eskilerin deyimiyle zevahiri kurtarmaya çalışsa da sosyal medyadan olumsuz yorumlar ve sert eleştiriler almaktan kurtulamadı. Krizi mercek altına alan sosyal medya gözlemi ve analizi yapan Digimind, Twitter’da KFC hesabını etiketleyerek konudan bahseden Birleşik Krallık konumlu profillerden gelen yaklaşık 3000 tweet’in olumsuz nitelikte olduğunu söyledi ki bu sayı, konu hakkında paylaşım yapan Birleşik Krallık kaynaklı tweet’lerin yüzde 38’ine denk geliyordu.

Aslında bütün bu olup bitene ve sonucunda yaşanan trajikomik olarak niteleyebileceğimiz krize, farklı açılardan bakarak farklı izlenimler edinebiliriz. Markanın kriz sonrası yaptığı açıklama kimilerine göre eğlenceli olabilir ve bu gerçekten de krizde bile kendisiyle dalga geçebilen, sempatik olabilen bir marka imajı çizebilir. Fakat diğer yandan gelen olumsuz yorumları engellemede yetersiz kalabilir, hatta zaten sinirli olan bir müşteri kitlesini daha da sinirlendirerek, onları dikkate almayan bir marka olarak da gösterebilir. Bu başarısızlığın altından güleryüzlü bir tavırla çıkmayı planlayan marka, sosyal ağlarda taleplerine karşılık bulma isteği daha da yükselen bir müşteri kitlesini umursamazsa, çıkacak fatura beklenenden daha ağır olabilir. Çünkü kendini dinletemediğini, bu yüzden de yakınlık duyduğu marka tarafından yalnız bırakılmış hisseden müşteriler sadakatini kaybederler. Evet, tıpkı bir noktaya gelindiğinde yeterli ilgiyi göremediğine karar veren eski sevgililer gibi.

KFC’nin yaşadığı kriz hakkında logosu üzerinden dalga geçenler de vardı.

Diğer yandan ise bu toz duman içinde belki de marka imajı KFC’den de çok zedelenen bir taraf varsa o da kendini dünyanın en büyük ve en hızlı lojistik şirketi sayan DHL olmalı. Zira nesnel olarak baktığımızda sorun dolaylı olarak KFC’yi etkilese de problemin esas kaynağı DHL.

KFC’ye kaçınılmaz olarak gelir kaybı yaşatan bu krizin kısa süreli ve marka açısından çözülemeyecek bir sorun olmamasını ise işin teselli verici tek boyutu olarak kabul edebiliriz. Markanın internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında yaptığı düzenli açıklamalar durumla ilgili şeffaflığını gösterse de, KFC’nin lojistik operasyon sürecinde yeni bir firmayla çalışmaya karar vermeden önce gerekli fizibiliteyi yapıp yapmadığı, yaptıysa bunu ne kadar doğru ölçeklerle başarabildiği noktalarında büyük soru işaretlerinin doğduğu da bir gerçek.

DHL, dünyanın en büyük lojistik ve kargo şirketlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bakalım KFC bu krizi ne zaman tamamen atlatacak, daha da önemlisi aynı ya da benzer bir sorunu Birleşik Krallık’ta veya başka bir ülkede yaşayacak mı? Öyle görünüyor ki tedarik altyapısıyla ilgilli yaşanan bu problem, Demokles’in Kılıcı gibi markanın tepesinde bir süre daha kalmaya devam edecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Almanların Enver Paşa’nın Adını Sigara Markasına Verdiklerini Biliyor Muydunuz?

Enver Paşa’nın 1.Dünya Savaşı öncesi, esnası ve sonrasında Almanya’ya duyduğu sevgiyi ve güveni bilmeyen yoktur. Senelerce Osmanlı’nın Almanya’nın yanında savaşa girmesinin nedenini “Türk Subayların Alman hayranlığı” şeklinde özetleseler de gerçekte durum bu kadar basit miydi bilemiyoruz. Ancak bugün Enver Bey’in Alman hayranı olup olmadığını değil, Almanların Enver Bey için çıkardıkları sigara markasından bahsetmek istiyoruz.

1908 de Almanya’da Enver Paşa hürriyet kahramanı olarak tanınıyordu. Enver Paşa Berlin’de Büyükelçi’den daha itibarlıydı ve çok saygı görüyordu. Hatta Kaiser II. Wilhelm’in davetlerine özel olarak çağrılıyordu. 1909-1912 yıllarında Enver Paşa Berlin‘e askeri ataşe olarak atandı.

Turan Orduları komutanı Başbuğ Enver Paşa Alamanya’da Askeri Ataşelik yaptığı süreçte Türk-Alman işbirliğine ciddi katkılar sağlamış ve bu gayretlerinden dolayı Almanların saygısını ve sevgisini kazanmıştır.

Öyle ki o dönemde Almanlar Dresden‘de kurdukları Yenidze (Yenice) tütün fabrikasında ürettikleri sigaranın marka ismini Selamunaleykum kelimesinden esinlenerek Salem olarak verdiler. Bu markayla üretilen sigaranın ismi ise “Enver Bey” oldu.

Enver Bey’in 2. Napolyon’a olan sevgisini bildiklerinden, sigaranın üzerine Enver Paşa’nın 2. Napolyon’a benzetildiği resimleri koymuşlar.

Dresden’deki Yenidze tütün fabrikası hala aynı yerde bulunuyormuş. Yolu düşen ziyarete gidip oryantal stilde inşa edilen bu fabrikayı ziyaret edebilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link